Geri Dön

Yatırım ve Foreks Haberleri

BIST-100 endeksi dün beklentimiz paralelinde hafif eksi bir kapanış yaptı. Bilanço beklentilerinin görece zayıf olması, son dönemde yoğunlaşan halka arzların piyasa likiditesi üzerindeki etkileri ve küresel belirsizlikler yatırımcı risk iştahının zayıf seyretmesine neden oluyor. Dün de Destek Faktoring, Astor ve Aselsan hisselerinde devam eden satışlar endeksin geri gelmesinde en önemli faktör oldular. Buna karşılık BİM, Ereğli ve Coca Cola hisseleri olumlu ayrışarak endeksi destekledi. Bu sabah itibarıyla yurt dışı tarafta zayıf seyir görüyoruz. BİST’in de mevcut sıkışık seyrini devam ettirmesini bekleriz. ​

BIST-100 yeni haftaya %1’i aşan kayıpla ve günün en düşük seviyesinden kapanış yaparak başladı. Kapanış aynı zamanda 11 Haziran’dan sonraki en düşük seviyeye işaret ediyor. Genel beklenti Brent fiyatındaki düşüşün risk iştahının geri gelmesine, kısa süreliğine de olsa yardımcı olması yönündeydi. Açılıştaki sınırlı yükselişin ardından özellikle Aselsan, Tüpraş ve Destek Faktoring’deki kâr satışları gerilemede öne çıktı. Bugün 2Ç26 sonuçlarını açıklamaya başlayacak bankalardaki zayıf görünüm ve son dönemde hızlanan halka arzların piyasadan bir miktar likidite çekmesi hisse tarafında yatırımcının temkinli hareket etmesine yol açmış olabilir. Banka kârları dışında bu haftanın veri takviminde Perşembe günü haziran ayı toplu banka sonuçları ile iş gücü istatistikleri ve Cuma günü dış ticaret verileri takip edilecek. Piyasa bir yandan da haftaya Pazartesi açıklanacak temmuz enflasyonuna odaklanacak. BIST açılışı öncesi değerli madenlerde ve Asya borsalarının geneli ile ABD endeks vadelilerinde satışlar var. BIST-100’ün de yurt dışı eğilimin zayıf olması nedeniyle 14 binin altında temkinli hareket etmesini bekleriz.  ​

Yeni haftanın BIST için öne çıkan gündemi yarın açıklanmaya başlayacak 2Ç26 banka kârları olacak. Ayrıca haftaya Pazartesi açıklanacak Temmuz TÜFE verisi de özellikle haftanın ikinci yarısında öne çıkan konular arasında yer alıyor. Geride bıraktığımız haftada endeks 14 bin civarındaki sıkışık seyrine devam etti. Haftalık getirilerde savunma sanayi, petrokimya ve demir/çelik sektörleri olumlu; telekom, banka, havacılık ve perakende ticaret olumsuz yönde ayrıştı. SPK’nın portföylerinde borsada işlem gören gayrimenkul yatırım fonu (GYF) ve girişim sermayesi yatırım fonu (GSYF) taşıyan yatırım fonlarına ilişkin düzenlemesi  önemliydi. İlgili fonların bu aktifleri en geç 31 Temmuz’dan itibaren (piyasa fiyatı yerine) kurucu net aktif değeri üzerinden değerlemeye geçecek olması bu hafta fon ve BIST fiyatlamasında bir miktar dalgalanma yaratabilir. Açılış öncesi ABD endeks vadelilerin Brent fiyatı üzerindeki baskının hafiflemesi ile alıcılı seyrettiğini görüyoruz. Hafta başında olumlu yurt dışı hava bir süredir belirgin satıcılı seyreden banka hisselerinde bir miktar tepki alımı getirebilir. BIST’in güne yükselişle başlamasını bekliyoruz. ​

Endeks güne sınırlı pozitif bir başlangıç yapmasının ardından gün içinde 14228 seviyesine kadar yükselse de bu hareketi koruyamayarak satış baskısıyla karşılaştı. Gün içerisinde 14032 – 14228 bandında hareket eden endeks, günü 14078 seviyesinde %-0,43 düşüşle tamamladı. Kapanışın gün içi işlem aralığının yalnızca %23’ünde gerçekleşmesi, günün ikinci bölümünde satıcıların belirgin şekilde ağırlık kazandığını gösteriyor. İşlem hacminin 20 günlük ortalamanın %135’ine ulaşması ise geri çekilmenin güçlü bir katılımla gerçekleştiğine ve gün içindeki satışların önceki seanslara kıyasla daha anlamlı olduğuna işaret ediyor. Teknik görünümde endeks gün içinde hem 50 günlük hareketli ortalamayı (14144) hem de 20 günlük hareketli ortalamayı (14178) aşmasına rağmen bu seviyeler üzerinde kalıcılık sağlayamadı ve kapanışını yeniden her iki ortalamanın altında gerçekleştirdi. Bu fiyatlama davranışı, kısa vadeli tepki hareketlerinin hareketli ortalamalar bölgesinde satışla karşılandığını ve 14144-14178 bandının güçlü bir direnç alanı haline geldiğini gösteriyor. Endeksin 200 günlük ortalamanın (13044) üzerinde kalmayı sürdürmesi orta ve uzun vadeli ana yükseliş yapısının korunduğuna işaret etse de kısa vadeli trend henüz yeniden güç kazanmış değil. Piyasa geneline bakıldığında XU030 tarafında 11 hissenin yükselmesi, 18 hissenin düşmesi ve 1 hissenin yatay kalması (%37 yükselen) piyasa genişliğinin yeniden negatif bölgeye geçtiğini gösteriyor. EREGL (%+4,64), ASTOR (%+2,33) ve ASELS (%+1,69) pozitif ayrışan hisseler olurken; TAVHL (%-5,81), TCELL (%-5,41) ve TTKOM (%-5,12) negatif tarafta öne çıktı. Özellikle iletişim ve ulaştırma hisselerindeki sert satışlar piyasa içi görünümü baskılarken, demir-çelik ve savunma hisselerindeki alımlar endeksteki kaybı kısmen sınırladı. XU030 işlem hacminin 20 günlük ortalamanın %153’üne yükselmesi ve kapanışın gün içi aralığın yalnızca %29’unda oluşması, büyük ölçekli hisselerde satış baskısının yüksek hacimle gerçekleştiğine işaret ediyor. Endekste kısa vadede 13970/13916 bandı ilk önemli destek ve tepki bölgesi konumunda bulunuyor. Gün içi en düşük seviyenin 14032’de oluşması, bu bölgenin şimdilik çalışmaya devam ettiğini gösteriyor. Ancak yüksek hacimli geri çekilme ve kapanışın günün alt bölümünde gerçekleşmesi nedeniyle desteğin yeniden test edilme olasılığı artmış durumda. 13916 seviyesinin altında kalıcılık oluşması halinde 13628-13567 bandına doğru geri çekilme riski güçlenebilir. Daha aşağıda 13252/13163 bandı ana destek bölgesi olarak izlenebilir. Yukarı yönlü hareketlerde 14144-14178 bandı ilk ve kritik direnç bölgesi olmayı sürdürüyor. Bu bölgenin aşılması halinde 14381- 14668 seviyesi gündeme gelebilir. Genel görünümde endeksin hareketli ortalamaların üzerine gün içi olarak çıkmasına rağmen bu kazanımları koruyamaması, yüksek hacimli zayıf kapanış ve piyasa genişliğinin %37’ye gerilemesi kısa vadeli görünüm açısından temkinli sinyaller üretiyor. BIST100 için 13970/13916-13870-13628/13567-13252/13163 destek, 14144/14178-14228-14381-14611/14668-14876 direnç olarak izlenebilir.

Dünkü BIST işlemlerinde haziran sonundan başlayarak olumsuz ayrışan banka hisselerinde mevcut seviyelerde tutunma çabası vardı.  Aselsan, Tüpraş ve BİM’de devam eden alımlara üst üste altı gün taban seviyeden kapatan Destek Faktoring’e gelen alımlar da eklenince BIST-100 günü 14 binin üzerinde kapattı. Bununla birlikte gelecek hafta başlayacak banka ikinci çeyrek sonuçlarına ilişkin zayıf beklentiler, Hürmüz’deki belirsizlik ve Brent petrolün 90 doların üzerinde kalmaya devam etmesi gibi dışsal faktörler bu seviyelerden kuvvetli bir yükseliş için destekleyici görünmüyor. Dün ABD borsalarının hafif eksi kapanışlarının ardından bu sabah Asya borsaları alıcılı ve ABD endeks vadelileri satıcılı görünüyor. TCMB faiz kararına bağlı olarak gün içi fiyat oynaklığının arttığını görebiliriz. Bununla birlikte endeksin orta vadede sıkışık seyrinin şimdilik sürmesini bekliyoruz.​

ANALİZ- Yurt Dışı Akşam Teknik Bülteni (IKON Menkul)

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Apple: Bellek Baskısıyla Brüt Marj Sınavı (GCM Yatırım)

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri olan Apple Inc.'in mali üçüncü çeyreklik dönem sonuçlarını 30 Temmuz günü piyasa kapanışı sonrasında sunması bekleniyor.

iPhone, Mac, iPad ve giyilebilir cihaz portföyünü yaklaşık 2,5 milyar aktif cihazlık kurulu tabanla birleştiren; bu ekosistemi yüksek marjlı Servisler faaliyetleri üzerinden paraya çeviren dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu bilanço dönemi, 1 Eylül 2026 itibarıyla yönetim kurulu başkanlığına geçecek Tim Cook'un CEO olarak katılacağı son bilanço çağrısı olacak; CEO görevini Donanım Mühendisliğinden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı John Ternus'a devredecek.

Apple bilançosuna girilirken piyasanın odak noktası, talebin varlığından çok mevcut değerleme priminin faaliyet sonuçlarıyla desteklenip desteklenemeyeceğidir. Şirket, veri merkezi yatırımlarına yüz milyarlarca dolar ayıran yüksek piyasa değerine sahip emsallerinden farklı olarak, cihaz üstü çıkarım, özel çipler ve daha sınırlı bir özel bulut mimarisiyle görece düşük oranda sermaye harcamalarıyla, yapay zeka stratejisi izlemektedir. Bu yaklaşım serbest nakit akışını korurken; diğer yanda yükselen bellek maliyetlerinin ürün brüt marjına yansıması takip edilecek. Bu nedenle açıklanacak dönemde brüt marj, Servisler büyümesinin bileşimi, Çin'deki toparlanmanın devamlılığı ve Apple'ın öngörüleri mercek altında olacak.

Son Çeyrek İtibariyle Genel Görünüm

Apple, 28 Mart 2026 tarihinde sona eren mali ikinci çeyrekte 111,18 milyar dolar gelir açıklarken, yıllık %16,6 büyümeyle şirket tarihindeki en güçlü Mart çeyreğine ulaştı. Büyümenin ana kaynağını iPhone ve Servisler segmentlerinden oluştu. Ürün gelirleri 80,2 milyar dolar, Servisler gelirleri ise 30,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

iPhone geliri yıllık %21,7 artışla 57 milyar dolara yükseldi ve toplam gelirin %51,3'ünü oluşturdu. iPhone 17 serisine yönelik güçlü talep, ürün karmasında Pro modellerin ağırlığı ve yüksek depolama seçenekleri segment büyümesini desteklediği ifade edilebilir. Mac geliri %5,7 artışla 8,4 milyar dolar; iPad geliri %8 artışla 6,9 milyar dolar tutarında kaşımıza çıktı.  Giyilebilir Ürünler, Ev ve Aksesuar geliri %5 artışla 7,9 milyar dolar olarak kaydedilmiştir. Böylece donanım büyümesi iPhone öncülüğünde güçlü kalırken, diğer kategoriler daha sınırlı bir ivme sergilediği gözlenebilir. Servisler geliri yıllık %16,3 büyüyerek 30,9 milyar dolara ulaşmış ve toplam gelir içindeki payını %27,9 oranına taşıdı.

Coğrafi gelir dağılımı, büyümenin geniş bir tabana yayıldığına işaret ediyor. Amerika geliri %12 artışla 45 milyar dolar; Avrupa geliri %14,7 artışla 28 milyar dolar seviyesine ulaştı. Uzun süredir görece zayıf kalan Çin gelirleri ise %28,1 büyüyerek 20,5 milyar dolara çıktı. Asya Pasifik'in geri kalanında %25,3 ve Japonya'da %15,1 büyüme kaydedilmesi, gelir artışındaki ivmenin tek bir bölgeye bağlı kalmadığını gösteriyor.

Apple'ın donanım satışlarını destekleyen temel unsur, yaklaşık 2,5 milyar aktif cihazdan oluşan kurulu tabanı olarak nitelendirilebilir. Kurulu tabanın tüm ana ürün kategorilerinde tarihi zirveye ulaşması, yeni cihaz satışlarını yalnızca yeni müşteri kazanımına değil, yenileme döngüsüne de bağlıyor. iPhone tarafında ürün karmasının üst segmente kayması ortalama satış fiyatını desteklerken, diğer taraftan Mac ve iPad tarafındaki arz kısıtları büyümenin daha güçlü gerçekleşmesini sınırlandırıyor.

Servisler faaliyetleri, bu kurulu tabanın kullanım sıklığı ve ücretli abonelik penetrasyonu üzerinden büyüyor. App Store, iCloud, AppleCare ve içerik abonelikleri tekrarlayan gelir üretirken, yüksek marjlı lisanslama gelirinin daralması segment karlılığı açısından yakından izleniyor.

Apple'ın yapay zeka stratejisi, şirketin emsallerinden ayrıştığı temel bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Şirket, geniş ölçekli veri merkezi yatırımı yerine Apple Silicon, cihaz üstü çıkarım ve Private Cloud Compute mimarisi üzerinden hesaplama yükünün önemli bölümünü donanıma taşımaya çalışıyor. Bu yaklaşım, yapay zeka yatırımını sermaye harcaması yerine ağırlıklı olarak araştırma – geliştirme gideri üzerinden finanse ediliyor. Zira araştırma – geliştirme gideri yıllık %33,6 artışla 11,4 milyar dolara ve gelirin %10,3'üne yükselirken; çeyreklik sermaye harcaması yalnızca 1,97 milyar dolar ile gelirin %1,8'i seviyesinde kaldı.

Tedarik zincirindeki gelişmeler ise şirketin yükselen maliyetlere karşı zor duruma sokabiliyor. TrendForce verileri geleneksel DRAM sözleşme fiyatlarının 2026 yılının ilk çeyreğinde, çeyreklik bazda yaklaşık %90 – 95 oranında arttığına işaret ediyor. Apple'ın ürün maliyet tabanında bellek ve depolama bileşenlerinin önemli yer tutması, maliyet artışının brüt marja geçişini bilanço döneminin ana operasyonel riski haline getiriyor. Şirket, Haziran çeyreği için %47,5 – %48,5 oranında brüt marj öngörüsünde bulunarak, bir önceki çeyrekteki rekor seviyedeki %49,3 seviyesinden bir geri çekilme olabileceğini düşünüyor. Diğer yandan faaliyet kar marjı %32,3; FAVÖK marjı %35,4 ve net kar marjı %26,6 seviyesinde gerçekleşti.

Karlılık tarafında Apple'ın yatırılan sermaye karlılığı %68,7 seviyesinde bulunurken, Bloomberg tarafından hesaplanan ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti %12,2 düzeyindedir. Böylece ROIC ile sermaye maliyeti arasındaki fark yaklaşık 56,5 puana ulaşırken; şirket yatırdığı sermayeyi maliyetinin yaklaşık 5,2 katı getiriyle çalıştığı görülebilir. Bu görünüm Apple'ı yalnızca teknoloji sektörü içinde değil, büyük ölçekli halka açık şirketler arasında da en yüksek ekonomik katma değer üreten şirketlerden biri haline getiriyor.

Bu çeyrekte faaliyetlerden sağlanan nakit akışı 28,7 milyar dolar, serbest nakit akışı ise 26,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Son 12 aylık serbest nakit akışı 129,17 milyar dolar düzeyinde bulunuyor. Sermaye harcamasının son 12 aylık gelir içindeki payının yalnızca %2,4 olması, yapay zeka yatırım döngüsünün Apple bilançosu üzerindeki etkisini diğer yüksek piyasa değerine sahip teknoloji şirketlerinden ayırıyor.

Bilanço tarafında şirket 61,8 milyar dolarlık net nakit pozisyonunda bulunuyor. Toplam borç/ öz sermaye oranı bir yıl önceki %147 seviyesinden %79,5'e gerilerken, güçlü nakit üretimi ve net nakit pozisyonu borçluluk riskini sınırlandırıyor.

Apple hissesi 28 Temmuz günü yaşadığı fiyatlamalar ile 5 trilyon dolar piyasa değeri geçen tarihteki ikinci şirket oldu. Hisse son 12 aylık kazanç üzerinden 41,1x fiyat/kazanç, yaklaşık 30,8x firma değeri/FAVÖK, 8x firma değeri/satışlar ve 46,8x piyasa değeri/defter değeri çarpanlarıyla işlem görüyor. Bu çarpanlar ile şirket benzerlerinin (Küresel Sektör Sınıflandırma Standardı-GICS) medyan değeri üzerinde konumlanıyor.

Genel Değerlendirme

Apple; güçlü iPhone döngüsü, rekor Servisler geliri, Çin'deki toparlanma ve yüksek marjlarıyla bu çeyreklik bilanço öncesinde operasyonel açıdan sağlam bir konumda bulunuyor. Şirketin yapay zeka stratejisini ağırlıklı olarak araştırma – geliştirme giderleri ve cihaz üstü hesaplama üzerinden yürütmesi, sermaye harcamasını gelire kıyasla düşük oranda kalmasına yol açıyor. Bu durum 129 milyar doları aşan serbest nakit akışı ve 61,9 milyar dolarlık net nakit pozisyonuyla destekleniyor. Şirket AOSM'nin oldukça üzerindeki ROIC ile güçlü ekonomik katma değer üretmeye devam ediyor.

iPhone 17 serisinin yenileme döngüsünü desteklemesi, Servislerin toplam gelir içindeki payının en yüksek orana çıkması, coğrafi büyümenin geniş tabana yayılması ve gelirin tek seferlik kalemlerden etkilenmemesi, bu durumu destekliyor. Ayrıca cihaz üstü yapay zeka ve özel çip stratejisi, hesaplama maliyetinin bir bölümünü satılan donanıma taşıyarak şirketi hiper ölçekleyici veri merkezi harcamalarından ayrıştırıyor.

Diğer tarafta ise bellek maliyetlerindeki sert artış, bir önceki çeyrekte rekor kıran brüt marjı aşağı çekmesi ve Servisler içindeki yüksek marjlı lisanslama gelirinin daralması gibi olası baskı unsurları takip ediliyor. Ayrıca yapay zeka tarafında, cihaz üstü özelliklerin kullanıcılar açısından yeterli farklılaşma yaratmaması halinde bu yaklaşım orta vadede ürün yenileme hızını ve ekosistem cazibesini sınırlayabilir.

Bu açıdan brüt marjın şirketin öngörü aralığındaki konumu, bir sonraki çeyrek için gelir ve marj öngörüleri, Servisler segmentindeki büyümenin kaynağı gibi başlıklar takip edilebilir.

Yakın Dönem Beklentileri

Piyasa Apple'ın bu çeyreklik dönemde gelirinin 108,85 milyar dolar; FAVÖK'ünün 36,6 milyar dolar ve düzeltilmiş net karının 27,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesini öngörüyor. Düzeltilmiş hisse başı karın 1,89 dolar ile gerçekleşmesi bekleniyor.

Apple Teknik Analizi

Apple hisse fiyatını kısa vadede teknik açıdan değerlendirdiğimizde, 20 periyotluk üstel hareketli ortalamanın desteklediği 328,30 – 333,00 aralığını takip etmekteyiz. Hisse fiyatı ilgili aralık üzerinde tutunmayı sürdürdüğü müddetçe, alıcılı eğilim korunabilir. Yukarı yönlü ivmelenmelerin devam etmesi halinde 347,00 ve 351,00 direnç noktalarına doğru hareketler gözlenebilir.

Alternatif senaryoda, satıcılı isteğin baskınlaşabilmesi için, belirtilen aralığın altında 4 saatlik kapanışlara ihtiyaç duyulabilir. Bu halde 322,65 ve 318,60 destekleriyle karşılaşılabilir.

 

 


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ÇED Duyurusu- Enerjisa Enerji Üretim

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünden konuya ilişkin yapılan duyuru şöyle:

İZMİR ili ÇEŞME, ilcesi Çakabey Mahallesi sınırları içerisinde, ENERJİSA ENERJİ ÜRETİM A.Ş. tarafından yapılması planlanan ÇEŞME RÜZGAR ENERJİ SANTRALİ YARDIMCI KAYNAK GÜNEŞ ENERJİ SANTRALİ (9,9897 MWm/MWe/5,812 Ha) projesi ile ilgili olarak Bakanlığımıza sunulanÇED Raporu İnceleme Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Proje ile ilgili olarak ÇED Yönetmeliğinin 14. maddesi gereğince Komisyon çalışmaları ve halkın görüşleri dikkate alınarak Bakanlığımızca 'Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu' Kararı verilmiş olup; İZMİR Valiliği(Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) tarafından kararın halka duyurulması gerekmektedir. Ayrıca, söz konusu projeye ait Nihai ÇED Raporu ve eklerinde belirtilen hususlar ile 2872 sayılı Çevre Kanununa istinaden yürürlüğe giren yönetmeliklerin ilgili hükümlerine uyulması, mer'i mevzuat uyarınca ilgili kurum/kuruluşlardan gerekli izinlerin alınması gerekmektedir.


ForInvest Haber

ÇED Duyurusu- Galata Wind Enerji

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünden konuya ilişkin yapılan duyuru şöyle:

BOLU ili SEBEN, ilcesi Kabak, Kızık ve Dereboyu Köyleri sınırları içerisinde, GALATA WIND ENERJİ A.Ş. tarafından yapılması planlanan BAKACAK RES (11 TÜRBİN- 50 MWm / 50 MWe) VE ELEKTRİK DEPOLAMA TESİSİ (50 MWe / 50 MWh) projesi ile ilgili olarak Bakanlığımıza sunulanÇED Raporu İnceleme Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Proje ile ilgili olarak ÇED Yönetmeliğinin 14. maddesi gereğince Komisyon çalışmaları ve halkın görüşleri dikkate alınarak Bakanlığımızca 'Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu' Kararı verilmiş olup; BOLU Valiliği(Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) tarafından kararın halka duyurulması gerekmektedir. Ayrıca, söz konusu projeye ait Nihai ÇED Raporu ve eklerinde belirtilen hususlar ile 2872 sayılı Çevre Kanununa istinaden yürürlüğe giren yönetmeliklerin ilgili hükümlerine uyulması, mer'i mevzuat uyarınca ilgili kurum/kuruluşlardan gerekli izinlerin alınması gerekmektedir.


ForInvest Haber

*DOE: SPR -3,797 MİLYON VARİL İLE 307,65 MİLYON VARİL