Geri Dön

Yatırım ve Foreks Haberleri

Türk Hava Yolları dün 4Ç20 sonuçlarını ve genel görünümü tartışmak üzere bir telekonferans düzenledi.

 

Yönetim kargo operasyonlarında 2020'de görülen güçlü birim gelir ortamının global kapasite sıkıntısı nedeniyle 2021'de de sürmesini beklediklerini ve bu iş kolunun THY'nin konsolide bilançosuna önemli katkı yapmaya devam etmesini öngördüklerini belirtti.

 

Yolcu trafiği için halen talep tarafında ilerisi için düşük görünürlük bulunmasının yanında, aşılama hızının nasıl devam edeceği ve kısıtlamaların kaldırılmasında ülkelerin nasıl hareket edeceğinin bilinmemesi nedeniyle tahmin yapmanın güç olduğundan bahsetti. Yine de bizim tahminlerimize paralel olarak ikinci çeyrekten itibaren yolcu trafiğinde toparlamanın başlamasını beklediklerini ve kapasite üretiminin (AKK bazında) 2019'un %60-70'i seviyesinde olmasını öngördüklerini belirttiler (AK tahmini %69). Karlılık tarafında da bizim tahminimize benzer şekilde 2021'de marjların bir miktar normalleşeceğini, yine de Covid öncesi döneme göre bir miktar yukarıda kalabileceğini söylediler.

 

Filo programı bu yıl içerisinde büyük kısmı ikinci yarıda olmak üzere 22-24 yeni uçak girişi 10 adet de çıkış olacağından bahsettiler. Bununla beraber THY 4Ç20'de Airbus ile yaptığı anlaşmaya benzer bir anlaşmaya Boeing ile varmayı beklediklerini, bu iki gelişme sonucu toplamda 7 milyar USD finansal yükten kurtulabileceklerini belirttiler. Son olarak, THY, kargo operasyonlarının ve Anadolujet'in spin-off işlemlerinin 2021 yılı içerisinde tamamlanmasının beklendğini söylediler.

 


Havacılık Sektörü: Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nin (DHMİ) bugün yayınladığı verilere göre, havalimanlarımızı kullanan yolcu sayısı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %63 düşüş göstererek 5,2 milyona geriledi. Hatırlanacağı gibi Aralık ayında Covid-19 önlemlerinin artırılması ile beraber yolcu trafiğindeki toparlama hız kesmişti. Alınan önlemlerde bir değişikliğin olmadığı Ocak ayında da benzer bir daralma yaşanmış oldu. Yurt içi yolcu sayısında %57 gerileme, yurt dışı yolcu sayısında ise %70 düşüş yaşandı ve sırasıyla yolcu sayısı bu hatlarda 3,4 milyon ve 1,9 milyon yolcuya indi.

 

Havalimanı bazında baktığımızda, Pegasus'un Türk Hava Yolları karşısında pazar payı kazanmaya devam ettiğini görüyoruz – Sabiha Gökçen'de toplam yolcu sayısı %56 düşerken, THY'nin ana üssü olan İstanbul Havalimanı'nda %68 düşüş yaşandı.

 

Havalimanı trafiğinde zayıf bir gerçekleşme bekliyorduk. Dolayısı ile Ocak verilerinin sürpriz olmadığını söyleyebiliriz. Ocak gerçekleşmesi zayıf 1Ç'ye işaret ederken, havacılık hisseleri için uzun vadeli performansın Covid-19 aşılama hızına ve bu yönde oluşacak haber akışına bağlı olacağını düşünüyoruz. 

Havacılık Sektörü: Sağlık Bakanı Fahrettin Koca koronavirüsünün bulaş hızını artıran mutasyon riski nedeniyle İngiltere, Danimarka, Hollanda ve Güney Afrika uçuşlarının geçici olarak durdurulduğunu açıkladı. Uzmanlar mutasyon sonrası aşıların etkisinin değişmediğini belirtirken, algının yeni toparlamaya başladığı havacılık sektörü hisse senetleri üzerinde haber etkisinin olumsuz olabileceğini düşünüyoruz. 

Türk Hava Yolları (THY) 3Ç20'de 946 milyon TL net zarar açıkladı. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde elde edile 3,7 milyar TL net kara göre düşüşte Covid-19'a bağlı olarak zayıflayan operasyonel performans ve kur farkı giderleri etki oldu. Diğer taraftan, Şirket'in net zararı, beklenenden daha düşük gerçekleşti (AK tahmini: -1,556 milyon TL, RT Konsensus: -1,268 milyon TL). Bu sapmadaki en önemli sebep 797 milyon TL ertelenmiş vergi geliri ve hafif daha iyi gerçekleşen operasyonel performans oldu. Faaliyet karlılığında jet yakıtı giderleri tahminimizin altında kalmasıyla, THY'nin 2,563 milyon TL FAVÖK rakamı bizim 2,305 milyon TL beklentimizi ve 2,448 milyon TL konsensüs tahmininin üzerinde oluştu. Ancak, 3Ç20'de nakit rezervlerin çeyreklik bazda 488 milyon USD azaldığını görüyoruz (banka borçlarının artmasına ve margin call geri dönüşlerine rağmen). Bu nakit çıkışları ve faaliyetlerden negatif nakit akışı sonucu THY'nin net borcu bir önceki çeyrek 12,8 milyar USD iken Eylül sonu itibariyle 14 milyar USD'ye yükselmiş oldu. Sonuç olarak, THY'nin beklendiği kadar yüksek olmayan net zarar sonucu ilk olarak olumlu tepki yaratabileceğini, ancak, bunun operasyonlardan çok ertelenmiş vergi gelirinden kaynaklanması ve nakit pozisyonundaki bozulma nedeniyle alımların sınırlı kalacağını öngörüyoruz. Genel olarak havacılık sektöründeki belirsizliklerin yanında THY'nin yüksek borçluluğu ve cazip olmayan göreceli değerlemesi nedeniyle Şirket için temkinli görüşümüzü 11.00 TL/hisse hedef fiyat ve 'Nötr' tavsiyesi ile koruyoruz.

 

 

THYAO UFRS özet, TL mln3Ç194Ç191Ç202Ç203Ç20Çeyrek %Yıl %3Ç20TG/T3Ç20K*G/K9A199A20Yıl %
              
Satışlar22,63518,96715,3306,17711,01878%-51%10,9511%11,0540%56,15132,52530%
FAVÖK5,8173,0926491,1642,563120%-56%2,30511%2,4485%8,9014,376119%
FAVÖK marjı25.7%16.3%4.2%18.8%23.3%  21.0% 22.1% 15.9%13.5% 
Net Kar3,7071,948-2,023-2,234-946n.mn.m-1,556n.m-1,268n.m2,587-5,203-93%
Net Marj16.4%10.3%-13.2%-36.2%-8.6%  -14.2% -11.5% 4.6%-16.0% 

* Konsensus Research Turkey

Kaynak: Şirket, AK Yatırım Araştırma

 


Türk Hava Yolları, Do&Co ile yolcu ikram hizmetleri alanındaki ortaklıklarını devam ettirmeye yönelik yaptıkları görüşmeler sonucunda THY'nin Türkiye'deki havalimanlarından çıkışlı tüm uluslararası, ulusal ve charter uçuşlarını kapsayan ikram hizmetleri anlaşmasının 15 yıl süreli olarak imzalanmasına karar verdiklerini açıkladı. Anlaşmanın, İstanbul'daki otel projesinin THY Do&Co İkram Hizmetleri A.Ş'den THY'ye satışını da içerdiği belirtildi. Yorum: Taraflar daha önce Ekim 2018'de ortaklıklarını 15 yıllığına uzatma konusunda anlaştıklarını açıkladıklarından anlaşmanın imzalanma kararı piyasa açısından bir sürpriz içermemektedir. Diğer yandan otel projesinin THY Do&Co' İkram Hizmetleri A.Ş.'den THY satılması yeni bir gelişmedir. Sonuç olarak haberi THY açısından nötr olarak değerlendiriyoruz. 

ANALİZ- Strateji & Araştırma | Hisse Notu: THYAO (Deniz Yatırım)


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Haftalık Bülten (Kuveyt Türk)


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- THYAO Aralık 2025 Trafik Sonuçları Raporu (GCM Yatırım)

Türk Hava Yolları Aralık ayında toplam 7,30 milyon yolcu taşıdı. Sektörün bayrak taşıyıcısı olan şirket yolcu sayısında geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %13,5 artış kaydetti. Filodaki uçak sayısı %4,9 artış ile 516’ya ulaştı. Genel olarak bakıldığında toplam yolcu sayısı, yolcu doluluk oranı ve özellikle yurt dışı kargo operasyonlarındaki artış sebebiyle verilerin olumlu olduğu değerlendirilebilir.

Aralık 2025 Trafik sonuçlarına ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir:

YURT İÇİ

  •  Toplam Arz Edilen Koltuk Km (AKK), Aralık 2024 döneminde 21,35 milyar iken, 2025 yılının Aralık ayında %9,2 artarak 23,30 milyar olarak gerçekleşmiştir.

  • Aralık 2024 döneminde yurt içi yolcu doluluk oranı %77,50 iken Aralık 2025’te 5,1 puan artışla %82,70 olarak gerçekleşti.

  • Yolcu sayısı yurt içinde Aralık 2024’de 2,11 milyon iken Aralık 2025’te %9,90 artış göstererek 2,32 milyon olarak gerçekleşti.

  •  Aralık 2024 döneminde kargo + posta 5.692 bin ton iken, Aralık 2025’te %6,10 azalışla 5.346 bin ton olarak gerçekleşti.

 

YURT DIŞI

  •  Toplam Arz Edilen Koltuk Km (AKK), yurt dışında Aralık 2024’de 19,47 milyar iken, Aralık 2025’te %9,80 artış kaydederek 21,38 milyar olarak gerçekleşti.

  •  Yurt dışında yolcu doluluk oranı Aralık 2024’de %81,00 iken Aralık 2025’te 1,6 puan artışla %82,60 olarak gerçekleşti.

  •  Yolcu sayısı yurt dışında Aralık 2024’de 4,32 milyon iken Aralık 2025’te %15,20 artış kaydederek 4,98 milyon olarak gerçekleşti.

  •  Aralık 2024 döneminde kargo + posta 160.242 bin ton iken Aralık 2025’te %16,70 artış kaydederek 187.053 bin ton olarak gerçekleşti.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

*Şeker Yatırım, THYAO-THY için hedef fiyatını 495,5 TL'den 445 TL'ye düşürdü, tavsiyesini "al" olarak korudu
ANALİZ- 2026 Stratejisi - Toparlanma ve Artan Risk İştahı (Şeker Yatırım)

Finansal piyasalar açısından 2026 yılına yönelik baz senaryo, 2025’te ertelenen talep ve fırsatların 2026 beklentileriyle birlikte birikimli bir etki yaratması üzerine kurulu. Özellikle riskli varlıklar açısından reel kayıpların yaşandığı 2025’in telafi edileceği pozitif bir atmosfer bizi bekliyor. Enflasyon ataleti devam etse de risksiz varlıklar açısından reel kazanç dönemi 2026 yılının geneline yayılacaktır. Yıl sonu enflasyonun %23 seviyesinde, politika faiz tahminimizin (%29) altında yaklaşık 6 puanlık bir reel kazançla tamamlanacağını öngörüyoruz. Merkez bankası sıkı duruşu korumakla birlikte, gerileyen reel faiz oranları nakit tutma eğilimini törpüleyecek ve risk iştahını tetikleyecektir. Özellikle faiz hassasiyeti yüksek sektör ve şirketlerin pozitif ayrışacağı bir yıl bekliyoruz. Türk Lirası’nda reel değerlenme dönemini geride bırakacağımız, ihracat oranı yüksek, maliyet artışlarını nihai fiyatlara daha hızlı yansıtan sektör ve şirketlerin daha pozitif performans sergileyeceği bir döneme giriyoruz. Yılın ilk yarısında faiz indirimlerinin birikimli etkisini görmek isteyen TCMB, enflasyondaki seyre göre para politikası duruşunu ayarlayacaktır. Nakit tutma eğilimin maliyetli olduğu ve risksiz varlıklardan daha riskli varlıklara doğru bir portföy hareketi göreceğiz. Bu kapsamda hisse ağırlığını arttıran, oynaklık risklerine karşı %5-10 nakit tutan bir portföy dağılımın daha etkin olacağını düşünüyoruz. Sabit getirili menkul kıymetler ya da döviz endeksli araçların riskli varlıklara göre daha zayıf bir performans sergileyeceğini düşünüyoruz. Endekste nakit akışı güçlü, faiz/kur hassasiyeti yüksek sektör ve şirketlerin 2026’da belirgin pozitif ayrışacağı bir dönem yaşayacağız. Kurdaki yukarı yönlü hareketlerin döviz cinsi satışlara yansıması, faiz indirimlerinin finansman maliyetini düşürmesi bu sektör/şirketlerdeki 2025 negatif etkisini telafi edecektir. Öte yandan ekonomideki döngüler, şoklar ve kısa vadeli oynaklıklara hassasiyeti düşük sektörler model portföyün gözdesi olmaya devam edecektir. Global merkez bankalarının faiz politikaları finansal piyasaların takip edeceği ana tema olacaktır. Tarife savaşları, yapay zeka ve teknolojik dönüşüm, değerli ve endüstriyel metallerdeki gelişmeler ile başta Ukrayna-Rusya olmak üzere jeopolitik riskler, piyasalar tarafında takip edilecek diğer önemli başlıklar arasında yer alacaktır. Fed ile birlikte global faiz oranlarının gerilemesi, tarifeler konusunda belirsizliklerin azalması, Rusya-Ukrayna savaşının sonlanacağına yönelik iyimser beklentiler ve enerji fiyatlarındaki düşük seyir global ekonomide toparlanma sağlarken, dezenflasyon programı uygulayan Türkiye’nin elini rahatlatıyor. 2026 yılında BIST’i etkileyecek başlıca dinamikler arasında; enflasyon ve buna bağlı olarak faiz oranlarının seyri ile ana ihracat pazarımız olan Avrupa ve çevre ülkelerdeki gelişmeler öne çıkmaktadır. Bununla birlikte, başta Rusya-Ukrayna, Orta Doğu ve Suriye’deki gelişmeler olmak üzere jeopolitik risklere yönelik beklentiler ile F-35 alımı ve CAATSA yaptırımları başta olmak üzere ABD ile ilişkiler de piyasalar tarafından yakından takip edilecek önemli gündem maddeleri arasında yer alacaktır. 2024 yılında yaşanan kredi notu artışlarının ardından 2025 yılında sadece Moody’s’den not artırımı gelirken, 2026 yılında dezenflasyon programının devamına bağlı olarak yılın ilk yarısındaki gözden geçirmelerde görünüm iyileşmesi, ikinci yarıda ise kredi notu artışı olabileceğini ve bunun CDS’lerdeki pozitif seyri destekleyeceğini düşünüyoruz. Bu gelişmelerin paralelinde geçen sene özelikle hisse senedi piyasalarına gelişmekte olan ülkelerin aksine sınırlı kalan yabancı sermaye akımlarında ılımlı bir iyileşme yaşanmasını bekliyoruz. Bu beklentilerin ışığında, 2026 yılında da enflasyon muhasebesinden muaf tutulan bankacılık sektörünün faiz indirimlerinden etkilenerek pozitif ayrışmasını bu yıl da sürdürmesini bekliyoruz. Bankacılık sektörünün yanında faiz düşüşünden öncelikli etkilenecek sigorta, GYO, inşaat, çimento, cam gibi ilişkili sektörlerinin öne çıkmasını bekliyoruz. Yılın ikinci yarısında ise faiz indirimleri ile sanayi şirketlerinin finansman giderlerinde düşüş ve iç talepteki canlanma ile birlikte gıda-perakende, metal ana sanayi (otomotiv, beyaz eşya), savunma, perakende, telekom, enerji, havacılık, demir-çelik sektör şirketlerinin öne çıkmasını bekliyoruz. Makro revizyonlarımız paralelinde; indirgenmiş nakit akımları analizinde kullandığımız ortalama risksiz faiz oranımızı %20,0’de ve piyasa risk primini ise %5,50’de sabit bırakıyoruz. Bu değişiklikler sonrası BIST-100 endeksi için 12 aylık hedef değerimizi 16,500 olarak belirliyoruz. Endeks hedefimizin %37 getiri potansiyeli taşıması nedeniyle önerimizi AL olarak koruyoruz. Orta ve uzun vadeli portföyümüzde yer alan AKBNK, ASELS, CIMSA, ISCTR, MGROS, SAHOL, TCELL, THYAO’yi tutmaya devam ederken FROTO’YU çıkartıyor ve yerine DOAS ve YKBNK’yi ekliyoruz.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.