Geri Dön

Yatırım ve Foreks Haberleri

Tüpraş, İzmir Rafinerisinde 2 Aralık itibari ile başlayan bakım ve iyileştirme çalışmaları amacıyla ara verdiği üretime, önceden duyurulan takvime paralel olarak Mart ayı başından itibaren ünitelerin kademeli olarak devreye alınmaya başlanacağını duyurdu. Bakım ve iyileştirme çalışmalarında uzama olmadan yeniden faaliyete geçilecek olmasını Tüpraş hissesi için olumlu değerlendiriyoruz. 

Tüpraş 4Ç20'de 376 milyon TL net kar açıkladı. Ak Yatırım tahmini olan 427 milyon TL'nin bir miktar gerisinde kalırken, 280 milyon TL konsensus beklentisinin üzerinde gerçekleşti. Operasyonel performansın tahminlerden zayıf gelmesine rağmen, net karın daha yüksek gelmesinde 497 milyon TL'lik ertelenmiş vergi geliri olduğunu düşünüyoruz. FAVÖK ise 233 milyon TL ile bizim 322 milyon TL, piyasanın ise 313 milyon TL olan tahmininin gerisinde kaldı. Burada stok etksinden arındırılmış FAVÖK'ün (CCS EBITDA) 33 milyon $ ile bizim 20 milyon $ olan hesabımızın üzerinde gelmesini göz önünde bulundurduğumuzda, FAVÖK'ün tahminlerin altında kalmasında stok karının daha düşük oluşmasından kaynaklandığını görüyoruz. 4Ç'de önemli bir diğer gelişme ise Şirket'in net nakit pozisyonunda işletme sermayesi ihtiyacındaki düzelme kaynaklı iyileşme olduğunu belirtmek gerekir. Tüpraş'ın 3Ç sonu itibariyle 17,8 milyar TL olan net borcu sene sonunda 9,4 milyar TL'ye geriledi.

 

4Ç sonuçları ile birlikte Tüpraş 2021 beklentilerini de açıkladı. Buna göre 2,5-3,5 $/varil net rafineri marjı bekleyen Şirket bunu orta distilat ürün marjlarında iyileşme beklentisine bağlıyor (2020 gerçekleşmesi 1.3 $/varil). AK Yatırım beklentisi olan 4,5 $/varil'e göre bir miktar temkinli buluyoruz. Rafineri sektörü ile ilgili devam eden belirsizlikler düşünüldüğünde, tahminler arasında belirgin farkların olması şu aşamada normal diyebiliriz.

 

4Ç sonuçları genel olarak Tüpraş için karışık olarak değerlendiriyoruz. Şirket'in operasyonel sonuçları stok etkisi nedeniyle geride kalırken, net kar ertelenmiş vergi geliri sayesinde daha yüksek gerçekleşti. Diğer taraftan net borç pozisyonundaki iyileşme ise temkinli 2021 beklentileri nedeniyle gölgelenebilir. Dolayısı ile Tüpraş'ın kısa vadeli hisse performansının hafif olumsuz bir tonda karışık bir seyir izleyebileceğini düşünüyoruz. Uzun vadeli hisse performansı ise Covid-19 aşılama çalışmalarının yaygınlaşmasına bağlı olarak global mobilitenin hızlanması ile orta distilat ürün marjlarının trendine bağlı olacaktır.

 

Hisse için 135.00 TL/hisse hedef fiyatımızı ve 'Endeksin Üzerinde Getiri' tavsiyemizi koruyoruz. 

Tüpraş 3Ç20'de  420 milyon TL net zarar açıkladı. Piyasa beklentisi ise 633 milyon TL net zarardı. Net zararın piyasa tahminine göre daha düşük gelmesinde operasyonel rakamların daha iyi olmasının yanında 169 milyon TL'lik ertlenmiş vergi gelirinin de etkisi olduğunu düşünüyoruz. Tüpraş 3Ç20'de 2.1 USD/varil net rafineri marjı elde etti. Bu rakam 1,44 milyar TL stok karı sayesinde tahminlerin bir miktar üzerinde gerçekleşti. Diğer taraftan, stok etkisinden arındırılmış (CCS) FAVÖK beklendiği gibi eksi 64 milyon USD seviyesinde oluştu. 3Ç19'de elde edilen 291 milyon USD'lik CCS FAVÖK'e göre düşüşün sebebi ürün marjlarındaki zayıflama, ağır ham petrol makasının daralması ve kapasite kullanım oranındaki düşüş etkili oldu. Tüpraş'ın genel olarak sonuçları tahminlerin üzerinde gerçekleşti. Ancak sapmanın daha çok stok etkisinden kaynaklandığını, dolayısı ile beklentiden iyi gelen sonuçların hisse üzerindeki etksinin sınırlı kalabileceğini düşünüyoruz. Bunun ile beraber, özellikle 4Ç ile birlikte orta distilat ürün marjlarındaki iyileşme ve güçlü benzin rasyoları daha iyi bir 4Ç görünümü sunuyor. Ayrıca, Ocak-Eylül döneminde oluşan 1,5 USD/varil net rafineri marjı dikkate alındığında, Şirket'in 1.0 USD/varil olan net rafineri marjı hedefine olan risklerin yukarı yönlü olduğunu düşünüyoruz.

 

Tüpraş için 102 TL/hisse hedef fiyatımız ve 'Nötr' tavsiyemiz bulunmaktadır.

 

 

 

TUPRS UFRS özet, TL mln3Ç194Ç191Ç202Ç203Ç20Çeyrek %Yıl %3Ç20K*G/K9A199A20Yıl %
            
Satışlar23,30921,63116,9409,28017,03584%-27%15,42010%67,97043,25430%
FAVÖK885708-1,18155988358%0%60845%3,099262119%
FAVÖK marjı3.8%3.3%-7.0%6.0%5.2%  3.9% 4.6%0.6% 
Net Kar-155186-2,265-185-420n.mn.m-633n.m340-2,870-93%
Net Marj-0.7%0.9%-13.4%-2.0%-2.5%  -4.1% 0.5%-6.6% 

 

 


Tüpraş Covid-19 salgınının küresel çapta akaryakıt ürünleri talebi üzerinde oluşan olumsuz etkisinin devam etmesi ve yüksek seyreden ürün stokları nedeniyle küresel akaryakıt ürün marjları önemli ölçüde zayıflaması üzerine 2020 yılı beklentilerinde aşağı yönlü değişiklik yaptığını açıkladı. Bu doğrultuda, Şirket daha önce 2020 yılı için öngördüğü üretim ve satış beklentisini 2 milyon ton kısarak sırasıyla 22 milyon ton ve 23 milyon ton olarak revize etti. Bunun sonucu olarak kapasite kullanım oranı tahmini %80-85 seviyesinden %75-80 aralığına indirildi. Şirket ayrıca Akdeniz Kompleks Marjı beklentisini 1.0 – 2.0 $/varil seviyesinden ~-0.5 $/varil seviyesine, Tüpraş Net Rafineri Marjı beklentisini ise 3.0 – 4.0 $/varil seviyesinden ~1.0 $/varil seviyesine revize etti. Son olarak, rafinaj yatırımları beklentimiz ~125 milyon USD'den ~115 milyon USD'ye düşürülmüştür. Akdeniz rafineri marjlarının Ocak-Eylül döneminde ortalama olarak -0.25 $/varil seviyesinde oluştuğunu göz önünde bulundurduğumuzda, 4Ç20 için Şirket'in -1.5 $/varil ortalama rafineri marjı beklentisi bulunmakta. Şirket'in 1Y20'de 1.1 $/varil net rafineri marjı gerçekleştirdiğini ve rafineri sektöründeki devam eden zayıflık göz önünde bulundurulduğunda, Şirket'in daha önceki beklentilerinin iyimser kalmıştı. Dolayısı ile beklentilerdeki aşağı yönlü yapılan revizyonun hisse üzerinde sınırlı bir etki yapmasını bekliyoruz. Rafineri sektörü için temkinli görüşümüzü korurken, Tüpraş için 'Nötr' tavsiyemiz ve 102 TL/hisse hedef fiyatımız bulunmaktadır. 

​Bloomberg haberinde Tüpraş İzmit Rafinerisi'nde bir ekipmanın devreye alınması sırasında meydana gelen dumanlanma kontrol altına alındı. Tüpraş'tan yapılan açıklamada, Çarşamba günü (5 Haziran) İzmit Rafinerisi'nde bir ekipmanın devreye alınması sırasında dumanlanma meydana geldiği kaydedildi. Rafineri teknik emniyet ekiplerinin müdahalesiyle durumun kontrol altına alındığı, olayın insan ve çevre sağlığına olumsuz bir etkisi olmayıp, rafineri operasyonları planlandığı şekilde devam ediyor bilgisi paylaşıldı. Haberin hisse için nötr etki yapmasını bekliyoruz.

ANALİZ- BMD Model Portföy (Bizim Menkul)

BMD Araştırma Portföyü'nde BIMAS, CIMSA, EREGL, PETKM ve TUPRS yer almaktadır. 21-28 Nisan 2026 döneminde BMD Araştırma Portföyü %1,8 değer kazanırken SINAİ Endeks %0,6 ve Katılım Tüm Endeksi %0,8 değer kazandı.

Araştırma Portföyü'nde geçtiğimiz hafta en yüksek getiri %6,3 ile TUPRS sağlarken, en düşük getiriyi -%3,0 ile BIMAS elde etmiştir. Yılbaşından bu yana BMD Araştırma Portföyü %41,4 değer kazanmış olup aynı dönemde SINAİ Endeks %27,6 ve Katılım Tüm Endeksi %39,0 değer kazanmıştır.

BMD Araştırma Portföyü, analistin şirket ziyareti gerçekleştirmesi ile elde ettiği bilgiler sonrası uluslararası değerleme standartlarınca kabul görmüş metodolojiler ile elde edilen şirket değerinin BMD Yatırım Komitesi'nce kabul görmesi şartı ile elde edilen hisselerden oluşmaktadır. Katılım Tüm Endeksi'nde (XKTUM) yer almayan hisseler BMD Araştırma Portföyü'ne dahil edilmemektedir.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- XBANK/XUSIN Rasyosunda Kritik Denge ve Olası Sektör Rotasyonu (Trive Yatırım)

XBANK/XUSIN rasyosu, Borsa İstanbul'daki sektör rotasyonunu okumak açısından son dönemde oldukça kritik hale geldi. Rasyo yükseldiğinde bankacılık hisseleri sanayi hisselerine göre daha güçlü performans gösteriyor. Tersi durumda yani rasyo geri çekildiğinde ise sanayi tarafı bankalara kıyasla relatif olarak daha güçlü hale geliyor.

Mevcut grafik, ABD-İran savaşının çıkmasının ardından sert bir çekilme yaşandığını gösteriyor. Savaş öncesi 1.26 olan rasyo savaşından ardından sert bir geri çekilme yaşadı ve şu anda 0.96 seviyelerinde kritik bir denge alanında işlem görüyor. Burada asıl dikkat edilmesi gereken nokta, yalnızca geri çekilmenin boyutu değil. Daha önemli olan konu, piyasanın yeni liderlik dengesini hala tam olarak kuramamış olması. Mevcut fiyatlama, banka liderliğinin zayıfladığını gösterirken sanayi tarafında da henüz net ve kalıcı bir dominasyon oluşmadığına işaret ediyor. Bu nedenle rasyo şu an sektör rotasyonunun yönünü anlamak açısından piyasanın en kritik göstergelerinden biri olmaya devam ediyor. Peki, bu gerileme neden yaşandı ve daha da devam edecek mi?

İlk olarak savaşın ardından petrol fiyatlarında sert yükseliş kaydedildi. Petrolde yaşanan bu yükseliş ile cari açıkta bozulma beklenir. Bunun sonucu olarak da kur üzerinde baskı artar ve TCMB daha sıkı politikalara gitmek durumunda kalır. Zaten Orta Doğu'da savaşın başlamasının ardından TCMB'nin rezervlerin sert gerilemenin görülmesinin yanında fonlamayı %37 olan bir hafta vadeli repodan değil de %40 olan gecelik repodan gerçekleştirmeye başlaması da aslında 300 bp'lık net bir faiz artırımıdır. Sene başında yıl sonu enflasyon ve politika faizi beklentileri de artık yukarı revize edilmeli. Bu durum da bankaların net faiz marjlarını daraltır ve sektör karlılığına yönelik beklentileri aşağı yönde şekillendirir.

Petrol şoku sonrası stagflasyon endişeleri ile küresel borsalarda ilk tepki sert satış olarak gözlendi. Nakde geçme çabası içinde olan yatırımcılar hisselerden çıkmaya başladır. Burada en negatif etkilenen ise bankacılık oldu. BIST'te yabancıların en likit alan bulduğu sektör bankalardır. Yani yabancı risk azaltmak isterse genelde önce banka satar. Azalan karlılık beklentileri ile yabancı satışı da gerçekleşince sektör hisselerinde daha sert gerileme yaşandı.

Rasyodaki gerileme her ne kadar bankacılığın negatif etkilenmesi olarak açıklasa da bu yalnızca bir bacağı... Gerilemenin diğer bacağı ise sanayi endeksinin kendi iç kompozisyonu... XUSIN içinde enerji, petrokimya, savunma sanayi, döviz bazlı gelir üreten ihracatçılar ve emtia bağlantılı şirketler bulunuyor. ABD-İran gerilimi sonrası savunma hisseleri, enerji şirketleri ve döviz geliri olan şirketler doğal hedge olarak algılanmaya başladı. Özellikle petrol fiyat yükselişi bazı rafineri, enerji ve emtia bağlantılı şirketleri göreli olarak destekledi. Yani sanayi endeksi homojen yükselmedi ama banka tarafına göre daha dirençli kaldı. Örneğin TUPRS ve ASELS hisselerinin savaş eşliğinde çok yüksek getiriler sağladığını gördük.

Bu sayılan unsurları artık fiyatlamaların içinde görmek makul olur. Dolayısıyla XBANK/XUSIN rasyosu 2024 yılından bu yana çalışan kritik 0,92/91 destek bölgesine oldukça yakın. Orta Doğu gelişmelerine bağlı olarak fiyatlama dinamiklerinin hızla değişme olasılığını göz ardı etmeden homojen olmadan yükü birkaç şirketin sırtladığı sanayi yükselişi yerini bankacılığa bırakabilir. Yani rasyonun geldiği teknik seviyeleri de düşündüğümüzde bankacılık sektörünü yakından izlemeye başlamak mantıklı olacaktır.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Günlük Yatırım Bülteni (Yapı Kredi Yatırım)

 

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Günlük Yatırım Bülteni (Yapı Kredi Yatırım)


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Günlük Bülten (Kuveyt Türk)

Endekste Denge Arayışı Sürüyor...

* ABD-İran cephesinde süregelen anlaşmazlıklar devam ederken, Pakistan'da yeni bir müzakere turuna yönelik beklentilerin güçlenmesi haftanın son işlem gününde küresel piyasalarda risk iştahını destekledi. Bu çerçevede S&P 500 %0,8, Nasdaq %1,63 artışla tarihi zirvelerini yeniledi.

İran Dışişleri Bakanı Erakçi'nin İslamabad'a giderek ABD ile olası ikinci tur görüşmeler için temaslarda bulunacağına yönelik haber akışı petrol fiyatlarında sınırlı geri çekilmeye yol açarken, ABD ham petrolü %1,5 düşüşle varil 0094 dolar seviyesinde dengelendi. Brent ise 105 doların üzerinde yatay seyrini korudu.

Ancak hafta sonu ABD cephesinden gelen açıklamalar, diplomasi tarafında kırılganlığın sürdüğüne işaret etti. ABD Başkanı Trump'ın İran'la müzakere amacıyla planlanan Pakistan temaslarını son anda iptal etmesi, sürecin henüz doğrudan ve somut bir görüşme zeminine taşınamadığını gösterirken, Trump bu kararı İran tarafının yeterli ilerleme sağlamadığı ve sürecin verimsiz olduğu gerekçesiyle açıklayarak, temasların gerekirse dolaylı kanallar üzerinden sürdürülebileceğini ifade etti.

Öte yandan İsrail-Lübnan ateşkesinin uzatılması ve ABD'deki güçlü bilanço sezonu, özellikle yarı iletken hisseleri öncülüğünde yukarı yönlü hareketi desteklerken, Intel'in beklenti üzeri sonuçları sonrası %24 yükselmesi piyasa genelindeki iyimserliği pekiştirdi.

Makro veri tarafında ise ABD'de Michigan tüketici güven endeksi marttaki 53,3 seviyesinden 49,8'e gerileyerek zayıf seyrini korurken, enflasyon beklentilerindeki yükseliş Fed'in temkinli duruşunu destekledi. Euro Bölgesi'nde ise cari fazla 40 milyar eurodan 25 milyar euroya inerek dış dengede ivme kaybına işaret etti.

* Haftanın son işlem gününde Borsa İstanbul, jeopolitik haber akışlarının etkisiyle dalgalı bir görünüm sergiledi. %0,51 artış kaydeden BIST 100 endeksi, 14,409 puan seviyesinden haftayı tamamladı. Böylelikle gün içerisinde 14,200 seviyelerine kadar çekilen endeks pozitif tarafta seansı tamamlamış oldu.

Bankacılık endeksi %1,31 değer kaybıyla negatif ayrışırken, Katılım 100 endeksi %0,77 artış gösterdi. Endekste ağırlığı yüksek şirketlerden Tüpraş ve Destek Finans Faktöring, sırasıyla %2,28 ve %4,26 artışlarla endeksin yönünde belirleyici oldu. Geride bıraktığımız günde endekse 860 milyon TL para girişi gerçekleşti.

Böylelikle hafta genelinde toplamda yaklaşık 4,5 milyar TL para çıkışı gözlenmiş oldu. Türkiye'nin kredi risk primi (CDS), 240 baz puan seviyesinde kaydedildi. Diğer yandan tahvil piyasasında satış baskıları görüldü. Kısa, orta ve uzun vadeli tahvil faizleri sırasıyla %0,32, %2,01 ve %1,95 artış gösterdi. TLREF %39,99 ve fonlama maliyeti %40,00 seviyelerinde gerçekleşirken, net fonlama 483 milyar TL fazla verdi.

* TÜİK tarafından açıklanan Sektörel Güven Endeksleri verilerine göre Nisan ayında hizmet sektöründe %3,1 azalarak 109,7, perakende ticaret sektöründe ise %1,8 azalarak 111,6 değerlerini aldı. İnşaat sektöründe ise %3,6 artışla 83,6 oldu. Yılbaşından bu yana daralma gösteren İnşaat sektörü güven endeksinde pozitif beklentiler öne çıkarken, son 3 ayda hizmet ve perakende sektörlerindeki iş hacmi daralması dikkat çekiyor.

* TCMB verilerine göre 17 Nisan haftasında yurt dışında yerleşik yatırımcılar hisse senedi ve DİBS piyasalarında sırasıyla 579,4 ve 243 milyon dolar alım yaptı. Diğer yandan aynı dönemde brüt rezervler 174,4 milyar dolara, swap hariç net rezervler ise 39,7 milyar dolar seviyesine yükseldi. Böylelikle jeopolitik risklerin görece azalmasıyla yabancı yatırımcı üst üste ikinci haftada da alım tarafında yer almış olurken, TCMB rezervlerinde ise toparlanma gözlendi.

* Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) açığa satış işlemlerinin yasaklanması ve kredili işlemlerin öz kaynak oranının esnetilerek uygulanmasına ilişkin kararların 8 Mayıs günü seans sonuna kadar uzatıldığını açıkladı.

Ne Bekliyoruz...

* Orta Doğu kaynaklı haber akışı risk iştahı üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin İran-ABD hattındaki ateşkes sürecine ilişkin temaslar kapsamında Pakistan'ı ziyaret edeceğine yönelik haberler, jeopolitik tansiyonda görece bir yumuşamaya işaret ederek piyasalarda risk iştahını destekledi.

Yurt içinde ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan uluslararası doğrudan yatırımları teşvik edici adımlar ile Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından duyurulan vergi avantajları birlikte değerlendirildiğinde, politika setinin Borsa İstanbul açısından çok boyutlu bir pozitif zemin oluşturduğunu düşünüyoruz.

Özellikle İstanbul Finans Merkezi odaklı teşviklerin genişletilmesi, Türkiye'ye yönelik yabancı sermaye girişlerini artırarak piyasa derinliğini destekleyebilecek önemli bir katalizör niteliği taşırken, eş zamanlı olarak transit ticaret, yurt dışı alım-satım ve hizmet gelirlerinde vergi yükünün sıfırlanması ile ihracatçı kesime sunulan düşük kurumlar vergisi oranları, şirket karlılıklarını doğrudan yukarı çekebilecek nitelikte olduğunu düşünüyoruz.

Yeni haftada odak Orta Doğu'daki gelişmeler olmaya devam ederken, yurt içinde Nisan ayına ilişkin TÜFE beklentileri yakından izlenecek. Mevcut görünüm çerçevesinde aylık enflasyonun %3,1-%3,5 bandında gerçekleşmesini öngörüyoruz. Hafta içinde anket sonuçlarının netleşmesiyle birlikte nihai tahminimizi paylaşacağız. Bilanço sezonu hız kesmeden sürerken, 30 Nisan itibarıyla konsolide olmayan finansallar için son tarihe giriliyor.

Bu kapsamda Aselsan (28 Nisan), Çimsa (29 Nisan), Türk Hava Yolları (29 Nisan) ve Ebebek (30 Nisan) sonuçları haftanın öne çıkan gündem maddeleri arasında yer alıyor. TL bazında tarihi zirvelerine yakın seyreden BIST 100 endeksinde kısa vadede haber akışına duyarlı, seçici ve temkinli bir duruşun korunmasının daha sağlıklı olacağını düşünüyoruz.

* Teknik görünümde 14.000 üzerindeki kapanışları kritik bulmaya devam ediyoruz. Bu bölge üzerinde kalıcılık sağlanması halinde 14.532 ve 14.700 seviyeleri direnç olarak öne çıkarken, olası geri çekilmelerde 14.250 ve 14.100 seviyeleri kısa vadeli destekler olarak izlenebilir.

* Yeni haftaya başlarken bu sabah İran'ın ABD tarafına müzakerelere yönelik yeni bir teklif sunduğuna ve tarafların yeniden masaya oturabileceğine ilişkin artan beklentiler küresel piyasalarda risk algısını destekliyor. Bu sabah ABD vadelileri karışık bir seyir izlerken Avrupa vadelileri sınırlı pozitif tarafta, Asya borsalarının genelinde ise risk iştahının korunduğu görülüyor.

Bizim açımızdan kritik nokta, piyasaların geçen hafta güçlü bilançolar ve teknoloji hisseleri öncülüğünde jeopolitik riskleri büyük ölçüde arka plana atmış olmasıydı. Ancak diplomasi kanalında somut ilerleme sağlanamaması, özellikle petrol fiyatları, enflasyon beklentileri ve tahvil faizleri üzerinden risk iştahını yeniden baskılayabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor.

Küresel tarafta haftanın ana teması merkez bankaları olacak. ABD'de çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararında piyasa beklentisi faizlerin sabit bırakılması yönünde şekillenirken, karar metni ve Powell'ın basın toplantısında özellikle enflasyon görünümü, petrol kaynaklı riskler ve faiz indirim patikasına ilişkin ton yakından izlenecek. Ayrıca Powell'ın Fed Başkanlığı görev süresinin 15 Mayıs'ta sona erecek olması nedeniyle bu toplantı ayrı bir önem taşıyor.

Haftanın devamında ABD büyüme verisi, ekonomide yavaşlama sinyallerinin ne ölçüde belirginleştiğini görmek açısından takip edilecek. Avrupa tarafında perşembe günü Euro Bölgesi enflasyon verisi, ECB ve BOE'nin faiz kararı öne çıkacak. Asya'da ise salı günü BoJ faiz kararı takip edilecek. Beklentiler faizlerin sabit bırakılması yönünde olsa da BoJ'un sonraki toplantılara ilişkin vereceği olası sıkılaşma sinyalleri yen ve Asya varlıkları üzerinde etkili olabilir.

Ekonomik Takvim

* 10:00 - ABD Dallas Fed İmalat İşletme Endeksi

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.