Geri Dön

Yatırım ve Foreks Haberleri

Tüpraş, İzmir Rafinerisinde 2 Aralık itibari ile başlayan bakım ve iyileştirme çalışmaları amacıyla ara verdiği üretime, önceden duyurulan takvime paralel olarak Mart ayı başından itibaren ünitelerin kademeli olarak devreye alınmaya başlanacağını duyurdu. Bakım ve iyileştirme çalışmalarında uzama olmadan yeniden faaliyete geçilecek olmasını Tüpraş hissesi için olumlu değerlendiriyoruz. 

Tüpraş 4Ç20'de 376 milyon TL net kar açıkladı. Ak Yatırım tahmini olan 427 milyon TL'nin bir miktar gerisinde kalırken, 280 milyon TL konsensus beklentisinin üzerinde gerçekleşti. Operasyonel performansın tahminlerden zayıf gelmesine rağmen, net karın daha yüksek gelmesinde 497 milyon TL'lik ertelenmiş vergi geliri olduğunu düşünüyoruz. FAVÖK ise 233 milyon TL ile bizim 322 milyon TL, piyasanın ise 313 milyon TL olan tahmininin gerisinde kaldı. Burada stok etksinden arındırılmış FAVÖK'ün (CCS EBITDA) 33 milyon $ ile bizim 20 milyon $ olan hesabımızın üzerinde gelmesini göz önünde bulundurduğumuzda, FAVÖK'ün tahminlerin altında kalmasında stok karının daha düşük oluşmasından kaynaklandığını görüyoruz. 4Ç'de önemli bir diğer gelişme ise Şirket'in net nakit pozisyonunda işletme sermayesi ihtiyacındaki düzelme kaynaklı iyileşme olduğunu belirtmek gerekir. Tüpraş'ın 3Ç sonu itibariyle 17,8 milyar TL olan net borcu sene sonunda 9,4 milyar TL'ye geriledi.

 

4Ç sonuçları ile birlikte Tüpraş 2021 beklentilerini de açıkladı. Buna göre 2,5-3,5 $/varil net rafineri marjı bekleyen Şirket bunu orta distilat ürün marjlarında iyileşme beklentisine bağlıyor (2020 gerçekleşmesi 1.3 $/varil). AK Yatırım beklentisi olan 4,5 $/varil'e göre bir miktar temkinli buluyoruz. Rafineri sektörü ile ilgili devam eden belirsizlikler düşünüldüğünde, tahminler arasında belirgin farkların olması şu aşamada normal diyebiliriz.

 

4Ç sonuçları genel olarak Tüpraş için karışık olarak değerlendiriyoruz. Şirket'in operasyonel sonuçları stok etkisi nedeniyle geride kalırken, net kar ertelenmiş vergi geliri sayesinde daha yüksek gerçekleşti. Diğer taraftan net borç pozisyonundaki iyileşme ise temkinli 2021 beklentileri nedeniyle gölgelenebilir. Dolayısı ile Tüpraş'ın kısa vadeli hisse performansının hafif olumsuz bir tonda karışık bir seyir izleyebileceğini düşünüyoruz. Uzun vadeli hisse performansı ise Covid-19 aşılama çalışmalarının yaygınlaşmasına bağlı olarak global mobilitenin hızlanması ile orta distilat ürün marjlarının trendine bağlı olacaktır.

 

Hisse için 135.00 TL/hisse hedef fiyatımızı ve 'Endeksin Üzerinde Getiri' tavsiyemizi koruyoruz. 

Tüpraş 3Ç20'de  420 milyon TL net zarar açıkladı. Piyasa beklentisi ise 633 milyon TL net zarardı. Net zararın piyasa tahminine göre daha düşük gelmesinde operasyonel rakamların daha iyi olmasının yanında 169 milyon TL'lik ertlenmiş vergi gelirinin de etkisi olduğunu düşünüyoruz. Tüpraş 3Ç20'de 2.1 USD/varil net rafineri marjı elde etti. Bu rakam 1,44 milyar TL stok karı sayesinde tahminlerin bir miktar üzerinde gerçekleşti. Diğer taraftan, stok etkisinden arındırılmış (CCS) FAVÖK beklendiği gibi eksi 64 milyon USD seviyesinde oluştu. 3Ç19'de elde edilen 291 milyon USD'lik CCS FAVÖK'e göre düşüşün sebebi ürün marjlarındaki zayıflama, ağır ham petrol makasının daralması ve kapasite kullanım oranındaki düşüş etkili oldu. Tüpraş'ın genel olarak sonuçları tahminlerin üzerinde gerçekleşti. Ancak sapmanın daha çok stok etkisinden kaynaklandığını, dolayısı ile beklentiden iyi gelen sonuçların hisse üzerindeki etksinin sınırlı kalabileceğini düşünüyoruz. Bunun ile beraber, özellikle 4Ç ile birlikte orta distilat ürün marjlarındaki iyileşme ve güçlü benzin rasyoları daha iyi bir 4Ç görünümü sunuyor. Ayrıca, Ocak-Eylül döneminde oluşan 1,5 USD/varil net rafineri marjı dikkate alındığında, Şirket'in 1.0 USD/varil olan net rafineri marjı hedefine olan risklerin yukarı yönlü olduğunu düşünüyoruz.

 

Tüpraş için 102 TL/hisse hedef fiyatımız ve 'Nötr' tavsiyemiz bulunmaktadır.

 

 

 

TUPRS UFRS özet, TL mln3Ç194Ç191Ç202Ç203Ç20Çeyrek %Yıl %3Ç20K*G/K9A199A20Yıl %
            
Satışlar23,30921,63116,9409,28017,03584%-27%15,42010%67,97043,25430%
FAVÖK885708-1,18155988358%0%60845%3,099262119%
FAVÖK marjı3.8%3.3%-7.0%6.0%5.2%  3.9% 4.6%0.6% 
Net Kar-155186-2,265-185-420n.mn.m-633n.m340-2,870-93%
Net Marj-0.7%0.9%-13.4%-2.0%-2.5%  -4.1% 0.5%-6.6% 

 

 


Tüpraş Covid-19 salgınının küresel çapta akaryakıt ürünleri talebi üzerinde oluşan olumsuz etkisinin devam etmesi ve yüksek seyreden ürün stokları nedeniyle küresel akaryakıt ürün marjları önemli ölçüde zayıflaması üzerine 2020 yılı beklentilerinde aşağı yönlü değişiklik yaptığını açıkladı. Bu doğrultuda, Şirket daha önce 2020 yılı için öngördüğü üretim ve satış beklentisini 2 milyon ton kısarak sırasıyla 22 milyon ton ve 23 milyon ton olarak revize etti. Bunun sonucu olarak kapasite kullanım oranı tahmini %80-85 seviyesinden %75-80 aralığına indirildi. Şirket ayrıca Akdeniz Kompleks Marjı beklentisini 1.0 – 2.0 $/varil seviyesinden ~-0.5 $/varil seviyesine, Tüpraş Net Rafineri Marjı beklentisini ise 3.0 – 4.0 $/varil seviyesinden ~1.0 $/varil seviyesine revize etti. Son olarak, rafinaj yatırımları beklentimiz ~125 milyon USD'den ~115 milyon USD'ye düşürülmüştür. Akdeniz rafineri marjlarının Ocak-Eylül döneminde ortalama olarak -0.25 $/varil seviyesinde oluştuğunu göz önünde bulundurduğumuzda, 4Ç20 için Şirket'in -1.5 $/varil ortalama rafineri marjı beklentisi bulunmakta. Şirket'in 1Y20'de 1.1 $/varil net rafineri marjı gerçekleştirdiğini ve rafineri sektöründeki devam eden zayıflık göz önünde bulundurulduğunda, Şirket'in daha önceki beklentilerinin iyimser kalmıştı. Dolayısı ile beklentilerdeki aşağı yönlü yapılan revizyonun hisse üzerinde sınırlı bir etki yapmasını bekliyoruz. Rafineri sektörü için temkinli görüşümüzü korurken, Tüpraş için 'Nötr' tavsiyemiz ve 102 TL/hisse hedef fiyatımız bulunmaktadır. 

​Bloomberg haberinde Tüpraş İzmit Rafinerisi'nde bir ekipmanın devreye alınması sırasında meydana gelen dumanlanma kontrol altına alındı. Tüpraş'tan yapılan açıklamada, Çarşamba günü (5 Haziran) İzmit Rafinerisi'nde bir ekipmanın devreye alınması sırasında dumanlanma meydana geldiği kaydedildi. Rafineri teknik emniyet ekiplerinin müdahalesiyle durumun kontrol altına alındığı, olayın insan ve çevre sağlığına olumsuz bir etkisi olmayıp, rafineri operasyonları planlandığı şekilde devam ediyor bilgisi paylaşıldı. Haberin hisse için nötr etki yapmasını bekliyoruz.

ANALİZ- Haftalık Borsa Strateji Bülteni (İntegral Yatırım)

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- BIST Günlük Bülten (İntegral Yatırım)

Piyasa Beklentimiz

Küresel piyasalar haftanın son işlem gününü Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole konuşmasının ardından temkinli bir görünümle tamamladı. Warsh'ın yüzde 2'lik enflasyon hedefinden taviz verilmeyeceğini vurgulaması ve gerekmesi halinde ilave parasal sıkılaşmaya açık kapı bırakması, eylül ayında faiz artırımı ihtimalinin yeniden güçlenmesine neden oldu. Bu fiyatlamayla ABD 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,35'e, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,72'ye yaklaşırken, yüksek değerlemelere sahip teknoloji hisselerinde satış baskısı öne çıktı. Cuma günü Nasdaq yüzde 0,5, S&P 500 yüzde 0,2 gerilerken Dow Jones yataya yakın negatif kapandı. Bununla birlikte ana endekslerin haftayı sınırlı yükselişle tamamlaması, risk iştahının tamamen bozulmadığını ancak faiz görünümünün hisse senedi piyasaları açısından belirleyici olmaya devam ettiğini gösteriyor.

Hafta sonunda küresel gündemin odağı yeniden ABD-İran gerilimine kaydı. ABD'nin İran'ın Larak Adası'nda, Hürmüz Boğazı'na yönelik mayınlı roket hazırlığı yapıldığı gerekçesiyle iki rampayı vurmasının ardından İran, Ürdün'deki ABD askeri üslerine balistik füzelerle karşılık verdi. Son bir ayın ardından taraflar arasında yeniden doğrudan saldırıların yaşanması, çatışmanın genişleyebileceği ve Hürmüz Boğazı'ndaki enerji sevkiyatının daha fazla aksayabileceği endişelerini artırdı. Bu gelişmelerle Brent petrol haftaya yüzde 2'nin üzerinde yükselişle başladı ve yeniden 90 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Bu hafta piyasalarda ABD-İran geriliminin seyri, petrol fiyatları ve tahvil faizlerindeki hareket teknoloji hisseleri başta olmak üzere riskli varlıklar üzerinde belirleyici olacak. Veri tarafında bugün Almanya enflasyonu izlenirken, haftanın devamında ABD'de ISM endeksleri, Euro bölgesi ve Türkiye enflasyonu, Euro bölgesi ve ABD'de PMI verileri, özel sektör istihdamı ve cuma günü açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisi takip edilecek.

Yurt içinde cuma günü BIST 100 endeksi yüzde 0,45 yükselişle 14.641,56 puandan kapanırken, haftalık bazda da yüzde 0,45 puan değer kazandı. Hafta sonunun en önemli gelişmesi ise SPK'nın yatırım fonlarına yönelik açıkladığı yeni düzenlemeler oldu. Düzenlemeyle serbest fonların tek bir şirketin fiili dolaşımdaki paylarından alabileceği miktar, şirketin halka açıklık oranına göre yüzde 2 ile yüzde 8 arasında sınırlandırıldı. Aynı portföy yönetim şirketinin yönettiği fonların toplam pozisyonları için de yüzde 4 ile yüzde 16 arasında değişen sınırlar getirildi. Ayrıca fon portföyünde yüzde 5'i aşan pozisyonların toplamının yüzde 20'yi geçemeyeceği belirtildi. Bu adımların özellikle halka açıklığı düşük, serbest fon pozisyonlarının yoğunlaştığı hisselerde kısa vadeli oynaklığı artırabileceğini değerlendiriyoruz. Buna karşılık düzenlemelerin orta vadede yoğunlaşma riskini azaltması ve daha dengeli bir piyasa yapısını desteklemesi beklenebilir. Para piyasası fonlarına portföylerinin en az yüzde 10'unu devlet iç borçlanma senetleri veya Hazine kira sertifikalarında tutma zorunluluğu getirilmesi de tahvil talebi açısından destekleyici bir unsur olarak öne çıkıyor.

Bu sabah piyasalara baktığımızda ABD-İran gerilimi, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve Fed'e ilişkin faiz artırım beklentileri nedeniyle riskten kaçış eğiliminin öne çıktığını görüyoruz. Asya borsalarında teknoloji ve yarı iletken hisseleri öncülüğünde satışlar izlenirken, Çin'de imalat PMI ağustosta 49,8'e yükselmesine rağmen daralma bölgesinde kalmaya devam etti. ABD ve Avrupa vadeli endeksleri de negatif bölgede işlem görüyor. Yurt içinde bugün ikinci çeyrek büyüme verisi ile temmuz ayı işsizlik oranı açıklanacak. Piyasa beklentisi ekonominin ikinci çeyrekte yıllık yaklaşık yüzde 2,9 büyümesi yönünde bulunurken, büyümenin kompozisyonu ve iç talebin seyri TCMB'nin para politikası açısından önemli olacak. Perşembe günü açıklanacak ağustos enflasyonu ise eylül ayı faiz kararına ilişkin beklentilerin temel belirleyicisi olmaya devam edecektir.

Petrol fiyatlarındaki yükselişin ve yurtiçinde SPK'nın yatırım fonlarına yönelik açıkladığı yeni düzenlemelerin BIST 100'de haftaya satıcılı bir başlangıç ihtimalini arttırabileceğini düşünüyoruz. Bununla birlikte enerji ve rafineri hisseleri petrol fiyatlarındaki hareket nedeniyle görece pozitif ayrışabilir. Endekste 14.500 seviyesi kısa vadeli ana destek konumunda bulunuyor. Bu seviyenin korunması halinde 14.700-14.730 bölgesinin yeniden test edilmesi mümkün. 14.730 üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 14.800 ve ardından 15.000 seviyeleri gündeme gelebilir. Buna karşılık 14.500 desteğinin aşağı kırılması halinde satış baskısının 14.400-14.340 bölgesine doğru derinleşebileceğini düşünüyoruz. Bugün büyüme verisinin yanı sıra SPK'nın fon düzenlemesinin hisse bazlı yansımaları, petrol fiyatları ve ABD-İran cephesinden gelecek haber akışı yakından izlenecek.

Teknik Takip Listesi

Kod

Kapanış

% Değişim

Pivot

Destek 1

Destek 2

Direnç 1

Direnç 2

HO Göre Durum

TUPRS

396,00

4,01

390,92

385,83

375,67

401,08

406,17

Olumlu

AYGAZ

328,75

2,90

326,33

322,42

316,08

332,67

336,58

Olumlu

THYAO

307,50

0,08

306,83

305,42

303,33

308,92

310,33

Olumsuz

TCELL

103,50

0,68

103,27

102,63

101,77

104,13

104,77

Olumsuz

EREGL

39,16

1,45

39,09

38,65

38,15

39,59

40,03

Olumsuz

SAHOL

93,65

-0,11

93,82

93,28

92,92

94,18

94,72

Olumsuz

BİST 100 Endeksi Teknik Analizi

[çizgi, öykü gelişim çizgisi; kumpas; grafiğini çıkarma, metin, ekran görüntüsü içeren bir resim Yapay zeka tarafından oluşturulan içerik yanlış olabilir.]

Endekste güne negatif yönde başlanabilir...

BIST 100: BIST 100 endeksi cuma günü yüzde 0,45 yükselişle 14.641,56 puandan kapanırken, haftayı da yüzde 0,45 değer kazancıyla tamamladı. Endeks gün içinde 14.511-14.642 bandında hareket etti. Böylece önceki işlem gününde öne çıkardığımız 14.540-14.515 destek bölgesi test edilirken, bu seviyeden gelen alımların etkisiyle kapanışın günün en yüksek seviyesinde gerçekleşmesi kısa vadeli görünüm açısından olumlu bir sinyal verdi. Perşembe günü yüksek seviyelerde belirginleşen satış baskısı cuma günü kısmen karşılanmış olsa da 14.730 direnci henüz aşılamadı. Dolayısıyla teknik görünüm pozitif kalmakla birlikte yeni bir yükseliş dalgasının başlayabilmesi için 14.730 üzerinde hacimli ve kalıcı bir hareket görülmesi gerekiyor. Bu seviyenin aşılması halinde 14.850-14.900 bandı, ardından 15.000-15.100 bölgesi hedef konumuna gelebilir. Aşağıda 14.540-14.515 ilk destek bölgesi olarak izlenecek. Bu bandın altında 14.450 ve yükselen kanalın alt sınırına karşılık gelen 14.350 seviyesi önem taşıyor. Özellikle 14.350 altında gerçekleşecek kapanışlar kısa vadeli yükseliş trendinde bozulmaya işaret ederek 14.180-14.120 bölgesini gündeme getirebilir.

Destekler: 14.540-14.515 / 14.450 / 14.350 / 14.180-14.120

Dirençler: 14.730 / 14.850-14.900 / 15.000 / 15.100

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Günlük Bülten (Ata Yatırım)

BIST100'de yeni haftaya temkinli başlangıç.

Borsa İstanbul'da geçtiğimiz hafta volatil bir seyir izlendi. Haftanın ilk iki işlem gününde yaşanan dalgalı seyir sonrasında, hafta ortasından itibaren toparlanma çabası gözlenirken, cuma günü etkili olan sınırlı alımlarla beraber BIST 100 Endeksi günü %0.45 oranında yükselişle tamamladı.

Endeks haftayı ise %0.87 oranında sınırlı değer kazanımıyla 14,641 seviyesinden kapattı. Endeksin lokomotif sektörlerinde ise belirgin bir ayrışma yaşandı. Bankacılık Endeksi haftayı %5.98 oranında güçlü değer kazanımıyla tamamlarken, Sanayi Endeksi'ndeki yükseliş %0.62 ile daha sınırlı kaldı.

Yeni haftada yurt içinde yoğun bir veri akışı bizi bekliyor. Pazartesi günü ikinci çeyrek büyüme ve temmuz ayı işsizlik oranı, salı günü ise ağustos ayı İmalat PMI verisi takip edilecek. Haftanın en önemli gündem maddesi ise perşembe günü açıklanacak ağustos ayı enflasyon rakamları olacak. TÜFE'nin aylık bazda %1.92 artması, yıllık enflasyonun ise %31.75'ten %31.60 seviyesine gerilemesi bekleniyor. Enflasyonun beklentilerden sapma yönünün, TCMB'nin önümüzdeki dönem faiz politikasına yönelik beklentiler açısından piyasa fiyatlamaları üzerinde belirleyici olabileceğini düşünüyoruz.

Yurt dışında ise Euro Bölgesi'nde öncü TÜFE ve PMI verileri, ABD'de ise hafta boyunca açıklanacak istihdam ve ISM verileri takip edilecek. Özellikle cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam ve işsizlik oranının, FED'in faiz politikasına yönelik beklentiler açısından haftanın en önemli verileri arasında yer alacağını düşünüyoruz.

Güne başlarken küresel piyasalarda genel olarak negatif bir görünüm izleniyor. ABD vadeli endeksleri dünkü kapanış saatimizdeki seviyelerine göre %0.7-1.0 bandında değer kaybederken, Asya piyasalarında da satış baskısı öne çıkıyor. Japonya Nikkei Endeksi %0.65, Hong Kong Hang Seng %0.71, Güney Kore Kospi %1.08 ve Şanghay Endeksi %0.20 oranında geriliyor.

Emtia tarafında Brent petrol %2.73 oranında yükselişle 90.08 ABD$ seviyesinde hareket ederken, ons altında satışların sertleştiği ve fiyatın %3.43 oranında değer kaybıyla 4,420 ABD$ seviyesine gerilediği görülüyor.

Haftanın ilk işlem gününe hafif negatif başlamasını beklediğimiz endekste, 14,630 seviyesinin üzerinde kalındığı sürece yükseliş hareketinin devamını bekliyoruz. Bu seviyenin üzerinde yaşanacak kapanışlarda 14,827 seviyesi ilk direnç olarak takip edilebilir. 14,827'nin aşılması ise yükseliş hareketine yeniden ivme kazandırarak 15,204 seviyesini gündeme getirecektir.

Endekste 14,630 seviyesinin altına yeniden inilmesi durumunda ise 14,480 ve 14,257 seviyelerini kısa vadeli destekler olarak takip edeceğiz.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Günlük Strateji Bülteni (Anadolu Yatırım)

ABD Borsaları, 28 Ağustos seansını Jackson Hole'dan gelen şahin mesajların ardından satıcılı tamamladı. S&P 500 endeksi %0,25 kayıpla 7.711,76 puandan kapandı; endeks gün içinde 7.771,48 puana kadar çıktıktan sonra öğleden sonra satış baskısıyla 7.700,91 puana geriledi. Nasdaq %0,52 düşüşle 26.402,42 puana, NYSE Composite %0,26 gerilemeyle 24.585,18 puana indi. Dow Jones %0,018 ile yataya yakın kapanırken, faize duyarlı yapısıyla öne çıkan Russell 2000 %1,39 kayıpla 2.972,37 puana gerileyerek günün en sert düşüşünü yaşadı. Seans içinde büyük ölçekli teknoloji hisseleri endekslere kısmi destek verirken; kamu hizmetleri, telekomünikasyon ve gayrimenkul yatırım ortaklıkları gibi borçlanma maliyetlerine duyarlı sektörler baskı altında kaldı. Günlük kayıplara karşın üç ana endeks de haftayı pozitif bölgede tamamladı.

Makro tarafta, Cuma günü yapılan Jackson Hole konuşması piyasaların ana referans noktası oldu. ABD Merkez Bankası Başkanı, %2'lik enflasyon hedefinin esnetilemez bir ilke olduğunu ve enflasyonun ikna edici bir hızda yavaşlamadığını vurgularken, fiyat istikrarı sağlanana kadar kararlılıkla hareket edileceğini belirtti. Konuşmada finansal koşulların yeterince sıkılaşmadığına yapılan vurgu şahin olarak okundu ve eylül ayında faiz artırımı ihtimali fiyatlamalarda %35'ten %57'ye yükseldi. Tahvil piyasasında ABD 2 yıllık faizi 12 baz puan artışla %4,35'e, 10 yıllık faiz 5,6 baz puan yükselişle %4,728'e çıktı. Bugün küresel takvimde Çin PMI verileri, Almanya eyalet ve ulusal enflasyon rakamları (15.00), ABD Chicago PMI (16.45) ve Dallas Fed imalat endeksi (17.30) takip edilecek; İngiltere piyasaları banka tatili nedeniyle kapalı olacak.

Yurt içinde günün ve haftanın en kritik verisi saat 10.00'da açıklanacak ikinci çeyrek büyüme rakamı, medyan beklenti yıllık %2,80 olarak oluştu; tahminler %2,20 ile %3,00 aralığında yoğunlaştı. Türkiye ekonomisi ilk çeyrekte %2,5 büyümüştü, yıl geneli için medyan beklenti %3,0 seviyesinde bulunuyor. Aynı saatte işgücü istatistikleri de yayımlanacak. Gün içinde ayrıca TİM ihracat pazar monitörü, MÜSİAD SAMEKS endeksleri, BDDK aylık bankacılık istatistikleri (14.00), TCMB aylık para ve banka istatistikleri (14.30) ile Hazine'nin iç borçlanma stratejisi (17.00) izlenecek. Faiz cephesinde gösterge 10 yıllık tahvil faizi Cuma günü %34,34 seviyesine gerileyerek haftayı tamamladı; 2 yıllık faiz %40,10, 5 yıllık faiz %37,89 düzeyinde bulunuyor. TCMB'nin haftalık repo ihalelerine dönüşünün ardından uzun vadede belirginleşen gerileme eğilimi korundu. Kur tarafında USD/TRY 48,2502, EUR/TRY 55,9316 seviyesinden haftayı kapattı. Düzenleme tarafında hafta kapanışının ardından fon piyasasını doğrudan ilgilendiren bir gelişme yaşandı. SPK, 28 Ağustos tarihli kararıyla Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber'de kapsamlı değişikliğe gitti; düzenleme 29 Ağustos itibarıyla yürürlüğe girdi. Yeni çerçevede serbest fonlarda portföy yoğunlaşmasına sınır getirildi: ağırlığı %5'i aşan yatırımların toplamı %20'yi, ilişkili şirketlere yapılan yatırımlar %20'yi, diğer fonlara yapılan yatırımlar ise %15'i aşamayacak. Serbest para piyasası fonlarının portföylerinde en az %10 oranında Devlet İç Borçlanma Senedi bulundurması zorunlu hale getirildi; bu kalemde uyum süresi 31 Mart 2027 olarak belirlendi. Limitleri aşan pozisyonlar için kademeli takvim uygulanacak: 31 Ekim'de aşımın üçte biri, 30 Kasım'da üçte ikisi azaltılacak, 31 Aralık 2026 itibarıyla tam uyum sağlanacak. Düzenleme, 17 Temmuz'da gayrimenkul ve girişim sermayesi yatırım fonlarının değerleme esaslarında yapılan değişikliğin ardından fon tarafına yönelik ikinci kapsamlı adım.

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi Cuma gününü %0,45 yükselişle 14.641,5 puandan tamamladı ve haftayı %0,87 kazançla kapattı. Endeks güne %0,22 kayıpla 14.543,70 puandan başlamasına karşın gün boyunca alıcılı seyretti; günün en düşük seviyesi 14.511,0 puan olurken kapanış, gün içi zirvesiyle aynı seviyede gerçekleşti. Bu görünüm, seans sonuna doğru alım iştahının güçlendiğine işaret etti. Ancak işlem hacmi 174,7 milyar TL ile haftanın en düşük seviyesinde kaldı. Sektör endekslerinde Bankacılık %1,25 yükselişle 16.719,8 puana çıkarak öncülüğü sürdürdü; Ulaştırma %0,65, Tüm Endeks %0,53, Holding %0,41 ve BIST 30 %0,17 primlendi. Buna karşılık Gıda %0,17 ve Teknoloji %0,43 geriledi. Endeks etkisinde Cuma gününün lideri TUPRS oldu; hisse %4,01 yükselişle 46,8 puanlık pozitif katkı üretti ve Salı günkü sert kaybını büyük ölçüde telafi etti.

Güne Başlarken emtia tarafında ayrışan bir tablo var. Brent petrol Cuma günü %1,69 yükselişle 89,77 dolara çıkarak 90 dolar eşiğine yaklaştı; Hürmüz Boğazı kaynaklı arz endişelerinin canlı kalması fiyatları desteklemeye devam ediyor. Değerli metallerde ise Jackson Hole sonrası şahin fiyatlamaların etkisi hissedildi; ons altın 4.454,77 dolara, ons gümüş 66,28 dolara geriledi. Pariteler tarafında hareket sınırlıydı: EUR/USD 1,15830, GBP/USD 1,3534 seviyelerinde yatay seyretti. Günün ajandasında yurt içinde ikinci çeyrek büyüme verisi ve işgücü istatistikleri, yurt dışında Çin PMI verileri ile Almanya enflasyonu öne çıkıyor. Haftanın ilerleyen günlerinde Perşembe açıklanacak Ağustos ayı enflasyonu ve Cuma günü yayımlanacak ABD tarım dışı istihdam verisi belirleyici olacak.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Kuveyttürk Yatırım, Strateji Raporunda BIST100 için 12 aylık hedefini %36 yükselişe işaret eden 19.835 olarak belirledi

BIST100 endeksi için 12 aylık hedefimizi %36 yükselişe işaret eden 19.835 olarak belirliyoruz

Küresel ve yurt içi piyasalarda Mart ayında başlayan Orta Doğu kaynaklı çatışmalar, başta petrol fiyatları olmak üzere makroekonomik beklentiler üzerinde belirleyici oldu. 60 günlük ateşkesin sona ermesinin ardından taraflardan gelen açıklamalar jeopolitik riskleri gündemde tutsa da piyasaların gelişmelere önemli ölçüde adapte olduğunu ve fiyatlama üzerindeki etkinin önceki döneme kıyasla zayıfladığını gözlemliyoruz. Petrol fiyatlarında dengelenme eğiliminin öne çıkmasıyla birlikte, yılın geri kalanında yurt içi piyasaların seyrinde enflasyonun ana eğilimi, para politikasındaki normalleşme, ekonomik aktivitenin görünümü ve küresel risk iştahının temel belirleyiciler olmasını bekliyoruz.

Temmuz ayında TÜFE aylık %1,78 artarken, yıllık enflasyon 0,36 puan gerileyerek %31,75 seviyesinde gerçekleşti. Enflasyonun ana eğilimi ve üç aylık ortalamalardaki gerileme dezenflasyon sürecinin devam ettiğine işaret ederken, düşüş hızının önceki döneme kıyasla daha temkinli bir patikaya girdiğini değerlendiriyoruz. TCMB'nin 2026 yıl sonu enflasyon tahminini %26'dan %28'e yükseltmesinin ardından piyasa beklentilerinin de %29-%30 seviyelerine yaklaşması, yılın ikinci yarısında yukarı yönlü risklerin devam ettiğini gösteriyor. Yeni eğitim-öğretim döneminin başlaması ve yurt içinde petrol fiyatlarındaki olası yükseliş nedeniyle Ağustos ve Eylül aylarında aylık enflasyonun %2 civarında gerçekleşebileceğini düşünüyoruz. Bu doğrultuda 2026 yıl sonu TÜFE tahminimizi %28,8 seviyesinde koruyoruz. Hizmet ve gıda enflasyonu ile enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeleri dezenflasyon sürecinin önündeki başlıca riskler olarak değerlendiriyoruz.

TCMB'nin yaklaşık altı aylık aranın ardından, beklentilerimiz doğrultusunda haftalık repo ihalelerine yeniden başlamasını yılın ikinci yarısı açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz. Mevcut durumda piyasada yaklaşık 1,25 trilyon TL seviyesinde likidite fazlası bulunurken, haftalık repo ihalelerinin yeniden başlatılması kısa vadeli faizlerin yönlendirilmesi ve para politikasının operasyonel çerçevesinin normalleşmesi açısından önemli bir sinyal niteliğinde. İlk haftalık repo ihalesinin %37 faizle gerçekleştirilmesiyle fonlama kompozisyonunun gecelik borç verme faizinden politika faizine doğru kayması, piyasanın fiili fonlama maliyetinde gevşemeye işaret ederken, Ekim ve Aralık toplantılarına ilişkin faiz indirimi beklentilerini de güçlendirdi.

Bu çerçevede TLREF, BIST repo ve depo ihale faizlerindeki gelişmelerin yanı sıra enflasyon görünümünü yakından takip ediyoruz. Repo ihalelerinin yeniden başlamasının özellikle bankacılık, GYO, holdingler ve endeks ağırlığı yüksek hisseler açısından olumlu bir katalizör olmasını bekliyoruz. Bununla birlikte, 10 Eylül'e kadar gerçekleşecek yurt içi ve küresel gelişmelerin TCMB'nin faiz indirim patikasının seyri açısından belirleyici olacağını düşünüyoruz. Enflasyon görünümünde belirgin bir bozulma yaşanmaması halinde, para politikasındaki operasyonel normalleşmenin politika faizinde kademeli indirimlerle desteklenmesini bekliyoruz. Mevcut görünüm altında TCMB'nin 22 Ekim ve 10 Aralık toplantılarında 100'er baz puanlık indirimlerle politika faizini yıl sonunda %35 seviyesine çekmesini bekliyoruz. Faizlerdeki düşüşün başta bankacılık, GYO ve iç talebe duyarlı sektörler olmak üzere şirketlerin finansman maliyetlerini azaltarak sanayi şirketlerinin karlılık görünümünü de desteklemesini bekliyoruz. Özellikle finansman giderlerindeki gerilemenin, yüksek faiz ortamında baskılanan bilançolar açısından önümüzdeki dönemde önemli bir destekleyici unsur olacağı görüşündeyiz

Ödemeler dengesi tarafında enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler temel risk unsuru olmaya devam ediyor. Orta Doğu kaynaklı çatışmaların etkisiyle dış ticaret dengesinde yaşanan bozulma ve enerji fiyatlarındaki oynaklık sonucunda, yılın ilk yarısında cari açık geçen yılın aynı dönemindeki yaklaşık 26 milyar dolar seviyesinden 34,5 milyar dolara yükseldi. 12 aylık kümülatif cari açık ise 38,9 milyar dolara ulaştı. Yılın ikinci yarısında turizm gelirlerinin hizmetler dengesine sağlayacağı katkının cari açığı sınırlamasını beklerken, petrol fiyatlarının yüksek seyretmesinin dış denge üzerinde baskı oluşturmaya devam edebileceğini düşünüyoruz. 84 dolar/varil Brent petrol varsayımımız doğrultusunda 2026 yıl sonu cari açık tahminimizi 52,9 milyar dolar seviyesinde koruyoruz. Bununla birlikte cari açığın finansman kalitesi, rezerv birikimi ve sermaye girişlerinin seyri, TL varlıkların risk primi açısından yakından izlenmesi gereken başlıklar olmaya devam ediyor.

Küresel enerji piyasalarında geride bıraktığımız dönemde fiyatlamaları jeopolitik riskler ve arz kısıntıları belirlerken, önümüzdeki süreçte daha dengeli bir piyasa yapısına geçiş öngörüyoruz. Üretim kapasitelerindeki artış ve küresel talepteki ılımlı seyirle birlikte, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskının hafiflemesini bekliyoruz. Bu doğrultuda, küresel jeopolitik stresin yüksek seyrettiği 2026 yılını ortalama 84 dolar/varil seviyesinde tamamlamasını beklediğimiz Brent petrolün, 2027 yılında kademeli bir normalleşme eğilimi sergileyerek ortalama 72 dolar/varil seviyesine gerileyeceğini tahmin ediyoruz. Enerji fiyatlarındaki bu gevşeme beklentisi, Türkiye ekonomisinin makro dengeleri açısından oldukça destekleyici bir zemin sunmaktadır. Brent petrolün 84 dolardan 72 dolar seviyesine gerilemesi, Türkiye'nin enerji ithalat faturasını belirgin ölçüde hafifleterek cari işlemler açığında yapısal bir daralma yaratacaktır. Aynı zamanda, enerji maliyetlerindeki bu düşüş, 2027 yılı için öngördüğümüz %22,60 seviyesindeki dezenflasyon patikasını destekleyecek ve para politikasındaki kademeli normalleşme süreci için ihtiyaç duyulan makroekonomik manevra alanını genişletecektir 

 

Yılın ikinci yarısında finansal koşullardaki kademeli gevşemenin iç talebi desteklemesini beklesek de, sıkı para politikasının gecikmeli etkileri, sanayi üretimindeki zayıf seyir ve jeopolitik gelişmelerin ekonomik aktivite üzerindeki baskısının devam edebileceğini düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde büyümenin seyri açısından iç talebin yanı sıra sanayi üretimi, yatırımlar ve ihracat performansının belirleyici olacağını değerlendiriyoruz. 1Ç26 büyüme verisinin ardından aşağı yönlü revize ettiğimiz 2026 yılı büyüme tahminimizi %3,4 seviyesinde koruyoruz. 

Önümüzdeki dönemde Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler ve çatışmaların seyri, petrol fiyatları üzerinden makroekonomik görünüm açısından önemli bir risk unsuru olmaya devam ediyor. Bölgede gerilimin yeniden tırmanması ve petrol arzına yönelik risklerin artması, Brent petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareketlere neden olabilir. Petrol fiyatlarındaki olası yükselişin başta enflasyon olmak üzere cari denge, büyüme ve para politikası beklentileri üzerinde baskı oluşturabileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle, petrol fiyatlarında kalıcı bir yükseliş yaşanması halinde mevcut makroekonomik tahminlerimiz üzerinde yukarı yönlü revizyon ihtiyacı oluşabileceğini değerlendiriyoruz. ❖ 2025 yılı sonunda yayımladığımız strateji raporumuzda, 2026 yılına ilişkin beklentilerimizi yatırımcılar ile paylaşırken, BIST100 endeksi için 12 aylık hedef fiyatımızı 15.250 olarak belirlemiştik. Söz konusu dönemde stratejimizin temelini; makroekonomik görünümde beklenen iyileşme, finansal koşullarda normalleşme, ülke risk primindeki gerileme, yabancı yatırımcı ilgisinin yeniden artması ve şirket kârlılıklarında 2026 yılının ikinci yarısından itibaren toparlanma beklentisi oluşturmuştu. Bu doğrultuda, söz konusu gelişmelerin Borsa İstanbul'da yeniden değerleme sürecini destekleyebileceğini öngörmüştük. 2026 yılının geride kalan döneminde BIST100 endeksinde güçlü bir performans izlenirken, endeksin 15.205 seviyesinde tarihi zirvesini yenilemesiyle birlikte yıl sonunda belirlediğimiz 15.250 hedefimize oldukça yaklaştığını görüyoruz. Geldiğimiz noktada, yıl başında ortaya koyduğumuz pozitif beklentilerin önemli ölçüde fiyatlandığını değerlendirirken, bundan sonraki dönemde şirket kârlılıklarında beklenen toparlanmanın ve mevcut değerleme iskontosunun ne ölçüde azalacağının daha fazla önem kazanacağını düşünüyoruz.

2026 yılının ikinci yarısından itibaren şirket kârlılıklarında beklediğimiz toparlanmanın önümüzdeki dönemde belirginleşmesini bekliyoruz. Finansman maliyetlerindeki gerilemenin bilançolara yansıması, faaliyet koşullarındaki iyileşme ve iç talepte beklenen toparlanmanın şirket cirolarını desteklemesi karlılık görünümünü olumlu etkileyebilir. Bu toparlanmanın 2027 yılında daha belirgin hale gelmesi ve kâr büyümesinin hız kazanması, Borsa İstanbul açısından önemli bir katalizör olacaktır. Bu süreçte endeks bazlı hareketlerden ziyade sektör ve şirket bazlı ayrışmaların daha belirgin hale gelmesini bekliyoruz. Güçlü bilanço yapısına, düşük borçluluğa, sürdürülebilir nakit akışına ve kârlılık büyüme potansiyeline sahip şirketlerin yatırımcı ilgisinden daha fazla pay alabileceğini düşünüyoruz. Özellikle, faiz indirim sürecinden olumlu etkilenebilecek bankacılık ve GYO, iç talepte beklenen toparlanmadan fayda sağlayabilecek perakende ile operasyonel görünümü güçlü sanayi ve ihracatçı şirketlerde ayrışma görülebileceğini değerlendiriyoruz. Bununla birlikte, savunma sanayii, sağlık ve ulaştırma sektörlerinin yapısal büyüme dinamikleri ve şirket bazlı hikâyeler doğrultusunda ön plana çıkabileceğini düşünüyoruz. Bu doğrultuda MLP Sağlık, BİM, Ebebek, Tüpraş, Çimsa, Albaraka ve Logo Yazılım hisselerini beğeniyoruz. 

BIST100 endeksinin değerleme tarafında ise Türkiye hisse senedi piyasalarının gelişmekte olan ülke piyasalarına kıyasla iskontolu görünümünü koruduğunu düşünüyoruz. Makroekonomik görünümdeki iyileşmenin kalıcı hale gelmesi, ülke risk primindeki gerilemenin devam etmesi ve şirket kârlılıklarının toparlanması halinde, söz konusu iskontonun kademeli olarak azalabileceğini değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda, önümüzdeki dönemde endeks performansının yalnızca kar büyümesiyle değil, değerleme çarpanlarında gerçekleşebilecek normalleşmeyle de desteklenebileceği kanaatindeyiz. 

Teknik görünüm açısından ise 14.300 seviyesini mevcut yükseliş eğiliminin korunması açısından önemli bir eşik olarak takip ediyoruz. Endeksin bu seviye üzerinde kalıcılık sağlaması halinde yükseliş eğiliminin korunmasını ve yeni zirve arayışlarının devam etmesini bekliyoruz. Yukarı yönlü hareket açısından ise 15.205 seviyesindeki tarihi zirvenin aşılması önem taşımaktadır. Bu seviyenin üzerinde kalıcı hareketin oluşması halinde endekste yeni bir fiyatlama alanının açılabileceğini düşünüyoruz. Öte yandan, endekste oluşan simetrik üçgen formasyonunun yukarı yönlü kırılması sonrasında formasyonun teorik hedefi 16.500 seviyesine işaret etmektedir. Aynı zamanda 16.500 seviyesini endeks açısından uzun vadeli güçlü direnç bölgesi olarak takip ediyoruz. Bu seviyenin aşılması ve üzerinde kalıcılık sağlanması halinde, alımların hız kazanmasını ve yükselişin daha geniş bir hisse grubuna yayılmasını bekliyoruz. Teknik görünümde oluşabilecek bu ivmenin, şirket kârlılıklarında beklediğimiz toparlanma ve değerleme iskontosunun azalmasıyla desteklenmesi halinde, yükseliş eğiliminin daha güçlü bir yapıya kavuşabileceğini değerlendiriyoruz. 

Tüm bu gelişmeler doğrultusunda, 2025 yılı sonunda belirlediğimiz 15.250 seviyesindeki hedefimizin büyük ölçüde fiyatlanmasının ardından, önümüzdeki dönemde BIST100 endeksinde yeni zirve seviyelerin test edilebileceğini öngörüyoruz. 14.300 seviyesi üzerinde kalıcılığı mevcut pozitif görünümün korunması açısından önemli bulurken, 15.205 seviyesindeki tarihi zirvenin aşılması ve ardından 16.500 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması halinde yükseliş eğiliminin ivme kazanabileceğini düşünüyoruz. Şirket kârlılıklarında beklediğimiz toparlanmanın belirginleşmesi ve değerleme iskontosunun kademeli olarak azalması halinde, endekste yukarı yönlü potansiyelin korunacağı kanaatindeyiz. Bu çerçevede, BIST100 endeksi için 12 aylık hedefimizi 19.835 olarak belirliyoruz. Söz konusu hedef, mevcut seviyelerden yaklaşık %36 oranında getiri potansiyeline işaret etmektedir. Bununla birlikte, 14.300 seviyesinin altında kalıcılık sağlanması halinde kısa vadeli görünümde bozulma ve düzeltme riskinin artabileceğini düşünüyoruz. Şirket kârlılıklarında beklenen toparlanmanın gerçekleşmemesi, küresel risk iştahında belirgin bozulma ve jeopolitik risklerde artış ise aşağı yönlü risk unsurları olarak öne çıkmaktadır.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.