Geri Dön

Yatırım ve Foreks Haberleri

Türk Hava Yolları dün 4Ç20 sonuçlarını ve genel görünümü tartışmak üzere bir telekonferans düzenledi.

 

Yönetim kargo operasyonlarında 2020'de görülen güçlü birim gelir ortamının global kapasite sıkıntısı nedeniyle 2021'de de sürmesini beklediklerini ve bu iş kolunun THY'nin konsolide bilançosuna önemli katkı yapmaya devam etmesini öngördüklerini belirtti.

 

Yolcu trafiği için halen talep tarafında ilerisi için düşük görünürlük bulunmasının yanında, aşılama hızının nasıl devam edeceği ve kısıtlamaların kaldırılmasında ülkelerin nasıl hareket edeceğinin bilinmemesi nedeniyle tahmin yapmanın güç olduğundan bahsetti. Yine de bizim tahminlerimize paralel olarak ikinci çeyrekten itibaren yolcu trafiğinde toparlamanın başlamasını beklediklerini ve kapasite üretiminin (AKK bazında) 2019'un %60-70'i seviyesinde olmasını öngördüklerini belirttiler (AK tahmini %69). Karlılık tarafında da bizim tahminimize benzer şekilde 2021'de marjların bir miktar normalleşeceğini, yine de Covid öncesi döneme göre bir miktar yukarıda kalabileceğini söylediler.

 

Filo programı bu yıl içerisinde büyük kısmı ikinci yarıda olmak üzere 22-24 yeni uçak girişi 10 adet de çıkış olacağından bahsettiler. Bununla beraber THY 4Ç20'de Airbus ile yaptığı anlaşmaya benzer bir anlaşmaya Boeing ile varmayı beklediklerini, bu iki gelişme sonucu toplamda 7 milyar USD finansal yükten kurtulabileceklerini belirttiler. Son olarak, THY, kargo operasyonlarının ve Anadolujet'in spin-off işlemlerinin 2021 yılı içerisinde tamamlanmasının beklendğini söylediler.

 


Havacılık Sektörü: Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nin (DHMİ) bugün yayınladığı verilere göre, havalimanlarımızı kullanan yolcu sayısı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %63 düşüş göstererek 5,2 milyona geriledi. Hatırlanacağı gibi Aralık ayında Covid-19 önlemlerinin artırılması ile beraber yolcu trafiğindeki toparlama hız kesmişti. Alınan önlemlerde bir değişikliğin olmadığı Ocak ayında da benzer bir daralma yaşanmış oldu. Yurt içi yolcu sayısında %57 gerileme, yurt dışı yolcu sayısında ise %70 düşüş yaşandı ve sırasıyla yolcu sayısı bu hatlarda 3,4 milyon ve 1,9 milyon yolcuya indi.

 

Havalimanı bazında baktığımızda, Pegasus'un Türk Hava Yolları karşısında pazar payı kazanmaya devam ettiğini görüyoruz – Sabiha Gökçen'de toplam yolcu sayısı %56 düşerken, THY'nin ana üssü olan İstanbul Havalimanı'nda %68 düşüş yaşandı.

 

Havalimanı trafiğinde zayıf bir gerçekleşme bekliyorduk. Dolayısı ile Ocak verilerinin sürpriz olmadığını söyleyebiliriz. Ocak gerçekleşmesi zayıf 1Ç'ye işaret ederken, havacılık hisseleri için uzun vadeli performansın Covid-19 aşılama hızına ve bu yönde oluşacak haber akışına bağlı olacağını düşünüyoruz. 

Havacılık Sektörü: Sağlık Bakanı Fahrettin Koca koronavirüsünün bulaş hızını artıran mutasyon riski nedeniyle İngiltere, Danimarka, Hollanda ve Güney Afrika uçuşlarının geçici olarak durdurulduğunu açıkladı. Uzmanlar mutasyon sonrası aşıların etkisinin değişmediğini belirtirken, algının yeni toparlamaya başladığı havacılık sektörü hisse senetleri üzerinde haber etkisinin olumsuz olabileceğini düşünüyoruz. 

Türk Hava Yolları (THY) 3Ç20'de 946 milyon TL net zarar açıkladı. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde elde edile 3,7 milyar TL net kara göre düşüşte Covid-19'a bağlı olarak zayıflayan operasyonel performans ve kur farkı giderleri etki oldu. Diğer taraftan, Şirket'in net zararı, beklenenden daha düşük gerçekleşti (AK tahmini: -1,556 milyon TL, RT Konsensus: -1,268 milyon TL). Bu sapmadaki en önemli sebep 797 milyon TL ertelenmiş vergi geliri ve hafif daha iyi gerçekleşen operasyonel performans oldu. Faaliyet karlılığında jet yakıtı giderleri tahminimizin altında kalmasıyla, THY'nin 2,563 milyon TL FAVÖK rakamı bizim 2,305 milyon TL beklentimizi ve 2,448 milyon TL konsensüs tahmininin üzerinde oluştu. Ancak, 3Ç20'de nakit rezervlerin çeyreklik bazda 488 milyon USD azaldığını görüyoruz (banka borçlarının artmasına ve margin call geri dönüşlerine rağmen). Bu nakit çıkışları ve faaliyetlerden negatif nakit akışı sonucu THY'nin net borcu bir önceki çeyrek 12,8 milyar USD iken Eylül sonu itibariyle 14 milyar USD'ye yükselmiş oldu. Sonuç olarak, THY'nin beklendiği kadar yüksek olmayan net zarar sonucu ilk olarak olumlu tepki yaratabileceğini, ancak, bunun operasyonlardan çok ertelenmiş vergi gelirinden kaynaklanması ve nakit pozisyonundaki bozulma nedeniyle alımların sınırlı kalacağını öngörüyoruz. Genel olarak havacılık sektöründeki belirsizliklerin yanında THY'nin yüksek borçluluğu ve cazip olmayan göreceli değerlemesi nedeniyle Şirket için temkinli görüşümüzü 11.00 TL/hisse hedef fiyat ve 'Nötr' tavsiyesi ile koruyoruz.

 

 

THYAO UFRS özet, TL mln3Ç194Ç191Ç202Ç203Ç20Çeyrek %Yıl %3Ç20TG/T3Ç20K*G/K9A199A20Yıl %
              
Satışlar22,63518,96715,3306,17711,01878%-51%10,9511%11,0540%56,15132,52530%
FAVÖK5,8173,0926491,1642,563120%-56%2,30511%2,4485%8,9014,376119%
FAVÖK marjı25.7%16.3%4.2%18.8%23.3%  21.0% 22.1% 15.9%13.5% 
Net Kar3,7071,948-2,023-2,234-946n.mn.m-1,556n.m-1,268n.m2,587-5,203-93%
Net Marj16.4%10.3%-13.2%-36.2%-8.6%  -14.2% -11.5% 4.6%-16.0% 

* Konsensus Research Turkey

Kaynak: Şirket, AK Yatırım Araştırma

 


Türk Hava Yolları, Do&Co ile yolcu ikram hizmetleri alanındaki ortaklıklarını devam ettirmeye yönelik yaptıkları görüşmeler sonucunda THY'nin Türkiye'deki havalimanlarından çıkışlı tüm uluslararası, ulusal ve charter uçuşlarını kapsayan ikram hizmetleri anlaşmasının 15 yıl süreli olarak imzalanmasına karar verdiklerini açıkladı. Anlaşmanın, İstanbul'daki otel projesinin THY Do&Co İkram Hizmetleri A.Ş'den THY'ye satışını da içerdiği belirtildi. Yorum: Taraflar daha önce Ekim 2018'de ortaklıklarını 15 yıllığına uzatma konusunda anlaştıklarını açıkladıklarından anlaşmanın imzalanma kararı piyasa açısından bir sürpriz içermemektedir. Diğer yandan otel projesinin THY Do&Co' İkram Hizmetleri A.Ş.'den THY satılması yeni bir gelişmedir. Sonuç olarak haberi THY açısından nötr olarak değerlendiriyoruz. 

ANALİZ- Haftalık Bülten (Kuveyt Türk)

Küresel piyasalarda hafta genelinde ABD - İran gerilimi ve ek tarifeler, Fed Bej Kitap Değerlendirmesi ve ABD TÜFE verileri ana başlıklar arasında yer aldı. ABD'de tarım dışı istihdam artışının 50 binle beklentilerin altında kalmasına karşın, işsizlik oranının %4,4'e gerilemesi piyasalarda ekonominin yavaşladığı ancak sert bir kopuş yaşanmadığı algısını güçlendirdi.

İstihdam artış hızındaki zayıflama ekonomik faaliyette ivme kaybına işaret ederken, işsizlik oranındaki düşüş işgücü piyasasının hâlen dayanıklı olduğunu ortaya koydu. ABD'de tarım dışı JOLTS ve ADP verileriyle birlikte ele alındığında ise, istihdam tarafında düşük işe alım/düşük işten çıkarma dengesinin sürdüğü ve Fed'in yakın vadede acil bir faiz indirimi ihtiyacı olmadığı görüşü gündeme geldi.

Diğer taraftan, ABD Adalet Bakanlığı'nın Fed Başkanı Powell hakkında cezai soruşturma başlattığına ilişkin haberlerin ardından, Fed'in kısa vadede para politikasında bir değişikliğe gitmeyeceği yönündeki beklenti güç kazandı. ABD'de açıklanan TÜFE verilerinde manşet enflasyon aylık bazda %0,3, yıllık bazda ise %2,7 ile beklentilere paralel gerçekleşti.

Çekirdek enflasyon ise aylık bazda %0,2 artarak beklentilerin hafif altında kaldı. Buna karşın, söz konusu veriler Fed'in faiz indirimleri konusunda aceleci davranmasını gerektirecek ölçüde güçlü bir rahatlama sinyali sunmadı. Fed'in Bej Kitap değerlendirmesi, ABD genelinde ekonomik aktivitenin son haftalarda ivme kazanmadan ancak resesyon sinyali de vermeden, hafif ve ılımlı bir büyüme patikasında ilerlediğine işaret etti.

Hafta genelinde takip edilen diğer bir önemli konu ise ABD - İran gerilimi oldu. Trump'ın İran'la temasları iptal etmesi ve Orta Doğu'ya yönelik sert söylemleri ve Başkan Trump'ın, İran ile ticaret yapan ülkelere ABD ile ticaretlerinde %25 gümrük vergisi uygulanacağını duyurması ve kararın derhal yürürlüğe girmesi tarifeleri ve belirsizlikleri tekrardan gündeme getirdi. Haber akışlarının yoğun olduğu haftada S&P 500 %0,33 ve Nasdaq 100 endeksi %0,16 yükseldi.

Yurt içi tarafta ise; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, Kasım ayında cari işlemler dengesi piyasa beklentisi olan 3,5 milyar doların üzerinde, 4 milyar dolar açık verdi. Buna karşın altın ve enerji hariç cari denge 2,1 milyar dolar fazla vererek olumlu seyrini sürdürdü.

Mevsimsel zayıflığın Aralık ayında da devam etmesi ve öncü dış ticaret verileri dikkate alındığında, Aralık ayı cari açığının yaklaşık 5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, Aralık ayında merkezi yönetim bütçe dengesi 528,1 milyar TL açık verirken, faiz dışı denge 411,5 milyar TL açık olarak gerçekleşti.

Aynı dönemde bütçe gelirleri yıllık bazda %43,7 artışla 1.264 milyar TL'ye yükselirken, bütçe giderleri %4,8 artışla 1.792 milyar TL'ye çıktı. Bu gelişmelerle birlikte 2025 yılı genelinde merkezi yönetim bütçe açığı 1.799 milyar TL seviyesine ulaştı. Orta Vadeli Program'da (OVP) ise 2026 yılı için bütçe açığının yaklaşık 2,8 trilyon TL'ye yükselmesi ve bütçe açığının GSYH'ye oranının %3,5 düzeyinde gerçekleşmesi öngörülüyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi, iki aylık daralmanın ardından Kasım ayında aylık bazda %2,5, yıllık bazda ise %2,4 artış gösterdi. Sanayi üretimindeki aylık toparlanma büyük ölçüde imalat sanayi sektörünün katkısıyla gerçekleşti. Takip ettiğimiz öncü göstergeler ise Aralık ayında büyüme eğiliminin devam edebileceğine işaret ediyor. Veri akışının sakin olduğu hafta genelini BIST100 endeksi %3, Katlım 100 endeksi ise %5'lik değer kazanımıyla sürdürüyor. Her iki endekste de tüm zamanların rekor seviyeleri kaydedildi.

ABD'de çeyreklik PCE ve büyüme verileri, içeride ise TCMB Faiz Kararı, Fitch ve Moody's'in Türkiye Kredi Notu Değerlendirmeleri takip edilecek.

İstihdam piyasasında belirgin bir zayıflama görülmemesi, enflasyonla mücadele sürecinde Fed'in yakın vadede acil bir faiz indirimi ihtiyacı olmadığı yönündeki beklentileri güçlendirirken, Fed'in faiz politikasına ilişkin yakından takip edilen Çekirdek PCE fiyat endeksi gelecek haftanın önemli veri akışları arasında yer alıyor. Öte yandan, ülkede üçüncü çeyrek büyüme rakamları açıklanacak.

Veriye ilişkin beklenti ilk okumada gerçekleşen %4,3 düzeyinde bulunuyor. Bu hafta başlayan ve önümüzdeki hafta etkisini sürdürmesini beklediğimiz 4Ç25 dönemi bilanço sezonuyla birlikte şirket bazlı fiyatlamaların gündeme gelebileceğini değerlendiriyoruz. Ayrıca, hafta genelinde ABD - İran gerilimine yönelik gelişmelerin emtia, petrol ve hisse senedi piyasası fiyatlamaları üzerinde etkili olabileceğini düşünüyoruz.

Yurt içi tarafta ise beklentilerin altında gelen Aralık ayı enflasyonunun ardından, gözler 22 Ocak Perşembe günü TSİ 14:00'te açıklanacak TCMB faiz kararına çevrildi. Düşük gelen manşet enflasyonun TCMB'ye ilave manevra alanı sağladığını düşünüyoruz. Bu doğrultuda Kuveyt Türk Yatırım Araştırma olarak politika faizinde 150 baz puanlık indirimle faizin %36,5 seviyesine çekilmesini bekliyoruz. Piyasa konsensüsü da 150 baz puanlık indirim yönünde.

Bunun yanı sıra Fitch ve Moody's'in Türkiye Kredi Notu Değerlendirmeleri yakından takip edilecek. Moody's 25 Temmuz 2025 tarihli son değerlendirmesinde Türkiye'nin kredi notunu B1'den Ba3'e yükseltirken, kredi notu görünümünü pozitiften durağana revize etmişti.

Fitch ise kredi notu ve görünümünde değişikliğe gitmeyerek Uzun Vadeli Yabancı Para Cinsinden İhraççı Temerrüt Notu'nu (IDR) BB-, görünümü ise durağan olarak teyit etmişti. Kuveyt Türk Yatırım olarak her iki kuruluşun kredi notu görünümünü durağandan pozitife döndürebileceğini ve kredi notu tarafında herhangi bir değişikliğe gitmeyeceğini düşünüyoruz.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Isı Haritası (Allbatross Yatırım)


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Yurt İçi Piyasalar Günlük Bülten (Burgan Yatırım)


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Günlük Bülten (Kuveyt Türk)

Para girişleriyle endekste alım iştahı devam ediyor...

* Dün Wall Street borsaları, çip ve banka hisseleri öncülüğünde gelen alımlarla iki günlük kayıp serisinin ardından toparlanma kaydetti. S&P 500 %0,26, Nasdaq ise %0,25 primle günü tamamladı. Seans içinde zirveler test edilse de kapanışta kazançlar sınırlı kaldı. Bu hafta ABD'de 4Ç25 bilanço sezonunun başlamasıyla beraber bankacılık hisselerinde güçlü bilançolarla öne çıktı.

Goldman Sachs ve Morgan Stanley 4Ç25 sonuçlarının beklentileri aşmasıyla yeni 52 haftalık zirve seviyelerini gördü. Ek olarak, petrol fiyatlarındaki %4'ü aşan geri çekilme de olumlu seyre katkı sağladı. Makro veri cephesinde ise ABD'de haftalık işsizlik maaşı başvuruları 10 Ocak ile biten haftada 198 bine gerileyerek beklentilerin altında kaldı ve istihdam piyasasının direncini gösterdi. Ayrıca Wall Street'te en büyük altı bankanın 2025 yılı boyunca yaklaşık 10.600 kişilik istihdam azaltımına gitmesiyle, işten çıkarmalar 2016'dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı ve bu görünüm finans sektöründe maliyet baskılarının belirginleştiğine işaret etti.

* Gün içinde volatilitenin arttığı Borsa İstanbul'da, seansın son bölümünde güç kazanan alımların etkisiyle endeks rekor seviyeden kapanış gerçekleştirdi. Bankacılık endeksi %1,34 gerileyerek negatif ayrışırken, BIST 100 endeksi günü %0,70 yükselişle 12.457 puandan tamamladı. Gün içi işlemlerde endeks 12.473 puan ile tarihi zirvesini yeniledi.Hisse senedi piyasasına 5,1 milyar TL tutarında net para girişi gerçekleşmesi ise dikkat çekti. Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 217 baz puan seviyesine gerilerken, tahvil piyasasında alıcılı görünüm izlendi. Bu çerçevede 10 yıllık tahvil faizi %29,83 seviyesine geriledi.

* Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, Aralık ayında merkezi yönetim bütçe dengesi 528,1 milyar TL, faiz dışı denge ise 411,5 milyar TL açık verdi. Aynı dönemde bütçe gelirleri yıllık bazda %43,7 artışla 1.264 milyar TL'ye, bütçe giderleri ise %4,8 artışla 1.792 milyar TL'ye yükseldi. Böylece 2025 yılı genelinde bütçe açığı 1.799 milyar TL oldu. Orta Vadeli Program'da (OVP) 2026 yılı için bütçe açığının yaklaşık 2,8 trilyon TL'ye ulaşması ve bütçe açığının GSYH'ye oranının %3,5 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, 9 Ocak haftasında yurt dışı yerleşikler hisse senedi piyasasında 238 milyon dolar, DİBS piyasasında ise 865 milyon dolar tutarında net alım gerçekleştirdi. Aynı hafta itibarıyla TCMB'nin brüt rezervleri 196,1 milyar dolara, swap hariç net rezervleri ise 70,1 milyar dolara yükseldi.

Ne Bekliyoruz...

* Borsa İstanbul, bir günlük aranın ardından rekor seviyeleri test etmeyi sürdürüyor. Küresel ölçekte devam eden jeopolitik risklere karşın, yerel varlıklarda olumlu görünüm korunuyor. Ekonomi yönetimi Londra temasları kapsamında, 20 ayrı toplantıda, fon büyüklüğü 58 trilyon doları aşan ve dünyanın önde gelen kurumsal yatırım kuruluşlarından 500'ün üzerinde yatırımcıyla bir araya geldi. Temaslar kapsamında uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Standard & Poor's, Moody's ve Fitch Ratings'in üst düzey yöneticileriyle de bir araya gelinmesini 23 Ocak'taki kredi notu ve görünüm raporu öncesinde önemli buluyoruz.

Söz konusu temasların etkisiyle endeksteki yükseliş eğiliminin sürmesine ve güçlü para girişlerine dikkat çekmek istiyoruz. Öte yandan, Ocak ve Şubat ayı enflasyon verilerine yönelik beklentilerin zaman zaman volatiliteyi artırabileceğini düşünmekle birlikte; CDS ve tahvil getirilerindeki geri çekilmenin sürmesi ve dezenflasyon sürecinin destekleyici etkisiyle yükseliş eğiliminin devam edebileceği kanaatindeyiz. Haftanın son işlem gününde Piyasa Katılımcıları Anketi yakından izlenecek.

* Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 12.470 ve 12.515 (yaklaşık 290 dolar) seviyeleri kısa vadede önemli direnç noktaları olarak öne çıkarken, olası geri çekilmelerde 12.300 ve 12.200 seviyeleri destek konumunda bulunuyor.

* Yeni güne başlarken ABD vadelilerinde ılımlı pozitif bir seyir öne çıkarken, Avrupa vadelileri son yükselişlerin ardından hafif realizasyonlara, Asya borsaları ise özellikle teknoloji ve yarı iletken hisseleri öncülüğünde genel olarak iyimser bir görünüme işaret ediyor. Bu çerçevede bugün ve önümüzdeki günlerde ABD borsalarında yönün; bilanço sezonunda açıklanacak finansallar ve şirketlerin ileriye dönük beklentileri, Fed üyelerinden gelecek faiz patikasına ilişkin mesajlar ve son dönemde gündemde olan politika başlıklarının risk iştahı üzerindeki etkisiyle şekillenmeye devam etmesini bekliyoruz.

Makro tarafta haftalık işsizlik maaşı başvurularının beklentilerin altında kalarak istihdam piyasasının halen güçlü olduğuna işaret etmesi, Fed'in yakın vadede agresif bir faiz indirimi alanını sınırlarken; buna karşılık petrol fiyatlarındaki geri çekilme ve yapay zeka yatırımlarına ilişkin güçlü görünüm hisse senetleri için belitleyici unsurlar olmaya devam ediyor. Günün ajandasında bugün ABD'de açıklanacak olan sanayi üretimi verisi takip edilecek.

Ekonomik Takvim

* 17:15 - ABD Sanayi Üretimi

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Günlük Bülten (Global Menkul)


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.