Geri Dön

Yatırım ve Foreks Haberleri

Bloomberght.com'unhaberine göre, ekonomi alanında önemli düzenlemeler getiren kanun teklifi TCMB'nin zorunlu karşılıklar politikasına ilişkin değişiklikler içeriyor. Habere göre, düzenlemeyle birlikte zorunlu karşılıkların para politikası aracı olarak daha etkin kullanılması amaçlanıyor. Düzenlemenin, bankaların bilanço içi veya dışı kalemlerindeki değişikliklerin zorunlu karşılığa tabi tutulmasını mümkün hale getirmesi bekleniyor.

Bankacılık Sektörü: Merkez Bankası verileri 9 Kasım haftasında sistemdeki döviz mevduatının 0,4 milyar dolar artarak 189,2 milyar dolara ulaştığını ortaya koydu. Aynı hafta içerisinde TL mevduatlar da 8,1 milyar TL artarak 1.039 milyar TL'ye geldi. Kredi tarafında daralmalar sürdüğü görüldü. Söz konusu hafta içerisinde TL krediler %0,2 ve döviz krediler (dolar bazında) %1,7 azaldı. Böylece yıl başına göre kredi artışı nominal bazda %16,4 ve kur etkisinden arındırılmış bazda %0,6 oldu. Banka grupları bazında kur etkisinden arındırılmış kredi hacminin kamu bankalarında %7,6 arttığı, ancak özel bankalarda %6,4 ve yabancı bankalarda %1,9 daralmalar olduğu dikkat çekti. Takipteki alacaklar ise ilgili hafta içerisinde 0,6 milyar TL artarak 89,5 milyar TL'ye ulaştı. Buna göe haziran sonu itibarıyla sorunlu kredi stoğundaki artış 17,0 milyar TL'yi buldu (yılın ilk yarısında 8,8 milyar TL olmuştu).

Bankacılık Sektörü: Merkez Bankası verilerine göre bankalardaki döviz mevduatı, 5 Ekim haftasında 1,8 milyar dolar azalarak 184,38 milyar dolar oldu. Aynı hafta içerisinde TL mevduat ise, 2,3 milyar TL artışla 1.037 milyar TL oldu. 5 Ekim haftasında TL krediler %0,5 daralırken, döviz krediler dolar bazında %0,8 geriledi. Böylece kredi hacmi yılbaşına göre nominal %24,6 ve kur etkisinden arındırılmış bazda sadece %2,1 artış gösterdi. Kur etkisinden arındırılmış kredi artışı yıl başına göre kamu bankalarında %10,3 olurken, yabancı bankalarda %0,5 geriledi. Yerli özel bankaların kredi hacmi ise %5,1 azaldı. Haftalık Bülten verilerine göre takipteki alacaklar ise aynı hafta 1,2 milyar TL artarak 85,3 milyar TL’ye ulaştı. Buna göre Haziran sonundan bu yana takipteki alacaklardaki artış 12,8 milyar TL’yi buldu (İlk iki çeyrek artışları sırasıyla 3,0 ve 8,0 milyar TL).

BANKACILIK SEKTÖRÜ: Türkiye Bankalar Birliği (TBB) belli şartların sağlanmasına bağlı olarak kredi borçlusu işletmelerin borçlarının vadelendirilmesi için bankalara yönelik bir tavsiye kararı aldı. Buna göre, risk grubu bazında, bankalar ve diğer finansal kuruluşlara toplam nakit kredi borcu 15 milyon TL'nin altında olan işletmelerden (gayri nakdi riskleri ile birlikte 25 milyon TL'ye ulaşan) hakkında yasal takip işlemi başlatılmamış ve iflas kararı bulunmayan, ve kredileri 30 Haziran 2018 tarihinden sonra ilgili bankada yapılandırılmamış olanların 30 Nisan 2019'a kadar vadesi dolacak kredileri 6 ayı anapara ödemesiz olarak toplam 24 aya kadar vadelendirilebilecek. TBB Başkanı Hüseyin Aydın bu kararı küçük işletmeleri desteklemeye yönelik olarak aldıklarını ve bu kategorideki kredilerin toplam tutarının 400 milyar TL'nin üzerinde olduğunu söyledi. 

İş Bankası, Cuma günü piyasadan 0,5 milyon adet daha ISCTR hissesini 4,14-4,19 fiyat aralığından satın aldığını açıkladı. Böylece bankanın geri alım programı başlangıcından itibaren satın aldığı hisse adedi 78,2 milyon adede (ödenmiş sermayenin %1,7'si) ulaştı ve toplam satın alım bedeli 312 milyon TL oldu. Hatırlanacağı üzere İş Bankası geri alım için 550 milyon TL kaynak ayrıldığını duyurmuştu. İş Bankası ayrıca piyasadan 2 milyon adet TSKB (1,5 milyon TL bedel ile) ve 1 milyon adet ISGYO (0,9 milyon TL bedel ile) satın aldığını duyurdu. 

Türkiye İş Bankası bünyesinde yer alan Yapay Zekâ Fabrikası, 2025 Türk Yapay Zekâ Ekosistemi ve Global Etki Raporunu yayınladı

Türkiye İş Bankası bünyesinde yer alan kurumsal girişim sermaye şirketi ve hızlandırma programı Yapay Zekâ Fabrikası, Startups.watch ve Endeavor Türkiye katkılarıyla hazırladığı “2025 Türk Yapay Zekâ Ekosistemi ve Global Etki Raporu”nu yayınladı. Rapora göre 1.188 aktif yapay zekâ girişimine sahip Türk yapay zekâ ekosistemi yükseliş trendinde.

Kuruluştan ForInvest Haber'e gönderilen açıklama şöyle:

Teknolojik bir yenilik olmanın çok ötesine geçen yapay zekâ, hem dünyada hem de ülkemizde ekonomik gelişimin ana unsurlarından biri haline gelirken, üretim modelleri ve girişimcilik dinamiklerini de dönüştürüyor. Ekosistemi bir araya getiren, büyümeyi hızlandıran ve yerel yetkinliklerin küresel değer üretimine dönüşmesinde rol oynayan Yapay Zekâ Fabrikası, ülkemizde yapay zekânın geldiği noktayı ve gelecek öngörülerini ortaya koymak üzere Startups.watch ve Endeavor Türkiye katkılarıyla “2025 Türk Yapay Zekâ Ekosistemi ve Global Etki Raporu”nu hazırladı.

Rapor, Türk yapay zekâ ekosistemini yalnızca ülke sınırları içinde ele almayarak, yurt dışında kurulan, Türk kurucuların liderliğindeki girişimler ve diaspora etkisiyle birlikte küresel bir bütün olarak değerlendiriyor.

Küresel yapay zekâ yatırımlarının 2025 itibarıyla işlem sayısında daralma yaşamasına rağmen yatırım hacmi açısından tarihi zirvelere ulaştığı bir dönemde yayımlanan rapor; yükselen değerlemeler, hızlanan unicornlaşma süreçleri ve değişen yatırım dinamikleri ışığında, Türk ekosisteminin bu dönüşümdeki konumunu veriye dayalı biçimde ortaya koyuyor.

2024-2025’te 180 yapay zekâ girişimi erken aşamada yatırım aldı

Rapora göre, Türk yapay zeka ekosistemi, son bir yıl içinde iki yapay zeka unicorn’u çıkararak özellikle B2B odaklı çözümlerde küresel ölçekte rekabet gücünü kanıtladı. Türkiye’de mobil oyun sektöründen beslenen güçlü ürün geliştirme ve ölçeklendirme yetkinlikleri ile yapay zekâ uygulama stüdyoları ise B2C tarafında dikkat çekici bir potansiyele işaret ediyor. Ülkemizde %70’i 2020 ve sonrasında kurulmuş olan 1.188 aktif yapay zekâ girişimi bulunuyor. 2024-2025 döneminde ise 180 yapay zekâ girişimi erken aşamada yatırım aldı. Yurt dışında faaliyet gösteren Türk kuruculu girişimlerin sayısı 274 oldu. Türk kurucuların liderliğinde gelişen yapay zekâ unicornlarının sayısı ise üçe ulaştı.

Rapor, Türk yapay zekâ girişimlerinin güçlü B2B odağı ve Türkiye merkezli girişimler ile diaspora girişimlerinin oluşturduğu çok merkezli yapının ekosistemin küresel rekabet gücünü desteklediğini vurguluyor. Mevcut resim, Türkiye’nin yapay zekâ alanında daha büyük ve sürdürülebilir başarı hikâyeleri yazılacağının sinyallerini veriyor.

2025 Türk Yapay Zekâ Ekosistemi ve Global Etki Raporu; yatırımcılar, kurumlar, girişimciler ve ekosistemin geleceğine ilgi duyan tüm paydaşlar için, hem mevcut tabloyu net biçimde ortaya koyan hem de Türk yapay zekâ ekosisteminin global ölçekte ulaştığı gücü görünür kılan stratejik bir referans niteliği taşıyor.

Rapora aşağıdaki linkten ulaşılabiliyor:

https://www.yapayzekafabrikasi.com.tr/2025-etki-raporu


ForInvest Haber

ANALİZ- Haftalık Bülten (İş Bankası)


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

*Şeker Yatırım, ISCTR-İş Bankası C için hedef fiyatını 18,8 TL'den 26,25 TL'ye yükseltti, tavsiyesini "al" olarak korudu
ANALİZ- 2026 Stratejisi - Toparlanma ve Artan Risk İştahı (Şeker Yatırım)

Finansal piyasalar açısından 2026 yılına yönelik baz senaryo, 2025’te ertelenen talep ve fırsatların 2026 beklentileriyle birlikte birikimli bir etki yaratması üzerine kurulu. Özellikle riskli varlıklar açısından reel kayıpların yaşandığı 2025’in telafi edileceği pozitif bir atmosfer bizi bekliyor. Enflasyon ataleti devam etse de risksiz varlıklar açısından reel kazanç dönemi 2026 yılının geneline yayılacaktır. Yıl sonu enflasyonun %23 seviyesinde, politika faiz tahminimizin (%29) altında yaklaşık 6 puanlık bir reel kazançla tamamlanacağını öngörüyoruz. Merkez bankası sıkı duruşu korumakla birlikte, gerileyen reel faiz oranları nakit tutma eğilimini törpüleyecek ve risk iştahını tetikleyecektir. Özellikle faiz hassasiyeti yüksek sektör ve şirketlerin pozitif ayrışacağı bir yıl bekliyoruz. Türk Lirası’nda reel değerlenme dönemini geride bırakacağımız, ihracat oranı yüksek, maliyet artışlarını nihai fiyatlara daha hızlı yansıtan sektör ve şirketlerin daha pozitif performans sergileyeceği bir döneme giriyoruz. Yılın ilk yarısında faiz indirimlerinin birikimli etkisini görmek isteyen TCMB, enflasyondaki seyre göre para politikası duruşunu ayarlayacaktır. Nakit tutma eğilimin maliyetli olduğu ve risksiz varlıklardan daha riskli varlıklara doğru bir portföy hareketi göreceğiz. Bu kapsamda hisse ağırlığını arttıran, oynaklık risklerine karşı %5-10 nakit tutan bir portföy dağılımın daha etkin olacağını düşünüyoruz. Sabit getirili menkul kıymetler ya da döviz endeksli araçların riskli varlıklara göre daha zayıf bir performans sergileyeceğini düşünüyoruz. Endekste nakit akışı güçlü, faiz/kur hassasiyeti yüksek sektör ve şirketlerin 2026’da belirgin pozitif ayrışacağı bir dönem yaşayacağız. Kurdaki yukarı yönlü hareketlerin döviz cinsi satışlara yansıması, faiz indirimlerinin finansman maliyetini düşürmesi bu sektör/şirketlerdeki 2025 negatif etkisini telafi edecektir. Öte yandan ekonomideki döngüler, şoklar ve kısa vadeli oynaklıklara hassasiyeti düşük sektörler model portföyün gözdesi olmaya devam edecektir. Global merkez bankalarının faiz politikaları finansal piyasaların takip edeceği ana tema olacaktır. Tarife savaşları, yapay zeka ve teknolojik dönüşüm, değerli ve endüstriyel metallerdeki gelişmeler ile başta Ukrayna-Rusya olmak üzere jeopolitik riskler, piyasalar tarafında takip edilecek diğer önemli başlıklar arasında yer alacaktır. Fed ile birlikte global faiz oranlarının gerilemesi, tarifeler konusunda belirsizliklerin azalması, Rusya-Ukrayna savaşının sonlanacağına yönelik iyimser beklentiler ve enerji fiyatlarındaki düşük seyir global ekonomide toparlanma sağlarken, dezenflasyon programı uygulayan Türkiye’nin elini rahatlatıyor. 2026 yılında BIST’i etkileyecek başlıca dinamikler arasında; enflasyon ve buna bağlı olarak faiz oranlarının seyri ile ana ihracat pazarımız olan Avrupa ve çevre ülkelerdeki gelişmeler öne çıkmaktadır. Bununla birlikte, başta Rusya-Ukrayna, Orta Doğu ve Suriye’deki gelişmeler olmak üzere jeopolitik risklere yönelik beklentiler ile F-35 alımı ve CAATSA yaptırımları başta olmak üzere ABD ile ilişkiler de piyasalar tarafından yakından takip edilecek önemli gündem maddeleri arasında yer alacaktır. 2024 yılında yaşanan kredi notu artışlarının ardından 2025 yılında sadece Moody’s’den not artırımı gelirken, 2026 yılında dezenflasyon programının devamına bağlı olarak yılın ilk yarısındaki gözden geçirmelerde görünüm iyileşmesi, ikinci yarıda ise kredi notu artışı olabileceğini ve bunun CDS’lerdeki pozitif seyri destekleyeceğini düşünüyoruz. Bu gelişmelerin paralelinde geçen sene özelikle hisse senedi piyasalarına gelişmekte olan ülkelerin aksine sınırlı kalan yabancı sermaye akımlarında ılımlı bir iyileşme yaşanmasını bekliyoruz. Bu beklentilerin ışığında, 2026 yılında da enflasyon muhasebesinden muaf tutulan bankacılık sektörünün faiz indirimlerinden etkilenerek pozitif ayrışmasını bu yıl da sürdürmesini bekliyoruz. Bankacılık sektörünün yanında faiz düşüşünden öncelikli etkilenecek sigorta, GYO, inşaat, çimento, cam gibi ilişkili sektörlerinin öne çıkmasını bekliyoruz. Yılın ikinci yarısında ise faiz indirimleri ile sanayi şirketlerinin finansman giderlerinde düşüş ve iç talepteki canlanma ile birlikte gıda-perakende, metal ana sanayi (otomotiv, beyaz eşya), savunma, perakende, telekom, enerji, havacılık, demir-çelik sektör şirketlerinin öne çıkmasını bekliyoruz. Makro revizyonlarımız paralelinde; indirgenmiş nakit akımları analizinde kullandığımız ortalama risksiz faiz oranımızı %20,0’de ve piyasa risk primini ise %5,50’de sabit bırakıyoruz. Bu değişiklikler sonrası BIST-100 endeksi için 12 aylık hedef değerimizi 16,500 olarak belirliyoruz. Endeks hedefimizin %37 getiri potansiyeli taşıması nedeniyle önerimizi AL olarak koruyoruz. Orta ve uzun vadeli portföyümüzde yer alan AKBNK, ASELS, CIMSA, ISCTR, MGROS, SAHOL, TCELL, THYAO’yi tutmaya devam ederken FROTO’YU çıkartıyor ve yerine DOAS ve YKBNK’yi ekliyoruz.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Günlük Bülten (Colendi Menkul)


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.