Geri Dön

Yatırım ve Foreks Haberleri

Cuma akşam kapanışı sonrasında Fitch, normal takviminin dışında bir açıklama yaparak Türkiye’nin kredi notunu BB- olarak teyit ederken, not görünümünü “Pozitif”ten “Durağan”a çekti. 11 Nisan’da İslamabad’daki ABD ile İran barış görüşmelerinden bir anlaşma çıkmamasının ardından, ABD, Hürmüz Boğazı’nda İran limanlarına giden ve buradan dönen tüm gemilere abluka kararı aldı. On beş günlük ateşkesin açıklandığı ilk tarih olan 7 Nisan kapanışından bu yana BIST100 endeksi %8,9 yükselirken bankacılık endeksi bu dönemde %12,2 yükselmiş, bankacılık endeksinin yanı sıra Aselsan, Bim, THY, Turkcell ve holdingler de yükselişe katkıda bulunmuştu. Bu hafta ateşkes ile ilgili gelişmeler ve şirketler tarafında 1Ç26 sonuçlarıyla ilgili beklentilerin fiyatlanması beklenebilir. Ayrıca, bugün açıklanacak şubat ayı ödemeler dengesi verileri, Cuma günü yayınlanacak Piyasa Katılımcıları Anketi ve Cuma seans kapanışından sonra S&P’nin Türkiye’nin kredi notuyla ilgili değerlendirmesi bu haftanın önemli verileri arasında bulunuyor. Barış ile ilgili önemli kazanımların elde edilememesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki abluka haberleri nedeniyle bugün global risk iştahındaki bozulma ile beraber BST100 endeksinde satıcılı bir seyir bekliyoruz. ​

BIST-100 endeksindeki pozitif görünüm dün itibariyle devam etti ve MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi’nin üzerinde performans gösterdi. Aselsan hissesi benzer global savunma sanayi şirketleri hisselerine göre olumlu ayrışırken endekse en fazla katkı sağlayan hisse oldu. Gıda perakendeciliği sektörü, Tüpraş, Demir Çelik Sektörü ve Turkcell olumlu ayrışmada endekse destek oldu. Dün kapanışı itibariyle endeks CDS son iki günde 40 baz puan geriledi. Makro veri akışında bugün Sanayi Üretimi verileri takip edilecek. Global tarafta ise 11 Nisan’da İran ve ABD arasında Pakistan’da gerçekleşecek müzakereler takip edilecek. BIST’teki olumlu görünümün bugün de sürmesini bekleriz.​

Endeks dün güçlü yükseliş eğilimini sürdürerek yukarı yönlü hareketine devam etti. Gün içinde 13530 – 13712 bandında hareket eden endeks, günü 13689 seviyesinde %1,12 yükselişle tamamladı. Kapanışın gün içi işlem aralığının yaklaşık %87’sinde gerçekleşmesi, alım iştahının güçlü kaldığını ve yukarı yönlü momentumun devam ettiğini gösteriyor. İşlem hacminin 20 günlük ortalamanın %122’sine yükselmesi, bu yükselişin sağlıklı ve katılımla desteklendiğini ortaya koyuyor. Teknik görünümde endeksin 20 (13125) ve 50 (13058) günlük ortalamalar üzerinde kalmaya devam etmesi kısa vadeli trendin güçlü şekilde korunduğunu gösterirken, 200 günlük ortalamanın (11869) üzerindeki seyir ana trendin sağlamlığını teyit ediyor. EMA20>EMA50>EMA200 diziliminin korunması ve fiyatın tüm ortalamaların üzerinde kalması, güçlü trend yapısının devam ettiğine işaret ediyor. Endekste direnç olarak belirttiğimiz 13684 seviyesinin üzerindeki kapanış iyimserliği destekliyor. 13935 ve devamında 14339 seviyeleri yeni hedef bölgeler olarak gündeme gelebilir. Olası geri çekilmelerde ise 13482 seviyesi kısa vadeli ilk destek olarak izlenirken, bu seviyenin altında 13280 daha güçlü destek bölgesi olarak takip edilebilir. Genel görünümde güçlü trend ve momentum devam ediyor. BIST100 için 13482-13280-13080 destek, 13712-13935-14339 direnç olarak izlenebilir.

Endeks dün gün başındaki sınırlı yükselişin ardından satış baskısı altındaydı. Gün içinde 12876 – 13179 bandında hareket eden endeks, günü 12921 seviyesinde %1,45 düşüşle tamamladı. Kapanışın gün içi işlem aralığının yalnızca yaklaşık %15’inde gerçekleşmesi, günün genelinde satış baskısının belirgin şekilde öne çıktığını ve zayıf bir görünüm oluştuğunu gösteriyor. İşlem hacminin 20 günlük ortalamanın %109’una yükselmesi, satışların belirli bir katılımla gerçekleştiğine işaret ediyor. Teknik görünümde endeksin yeniden 20 (13016) ve 50 (13012) günlük ortalamaların altına sarkması, kısa vadeli toparlanma denemesinin başarısız kaldığını ve momentum kaybının belirginleştiğini gösterirken; 200 günlük ortalamanın (11834) üzerindeki seyir ana trendin halen korunmaya devam ettiğini teyit ediyor. EMA20>EMA50>EMA200 dizilimi korunmakla birlikte fiyatın bu ortalamaların altına inmesi kısa vadede zayıflamanın ön planda olduğuna işaret ediyor. Endekste kısa vadede yeniden güç kazanımı için 13080/100 bandı üzerine geri dönüş gerekiyor. Bununla birlikte 13280 seviyesi üzerini trend dönüş ve yeni yukarı hareketin teyit bölgesi olarak değerlendiriyoruz. Bu bölge üzerindeki kapanışlar 13482 – 13684 bandına doğru hareket alanı oluşturabilir. Olası geri çekilmelerde 12820 yakın destek olarak belirtilebilir. 12626 ise nispeten kuvvetli bölge. Genel görünümde kısa vadeli zayıflama dikkat çekiyor. BIST100 için 12820-12626-12303 destek, 13080/100–13280-13482/684 direnç.

Endeks haftanın ilk işlem gününde önceki zayıf kapanışın ardından toparlanma eğilimi gösterdi. Gün içinde 12960 – 13168 bandında hareket eden endeks, günü 13112 seviyesinde %1,36 yükselişle tamamladı. Kapanışın gün içi işlem aralığının yaklaşık %73’ünde gerçekleşmesi, alım iştahının belirgin şekilde güçlendiğini ve fiyatın yeniden yukarı taşındığını gösteriyor. İşlem hacminin 20 günlük ortalamanın %120’sine yükselmesi, bu yükselişin sağlıklı ve katılımla desteklendiğini ortaya koyuyor. Teknik görünümde endeksin yeniden 20 (13026) ve 50 (13015) günlük ortalamaların üzerine yerleşmesi kısa vadeli toparlanmanın güç kazandığına işaret ederken, 200 günlük ortalamanın (11823) üzerindeki seyir ana trendin güçlü şekilde korunduğunu teyit ediyor. EMA20>EMA50>EMA200 diziliminin korunması ve fiyatın yeniden bu ortalamaların üzerine çıkması, kısa vadeli momentumun tekrar yukarı döndüğüne işaret. Endekste 13080/100 bandı üzerine geri dönüş iyimserliği destekliyor. Bununla birlikte 13280 seviyesi üzerini trend dönüş ve yeni yukarı hareketin teyit bölgesi olarak değerlendiriyoruz. Bu bölge üzerindeki kapanışlar 13482 – 13684 bandına doğru hareket alanı oluşturabilir. Olası geri çekilmelerde ise 13030 seviyesi ilk destek olarak izlenirken, bu seviyenin altında 12820 kısa vadeli destek bölgesi olarak takip edilebilir. Genel görünümde yeniden güç kazanımı dikkat çekiyor. BIST100 için 13030-12820-12626 destek, 13280-13482/684 direnç.

PwC Strateji Raporu: Türk Tekstilinde 'Hız' ve 'Sürdürülebilirlik' yeni rekabet alanı oldu

PwC’nin strateji danışmanlığı grubu Strategy& tarafından hazırlanan Türk tekstil sektörünün küresel ticaret haritasındaki yerini ve geleceğini değerlendiren “Küresel Değişimlere Uyum Sağlamak: Türk Tekstil Sektörünün Stratejik Öncelikleri” raporu yayımlandı. Rapora göre; hız, sürdürülebilirlik ve teknolojik dönüşüm tekstil sektörünün yeni değer alanlarını oluşturuyor.

Kuruluştan ForInvest Haber'e gönderilen açıklama şöyle:

PwC’nin strateji danışmanlığı grubu Strategy& tarafından hazırlanan Türk tekstil sektörünün küresel ticaret haritasındaki yerini ve geleceğini değerlendiren “Küresel Değişimlere Uyum Sağlamak: Türk Tekstil Sektörünün Stratejik Öncelikleri” raporu yayımlandı. Rapor; üretim coğrafyasındaki kaymalar, sürdürülebilirlik baskısı ve teknolojik dönüşümün sektördeki rekabet parametrelerini nasıl yeniden tanımladığını kapsamlı bir veri setiyle analiz ediyor.

Küresel Tedarik Zincirinde "Hız" Yeni Rekabet Alanı

Rapora göre, Türkiye’nin coğrafi yakınlık avantajı, küresel moda dünyasındaki kısalan teslimat süreleriyle daha da kritik bir hale geliyor. Bu durum, stok riskini minimize etmek isteyen perakendecileri daha çevik üretim merkezlerine yönlendiriyor. Asya'daki rakiplerin 3 aya varan teslim sürelerine karşılık, Türkiye'nin bu süreyi 20-30 gün bandına çekme potansiyeli, perakendecilerin "düşük maliyet" yerine "hız ve dayanıklılık" odaklı stratejilere yönelmesini sağlıyor. Ancak rapor, bu avantajın kalıcı olması için maliyet yapısının da yönetilebilir seviyelerde tutulması gerektiğine dikkat çekiyor.

Maliyet Yapısının Değişen Dengesi

Tekstil üretiminde maliyet kompozisyonu, rekabetin seyrini belirleyen en temel unsurlardan biri olmayı sürdürüyor. Strategy& analizlerine göre, kumaş üretiminde iş gücü ve enerji maliyetleri toplam maliyetin üçte birine yakın bir pay alıyor. Özellikle 2022'deki enerji krizinden bu yana Türkiye’deki endüstriyel elektrik fiyatlarının, düşük maliyetli üretim yapan rakiplerin (Mısır, Hindistan, Vietnam) üzerinde seyretmesi, üreticileri operasyonel mükemmellik arayışına itiyor. Rapor, bu baskıyı hafifletmek için dijital dönüşüm ve enerji verimliliği yatırımlarına ağırlık vermesi gerektiğini vurguluyor.

PwC Türkiye Şirket Ortağı Tolga Baloğlu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Kumaş üretiminde iş gücü ve enerji maliyetlerinin toplam maliyet içindeki payının %25 ila %35 seviyesinde olması, sektörün rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Türkiye’de endüstriyel elektrik fiyatlarının düşük maliyetli rakip ülkelere kıyasla daha yüksek seyretmesi, üreticileri maliyet yönetimi ve verimlilik odağında yeniden düşünmeye zorluyor. Bu noktada, enerji verimliliği yatırımları ve dijitalleşme adımları, maliyet baskısını dengelemek ve rekabet avantajını sürdürülebilir kılmak açısından kritik bir rol oynuyor.”

PwC Türkiye Direktörü Can Yapan, rapor sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Tekstil sektörü, sadece üretim hacmiyle değil, üretimin nasıl ve nerede yapıldığıyla yeniden tanımlandığı bir eşikte. İş gücü ve enerji gibi yapısal maliyetlerin toplam maliyet içindeki %35’e varan payı, sektörün 'düşük maliyetli üretici' kimliğini zorluyor. Ancak bu durum, daha nitelikli bir dönüşümü tetiklemekte. Artık rekabet avantajı; hızı, izlenebilirliği ve sürdürülebilirliği üretim sürecinin her aşamasına entegre edebilen oyunculara geçiyor. Özellikle kişiselleştirme ve fonksiyonel tekstiller gibi yüksek katma değerli alanlarda Ar-Ge kabiliyetlerini artıran şirketler, 2026 ve sonrasında küresel arenada oyun kurucu olmaya devam edecek. Geleceğin kazananları, değişimin hızına kapılanlar değil; değerin nerede yeniden oluştuğunu doğru okuyanlar olacak.”

Yüksek Katma Değerli Üretime Geçiş Zorunlu

Rapor, sektörün geleceği için fonksiyonel ve performans tekstillerini büyüme potansiyeli en yüksek alanlar olarak tanımlıyor. Teknik kumaşlar ve performans odaklı ürünler, klasik tekstil ürünlerine kıyasla çok daha yüksek kâr marjı potansiyeline sahip. Bu dönüşümün bir parçası olarak, online tasarım araçları ve modüler üretim sistemleri gibi yenilikler, üreticilerin kısa moda döngülerine uyum sağlamasını mümkün kılıyor.

Operasyonel Yetkinliklerdeki Kritik Boşluklar

Strategy& analizinde, Türk tekstil oyuncularının küresel rekabette öne çıkabilmesi için sadece teknolojiye değil, aynı zamanda operasyonel disipline de odaklanması gerektiği belirtiliyor. Müşteri segmentasyonu, değer bazlı fiyatlama ve talep tahmini gibi alanlarda görülen yetkinlik eksiklikleri, şirketlerin kâr marjlarını ve stok yönetimini doğrudan olumsuz etkileyebiliyor. Satış ve Operasyon Planlaması (S&OP) süreçlerinin güçlendirilmesi ve ERP/CRM sistemlerinin "tek gerçek veri kaynağı" olarak konumlandırılması, raporun sunduğu en kritik çözüm önerileri arasında yer alıyor.

Pazar Payını Korumanın Anahtarı Sürdürülebilirlik

Global markaların "net-zero" taahhütleri ve çevreci elyaflara olan talebin artması, Türk üreticiler için sürdürülebilirliği kaçınılmaz bir yol haritası kılıyor. GRS (Global Recycled Standard) ve GOTS (Global Organic Textile Standard) gibi uluslararası sertifikasyonlar, şeffaflık ve izlenebilirlik beklentilerini karşılamak adına hayati önem taşıyor. Sürdürülebilirlik yatırımlarını bir maliyet unsuru olarak değil, pazar payını koruma ve geliştirme stratejisi olarak gören şirketlerin, önümüzdeki dönemde finansman olanaklarına erişimde de avantajlı olacağı öngörülüyor.

PwC Türkiye hakkında

PwC’de müşterilerimizin toplumda güven inşa etmelerine ve hızla değişen dünyada ihtiyaçları olan dönüşümü gerçekleştirmelerine destek olarak, müşterilerimizin rekabet avantajına sahip olmalarını sağlıyoruz. 136 ülkede ve 137 bölgede 364.000’den fazla kişiden oluşan teknoloji odaklı, insan gücüyle şekillenen küresel bir ağın parçasıyız. Denetim ve güvence, vergi ve hukuk, birleşme & satın alma ve danışmanlık hizmetleriyle müşterilerimizin ivme kazanmasına, bunu sürdürmesine ve hızlandırmasına katkı sunuyoruz. 1981’den bu yana Türkiye’de iş dünyasına hizmet sunan PwC olarak; İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Eskişehir’deki yaklaşık 2.000 kişilik profesyonel kadromuz ile müşterilerimizin aradığı değeri yaratmak için çalışıyoruz.


ForInvest Haber

*Bakan Fidan: Üçlü bir güvenlik doktrinine dönüşüm beklemiyorum
Kia, ‘Yılın En İyi Otomobil Üreticisi’ seçildi

Kia, otomotiv dünyasının küresel çapta en prestijli mecralarından biri kabul edilen TopGear.com tarafından düzenlenen 2026 EV Ödülleri’nde 'Yılın En İyi Otomobil Üreticisi' seçildi.

ForInvest Haber'e gönderilen açıklama şöyle:

Bu yıl yedincisi gerçekleştirilen BBC TopGear.com EV Ödülleri, en başarılı elektrikli araçları ve sektörde dönüşüme öncülük eden markaları ödüllendirdi. Kia’nın bu prestijli ödüle layık görülmesi, markanın elektrikli mobilite alanındaki stratejik kararlılığını ve uluslararası ölçekte yakaladığı güçlü ivmeyi ortaya koydu.

Kia’nın son yıllarda elde ettiği başarılar, markanın elektrikli araç segmentindeki kalıcı yükselişini destekliyor. Marka; 2024 yılında EV3 ile “Yılın En İyi Crossover Modeli”, 2023 yılında EV9 ile “Yılın En İyi Aile Otomobili”, 2022 yılında “Yılın En İyi Otomobil Üreticisi” ve 2021 yılında EV6 ile “Yılın En İyi Crossover Modeli” ödüllerinin sahibi olmuştu. Bu süreklilik, Kia’nın ürün geliştirmedeki kalite anlayışını ve inovasyondaki iddiasını güçlü bir şekilde yansıtıyor.

TopGear.com Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Ollie Kew, “Kia’nın farklı segmentlerde konumlanan ve çeşitli ihtiyaçlara yönelik seçenekler sunan elektrikli araç ürün gamı, sektörde yüksek kalite ve istikrarlı tutarlılığıyla ayrışıyor. Kia’nın elektrikli modelleri, vadedilen menzil tutarlılığının yanı sıra konforlu sürüş yaklaşımıyla da ön plana çıkıyor. Marka, kompakt segmentten başlayarak EV9 ile üst segmente uzanan geniş ürün yelpazesiyle dikkat çekiyor.” ifadelerini kullandı.

Kia Avrupa Ürün, Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Başkan Yardımcısı Pablo Martinez Masip ise, “TopGear.com tarafından ‘Yılın En İyi Otomobil Üreticisi’ seçilmek, Kia’nın Avrupa’daki elektrikli mobilite stratejisinin güçlü bir göstergesidir. Kompakt ve erişilebilir modellerden yüksek performanslı araçlara kadar uzanan geniş portföyümüzle, farklı müşteri ihtiyaçlarına yanıt veriyoruz. Bu ödül, dönüşüm yolculuğumuzdaki kararlılığımızı ve Avrupa’da lider bir marka olma hedefimizi pekiştiriyor.” dedi.

Kia, 2026 yılı içerisinde Türkiye’de satışa sunmayı planladığı EV2 ve Niro EV ile elektrikli araç ürün gamını genişletmeyi hedefliyor.


ForInvest Haber

*Bakan Fidan: Suriye, bu süreç içinde emin bir bölge olarak kaldı, sadece Lübnan'dan gelen mülteci sorunu yaşadılar, Körfezdeki savaşın etkileri ne olur bunları gözden geçirdik
Avrupa merkezli teknoloji şirketi Fronius, akıllı enerji ekosistemleriyle yeni bir dönem başlatıyor

Enerji dönüşümüne yön veren teknoloji lideri Fronius, SolarEX Fuarı’nda yeni nesil çözümleriyle boy gösterdi.

Kuruluştan ForInvest Haber'e gönderilen açıklama şöyle:

Fronius, SolarEX 2026 Fuarı’nda, enerji üretiminden tüketime uzanan uçtan uca akıllı enerji ekosistemini sahaya taşıdı. Fuar boyunca yoğun ilgi gören şirket, donanımın ötesine geçen, dijitalleşme ve sistem entegrasyonu odağında kurgulanan bütüncül bir enerji deneyimi sundu. “24 saat güneş” vizyonu ve Sector Coupling yaklaşımıyla hareket eden Fronius, enerji üretimi, depolama, yönetim ve tüketim süreçlerini tek bir akıllı altyapı altında birleştirerek sürdürülebilir bir yaşam modelinin kapılarını araladı. Avrupa’da tasarlanıp üretilen çözümleriyle yüksek güvenlik standartları sunan şirket, fuar süresince sektör profesyonellerine ve yatırımcılara uçtan uca entegre enerji sistemlerini deneyimleme fırsatı sağladı.

Avrupa merkezli teknoloji devi Fronius, SolarEX Fuarı’nda enerji dönüşümünü hızlandıran ve farklı sektörleri birbirine bağlayan akıllı ekosistem yaklaşımını ziyaretçilerle buluşturdu. “We are powered by Europe” ve “her çatı için, her ihtiyaç için akıllı ve güvenli enerji” mesajlarıyla öne çıkan Fronius, fuar boyunca konutlardan ticari projelere kadar geniş bir uygulama alanına hitap eden yeni nesil çözümlerini sergiledi. Özellikle Verto, Reserva ve Argeno modelleri, Türkiye pazarında kapsamlı tanıtımı ilk kez gerçekleştirilen ürünler olarak dikkat çekti. Bu çözümler; depolama, akıllı yönetim ve tüketim süreçlerini kapsayan entegre bir sistem mimarisinin temel yapı taşları olarak öne çıktı.

Büyüme hedeflerini stratejik iş birlikleri üzerinden şekillendiriyor

Fuara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fronius Türkiye Genel Müdürü Nusret Bilen, “SolarEX, bizim için Türkiye’de enerji dönüşümünün hem ekonomik hem de teknolojik boyutlarını doğrudan gözlemlediğimiz, sektörün öncü oyuncularıyla ve yatırımcılarla stratejik iş birlikleri geliştirdiğimiz önemli bir platform oldu. Enerji yatırımları, artık uzun vadeli maliyet avantajı, verimlilik ve yatırımın geri dönüş süresi açısından kritik bir ekonomik tercih olarak öne çıkıyor. Fronius olarak ürün geliştiren bir üretici kimliğinin ötesine geçerek, enerji üretiminden tüketime kadar tüm süreci kapsayan akıllı sistemler tasarlıyor ve yönetiyoruz. Sector Coupling yaklaşımımızla güneş enerjisini mobilite, ısıtma ve dijital altyapılarla entegre ederek gerçek bir enerji dönüşümünü mümkün kılıyoruz. ‘We are powered by Europe’ vizyonumuzla yüksek verimlilik ve dijital veri güvenliği sunuyor; yatırımcılara geleceğin enerji altyapısını bugünden deneyimleme fırsatı sağlıyoruz. Türkiye pazarında büyüme hedeflerimizi ekonomik sürdürülebilirlik, verimlilik ve stratejik iş birlikleri üzerinden şekillendiriyor ve yatırımcıların her projede maksimum değer yaratmasını hedefliyoruz” diye konuştu.

Mühendislik yaklaşımını uçtan uca çözümlerle sahaya taşıyor

Fuarda düzenlenen “Evsel Depolamalı Güneş Enerji Sistem Çözümleri” panelinde, katılımcılarla bir araya gelen Fronius Türkiye Solar Enerji Teknik Müdürü Talha Avcı, “Bugün geldiğimiz noktada kullanıcılar ürettikleri enerjiyi depolamak, yönetmek ve kesintisiz şekilde kullanmak istiyor. Fronius olarak 1945’ten bu yana süregelen mühendislik yaklaşımımızı, bugün Solar & Energy segmentimizde uçtan uca çözümlerle sahaya yansıtıyoruz. İnverter teknolojilerimizden enerji yönetim sistemlerimize kadar tüm ürünlerimizi tek bir çatı altında entegre bir yapı olarak sunuyor, kullanıcıların hem verimlilik hem de güvenlik açısından maksimum performans elde etmesini sağlıyoruz. Geliştirdiğimiz akıllı ekosistem sayesinde enerji yalnızca üretilmiyor; aynı zamanda dijital olarak izleniyor, optimize ediliyor ve farklı kullanım alanlarına entegre ediliyor. Özellikle GEN24 ve Verto serisi inverterlerimizle birlikte geliştirdiğimiz akıllı sistem altyapısı sayesinde kullanıcılar, enerjiyi en doğru zamanda, en verimli şekilde yönetebiliyor. Elektrik kesintileri gibi kritik senaryolarda dahi sistemin çalışmaya devam etmesi, sahadaki en önemli ihtiyaçlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu yapı, “24 saat güneş” vizyonumuzun sahadaki en somut karşılığını oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

“Değişen enerji ihtiyaçlarına çözüm geliştirmeye devam edeceğiz”

Özellikle fuarda tanıtımını ilk kez yaptıkları Fronius Reserva enerji depolama çözümünün sistemin en kritik tamamlayıcı unsurlarından biri olarak konumlandığına vurgu yapan Talha Avcı, şunları söyledi: “Yüksek voltajlı yapısı, modüler kurgusu ve uzun ömürlü lityum demir fosfat hücre teknolojisi sayesinde Reserva, kullanıcıya yalnızca enerji depolama imkânı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda gerçek bir enerji bağımsızlığı sağlıyor. Modüler yapısı sayesinde ihtiyaca göre kapasite artırımı yapılabilen bu sistem, inverterlerimizle tam uyum içinde çalışarak üretimden tüketime kadar tüm süreci optimize ediyor. Fronius ekosisteminin önemli parçalarından biri olan Wattpilot çözümlerimizle birlikte ise güneşten üretilen enerjiyi doğrudan elektrikli araçlara aktararak “güneşten tekerleğe” uzanan bütüncül bir yaşam tarzı sunuyoruz. Fronius olarak hedefimiz, tek bir marka çatısı altında üretim, depolama, yönetim ve tüketim süreçlerinin tamamını kapsayan bütüncül bir enerji ekosistemi sunmak. Bu yaklaşım, enerji sistemlerini yalnızca teknik bir altyapı olmaktan çıkarıp, kullanıcıların günlük yaşamına entegre olan akıllı bir deneyime dönüştürüyor. Bu sayede hem bireysel hem de ticari kullanıcıların değişen enerji ihtiyaçlarına uzun vadeli, sürdürülebilir ve güvenilir çözümlerle yanıt vermeye devam edeceğiz.”

Fronius Hakkında

1945 yılında Avusturya’da kurulan Fronius, elektrik enerjisinin üretilmesi, dönüştürülmesi ve verimli şekilde kullanılması alanlarında dünya çapında lider konumda bulunan global bir teknoloji şirketidir. Kuruluşundan bu yana inovasyonu merkezine alan Fronius, faaliyetlerini Fronius Welding stratejik iş segmenti ile Solar & Energy stratejik iş segmenti uzmanlık alanları etrafında şekillendiriyor. Fronius Welding stratejik iş segmenti alanında endüstriyel üretime yönelik yüksek hassasiyetli, verimli ve güvenilir sistemler geliştiren Fronius; otomotivden ağır sanayiye kadar birçok sektörde üretim kalitesini ileri taşıyor. Solar & Energy alanında ise inverterler, enerji depolama sistemleri ve dijital enerji yönetim çözümleriyle bireysel, ticari ve endüstriyel kullanıcıların sürdürülebilir enerjiye geçişini destekliyor. Bugün yaklaşık 7 bin çalışanı, dünya genelindeki 37 iştiraki ve 60’tan fazla ülkede yaygın servis ve partner ağı ile Fronius, elektrik enerjisinin kontrolü ve kullanımı konusunda lider konumunu sürdürüyor. Global ölçekte büyümesini sürdüren Fronius, Türkiye’de ise satış, servis, eğitim ve teknik destek hizmetleriyle yerel pazara değer katıyor. Yüksek kalite standartları, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımı ve uzun vadeli çözüm ortaklığı anlayışıyla sanayi ve enerji dünyasında güvenilir bir teknoloji ortağı olarak konumlanıyor.

https://www.fronius.com/tr-tr/turkey


ForInvest Haber