Geri Dön

Yatırım ve Foreks Haberleri

Tüpraş, İzmir Rafinerisinde 2 Aralık itibari ile başlayan bakım ve iyileştirme çalışmaları amacıyla ara verdiği üretime, önceden duyurulan takvime paralel olarak Mart ayı başından itibaren ünitelerin kademeli olarak devreye alınmaya başlanacağını duyurdu. Bakım ve iyileştirme çalışmalarında uzama olmadan yeniden faaliyete geçilecek olmasını Tüpraş hissesi için olumlu değerlendiriyoruz. 

Tüpraş 4Ç20'de 376 milyon TL net kar açıkladı. Ak Yatırım tahmini olan 427 milyon TL'nin bir miktar gerisinde kalırken, 280 milyon TL konsensus beklentisinin üzerinde gerçekleşti. Operasyonel performansın tahminlerden zayıf gelmesine rağmen, net karın daha yüksek gelmesinde 497 milyon TL'lik ertelenmiş vergi geliri olduğunu düşünüyoruz. FAVÖK ise 233 milyon TL ile bizim 322 milyon TL, piyasanın ise 313 milyon TL olan tahmininin gerisinde kaldı. Burada stok etksinden arındırılmış FAVÖK'ün (CCS EBITDA) 33 milyon $ ile bizim 20 milyon $ olan hesabımızın üzerinde gelmesini göz önünde bulundurduğumuzda, FAVÖK'ün tahminlerin altında kalmasında stok karının daha düşük oluşmasından kaynaklandığını görüyoruz. 4Ç'de önemli bir diğer gelişme ise Şirket'in net nakit pozisyonunda işletme sermayesi ihtiyacındaki düzelme kaynaklı iyileşme olduğunu belirtmek gerekir. Tüpraş'ın 3Ç sonu itibariyle 17,8 milyar TL olan net borcu sene sonunda 9,4 milyar TL'ye geriledi.

 

4Ç sonuçları ile birlikte Tüpraş 2021 beklentilerini de açıkladı. Buna göre 2,5-3,5 $/varil net rafineri marjı bekleyen Şirket bunu orta distilat ürün marjlarında iyileşme beklentisine bağlıyor (2020 gerçekleşmesi 1.3 $/varil). AK Yatırım beklentisi olan 4,5 $/varil'e göre bir miktar temkinli buluyoruz. Rafineri sektörü ile ilgili devam eden belirsizlikler düşünüldüğünde, tahminler arasında belirgin farkların olması şu aşamada normal diyebiliriz.

 

4Ç sonuçları genel olarak Tüpraş için karışık olarak değerlendiriyoruz. Şirket'in operasyonel sonuçları stok etkisi nedeniyle geride kalırken, net kar ertelenmiş vergi geliri sayesinde daha yüksek gerçekleşti. Diğer taraftan net borç pozisyonundaki iyileşme ise temkinli 2021 beklentileri nedeniyle gölgelenebilir. Dolayısı ile Tüpraş'ın kısa vadeli hisse performansının hafif olumsuz bir tonda karışık bir seyir izleyebileceğini düşünüyoruz. Uzun vadeli hisse performansı ise Covid-19 aşılama çalışmalarının yaygınlaşmasına bağlı olarak global mobilitenin hızlanması ile orta distilat ürün marjlarının trendine bağlı olacaktır.

 

Hisse için 135.00 TL/hisse hedef fiyatımızı ve 'Endeksin Üzerinde Getiri' tavsiyemizi koruyoruz. 

Tüpraş 3Ç20'de  420 milyon TL net zarar açıkladı. Piyasa beklentisi ise 633 milyon TL net zarardı. Net zararın piyasa tahminine göre daha düşük gelmesinde operasyonel rakamların daha iyi olmasının yanında 169 milyon TL'lik ertlenmiş vergi gelirinin de etkisi olduğunu düşünüyoruz. Tüpraş 3Ç20'de 2.1 USD/varil net rafineri marjı elde etti. Bu rakam 1,44 milyar TL stok karı sayesinde tahminlerin bir miktar üzerinde gerçekleşti. Diğer taraftan, stok etkisinden arındırılmış (CCS) FAVÖK beklendiği gibi eksi 64 milyon USD seviyesinde oluştu. 3Ç19'de elde edilen 291 milyon USD'lik CCS FAVÖK'e göre düşüşün sebebi ürün marjlarındaki zayıflama, ağır ham petrol makasının daralması ve kapasite kullanım oranındaki düşüş etkili oldu. Tüpraş'ın genel olarak sonuçları tahminlerin üzerinde gerçekleşti. Ancak sapmanın daha çok stok etkisinden kaynaklandığını, dolayısı ile beklentiden iyi gelen sonuçların hisse üzerindeki etksinin sınırlı kalabileceğini düşünüyoruz. Bunun ile beraber, özellikle 4Ç ile birlikte orta distilat ürün marjlarındaki iyileşme ve güçlü benzin rasyoları daha iyi bir 4Ç görünümü sunuyor. Ayrıca, Ocak-Eylül döneminde oluşan 1,5 USD/varil net rafineri marjı dikkate alındığında, Şirket'in 1.0 USD/varil olan net rafineri marjı hedefine olan risklerin yukarı yönlü olduğunu düşünüyoruz.

 

Tüpraş için 102 TL/hisse hedef fiyatımız ve 'Nötr' tavsiyemiz bulunmaktadır.

 

 

 

TUPRS UFRS özet, TL mln3Ç194Ç191Ç202Ç203Ç20Çeyrek %Yıl %3Ç20K*G/K9A199A20Yıl %
            
Satışlar23,30921,63116,9409,28017,03584%-27%15,42010%67,97043,25430%
FAVÖK885708-1,18155988358%0%60845%3,099262119%
FAVÖK marjı3.8%3.3%-7.0%6.0%5.2%  3.9% 4.6%0.6% 
Net Kar-155186-2,265-185-420n.mn.m-633n.m340-2,870-93%
Net Marj-0.7%0.9%-13.4%-2.0%-2.5%  -4.1% 0.5%-6.6% 

 

 


Tüpraş Covid-19 salgınının küresel çapta akaryakıt ürünleri talebi üzerinde oluşan olumsuz etkisinin devam etmesi ve yüksek seyreden ürün stokları nedeniyle küresel akaryakıt ürün marjları önemli ölçüde zayıflaması üzerine 2020 yılı beklentilerinde aşağı yönlü değişiklik yaptığını açıkladı. Bu doğrultuda, Şirket daha önce 2020 yılı için öngördüğü üretim ve satış beklentisini 2 milyon ton kısarak sırasıyla 22 milyon ton ve 23 milyon ton olarak revize etti. Bunun sonucu olarak kapasite kullanım oranı tahmini %80-85 seviyesinden %75-80 aralığına indirildi. Şirket ayrıca Akdeniz Kompleks Marjı beklentisini 1.0 – 2.0 $/varil seviyesinden ~-0.5 $/varil seviyesine, Tüpraş Net Rafineri Marjı beklentisini ise 3.0 – 4.0 $/varil seviyesinden ~1.0 $/varil seviyesine revize etti. Son olarak, rafinaj yatırımları beklentimiz ~125 milyon USD'den ~115 milyon USD'ye düşürülmüştür. Akdeniz rafineri marjlarının Ocak-Eylül döneminde ortalama olarak -0.25 $/varil seviyesinde oluştuğunu göz önünde bulundurduğumuzda, 4Ç20 için Şirket'in -1.5 $/varil ortalama rafineri marjı beklentisi bulunmakta. Şirket'in 1Y20'de 1.1 $/varil net rafineri marjı gerçekleştirdiğini ve rafineri sektöründeki devam eden zayıflık göz önünde bulundurulduğunda, Şirket'in daha önceki beklentilerinin iyimser kalmıştı. Dolayısı ile beklentilerdeki aşağı yönlü yapılan revizyonun hisse üzerinde sınırlı bir etki yapmasını bekliyoruz. Rafineri sektörü için temkinli görüşümüzü korurken, Tüpraş için 'Nötr' tavsiyemiz ve 102 TL/hisse hedef fiyatımız bulunmaktadır. 

​Bloomberg haberinde Tüpraş İzmit Rafinerisi'nde bir ekipmanın devreye alınması sırasında meydana gelen dumanlanma kontrol altına alındı. Tüpraş'tan yapılan açıklamada, Çarşamba günü (5 Haziran) İzmit Rafinerisi'nde bir ekipmanın devreye alınması sırasında dumanlanma meydana geldiği kaydedildi. Rafineri teknik emniyet ekiplerinin müdahalesiyle durumun kontrol altına alındığı, olayın insan ve çevre sağlığına olumsuz bir etkisi olmayıp, rafineri operasyonları planlandığı şekilde devam ediyor bilgisi paylaşıldı. Haberin hisse için nötr etki yapmasını bekliyoruz.

ANALİZ- Kuveyttürk Yatırım, Strateji Raporunda BIST100 için 12 aylık hedefini %36 yükselişe işaret eden 19.835 olarak belirledi

BIST100 endeksi için 12 aylık hedefimizi %36 yükselişe işaret eden 19.835 olarak belirliyoruz

Küresel ve yurt içi piyasalarda Mart ayında başlayan Orta Doğu kaynaklı çatışmalar, başta petrol fiyatları olmak üzere makroekonomik beklentiler üzerinde belirleyici oldu. 60 günlük ateşkesin sona ermesinin ardından taraflardan gelen açıklamalar jeopolitik riskleri gündemde tutsa da piyasaların gelişmelere önemli ölçüde adapte olduğunu ve fiyatlama üzerindeki etkinin önceki döneme kıyasla zayıfladığını gözlemliyoruz. Petrol fiyatlarında dengelenme eğiliminin öne çıkmasıyla birlikte, yılın geri kalanında yurt içi piyasaların seyrinde enflasyonun ana eğilimi, para politikasındaki normalleşme, ekonomik aktivitenin görünümü ve küresel risk iştahının temel belirleyiciler olmasını bekliyoruz.

Temmuz ayında TÜFE aylık %1,78 artarken, yıllık enflasyon 0,36 puan gerileyerek %31,75 seviyesinde gerçekleşti. Enflasyonun ana eğilimi ve üç aylık ortalamalardaki gerileme dezenflasyon sürecinin devam ettiğine işaret ederken, düşüş hızının önceki döneme kıyasla daha temkinli bir patikaya girdiğini değerlendiriyoruz. TCMB'nin 2026 yıl sonu enflasyon tahminini %26'dan %28'e yükseltmesinin ardından piyasa beklentilerinin de %29-%30 seviyelerine yaklaşması, yılın ikinci yarısında yukarı yönlü risklerin devam ettiğini gösteriyor. Yeni eğitim-öğretim döneminin başlaması ve yurt içinde petrol fiyatlarındaki olası yükseliş nedeniyle Ağustos ve Eylül aylarında aylık enflasyonun %2 civarında gerçekleşebileceğini düşünüyoruz. Bu doğrultuda 2026 yıl sonu TÜFE tahminimizi %28,8 seviyesinde koruyoruz. Hizmet ve gıda enflasyonu ile enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeleri dezenflasyon sürecinin önündeki başlıca riskler olarak değerlendiriyoruz.

TCMB'nin yaklaşık altı aylık aranın ardından, beklentilerimiz doğrultusunda haftalık repo ihalelerine yeniden başlamasını yılın ikinci yarısı açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz. Mevcut durumda piyasada yaklaşık 1,25 trilyon TL seviyesinde likidite fazlası bulunurken, haftalık repo ihalelerinin yeniden başlatılması kısa vadeli faizlerin yönlendirilmesi ve para politikasının operasyonel çerçevesinin normalleşmesi açısından önemli bir sinyal niteliğinde. İlk haftalık repo ihalesinin %37 faizle gerçekleştirilmesiyle fonlama kompozisyonunun gecelik borç verme faizinden politika faizine doğru kayması, piyasanın fiili fonlama maliyetinde gevşemeye işaret ederken, Ekim ve Aralık toplantılarına ilişkin faiz indirimi beklentilerini de güçlendirdi.

Bu çerçevede TLREF, BIST repo ve depo ihale faizlerindeki gelişmelerin yanı sıra enflasyon görünümünü yakından takip ediyoruz. Repo ihalelerinin yeniden başlamasının özellikle bankacılık, GYO, holdingler ve endeks ağırlığı yüksek hisseler açısından olumlu bir katalizör olmasını bekliyoruz. Bununla birlikte, 10 Eylül'e kadar gerçekleşecek yurt içi ve küresel gelişmelerin TCMB'nin faiz indirim patikasının seyri açısından belirleyici olacağını düşünüyoruz. Enflasyon görünümünde belirgin bir bozulma yaşanmaması halinde, para politikasındaki operasyonel normalleşmenin politika faizinde kademeli indirimlerle desteklenmesini bekliyoruz. Mevcut görünüm altında TCMB'nin 22 Ekim ve 10 Aralık toplantılarında 100'er baz puanlık indirimlerle politika faizini yıl sonunda %35 seviyesine çekmesini bekliyoruz. Faizlerdeki düşüşün başta bankacılık, GYO ve iç talebe duyarlı sektörler olmak üzere şirketlerin finansman maliyetlerini azaltarak sanayi şirketlerinin karlılık görünümünü de desteklemesini bekliyoruz. Özellikle finansman giderlerindeki gerilemenin, yüksek faiz ortamında baskılanan bilançolar açısından önümüzdeki dönemde önemli bir destekleyici unsur olacağı görüşündeyiz

Ödemeler dengesi tarafında enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler temel risk unsuru olmaya devam ediyor. Orta Doğu kaynaklı çatışmaların etkisiyle dış ticaret dengesinde yaşanan bozulma ve enerji fiyatlarındaki oynaklık sonucunda, yılın ilk yarısında cari açık geçen yılın aynı dönemindeki yaklaşık 26 milyar dolar seviyesinden 34,5 milyar dolara yükseldi. 12 aylık kümülatif cari açık ise 38,9 milyar dolara ulaştı. Yılın ikinci yarısında turizm gelirlerinin hizmetler dengesine sağlayacağı katkının cari açığı sınırlamasını beklerken, petrol fiyatlarının yüksek seyretmesinin dış denge üzerinde baskı oluşturmaya devam edebileceğini düşünüyoruz. 84 dolar/varil Brent petrol varsayımımız doğrultusunda 2026 yıl sonu cari açık tahminimizi 52,9 milyar dolar seviyesinde koruyoruz. Bununla birlikte cari açığın finansman kalitesi, rezerv birikimi ve sermaye girişlerinin seyri, TL varlıkların risk primi açısından yakından izlenmesi gereken başlıklar olmaya devam ediyor.

Küresel enerji piyasalarında geride bıraktığımız dönemde fiyatlamaları jeopolitik riskler ve arz kısıntıları belirlerken, önümüzdeki süreçte daha dengeli bir piyasa yapısına geçiş öngörüyoruz. Üretim kapasitelerindeki artış ve küresel talepteki ılımlı seyirle birlikte, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskının hafiflemesini bekliyoruz. Bu doğrultuda, küresel jeopolitik stresin yüksek seyrettiği 2026 yılını ortalama 84 dolar/varil seviyesinde tamamlamasını beklediğimiz Brent petrolün, 2027 yılında kademeli bir normalleşme eğilimi sergileyerek ortalama 72 dolar/varil seviyesine gerileyeceğini tahmin ediyoruz. Enerji fiyatlarındaki bu gevşeme beklentisi, Türkiye ekonomisinin makro dengeleri açısından oldukça destekleyici bir zemin sunmaktadır. Brent petrolün 84 dolardan 72 dolar seviyesine gerilemesi, Türkiye'nin enerji ithalat faturasını belirgin ölçüde hafifleterek cari işlemler açığında yapısal bir daralma yaratacaktır. Aynı zamanda, enerji maliyetlerindeki bu düşüş, 2027 yılı için öngördüğümüz %22,60 seviyesindeki dezenflasyon patikasını destekleyecek ve para politikasındaki kademeli normalleşme süreci için ihtiyaç duyulan makroekonomik manevra alanını genişletecektir 

 

Yılın ikinci yarısında finansal koşullardaki kademeli gevşemenin iç talebi desteklemesini beklesek de, sıkı para politikasının gecikmeli etkileri, sanayi üretimindeki zayıf seyir ve jeopolitik gelişmelerin ekonomik aktivite üzerindeki baskısının devam edebileceğini düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde büyümenin seyri açısından iç talebin yanı sıra sanayi üretimi, yatırımlar ve ihracat performansının belirleyici olacağını değerlendiriyoruz. 1Ç26 büyüme verisinin ardından aşağı yönlü revize ettiğimiz 2026 yılı büyüme tahminimizi %3,4 seviyesinde koruyoruz. 

Önümüzdeki dönemde Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler ve çatışmaların seyri, petrol fiyatları üzerinden makroekonomik görünüm açısından önemli bir risk unsuru olmaya devam ediyor. Bölgede gerilimin yeniden tırmanması ve petrol arzına yönelik risklerin artması, Brent petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareketlere neden olabilir. Petrol fiyatlarındaki olası yükselişin başta enflasyon olmak üzere cari denge, büyüme ve para politikası beklentileri üzerinde baskı oluşturabileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle, petrol fiyatlarında kalıcı bir yükseliş yaşanması halinde mevcut makroekonomik tahminlerimiz üzerinde yukarı yönlü revizyon ihtiyacı oluşabileceğini değerlendiriyoruz. ❖ 2025 yılı sonunda yayımladığımız strateji raporumuzda, 2026 yılına ilişkin beklentilerimizi yatırımcılar ile paylaşırken, BIST100 endeksi için 12 aylık hedef fiyatımızı 15.250 olarak belirlemiştik. Söz konusu dönemde stratejimizin temelini; makroekonomik görünümde beklenen iyileşme, finansal koşullarda normalleşme, ülke risk primindeki gerileme, yabancı yatırımcı ilgisinin yeniden artması ve şirket kârlılıklarında 2026 yılının ikinci yarısından itibaren toparlanma beklentisi oluşturmuştu. Bu doğrultuda, söz konusu gelişmelerin Borsa İstanbul'da yeniden değerleme sürecini destekleyebileceğini öngörmüştük. 2026 yılının geride kalan döneminde BIST100 endeksinde güçlü bir performans izlenirken, endeksin 15.205 seviyesinde tarihi zirvesini yenilemesiyle birlikte yıl sonunda belirlediğimiz 15.250 hedefimize oldukça yaklaştığını görüyoruz. Geldiğimiz noktada, yıl başında ortaya koyduğumuz pozitif beklentilerin önemli ölçüde fiyatlandığını değerlendirirken, bundan sonraki dönemde şirket kârlılıklarında beklenen toparlanmanın ve mevcut değerleme iskontosunun ne ölçüde azalacağının daha fazla önem kazanacağını düşünüyoruz.

2026 yılının ikinci yarısından itibaren şirket kârlılıklarında beklediğimiz toparlanmanın önümüzdeki dönemde belirginleşmesini bekliyoruz. Finansman maliyetlerindeki gerilemenin bilançolara yansıması, faaliyet koşullarındaki iyileşme ve iç talepte beklenen toparlanmanın şirket cirolarını desteklemesi karlılık görünümünü olumlu etkileyebilir. Bu toparlanmanın 2027 yılında daha belirgin hale gelmesi ve kâr büyümesinin hız kazanması, Borsa İstanbul açısından önemli bir katalizör olacaktır. Bu süreçte endeks bazlı hareketlerden ziyade sektör ve şirket bazlı ayrışmaların daha belirgin hale gelmesini bekliyoruz. Güçlü bilanço yapısına, düşük borçluluğa, sürdürülebilir nakit akışına ve kârlılık büyüme potansiyeline sahip şirketlerin yatırımcı ilgisinden daha fazla pay alabileceğini düşünüyoruz. Özellikle, faiz indirim sürecinden olumlu etkilenebilecek bankacılık ve GYO, iç talepte beklenen toparlanmadan fayda sağlayabilecek perakende ile operasyonel görünümü güçlü sanayi ve ihracatçı şirketlerde ayrışma görülebileceğini değerlendiriyoruz. Bununla birlikte, savunma sanayii, sağlık ve ulaştırma sektörlerinin yapısal büyüme dinamikleri ve şirket bazlı hikâyeler doğrultusunda ön plana çıkabileceğini düşünüyoruz. Bu doğrultuda MLP Sağlık, BİM, Ebebek, Tüpraş, Çimsa, Albaraka ve Logo Yazılım hisselerini beğeniyoruz. 

BIST100 endeksinin değerleme tarafında ise Türkiye hisse senedi piyasalarının gelişmekte olan ülke piyasalarına kıyasla iskontolu görünümünü koruduğunu düşünüyoruz. Makroekonomik görünümdeki iyileşmenin kalıcı hale gelmesi, ülke risk primindeki gerilemenin devam etmesi ve şirket kârlılıklarının toparlanması halinde, söz konusu iskontonun kademeli olarak azalabileceğini değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda, önümüzdeki dönemde endeks performansının yalnızca kar büyümesiyle değil, değerleme çarpanlarında gerçekleşebilecek normalleşmeyle de desteklenebileceği kanaatindeyiz. 

Teknik görünüm açısından ise 14.300 seviyesini mevcut yükseliş eğiliminin korunması açısından önemli bir eşik olarak takip ediyoruz. Endeksin bu seviye üzerinde kalıcılık sağlaması halinde yükseliş eğiliminin korunmasını ve yeni zirve arayışlarının devam etmesini bekliyoruz. Yukarı yönlü hareket açısından ise 15.205 seviyesindeki tarihi zirvenin aşılması önem taşımaktadır. Bu seviyenin üzerinde kalıcı hareketin oluşması halinde endekste yeni bir fiyatlama alanının açılabileceğini düşünüyoruz. Öte yandan, endekste oluşan simetrik üçgen formasyonunun yukarı yönlü kırılması sonrasında formasyonun teorik hedefi 16.500 seviyesine işaret etmektedir. Aynı zamanda 16.500 seviyesini endeks açısından uzun vadeli güçlü direnç bölgesi olarak takip ediyoruz. Bu seviyenin aşılması ve üzerinde kalıcılık sağlanması halinde, alımların hız kazanmasını ve yükselişin daha geniş bir hisse grubuna yayılmasını bekliyoruz. Teknik görünümde oluşabilecek bu ivmenin, şirket kârlılıklarında beklediğimiz toparlanma ve değerleme iskontosunun azalmasıyla desteklenmesi halinde, yükseliş eğiliminin daha güçlü bir yapıya kavuşabileceğini değerlendiriyoruz. 

Tüm bu gelişmeler doğrultusunda, 2025 yılı sonunda belirlediğimiz 15.250 seviyesindeki hedefimizin büyük ölçüde fiyatlanmasının ardından, önümüzdeki dönemde BIST100 endeksinde yeni zirve seviyelerin test edilebileceğini öngörüyoruz. 14.300 seviyesi üzerinde kalıcılığı mevcut pozitif görünümün korunması açısından önemli bulurken, 15.205 seviyesindeki tarihi zirvenin aşılması ve ardından 16.500 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması halinde yükseliş eğiliminin ivme kazanabileceğini düşünüyoruz. Şirket kârlılıklarında beklediğimiz toparlanmanın belirginleşmesi ve değerleme iskontosunun kademeli olarak azalması halinde, endekste yukarı yönlü potansiyelin korunacağı kanaatindeyiz. Bu çerçevede, BIST100 endeksi için 12 aylık hedefimizi 19.835 olarak belirliyoruz. Söz konusu hedef, mevcut seviyelerden yaklaşık %36 oranında getiri potansiyeline işaret etmektedir. Bununla birlikte, 14.300 seviyesinin altında kalıcılık sağlanması halinde kısa vadeli görünümde bozulma ve düzeltme riskinin artabileceğini düşünüyoruz. Şirket kârlılıklarında beklenen toparlanmanın gerçekleşmemesi, küresel risk iştahında belirgin bozulma ve jeopolitik risklerde artış ise aşağı yönlü risk unsurları olarak öne çıkmaktadır.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Döngüsel Portföy Bilgilendirme Notu (Deniz Yatırım)

Döngüsel Portföy Bilgilendirme Notu


 

Güncelleme

 

  • Döngüsel Portföy nezdinde güncellemeye gidiyoruz.
  • BIGCH & ISMEN: Sırasıyla 18 ve 27 Ağustos 2025'ten bu yana Portföyümüz içerisinde yer alan her ikisi hisseyi de beklentimizden ciddi anlamda farklılaşan negatif performansları nedeniyle çıkarıyoruz. Her iki hissenin de temel anlamda iskonto barındırdığını düşünmeye devam etsek de fiyatlama dinamiklerinde yaşanan sorun ve ilgi kaybının bu kararı vermemizde etkili olduğunu önemle belirtmek isteriz. Nominal anlamda BIGCH %-33, ISMEN ise %-19 seviyelerinde zayıf performans sergilemiştir.
  • ALARK: Alarko Holding, enflasyon muhasebesinin holding finansallarında neden olduğu karmaşıklık ve baskıya ek olarak yüksek yatırım dönemi nedeniyle son 3 yılı aşkın dönemdir zayıf performans (2022 yıl sonuna göre %-45, yılbaşından bu yana da %-15 relatif performans) gösteriyor. Ancak, hem enerji işkolundaki yapı değişikliğinin getireceği öngörülebilir nakit akışı hem de enflasyon muhasebesinin finansallardaki etkisinin hafiflemesi ile ön plana çıkmaya başlayabileceği düşüncesindeyiz.
  • Ağırlık dağılımı: Portföyümüz içerisinde BIGCH %5, ISMEN ise %6 ağırlık ile bulunuyordu. İkisinin çıkarılması ile birlikte ALARK hissesini %11 ağırlık ile ekliyoruz. Portföyümüzde yer alan hisse sayısı son değişiklik ile birlikte 11'den 10'a düşmüştür.

 

  • Deniz Yatırım Döngüsel Portföy kurulduğu günden (21 Ekim 2021 = 100) bu yana nominal %1698, 2026 yılında ise %21 performans göstermiştir. Portföyümüz, kuruluşundan bu yana BIST 100 endeksine rölatifte %79 performans sergilemiştir.Döngüsel Portföy
  • Döngüsel Portföy, Deniz Yatırım Strateji ve Araştırma Bölümü'nde çalışan analistler tarafından BIST içerisinde yer alan hisse senetlerine yönelik 'döngüsel' beklentileri içeren ve sadece Genel Yatırım Tavsiyesi kapsamında değerlendirmelerdir. Buna göre, Portföy oluşturulurken, herhangi bir hedef fiyat beklentisi, yüzde (%) kazanç önerisi ve zaman kısıtı (hedeflemeleri) bulunmamaktadır.
  • Portföy, Model Portföy yönetim mantığından farklı çalışmaktadır. Model Portföy, orta-uzun vadeli beklentilerden ve hedef fiyat seviyelerinden oluşurken (12-ay beklentiler); Döngüsel Portföy ise bunlardan bağımsız, şeffaf şekilde yönetilmeyi amaç edinen, hesap verilebilir eksende, temel analiz ile beğenilen ve paylaşılan özet düşüncelerden oluşan şirket beklentilerini içerir ve karar aşamasında hedef fiyat ve öneri baz oluşturmaz. Analistler, Portföy'ün şekillendirilme sürecinde, sektör ve şirketlere yönelik 'döngüleri' gözetmeyi önceliklendirmeye çalışırken, kimi dönemlerde TL ve YP cinsinden fiyatlama seviyelerinin sunduğu iskonto avantajlarını da gözetirler.
  • Deniz Yatırım Strateji ve Araştırma Bölümü Döngüsel Portföy içerisinde yaptığı güncellemeleri mail ortamında ilgili müşteri temsilcileri ile paylaşmak ve geçmişe dönük veri sınıflandırmasını yapmakla yükümlüdür.
  • Döngüsel Portföy, hiçbir koşulda sadece teknik analiz bilgisi ve değerlendirmelerine dayalı şekilde oluşturulamaz.
  • Döngüsel Portföy, herhangi bir müşteri yönlendirmesi içermemektedir. Strateji ve Araştırma Bölümü'nde yer alan analistlerin özet düşüncelerinden oluşan ve son kararın her zaman yatırımcıya bırakıldığını gözeten bir süreçtir.
  • Döngüsel Portföy, alım ve satım şeklinde çift yönlü değerlendirme şeklinde çalışmaktadır.
  • Döngüsel Portföy, Deniz Yatırım Strateji ve Araştırma Bölümü tarafından yapılacak değerlendirmelere göre yıl içerisinde herhangi bir sayı kısıtı olmadan uygun zamanda güncellenebilir.

 


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Güncel Hisse Öneri Portföyü (Ziraat Yatırım)


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

HİSSE DEĞERLENDİRMESİ- Şeker Yatırım model portföyünden Tüpraş'ı çıkardı, Emlak Konut'u ekledi

Uzun Vadeli Model Portföyümüzde bugün itibarıyla yaptığımız değişiklik kapsamında Tüpraş'ı (TUPRS) portföyümüzden çıkarırken, Emlak Konut'u (EKGYO) portföyümüze ekliyoruz.

TUPRS'a yönelik olumlu temel görüşümüzü koruyoruz. TUPRS, 2 Mart 2026 tarihinde model portföyümüze dahil edilmesinin ardından %88,4 getiri sağlamış, aynı dönemde BIST 100 Endeksi'ne göre %73,2 oranında rölatif getiri elde etmiştir. TUPRS için "AL" tavsiyemizi sürdürüyoruz; ancak hisse fiyatındaki bu performansın ardından 395,00 TL olan mevcut hedef fiyatımızı gözden geçiriyoruz. Bununla birlikte, gelişen makroekonomik çerçevede faizlerde normalleşme beklentisinin EKGYO açısından daha güçlü bir katalist oluşturacağını düşünüyor ve model portföyümüzde bu temanın ağırlığını artırıyoruz.
TCMB'nin 23 Ağustos 2026 Pazar günü yaptığı duyuru ile, 1 Mart 2026 tarihinde ara verdiği bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasına karar vermesini, likidite ve fonlama koşullarında normalleşme yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde dezenflasyon sürecinin devamıyla birlikte faiz oranlarında kademeli gerileme beklentimizin, konut finansman koşullarını ve ertelenmiş konut talebini destekleyerek GYO sektörünün göreceli görünümünü güçlendirebileceğini düşünüyoruz.

Bu çerçevede EKGYO'nun, geniş arsa ve proje portföyü, güçlü ön satış performansı, yüksek proje geliştirme kapasitesi ve faiz oranlarındaki gerilemeye yüksek duyarlılığı ile öne çıktığını düşünüyoruz. Şirketin 5,61 milyon m² ve 128,07 milyar TL ekspertiz değerine sahip ihale edilmemiş arsalar portföyü uzun vadeli değer yaratımını desteklerken, devam eden Gelir Paylaşımı projelerindeki 131,52 milyar TL minimum garanti edilen şirket payı geliri orta vadeli gelir görünürlüğünü güçlendirmektedir.

Operasyonel tarafta, 2Ç26 finansal sonuçlarındaki zayıflığa karşın ön satış performansının güçlü seyrini korumasını olumlu buluyoruz. Şirket, 2026 yılının ilk yarısında arsa satışlarıyla birlikte 50,70 milyar TL toplam ön satış değerine ulaşmıştır. Şirket'in 2026 yıl sonu için toplam ön satış hedefi ise 145,45 milyar TL seviyesindedir. Faizlerde gerilemenin konut talebini desteklemesinin yanı sıra net aktif değer iskontosunda olası daralma, yeni proje lansmanları, arsa değerlerindeki artış ve kentsel dönüşüm faaliyetlerini de hisse performansı açısından önemli katalistler olarak görüyoruz.
Sonuç olarak, TUPRS'a ilişkin olumlu görüşümüzde herhangi bir değişiklik olmamakla birlikte, mevcut makroekonomik konjonktürde EKGYO'nun risk-getiri profilini daha cazip buluyoruz. Faizlerdeki normalleşmeden daha güçlü faydalanmasını beklediğimiz EKGYO'yu bu nedenle Uzun Vadeli Model Portföyümüze ekliyoruz. EKGYO için 32,84 TL hedef fiyatımız ve "AL" tavsiyemiz bulunmaktadır. Hedef fiyatımız 21.08.2026 tarihli pay kapanış fiyatına göre %68,8 oranında getiri potansiyeli sunmaktadır.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Günlük Strateji Bülteni (Vakıf Yatırım)

Piyasalara Bakış

Güne 14.104 seviyesinden başlayan BIST 100 endeksi, günün genelinde

pozitif seyir izledi ve kapanışını %2,34 artışla 14.459 puandan

gerçekleştirdi. Günlük işlem hacmi ise 199,1 mlr TL olarak kaydedildi.

Endekse puan bazında en yüksek katkıyı ASELS, TUPRS ve BIMAS sağladı.

Sektör endekslerinin çoğunluğu primlenirken, en yüksek artış

gösteren kimya petrol plastik endeksi oldu. Bankacılık endeksi %2,50

sanayi endeksi ise %2,49 yükseldi. Küresel piyasalarda ise, Orta

Doğu'da devam eden belirsizlikler nedeniyle Avrupa borsaları günü

İngiltere hariç satıcılı görünümle tamamladı. ABD borsaları ise

karışık seyirlerle kapanışını gerçekleştirdi.

Dün yurt içinde veri gündemi oldukça sakindi. İngiltere'de

açıklanan temmuz ayı enflasyon gerçekleşmeleri bir önceki yıla göre

%2,9 artış göstererek beklentilere paralel gerçekleşti. Avro

Bölgesi'nde ise temmuz ayı enflasyonu enerji fiyatlarındaki artışın

etkisiyle aylık bazda %0,2 ve yıllık olarak %2,9 artış kaydetti.

Verinin ardından Avrupa Merkez Bankası Başkanı Lagarde,

gerçekleştirdiği konuşmada, küresel ticarette artan kısıtlamalar ve

jeopolitik risklerin geleneksel büyüme modelini değiştirdiğini

belirtirken, ekonomik bağımlılıkların baskı aracına

dönüşebildiğini vurguladı. Öte yandan Fed'in 28-29 Temmuz tarihinde

gerçekleştirdiği FOMC toplantı tutanakları yayımlandı. Rapora göre,

bazı yetkililer faiz artışını desteklerken, enflasyonun azalmaması

durumunda faiz artırımına gidilebileceği belirtildi. Bugün yurt

içinde veri gündeminde önemli bir başlık öne çıkmazken, ABD'de

Philadelphia Fed imalat endeksi, CB öncü göstergeler endeksi ve

haftalık işsizlik maaşı başvuruları verileri izlenecek.

Borsa İstanbul'un yeni güne hafif alıcılı bir görünümle

başlamasını bekliyoruz. Yükselişlerde sırasıyla 14.600 ve 14.850

seviyeleri endeksin hedef seviyeleri olarak takip edilebilir. Gerilemelerde

ise 14.200 ve 14.000 seviyeleri endeksin destek noktaları olarak

izlenmelidir.

Sektör ve Şirket Haberleri

- Planlanan Temettü Ödemeleri Tablosu

- Genel Kurul Tarihleri Tablosu

- Takip Listesi

- Haftalık Ajanda

Takvim

Günlük Bültene ulaşmak için

Bülten üyeliği için

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.