Geri Dön

Yatırım ve Foreks Haberleri

Türk Hava Yolları dün 4Ç20 sonuçlarını ve genel görünümü tartışmak üzere bir telekonferans düzenledi.

 

Yönetim kargo operasyonlarında 2020'de görülen güçlü birim gelir ortamının global kapasite sıkıntısı nedeniyle 2021'de de sürmesini beklediklerini ve bu iş kolunun THY'nin konsolide bilançosuna önemli katkı yapmaya devam etmesini öngördüklerini belirtti.

 

Yolcu trafiği için halen talep tarafında ilerisi için düşük görünürlük bulunmasının yanında, aşılama hızının nasıl devam edeceği ve kısıtlamaların kaldırılmasında ülkelerin nasıl hareket edeceğinin bilinmemesi nedeniyle tahmin yapmanın güç olduğundan bahsetti. Yine de bizim tahminlerimize paralel olarak ikinci çeyrekten itibaren yolcu trafiğinde toparlamanın başlamasını beklediklerini ve kapasite üretiminin (AKK bazında) 2019'un %60-70'i seviyesinde olmasını öngördüklerini belirttiler (AK tahmini %69). Karlılık tarafında da bizim tahminimize benzer şekilde 2021'de marjların bir miktar normalleşeceğini, yine de Covid öncesi döneme göre bir miktar yukarıda kalabileceğini söylediler.

 

Filo programı bu yıl içerisinde büyük kısmı ikinci yarıda olmak üzere 22-24 yeni uçak girişi 10 adet de çıkış olacağından bahsettiler. Bununla beraber THY 4Ç20'de Airbus ile yaptığı anlaşmaya benzer bir anlaşmaya Boeing ile varmayı beklediklerini, bu iki gelişme sonucu toplamda 7 milyar USD finansal yükten kurtulabileceklerini belirttiler. Son olarak, THY, kargo operasyonlarının ve Anadolujet'in spin-off işlemlerinin 2021 yılı içerisinde tamamlanmasının beklendğini söylediler.

 


Havacılık Sektörü: Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nin (DHMİ) bugün yayınladığı verilere göre, havalimanlarımızı kullanan yolcu sayısı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %63 düşüş göstererek 5,2 milyona geriledi. Hatırlanacağı gibi Aralık ayında Covid-19 önlemlerinin artırılması ile beraber yolcu trafiğindeki toparlama hız kesmişti. Alınan önlemlerde bir değişikliğin olmadığı Ocak ayında da benzer bir daralma yaşanmış oldu. Yurt içi yolcu sayısında %57 gerileme, yurt dışı yolcu sayısında ise %70 düşüş yaşandı ve sırasıyla yolcu sayısı bu hatlarda 3,4 milyon ve 1,9 milyon yolcuya indi.

 

Havalimanı bazında baktığımızda, Pegasus'un Türk Hava Yolları karşısında pazar payı kazanmaya devam ettiğini görüyoruz – Sabiha Gökçen'de toplam yolcu sayısı %56 düşerken, THY'nin ana üssü olan İstanbul Havalimanı'nda %68 düşüş yaşandı.

 

Havalimanı trafiğinde zayıf bir gerçekleşme bekliyorduk. Dolayısı ile Ocak verilerinin sürpriz olmadığını söyleyebiliriz. Ocak gerçekleşmesi zayıf 1Ç'ye işaret ederken, havacılık hisseleri için uzun vadeli performansın Covid-19 aşılama hızına ve bu yönde oluşacak haber akışına bağlı olacağını düşünüyoruz. 

Havacılık Sektörü: Sağlık Bakanı Fahrettin Koca koronavirüsünün bulaş hızını artıran mutasyon riski nedeniyle İngiltere, Danimarka, Hollanda ve Güney Afrika uçuşlarının geçici olarak durdurulduğunu açıkladı. Uzmanlar mutasyon sonrası aşıların etkisinin değişmediğini belirtirken, algının yeni toparlamaya başladığı havacılık sektörü hisse senetleri üzerinde haber etkisinin olumsuz olabileceğini düşünüyoruz. 

Türk Hava Yolları (THY) 3Ç20'de 946 milyon TL net zarar açıkladı. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde elde edile 3,7 milyar TL net kara göre düşüşte Covid-19'a bağlı olarak zayıflayan operasyonel performans ve kur farkı giderleri etki oldu. Diğer taraftan, Şirket'in net zararı, beklenenden daha düşük gerçekleşti (AK tahmini: -1,556 milyon TL, RT Konsensus: -1,268 milyon TL). Bu sapmadaki en önemli sebep 797 milyon TL ertelenmiş vergi geliri ve hafif daha iyi gerçekleşen operasyonel performans oldu. Faaliyet karlılığında jet yakıtı giderleri tahminimizin altında kalmasıyla, THY'nin 2,563 milyon TL FAVÖK rakamı bizim 2,305 milyon TL beklentimizi ve 2,448 milyon TL konsensüs tahmininin üzerinde oluştu. Ancak, 3Ç20'de nakit rezervlerin çeyreklik bazda 488 milyon USD azaldığını görüyoruz (banka borçlarının artmasına ve margin call geri dönüşlerine rağmen). Bu nakit çıkışları ve faaliyetlerden negatif nakit akışı sonucu THY'nin net borcu bir önceki çeyrek 12,8 milyar USD iken Eylül sonu itibariyle 14 milyar USD'ye yükselmiş oldu. Sonuç olarak, THY'nin beklendiği kadar yüksek olmayan net zarar sonucu ilk olarak olumlu tepki yaratabileceğini, ancak, bunun operasyonlardan çok ertelenmiş vergi gelirinden kaynaklanması ve nakit pozisyonundaki bozulma nedeniyle alımların sınırlı kalacağını öngörüyoruz. Genel olarak havacılık sektöründeki belirsizliklerin yanında THY'nin yüksek borçluluğu ve cazip olmayan göreceli değerlemesi nedeniyle Şirket için temkinli görüşümüzü 11.00 TL/hisse hedef fiyat ve 'Nötr' tavsiyesi ile koruyoruz.

 

 

THYAO UFRS özet, TL mln3Ç194Ç191Ç202Ç203Ç20Çeyrek %Yıl %3Ç20TG/T3Ç20K*G/K9A199A20Yıl %
              
Satışlar22,63518,96715,3306,17711,01878%-51%10,9511%11,0540%56,15132,52530%
FAVÖK5,8173,0926491,1642,563120%-56%2,30511%2,4485%8,9014,376119%
FAVÖK marjı25.7%16.3%4.2%18.8%23.3%  21.0% 22.1% 15.9%13.5% 
Net Kar3,7071,948-2,023-2,234-946n.mn.m-1,556n.m-1,268n.m2,587-5,203-93%
Net Marj16.4%10.3%-13.2%-36.2%-8.6%  -14.2% -11.5% 4.6%-16.0% 

* Konsensus Research Turkey

Kaynak: Şirket, AK Yatırım Araştırma

 


Türk Hava Yolları, Do&Co ile yolcu ikram hizmetleri alanındaki ortaklıklarını devam ettirmeye yönelik yaptıkları görüşmeler sonucunda THY'nin Türkiye'deki havalimanlarından çıkışlı tüm uluslararası, ulusal ve charter uçuşlarını kapsayan ikram hizmetleri anlaşmasının 15 yıl süreli olarak imzalanmasına karar verdiklerini açıkladı. Anlaşmanın, İstanbul'daki otel projesinin THY Do&Co İkram Hizmetleri A.Ş'den THY'ye satışını da içerdiği belirtildi. Yorum: Taraflar daha önce Ekim 2018'de ortaklıklarını 15 yıllığına uzatma konusunda anlaştıklarını açıkladıklarından anlaşmanın imzalanma kararı piyasa açısından bir sürpriz içermemektedir. Diğer yandan otel projesinin THY Do&Co' İkram Hizmetleri A.Ş.'den THY satılması yeni bir gelişmedir. Sonuç olarak haberi THY açısından nötr olarak değerlendiriyoruz. 

ANALİZ- 2025 Mücadeleyle Bitti: 2026 İyimser Beklentilerle Başlıyor (GCM Yatırım)

Aralık ayında öne çıkan başlıklar:

→ BİST100 – BİST30 Endeks Performansları

 BİST30 Şirket Performansları

 Sektör Görünümleri

 Enflasyon - Faiz

→ 3.Çeyrek Büyüme

→ Piyasa Katılımcıları Anketi – Sektörel Enflasyon Beklentileri

 Menkul Kıymet İstatistikleri – Rezervler

→ Yabancı Takas Oranı - CDS

Ocak ayına ilişkin değerlendirme yapılacak gündem maddeleri aşağıdaki gibidir:

 Enflasyon - Faiz

→ Fitch Türkiye Kredi Notu Değerlendirmesi

→ Moody’s Türkiye Kredi Notu Değerlendirmesi

→ Aylık Öneriler

BİST100 – BİST30 Endeks Performansları

BIST100 ve BIST30 endekslerinde yıl genelinde dalgalı bir seyir izlenirken, Haziran–Ağustos döneminde her iki endekste de belirgin bir toparlanma öne çıktı. Bu süreçte BIST30’un BIST100’e kıyasla daha güçlü performans sergilemesi dikkat çekti. Son çeyrekte ise fiyatlamalar daha yatay ve seçici bir görünüm kazanırken, Aralık ayı her iki endeks için de pozitif kapanışla tamamlandı.

 

Borsa İstanbul, 2022’deki güçlü yükselişin ardından son üç yılda daha seçici ve dalgalı bir fiyatlama sürecine girdi. Nominal bazda BIST100 endeksi 2023’te yaklaşık %36, 2024’te %32 yükselirken, 2025 yılında %15 civarında artışla pozitif bölgede kalmasına rağmen önceki yıllara kıyasla daha sınırlı bir performans sergiledi. Bu görünümde yüksek faiz ortamı ve finansman maliyetlerinin şirket bilançoları üzerindeki baskısı etkili olurken, 2026’ya yönelik beklentilerde enflasyondaki kademeli gerilemenin piyasa algısını destekleyebileceği ve yılın ilerleyen dönemlerinde daha yapıcı bir zemin oluşturabileceği öne çıkıyor.

 

BİST30 Şirket Performansları

Aralık ayı şirket performanslarında belirgin bir ayrışma öne çıktı. Ay boyunca en iyi performans sergileyen hisseler ASTOR, ASELS ve TRALT olurken, DSTKF, TUPRS ve SASA en zayıf performans gösteren şirketler arasında yer aldı. Endeks genelinde yön arayışı sürerken, fiyatlamaların ağırlıklı olarak hisse ve sektör bazlı gerçekleştiği görüldü.

 

Sektör Görünümleri

Aralık ayında sektör performanslarında seçici ve ayrışan bir görünüm izlendi. Ay genelinde BIST Teknoloji, Madencilik ve Tekstil Deri endeksleri güçlü performanslarıyla öne çıkarken, Menkul Kıymet Yatırım Ortaklıkları ve Holding sektörlerinde de yukarı yönlü eğilim dikkat çekti. Öte yandan Finansal Kiralama Faktoring ve Aracı Kurumlar endekslerinde sert satışlar izlenirken, Spor, Halka Arz ve Turizm endeksleri de ayı negatif bölgede tamamladı.

Enflasyon – Faiz

Aralık ayının en önemli gündem maddesini Kasım ayı enflasyon verisi oluşturdu. Piyasa medyan beklentisi enflasyonun aylık %1,25 yıllık ise %31,60 seviyesinde açıklanması yönünde oluşmuştu. Veriler beklentinin altında aylık %0,87 yıllık %31,07 olarak gerçekleşti. En yüksek ağırlığa sahip 3 ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %27,44 artış, ulaştırmada %29,23 artış ve konutta %49,92 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların yıllık değişime olan etkileri ise gıda ve alkolsüz içeceklerde %6,83, ulaştırmada %4,55 ve konutta %7,57 oldu. Bu açıdan yurt içi piyasaların yeni dönem fiyatlama reaksiyonunda yine gözler TCMB kararlarında olmaya devam edecektir.

3.Çeyrek Büyüme

Türkiye ekonomisi, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde büyüme eğilimini sürdürerek yıllık bazda %3,7, bir önceki çeyreğe kıyasla ise %1,1 oranında büyüme kaydetmiştir. Söz konusu performans, ekonomik aktivitedeki toparlanmanın devam ettiğine işaret ederken, iç ve dış talep dinamiklerinin büyümeyi desteklediğini göstermektedir.

Büyüme; inşaat (%13,9), finans ve sigorta (%10,8), bilgi ve iletişim (%10,1), sanayi (%6,5), ticaret-ulaştırma-konaklama-yiyecek hizmetleri (%6,3) ile kamu ve diğer hizmetler (%2,1–%7,1) sektörlerinin desteğiyle gerçekleşirken, tarım %12,7 daraldı. Hane halkı tüketimi artarken kamu harcamalarındaki yükseliş sınırlı kaldı. Sabit sermaye yatırımları ise güçlü seyretti. İhracattaki gerileme ve ithalattaki artış dış ticaret dengesi üzerinde baskı yarattı. İşgücü ödemeleri ve net işletme artığı artsa da GSYH içindeki paylarının sabit kalması, gelir dağılımının genel olarak dengeli olduğunu gösterdi.

Menkul Kıymet İstatistikleri – Rezervler

Aralık ayında piyasa görünümü genel olarak olumlu seyretti. 26 Aralık ile sona eren hafta itibarıyla yabancı yatırımcıların aylık pozisyonlarına bakıldığında, hisse senetlerinde 818 milyon 850 bin dolar giriş yaşanırken, tahvil tarafında 282 milyon 760 bin dolarlık giriş kaydedildi. Güncel veriler ışığında yılbaşından bu yana değerlendirildiğinde ise, hisse senetlerinde 2,26 milyar dolarlık net alıma karşılık, tahvil piyasasında da 2,86 milyar dolarlık alım gerçekleştiği görülüyor. Yıllık bazda baktığımızda 2024 yılındaki 2,69 milyar dolarlık çıkış sonrası 2025 yılında 2,26 milyar dolarlık yabancı hisse alımları piyasalar açısından olumlu bir tablo sergilemektedir.

Yılın başından 26 Aralık haftasına kadar olan dönemde TCMB rezervlerinde kompozisyon bazlı belirgin bir değişim dikkat çekiyor. Altın rezervlerinde güçlü bir artış görülürken, brüt döviz rezervlerinde daha sınırlı bir gerileme söz konusu. Bu ayrışmaya rağmen toplam rezervler yıl genelinde artış eğilimini korudu.

Bu görünüm, sıkı parasal koşulların iç talebi dengelemesi ve enflasyondaki düşüş sürecinin başlamasıyla birlikte değerlendirildiğinde daha anlamlı hale geliyor. Yüksek faiz ortamı, döviz talebini sınırlarken iç ve dış dengelerdeki görece toparlanma, toplam rezerv seviyesinin korunmasına katkı sağlıyor. Altın rezervlerindeki artış ise hem küresel belirsizliklere karşı tampon oluşturma isteğini hem de rezerv yapısının daha dayanıklı hale getirilmesini yansıtıyor.

Genel çerçevede rezervlerdeki bu tablo, enflasyonla mücadele sürecini destekleyen makro dengelerin güçlendiğine işaret ediyor. Ancak rezerv kompozisyonundaki değişimin kalıcı hale gelmesi ve döviz rezervlerinde daha dengeli bir seyir oluşması, önümüzdeki dönemde makro görünüm açısından belirleyici olmaya devam edecek.

Piyasa Katılımcıları Anketi - Sektörel Enflasyon Beklentileri

Aralık ayı piyasa katılımcıları anketi sonuçları, piyasa beklentilerinde belirgin bir iyileşmeye işaret etti. Ankete göre, yıl sonu tüketici enflasyonu beklentisi %32,20 seviyesinden %31,17’ye gerileyerek aşağı yönlü bir revizyon gösterdi. Bu gelişme, enflasyon görünümüne ilişkin algının kademeli olarak olumluya döndüğünü ortaya koymaktadır.

Faiz tarafında ise, ilk faiz indirimi beklentisi %38,21 seviyesinde şekillenirken, cari yıl sonuna ilişkin politika faizi öngörüsü de aynı seviyede (%38,21) kaydedildi. Enflasyon beklentilerindeki gerileme, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın olası faiz indirim sürecine yönelik beklentileri destekleyen bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Bu çerçevede, 22 Ocak’ta gerçekleştirilecek TCMB Para Politikası Kurulu toplantısı, hem alınacak kararlar hem de karar metninde verilecek yönlendirici mesajlar açısından piyasaların kısa ve orta vadeli seyrini belirleyecek kritik bir dönüm noktası niteliği taşımaktadır.

Aralık 2025 itibarıyla 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri, tüm katılımcı gruplarında bir önceki aya kıyasla gerileme eğilimi sergilemiştir. Buna göre, piyasa katılımcıları için enflasyon beklentisi 0,14 puan azalarak %23,35 seviyesine inerken, reel sektör beklentisi 0,90 puanlık düşüşle %34,80 olarak kaydedilmiştir. Hane halkı enflasyon beklentisi ise 1,34 puanlık daha belirgin bir gerilemeyle %50,90 seviyesine düşmüştür. Genel tablo değerlendirildiğinde, enflasyon beklentilerinde geniş tabanlı ve aşağı yönlü bir güncelleme olduğu görülmektedir. Bu görünüm, fiyat istikrarına yönelik algının kademeli olarak iyileştiğine işaret ederken, para politikası açısından da destekleyici bir zemin oluşturmaktadır.

Yabancı Takas Oranı - CDS

2025 yılı genelinde yabancı takas oranlarında aşağı yönlü bir eğilim öne çıktı. Yılın ikinci çeyreğinden itibaren hızlanan çözülme yaz aylarında belirginleşirken, son çeyrekte bu hareketin yavaşladığı ve daha dengeli bir tabloya geçildiği görülüyor. Bu dönemde sert satışların yerini daha sınırlı hareketler aldı.

Aralık ayı itibarıyla yabancı takas oranı %36,28 seviyesinde bulunuyor. Seviye, yıl içindeki yüksek noktaların altında kalsa da Haziran 2023’te görülen dip seviyelerin üzerinde. Bu durum, yabancı ilgisinin tamamen zayıfladığı bir tabloya değil daha çok temkinli ve seçici bir duruşa işaret ediyor.

Genel çerçevede yabancı yatırımcı tarafında güçlü ve kalıcı bir dönüşten söz etmek için erken olsa da, yıl boyunca yaşanan çözülmenin ardından piyasada daha sakin ve dengeli bir yapı öne çıkıyor. Mevcut görünüm, yabancı kaynaklı oynaklığın azaldığını ve piyasaların yeni bir denge arayışı içinde olduğunu düşündürüyor.

Yıl genelinde CDS primlerinde belirgin bir oynaklık izlenirken, bu oynaklığın yönü yılın ikinci yarısından itibaren net biçimde aşağı döndü. Nisan ayında 378,47 seviyesi ile yılın en yüksek düzeyine ulaşan 5 yıllık CDS primi, izleyen aylarda kademeli bir gerileme süreciyle Aralık ayında 204,15 ile yılın en düşük seviyesini gördü. Son dönemde CDS’in 204,55 seviyelerinde seyretmesi, risk algısında belirgin bir normalleşmeye işaret ediyor.

Bu görünüm, Türkiye varlıklarına yönelik fiyatlamanın daha dengeli bir çerçeveye oturduğunu ve ülke riskinin yılın ilk yarısına kıyasla daha sınırlı bir primle fiyatlandığını gösteriyor. CDS’in 200 baz puan bandına yaklaşması, dış finansman koşullarının görece elverişli hale geldiğine, borçlanma maliyetleri üzerindeki baskının azaldığına ve uluslararası yatırımcı nezdinde temkinli ancak daha yapıcı bir algının oluştuğuna işaret ediyor. Bu çerçevede CDS tarafındaki düşük seviyelerin korunması, sermaye akımları açısından destekleyici bir arka plan sunuyor.

CDS primlerindeki mevcut seviye, Türkiye’nin risk profilinde yıl geneline yayılan dalgalanmaların ardından daha istikrarlı bir fiyatlama rejimine geçildiğini düşündürürken, bu görünümün kalıcılığı küresel risk iştahı ve finansal koşullardaki seyirle yakından ilişkili olmaya devam edecek.

OCAK AYI

Enflasyon – Faiz

Kasım ayında aylık enflasyonun beklentilerin altında gerçekleşmesiyle birlikte yıllık enflasyonun %31 seviyelerine gerilemesi, dezenflasyon sürecinin devam ettiğine işaret etti. Aralık ayına ilişkin gerçekleşmelerin de piyasa medyan tahminlerinin hafif altında kalarak aylık %0,89, yıllık %30,89 seviyesinde oluşması, yıl sonu enflasyonunun TCMB’nin Enflasyon Raporu’nda öngördüğü %31–33 aralığıyla uyumlu bir noktada tamamlandığını gösteriyor. Bu tablo, 2025’in para politikası açısından hedeflere yakın bir kapanış yaptığını ve enflasyon görünümünde belirgin bir bozulma olmadığını ortaya koyuyor.

Mevcut veriler ışığında, TCMB’nin 2026 yılına yönelik politika duruşunda daha esnek bir alan oluştuğu söylenebilir. Enflasyonun %31 bandı çevresinde dengelenmesi, önümüzdeki dönemde her toplantıda olmasa bile kademeli ve ölçülü faiz indirimlerinin gündemde kalmasını destekleyen bir zemin yaratıyor. Özellikle enflasyonda ılımlı seyrin korunması, faiz indirimi beklentilerinin güçlenmesine paralel olarak risk iştahını artırabilir ve finansal piyasalarda daha destekleyici bir fiyatlama ortamının önünü açabilir.

 

2025 yılı boyunca TCMB politika faizi dalgalı ancak yılın ikinci yarısında ağırlıklı olarak aşağı yönlü bir seyir izledi. Yılın ilk yarısında sınırlı indirimlerin ardından Nisan ayında güçlü bir artış yapılırken, yaz aylarından itibaren faizlerde kademeli indirim süreci öne çıktı. Aralık ayında gerçekleştirilen 150 baz puanlık indirimle politika faizi yılı %38,0 seviyesinde tamamladı. 22 Ocakta ise 2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu Toplantısı gerçekleşecek. Son dönemde enflasyondaki ılımlı seyrin korunması ve TCMB’nin karar metinlerinde vurguladığı temkinli yaklaşım dikkate alındığında, 22 Ocak toplantısında politika faizinde sınırlı bir indirimin gündemde olması daha olası görünüyor.

Fitch ve Moody’s Türkiye Kredi Notu Değerlendirmesi

2025 yılı boyunca Türkiye’nin risk priminde belirgin ve yapısal bir iyileşme izlendi. Nisan ayında 378,47 seviyesine kadar yükselen 5 yıllık CDS, yılın ikinci yarısında 204,15 seviyesine kadar gerileyerek yılın en düşük düzeyini gördü. Bu düşüş yalnızca küresel risk iştahındaki toparlanmayı değil, daha çok para politikasında öngörülebilirliğin artması, dezenflasyon beklentilerinin güçlenmesi ve politika yönünde sert bir geri dönüş riskinin azalmasını yansıtıyor. CDS’in 200 baz puan bandına yaklaşması, Türkiye algısının yüksek risk kategorisinden daha dengeli bir çerçeveye doğru evrildiğine işaret ederken, kredi derecelendirme kuruluşları açısından da olumlu bir referans noktası oluşturuyor.

Bu iyileşme kredi derecelendirme kuruluşlarının 2025 yılındaki adımlarına da zemin hazırladı. Fitch, Temmuz 2025’te Türkiye’nin kredi notunu BB-, görünümünü ise durağan seviyesinde korurken sıkı para politikasını olumlu, yüksek enflasyon geçmişi ve yapısal riskleri ise temel kırılganlıklar olarak değerlendirdi. Moody’s ise Temmuz 2025’te notu Ba3 seviyesine yükseltmiş, ancak ilerlemenin zamana yayıldığını vurgulayarak görünümü durağana çevirmişti. Her iki kurumun ortak mesajı, politika setinde ilerleme sağlandığı ancak kalıcılığın henüz tam olarak teyit edilmediği yönündeydi.

 

2026 yılına girerken beklentiler temkinli iyimserliğini koruyor. 23 Ocak 2026 değerlendirmelerinde Fitch ve Moody’s tarafında baz senaryo, mevcut not ve görünümlerin korunması yönünde. Enflasyondaki düşüş eğilimi ve sıkı para politikasının sürdürülmesi kredi profili açısından destekleyici olsa da, seviyelerin halen yüksek olması nedeniyle hızlı bir not artışı beklenmiyor. Buna karşılık CDS tarafındaki düşük seviyelerin korunması ve dezenflasyon sürecinin beklentilere paralel ilerlemesi halinde, 2026’nın ikinci yarısında daha pozitif mesajların öne çıkması mümkün görünüyor.

Aylık Öneriler

Aralık ayına yönelik paylaşmış olduğumuz şirketlerin ilgili ay sergilediği performanslara ulaşacağınız tablo aşağıdaki gibidir.

Yurt içi piyasalar hem yerel hem de küresel gelişmelere bağlı olarak belirli fiyatlama reaksiyonları gerçekleştirmektedir. Alternatif getirili varlıkların Borsa İstanbul performansını direkt etkilediği bu dönemde şirket seçimleri “enflasyon” teması için kritik bir önem arz etmektedir. Bu açıdan yerel ve global gelişmelere hızlı bir şekilde adapte olabilecek, büyüme potansiyeli olan, hikaye yaratabilen ve teknik göstergelerle uyumlu hareket edebilecek şirketler portföylerde hisse senedi bölümü içerisinde yer alabilir.

Ocak ayı dinamiklerinde teknik göstergelerle uyumlu çalışabileceğini düşündüğümüz şirketlere yönelik genel düşüncelerimizi raporumuzda ayrıntılı bir şekilde sizlere teknik analiz bölümünde paylaştık. Bu şirketlere yönelik genel bilgilere yukarıdaki tablodan ulaşabilirsiniz.

Teknik Analiz

Not: Grafikler 2 Ocak 2026 piyasa kapanışından sonra alınmıştır.

TCELL: Son süreçte ulaştığı yükselen kanal direncinden (104,95) realizasyon sürecine giren TCELL, ulaştığı 200 günlük ortalama (93,62) desteğinden güç bulmaktadır. Ortalama üzerinde fiyatlamaların devam etmesi, 96,46 ve 101,27 seviyelerine yönelik pozitif ivmenin sürmesini sağlayabilir. Olası baskılanmalarda 200 günlük ortalama (93,62) ve yükselen kanal desteği (91,45) güçlü destek bölgeleri olarak takip edilebilir.

 

GARAN: Bir süredir 26 günlük ortalama (140,78) yakınında seyrini sürdüren GARAN, topladığı güçle birlikte 146,13 direnci üzerine geçmiştir. İlgili seviye üzerinde kalıcılık sağlanması halinde 154,50 direncine doğru pozitif hareketin sürmesi beklenebilir. Bu seviyenin aşılması durumunda ise 165,00 seviyesi gündeme gelebilir. Olası baskılanma durumunda 146,13 seviyesi izlenirken, bu seviyenin altındaki fiyatlamalar 26 günlük ortalamayı gündeme getirebilir. Genel görünümde 26 günlük ortalama (140,78) üzerinde pozitif seyrin korunduğu söylenebilir.

FROTO: Son süreçte ulaştığı 99,90 direnç seviyesinden geri çekilme yaşayan FROTO, yükselen trend desteğinden (91,02) aldığı destekle yeniden 34 günlük ortalama (93,14) üzerinde fiyatlama reaksiyonu sergilemektedir. Ortalama üzerinde seyir sürdükçe 99,90 ve 105,29 seviyelerine yönelik pozitif ivme devam edebilir. Olası baskılanmalarda 34 günlük ortalama (93,14) ve trend desteği (91,02) güçlü destek bölgesi olarak takip edilebilir.

BIMAS: Son süreçte yaşadığı baskıyla 89 günlük ortalama (532,78) bölgesine gerileyen BIMAS, bu bölgeden destek almaktadır. Hareketin devamlılığı açısından 547,00 seviyesi ilk önemli direnç konumunda bulunurken, aşılması durumunda 578,85 seviyesine doğru pozitif ivme oluşabilir. Olası geri çekilmelerde 89 günlük ortalama (532,78) seviyesi ile yükselen kanal desteği (519,61) kritik destek bölgeleri olarak izlenebilir.

SAHOL: Son süreçte 87,90 direncinden baskı gören SAHOL, ulaştığı 34 günlük ortalamadan (83,47) aldığı destekle yeniden 87,90 seviyesine ulaşmıştır. İlgili seviye üzerinde fiyatlamalar, pozitif görünümü destekleyerek 91,35 ve 96,45 seviyelerine doğru ivmenin sürmesini sağlayabilir. Olası baskılanma durumunda 34 günlük ortalama (83,47) ve 81,90 seviyesi güçlü destek bölgesi konumunda yer almaktadır.

Bu çalışmada, 2025 yılını kapattığımız Aralık ayına ilişkin makroekonomik görünüm ile 2026 yılı Ocak ayında piyasaların odağında yer alacak temel başlıklar değerlendirilmiştir. VİOP için daha önce hazırladığımız detaylı çalışmamızı da ‘’2025 Yılında VİOP: Piyasa Derinliği, Zamanlama ve Yatırımcı Davranışı’’ raporu üzerinden inceleyebilirsiniz.

2025 yılı genelinde enflasyonla mücadele ve sıkı para politikası ön planda kalırken, yılın son çeyreği itibarıyla makroekonomik dengelerde kademeli bir normalleşmeye işaret eden sinyaller alınmaya başlandı. Bu görünümün, 2026 yılına daha öngörülebilir ve görece destekleyici bir zemin oluşturduğu söylenebilir.

2026 yılının ilk ayı, enflasyon verileri, para politikasına yönelik beklentiler ve kredi derecelendirme kuruluşları Fitch ile Moody’s’in olası değerlendirmeleri çerçevesinde yoğun bir gündemle başlamaktadır. Söz konusu başlıkların, varlık fiyatlamaları ve risk iştahı üzerinde belirleyici olmaya devam etmesi beklenmektedir. Bu çerçevede, hem yurt içi makroekonomik göstergeler hem de küresel gelişmelerin yakından izlenmesi, yatırım stratejilerinin temkinli ve veri odaklı bir yaklaşımla şekillendirilmesi açısından önem taşımaktadır.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Günlük Bülten (Kuveyt Türk)

TÜFE verileri öncesi risk iştahı güçleniyor...

* 2026'nın ilk işlem gününde Wall Street, yarı iletken hisselerindeki yükselişin desteğiyle sınırlı da olsa pozitif bir kapanış sergilerken, S&P 500 günü %0,19 artışla kapatırken, Nasdaq ise yataya yakın, hafif düşüşle tamamladı. Seans içinde çip hisseleri öne çıkarken yazılım ve bazı teknoloji hisselerinde kar satışları izlendi, Tesla ise zayıf teslimat verileri sonrası geriledi. Hafta sonunda ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Maduro'ya yönelik gerçekleştirdiği operasyon jeopolitik risk başlığını yeniden gündeme taşıdı. Enerji cephesinde ise OPEC+, petrol üretimini mevcut seviyelerde sabit tutma kararını teyit ederken, artan jeopolitik gerilimlerin kısa vadeli üretim politikasını etkilemediğini vurgulayarak arz tarafında istikrar mesajını korudu.

* Borsa İstanbul, 2026 yılına bankacılık endeksi öncülüğünde genele yayılan güçlü alımlarla başladı. Bankacılık endeksi günü %4,3 yükselişle tamamlarken, BIST 100 endeksi %2,1 artışla 11.498 puan seviyesine ulaştı. Katılım 100 endeksi ise %0,79'luk yükselişiyle görece zayıf bir performans sergiledi. Gün içerisinde hisse senedi piyasasına yaklaşık 3,4 milyar TL tutarında net para girişi gerçekleşti. Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 205 baz puan seviyelerinde seyrini sürdürürken, tahvil piyasasında alımların hız kazandığı görüldü. Özellikle 2 ve 5 yıllık vadelerde yoğunlaşan talep, kısa ve orta vadeli faizlerde geri çekilmeye yol açtı. Bu görünüm altında 2 yıllık gösterge tahvil faizi %36,74 seviyesine geriledi.

* Reel sektöre ilişkin öncü göstergeler de toparlanma sinyalleri verdi. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI endeksi Aralık ayında 48,9'a yükselerek son 12 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Üretim, yeni siparişler ve istihdam kalemlerindeki daralmanın belirgin biçimde hız kestiği gözlenirken, ham madde fiyatlarındaki artışa bağlı olarak girdi maliyetlerinde yükseliş devam etti. Anket kapsamında takip edilen 10 sektörden üçünde (Gıda, Elektrikli Ürünler ve Ağaç Ürünleri) üretim artışı kaydedilirken, iki sektörde yeni siparişlerde ivmelenme görüldü. Sektörlerin yarısında ihracat ve istihdam artış göstermesi olumlu bir görünüm sunarken, en sert üretim daralması makine ve metal ürünlerinde yaşandı. Tekstil sektörü ise zayıf bazın da etkisiyle toparlanma işaretleri verdi.

* Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, yurt dışı yerleşikler 26 Aralık haftasında hisse senedi piyasasında 284 milyon dolar alım yaparken, DİBS piyasasında ise 236 milyon dolar tutarında net satım yaptı. Aynı dönemde TCMB'nin brüt rezervleri 193,9 milyar dolara, swap hariç net rezervleri ise 67,5 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Ne Bekliyoruz...

* Yurt içi piyasalarda yatırım temaları ve portföy ayarlamalarının fiyatlama davranışları üzerinde belirleyici olmaya devam ettiğini değerlendiriyoruz. 2026 yılının ilk işlem gününde alımların genele yayılması, Borsa İstanbul açısından olumlu bir başlangıca işaret ederken; tahvil getirilerindeki gerileme ve kredi risk primindeki aşağı yönlü eğilimin önümüzdeki dönemde önemli bir destekleyici unsur olmayı sürdüreceği kanaatindeyiz. Yeni haftada yurt içinde enflasyon verileri gündemin ana maddesi olacak. Kuveyt Türk Yatırım Araştırma olarak Aralık ayında TÜFE'nin aylık bazda %0,89 artmasını, yıllık enflasyonun ise %30,89 seviyesine gerilemesini bekliyoruz. Piyasa konsensüsü aylık TÜFE artışının %0,94 olacağı yönünde. Aylık enflasyonun %1'in altında gerçekleşmesi durumunda, hisse senedi piyasasındaki olumlu görünümün korunmasını bekliyoruz. Bu çerçevede bu sabah yayımladığımız 2026 Strateji Raporumuz kapsamında model portföyümüze Bim Birleşik Mağazalar, MLP Care, Tüpraş, Ebebek, Albaraka Türk, Logo Yazılım ve Çimsa hisselerini ekliyoruz.

* Teknik açıdan değerlendirildiğinde, BIST 100 endeksinde genele yayılan alım eğilimini pozitif olarak yorumluyoruz. Yukarı yönlü hareketlerde 11.520 ve 11.600 seviyeleri önemli direnç noktaları olarak öne çıkarken, olası düzeltmelerde 11.400 ve 11.300 seviyeleri destek konumunda izlenmektedir.

* Yeni haftaya başlarken küresel piyasalarda fiyatlamaların, yılın ilk günlerinde öne çıkan daha dengeli büyüme beklentisi, sektörler arası rotasyon ve jeopolitik risk başlıkları etrafında şekillenmesini bekliyoruz. Genel olarak bu sabah itibariyle küresel borsalar ve vadelileri alıcılı seyrediyor. ABD piyasalarında 2025'te teknoloji öncülüğünde görülen güçlü rallinin ardından 2026'ya girerken daha seçici ve yaygın bir yükseliş arayışının öne çıkmasını öngörüyoruz.

Bu kapsamda, yarı iletkenler ve bazı döngüsel sektörlerin görece güçlü seyrederken, yüksek değerlemeli teknoloji hisselerinde dönemsel kar satışlarının devam edebileceğini düşünüyoruz. Jeopolitik cephede ABD'nin Venezuela'ya yönelik son adımlarının risk primini gündemde tutmasını beklerken, enerji tarafında OPEC+'ın petrol üretimini sabit tutma kararını teyitlemesi ve artan jeopolitik gerilimlerin kısa vadeli üretim politikasını etkilemediğini vurgulamasıyla arz tarafında denge algısının korunacağını değerlendiriyoruz.

Öte yandan, Venezuela'ya yönelik gerçekleştirilen operasyonun ardından yeni haftada, Venezuela ham petrolünün en büyük alıcısı konumundaki Çin'den gelebilecek olası açıklamalar izlenecek. Avrupa'da tatil sonrası hacimlerin kademeli toparlanmasını, Asya'da ise Çin ve bölgesel büyüme sinyallerinin küresel risk iştahı açısından yakından izlenmesini bekliyoruz. Haftanın yönü açısından belirleyici başlıkların ise ABD'den gelecek ISM imalat ve hizmet endeksleri, ADP özel sektör istihdamı, JOLTS açık iş sayısı ve tarım dışı istihdam verisi olacağını öngörüyoruz.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

*Rekabet Kurulu, Türk Hava Yolları ve Thai Airways International arasında akdedilen Ortak İş Anlaşması’na, uygulanmaya başlamasından itibaren üç yıl ve tarafların mutabakata varması halinde iki yıl daha süreyle bireysel muafiyet tanınmasına karar verdi
ANALİZ- Yurtiçi Bülten (ALB Yatırım)

Türkiye'de Gözler Bugün Açıklanacak Enflasyon Verilerinde

Aralık Enflasyon Verileri Bugün Saat 10.00'da Açıklanacak

Aralık ayına ait enflasyon verileri bugün açıklanacak. Kasım ayında Tüketici Fiyat Endeksi aylık bazda yüzde 0,87 artarken, yıllık enflasyon yüzde 31,07 seviyesinde gerçekleşmişti.

Bayraktar: Azerbaycan ile 33 Milyar Metreküplük Gaz Anlaşması

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Azerbaycan ile toplam 33 milyar metreküplük doğal gaz tedarik anlaşması yapıldığını, gazın 2029'da başlayarak 15 yıl boyunca boru hattıyla Türkiye'ye geleceğini açıkladı. Abşeron Sahası'ndan yıllık 2,25 milyar metreküp üretim planlanırken, Bayraktar gazın uygun fiyatlı olacağını belirtti. Akkuyu Nükleer Santrali'nde bu yıl ilk elektriğin hedeflendiğini söyleyen Bayraktar, Sinop ve Trakya santralleri için 2026'nın kritik bir yıl olacağını ifade etti. Doğal gazda kademeli tarife çalışmasının sürdüğünü kaydeden Bayraktar, fiyatların enflasyon ve küresel gelişmelere göre yılda bir kez değerlendirileceğini söyledi.

Otomotiv İhracatta Liderliğini Korudu

Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre otomotiv endüstrisi, geçen yıl 41,5 milyar dolarlık ihracatla en fazla dış satım yapan sektör oldu. Otomotivi 31,9 milyar dolarla kimya, 17,7 milyar dolarla elektrik-elektronik sektörü izlerken, en yüksek ihracat artışı yüzde 48,8 ile savunma ve havacılık sanayiinde görüldü. Toplam ihracatın yüzde 82'sini gerçekleştiren sanayi grubunun dış satımı 194,8 milyar dolara ulaşırken, tarım ihracatı 36,4 milyar dolar, madencilik ihracatı ise 6,2 milyar dolar olarak kaydedildi. En fazla ihracat yapılan ülkeler Almanya, Birleşik Krallık ve ABD olurken, ihracatta İstanbul, Kocaeli ve Bursa ilk üç sırada yer aldı.

Yabancılardan Aralık'ta 820 Milyon Dolarlık Hisse Alımı

Yabancı yatırımcılar aralık ayında borsada alımlarını sürdürerek toplamda yaklaşık 820 milyon dolarlık hisse aldı. TCMB verilerine göre 26 Aralık haftasında yabancıların net hisse alımı 284 milyon dolar olurken, aynı haftada tahvil piyasasında 8 hafta sonra satış görüldü ve 131 milyon dolarlık tahvil çıkışı yaşandı.

TCMB Rezervlerinde Artış Devam Ediyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın brüt rezervleri 26 Aralık haftasında 193,9 milyar dolara yükselerek artışını sürdürdü. Net rezervler sınırlı bir gerilemeyle 79,8 milyar dolar olurken, swap hariç net rezervler beşinci haftasında da yükselerek 67,5 milyar dolara çıktı.

Teknik Analiz

BİST Teknik Görünüm

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi geçen hafta cuma günü yüzde 2,10 yükselişle 11.498,38 puandan tamamladı. Endeks, önceki kapanışa göre 236,86 puan değer kazanırken, toplam işlem hacmi 115,9 milyar lira olarak gerçekleşti. Teknik görünümde 11600 ve 11700 seviyeleri direnç, 11400 ve 11300 puan ise destek olarak öne çıkıyor.

Dirençler: 11600/ 11700/ 11800

Destekler: 11400/ 11300/ 11200

VIOP Teknik Görünüm

Geçen hafta cuma günü 13.127 seviyesinden alıcılı kapanan endeks kontratı, önceki kapanışına göre yaklaşık %7,4 oranında yükseliş kaydetti. Yukarı yönlü hareketlerin devam etmesi durumunda 13230 seviyesi direnç noktası olarak izlenebilir. Olası geri çekilmelerde ise 13030 ve 12930 seviyeleri destek olarak takip edilebilir.

Dirençler: 13230/13330/13430

Destekler: 13030/12930/12830

Şirket Haberleri

ODINE: Şirket, Turkcell Grup şirketlerinden şebeke, bulut, 5G çekirdek şebeke ve kurumsal ağ çözümleri kapsamında toplam 6,46 milyon dolar (yaklaşık 276,7 milyon TL) tutarında yeni sipariş aldı.

BRISA: Şirketin mevcut Kâr Dağıtım Politikası kamuoyuyla paylaşıldı ve kurumsal internet sitesinde erişime açık olduğu belirtildi.

KONTR: Şirket, Hollanda merkezli Fortis Renewable Energy BV ile Sırbistan'daki Nojac1 Projesi kapsamında 90 MW GES ve 36 MWh enerji depolama sistemi için EPC sözleşmesi imzaladı. Proje, yenilenebilir enerji ve depolama entegrasyonu açısından önem taşıyor.

ASTOR: Şirket, yurt içinde yerleşik bir firma ile toplam 21,5 milyon dolar (yaklaşık 923 milyon TL) tutarında satış gerçekleştirdi.

KOCMT: Osmaniye'deki üretim tesisinde planlı bakım çalışmaları 3 Ocak 2026 itibarıyla tamamlanacak, üretim faaliyetleri 4 Ocak 2026'da yeniden başlayacak.

DCTTR: Şirket, CEO Muzaffer Armağan Saraçoğlu'nun geçmiş görevleri nedeniyle başka bir kuruma yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alındığı iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Soruşturmanın şirket faaliyetleriyle doğrudan ilgisi olmadığı, şirket ve bağlı ortaklıkları hakkında herhangi bir işlem veya itham bulunmadığı ve faaliyetlerin kesintisiz sürdüğü belirtildi.

ASTOR: Şirketimiz TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM A.Ş GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (TEİAŞ) tarafından 09.04.2025 tarihinde düzenlenen ve uhdemizde kalan Güç Transformatörü, Oto Transformatörü ve Şönt Reaktörü konulu toplam 3.040.480.000 TL tutarlı 3 ayrı ihaleye ilişkin olarak 9 adet 250 MVA Oto Transformatörünün toplam 1.150.200.000- TL (KDV Dahil) bedel ile teslimi tamamlanmıştır. İhale kapsamındaki ürünlerin teslimi gerçekleştikçe kamuoyu ile paylaşılacaktır.

ARDYZ: Şirketimiz, bir kamu kurumu iştiraki ile yapay zekâ tabanlı Kurumsal Entegre Yönetim Sistemi (IMS) ve Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) Sistemi kapsamında; mevcut yazılımların devralınması, bakımı, yeniden yapılandırarak modernizasyonu ve yapay zekâ tabanlı yeni yazılımların geliştirilmesi, veri aktarımı, kurumsal entegrasyonları, testleri, kurulumu, devreye alması, eğitimi ve işletme hizmetlerini uçtan uca kapsayan "Kurumsal Entegre Yönetim Sistemi ve Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) Sistemi Geliştirme Projesi" işi için 504.000.000 TL (KDV Dahil) bedelle sözleşme imzalamıştır.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Açığa Satış İşlem Hacmi (İnfo Yatırım)

Kod

İşlem Hacmi
(mn TL)

Açığa Satış İşlem Hacmi (mn TL)

Açığa Satış / İşlem Hacmi

Açığa Satış Adet (mn)

İşlem Adeti / Açığa Satış Adeti

En Düşük Açığa Satış Fiyatı

En Yüksek Açığa Satış Fiyatı

Kapanış Fiyatı

Açığa Satış Ortalama Fiyatı

Günlük Değişim

BIST100

115.795,79

17.250,77

14,90%

852,35

-

-

-

11.498,38

-

2,10%

BIST50

97.943,22

17.250,77

17,61%

852,35

-

-

-

9.986,32

-

2,22%

TAVHL

846,32

338,02

39,94%

1,11

39,85%

298,25

310,75

310,75

305,53

4,19%

KONTR

1.907,56

600,25

31,47%

51,79

31,44%

11,40

11,77

11,71

11,59

1,65%

MAVI

470,86

142,97

30,36%

3,36

30,38%

42,24

43,48

42,72

42,57

-1,84%

SASA

4.354,85

1.289,60

29,61%

447,99

29,61%

2,79

2,93

2,89

2,88

3,96%

BIMAS

1.754,73

516,23

29,42%

0,96

29,44%

535,50

544,00

543,00

540,46

1,21%

PASEU

442,23

122,37

27,67%

0,93

27,70%

130,00

136,90

130,00

132,04

-4,06%

AKBNK

6.274,25

1.553,57

24,76%

21,59

24,72%

70,15

73,50

73,50

71,96

5,30%

SOKM

401,52

99,30

24,73%

1,96

24,70%

49,92

51,65

49,84

50,74

-2,37%

HEKTS

304,84

68,42

22,44%

21,81

22,43%

3,07

3,16

3,14

3,14

2,61%

CIMSA

673,02

147,56

21,93%

3,24

21,93%

45,30

46,18

45,54

45,54

-2,06%

THYAO

7.853,19

1.638,35

20,86%

6,04

20,90%

269,75

274,25

274,25

271,37

2,14%

ISCTR

8.538,61

1.749,45

20,49%

122,69

20,49%

14,07

14,38

14,38

14,26

2,06%

ASELS

4.693,96

887,50

18,91%

3,85

18,89%

228,50

233,60

230,20

230,66

-0,65%

YKBNK

6.366,83

1.203,76

18,91%

32,25

18,94%

36,38

38,26

38,12

37,33

5,25%

OYAKC

358,58

67,59

18,85%

2,90

18,89%

22,96

23,54

23,54

23,30

2,17%

CCOLA

386,06

69,93

18,11%

1,19

18,17%

57,90

59,90

59,30

58,70

0,85%

PGSUS

2.690,82

469,43

17,45%

2,41

17,44%

192,90

195,90

195,00

194,69

1,72%

DOAS

370,76

64,62

17,43%

0,34

17,46%

188,80

193,10

193,00

190,45

2,60%

ARCLK

237,45

41,05

17,29%

0,40

17,27%

101,60

104,90

104,90

103,47

3,86%

VAKBN

1.141,42

197,16

17,27%

6,30

17,29%

30,88

31,72

31,68

31,32

3,26%

KRDMD

804,64

137,07

17,04%

5,33

17,07%

25,38

26,08

26,08

25,73

3,25%

ALARK

1.147,81

192,40

16,76%

1,86

16,82%

102,30

105,40

105,40

103,68

3,33%

TTKOM

1.390,28

232,70

16,74%

4,05

16,77%

57,20

 

 


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.