ANALİZ- Günlük Piyasa Bülteni (Kıbrıs İktisat Bankası)
Enerji fiyatlarının gölgesinde merkez bankaları zor tercihle karşı karşıya
- Küresel mali piyasaların ana belirleyicisi hâline gelen savaş üçüncü haftasına girerken risklerin de korunmaya devam ettiğini görüyoruz. Körfez'de petrol ve doğalgaz altyapılarına yönelik saldırıların yanı sıra, Hürmüz Boğazı'nın da fiilen kapalı konumda olması, küresel enerji arzının yaklaşık beşte birini tehdit ediyor. Brent cinsi petrolün varil fiyatının 100 dolar seviyesinin hemen üzerinde kalması enflasyon beklentilerini bozmaya devam ederken, ABD'nin müttefiklerinden tanker güvenliği için destek talep etmesine rağmen dünyadan olumsuz yanıt gelmesi ve kimsenin savaşın tarafı olmak istememesi dün günün belki de öne çıkan en önemli haberi olduğunu söylememiz gerekiyor. Bu arada bazı ülke tankerlerinin Hürmüz Boğazı'nı geçmeyi başardıklarının da altını çizelim!
- Bir tarafta savaşın uzama riski fiyatlanırken, diğer tarafta ise diplomatik çözüm ihtimalinin tamamen göz ardı edilmemesi, hâliyle piyasalar cephesinde volatilitenin de yüksek seyretmesine neden oluyor. Haftayı teknik mânâda olumsuz bir görünümle tamamlayan kıymetli madenler, daha önce de belirttiğimiz üzere yaşanan momentum kaybıyla birlikte dün bir miktar da olsa satış baskısı ile karşı karşıya kaldılar. Altının ons fiyatı dün sabah saatlerinde 4,966 dolar seviyesine kadar sarkarken, benzer bir şekilde gümüş de 76,96 dolar seviyelerini test etti. Günün ikinci yarısında ise bir miktar da olsa toparlanmayı başarsalar da, teknik mânâda daha sağlıklı bir görüş sunabilmek adına birkaç gün daha gelişmeleri takip etmek istiyoruz. Öte yandan değer saklama araçları içinde neredeyse son beş aydır mütemadiyen düşen ve neredeyse 60 bin dolar seviyesine kadar gerileyen bitcoin, savaşın başlamasıyla birlikte (son üç haftadır) toparlanma sinyalleri göstererek 74 bin dolar seviyelerini tekrar test etti. Bitcoin tarafında oluşan alım iştahının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz!
- ABD borsaları dün geceyi teknoloji hisselerinin önderliğinde %1'in üzerinde yükselişle tamamladığını görüyoruz. Nvidia CEO'su yapay zekâdan para kazanmanın bir sonraki büyük aşamasının 'eğitmek' değil, bu sistemleri günlük hayatta kullanmak (Chat GPT misali sorulara cevap vermesi, işlem yapması gibi) olduğunu söyleyerek bu alanın büyüklüğünün 1 trilyon dolara ulaşabileceğini öngördü. Şirket bu nedenle yeni çipler ve sistemler geliştirerek bu pazardan daha fazla pay almak istediğini belirtti. He ne kadar yapay zekâ tarafı büyümeye ve olumlu bir hikâye yazmaya devam etse de, artık herkesin pastadan pay almak istediğini de unutmamak gerekiyor. Bu yüzden Nvidia'nın işinin eskisi kadar kolay olmayabileceğini düşünüyoruz.
- Nvidia cephesinden gelen açıklamalar güçlü bir katalizör yaratmasa da, yeni gün başlangıcında Asya cephesinde borsaların topyekûn yükseldiğini görüyoruz. Tokyo borsasında kazanımlar sınırlı kalsa da, Hong Kong borsası %1, Tayvan borsası %1,5, son dönemlerin dikkat çeken ismi Güney Kore borsası ise %2,5 yükseliş kaydetti. Kıymetli metallerin dün kaydettikleri sert düşüşün ardından bir miktar toparlanma isteği sergilediklerini görüyoruz. Faiz getirisi olmayan kıymetli metaller, ABD tahvil faizlerinin haftanın son iş günü %4,29 seviyesine yükselerek son beş haftanın en yüksek seviyesini test etmesi ardından bu sabah %4,23 seviyesine gerilemesi ile soluklandıklarını görüyoruz. Dolar endeksinin (DXY) de dün bir miktar da olsa gerilediğini not edelim.
- Dün de bültenimizde dile getirdiğimiz üzere, bir süredir zayıf dolar ve fiat para sistemine yönelik endişelere paralel değer kazanan kıymetli metaller, savaş ile birlikte güvenli liman edasıyla değer kazanan dolar ve beklenen enflasyon karşısında merkez bankalarının faiz indirimlerine devam edemeyebileceğini fiyatlayarak değer kaybetmeye başlamışlardı. Mesela savaşın patlak vermesi ardından ilk iş günü 5,418 dolar seviyesine kadar yükselen altının ons fiyatı, dün sabah gerilediği 4,966 dolar seviyesine göre bakılırsa %8 değer kaybetti. Gümüşün ise benzer dönemde %20 gerilediğini not edelim. Bitcoin bu sabah sergilediği performansı da dikkate alırsak, değer saklama araçlarının topyekûn nasıl bir performans sergileyeceğini bu hafta sonuçlanacak önde gelen merkez bankaları toplantıları ardından hep birlikte takip edeceğiz.
- Petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde kalması ve Orta Doğu'daki savaşın yarattığı enflasyon riskine paralel gerek hisse senetlerinde gerekse de değer saklama araçlarında yaşanan tepki yükselişlerine şimdilik biraz da olsa mesafeli davrandığımızı not etmek gerekiyor. Yarından itibaren Fed, Avrupa ve İngiltere ve Japonya merkez bankalarından gelecek mesajların piyasalara yön vermesini bekliyoruz. Kuvvetle muhtemel, başta Fed olmak üzere, büyük merkez bankalarının faizleri sabit tutmasını ve bekle-gör yaklaşımını ön plana çıkarmasını bekliyoruz. Dün de bültenimizde detaylı bir şekilde dile getirdiğimiz üzere, savaşın süresinin uzaması, özellikle enerji arz güvenliği cephesinden konuya yaklaşırsak beklentilerin topyekûn bozulmasına neden olacağını düşünüyoruz. Enflasyon sorununu her ne kadar ön plana çıkarsak da, zayıflayacak talep nedeniyle (örneğin en basiti turizm) büyüme endişesinin de artacağını düşünüyoruz!
- Örneğin bu sabah, Avustralya Merkez Bankası (RBA), Orta Doğu'daki savaşın petrol fiyatlarını yükseltip enflasyonu artırma riskine karşı politika faizini %4,1 seviyesine yükselttiğini görüyoruz. Kararın 5-4 oyla alınması bundan sonra faiz artışlarının devam edip etmeyeceğinin belirsiz olduğunu gösterirken, RBA'nın enflasyon kanadından duyduğu endişe ile ekonomiyi yavaşlatma arasında kararsız kaldığını da gösteriyor.
- Benzer bir argümanın Türkiye için de söz konusu olduğunu not etmek gerekiyor. Enerji fiyatlarının enflasyon ve cari açığa olumsuz yansıyacağına kesin gözüyle baksak da, faiz oranlarının daha da artması kuşkusuz büyüme üzerinde baskı kuracağını, ya da çok uzun bir süredir dişini sıkan sanayici açısından daha da zor bir tabloya işaret edeceğini göz ardı etmemek gerekiyor. Daha da basit bir anlatımla, savaşın Türkiye'nin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerini sadece maliyet artışı ile sınırlı tutmanın çok da doğru olmayacağını düşünüyoruz. Keza, ekonomik faaliyetlerde yaşanacak ivme kaybının dezenflasyonist etkiler de doğurabileceğini düşünüyoruz. Dün açıklanan BloombergHT'nin Mart ayı tüketici güveni ön endeksi sonuçları %10,5 gibi belirgin oranda gerileme kaydetti!
- Hazır Türkiye'den söz etmişken, dün BİST100 ana endeksi günü %1 düşüşle tamamlayarak bir miktar da olsa dünyadan negatif ayrıştı. Tahvil faizleri Hazine ihraçlarının gölgesinde kalarak yükselişini dün de sürdürürken, 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %40 seviyesinin üzerine yükselmek suretiyle son beş ayın zirvesini test etti. USDTRY kuru, otoritenin uzun bir süredir olduğu üzere kuru enflasyonun altında tutacağı beklentisinin yarattığı güven ile istikrarlı kalmaya devam ederken, 44,20 seviyesinin hemen altında seyretmeye devam ettiğini görüyoruz. CDS risk primi ise 280 baz puan seviyesine yükselerek son yedi ayın zirvesine geldiğini de göz ardı etmeyelim. Enflasyonist risklerin ve yaşanan kaygılar bu olumsuz performansın ana nedeni olduğunu düşünüyoruz.
ForInvest Haber
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.