Geri Dön

Yatırım ve Foreks Haberleri

Mobilya ve Beyaz Eşya Sektörleri: Sabah gazetesi haberine göre ÖTV ve KDV'de uygulanan indirimlerin Haziran sonuna kadar uzatılması 1Ç19'un ardından şirket cirolarına 2Ç19'da da olumlu katkı sağlayacak: Haberde Mobilya Dernekleri Federasyonu'nun ilk indirimde satışların geçen yıla oranla %10 arttığı ve 30 Haziran'a kadarki süreçte de %30'luk bir artış beklendiği değerlendirmesi yer alıyor. Haberin Dogtas Kelebek (DGKLB TI) ve Yatas (YATAS TI) gibi BIST şirketleri açısından olumlu beklenti doğurması beklenebilir. Ayrıca aynı haberde ilk çeyrekte yıllık %25 büyüyen küçük ev aletleri segmentinin de ikinci çeyrekte aynı büyümeyi korumasının beklendiği bilgisi yer alıyor. Bu beklentinin de Arçelik (ARCLK TI) ve Vestel Beyaz Eşya (VESB TI) şirketlerinde olumlu yansıması olabilir.

​Bakanlar Kurulu, Türk Metal Sendikası'nın toplu iş sözleşmesi görüşmelerindeki anlaşmazlık sonrası aldığı grev kararı ve buna karşılık Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası'nın aldığı lokavt kararını 60 gün süreyle erteledi. Aralarında Arçelik, Ford Otosan, Tofaş Oto, Aygaz, Karsan, Otokar, Türk Traktör, Borusan Mannesmann ve Anadolu Isuzu'nun da olduğu bazı halka açık şirketleri kapsamakta olan grevin Şubat ve Mart aylarında değişen tarihlerinde başlaması öngörülüyordu. 

​Türk Metal Sendikası'nın toplu iş sözleşmesi görüşmelerindeki anlaşmazlık sonrası aldığı grev kararına karşılık Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası lokavt kararı aldığını açıkladı. Grev kararı aralarında Arçelik, Ford Otosan, Tofaş Oto, Aygaz, Karsan, Otokar, Türk Traktör, Borusan Mannesmann ve Anadolu Isuzu'nun da olduğu bazı halka açık şirketleri kapsamaktadır. Grevin Şubat ve Mart aylarında değişen tarihlerinde başlaması öngörülüyor. Yapılan açıklamalarda tarafların halihazırda görüşmelere devam etmekte olduğu da ifade edildi. Görüşmelerin nihai olarak olumsuzlukla sonuçlanması ve grevin başlaması halinde ilgili şirketler açısından olumsuz bir gelişme olarak değerlendirilebilir. 

Arçelik (ARCLK TI) 3Ç16'da 263 miyon TL net kar açıkladı. Açıklanan net kar piyasa ortalama beklentisi olan 227 milyon TL'nin üzerinde, bizim beklentimiz olan 252 milyon TL'ye paralel gerçekleşti. Piyasa beklentisinin üzerinde gelen net karın sebebi, yıllık bazda %33 düşen düşen finansal giderler ve düşük gelen etkin vergi oranından kaynaklanmaktadır. Ciro 3Ç16'da yıllık %5 artarak 4.083 milyon TL'ye yükselirken, piyasa beklentisinin %5.1 altında gerçekleşti. Yurtiçi satışlar 3Ç16'da yıllık %8 büyürken, yurtdışı satışlar yıllık %3 büyüme gösterdi. FAVÖK 3Ç16'da 445 milyon TL'ye çıkarken, FAVÖK marjı %10.9 oldu (piyasa beklentisi %10.3). Arçelik zayıf seyreden İngiliz Sterlin'inin etkisinden dolayı  yıl sonu ciro büyüme hedefini %13 ve üzerinden yaklaşık %12'ye düşürdüğünü açıkladı. Sonuçlardan sonra güncellediğimiz model ile Arçelik hedef fiyatımızı hisse başı 21.00 TL'den 22.50 TL'ye revize ederken, hisse için Nötr önerimizi koruyoruz.

Koç Holding (NÖTR; Getiri Beklentisi: Endekse Paralel Getiri; 12 Aylık Hedef Fiyat: 16,05 TL) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan (BDDK) gerekli onayların temin edilmesi koşuluyla, müşterek yönetime tabi ortaklığı Koç Finansal Hizmetlerin (KFS) sermayesinde, Vehbi Koç Vakfı'nın sahip olduğu ve KFS sermayesinin %0,69'una denk gelen paylar ile Arçelik'in (OLUMLU; Getiri Beklentisi: Endekse Paralel Getiri; 12 Aylık Hedef Fiyat: 21,00 TL) sahip olduğu ve KFS sermayesinin %3,98'ine denk gelen payların toplam 655,1 milyon TL bedel karşılığında, nakden ve peşin olarak satın alınmasına karar verildiğini açıkladı. Hisse devir ve ödeme işlemlerinin BDDK onayını takiben tamamlanacağı duyuruldu. Açıklamaya göre devir fiyatı, DRT Kurumsal Finans Danışmanlık Hizmetleri tarafından hazırlanan değerleme raporunda belirlenen değer aralığı ve KFS'nin portföyündeki Yapı Kredi Bankası paylarının güncel piyasa değeri dikkate alınarak belirlendi. Bu satın alma ile Arçelik KFS'deki tüm paylarını, 542 milyon TL'ye satmış oluyor ki bu tutar bizim 534 milyon TL tutarındaki değerleme hesabımıza paralel görünmektedir. Mart sonu itibariyle Koç Holding'in solo bazda 2,1 milyar TL net nakit ve Arçelik'in 3,1 milyar TL net borç pozisyonu bulunmaktadır.  

ANALİZ- Günlük Hisse Senedi Piyasası Görünümü (Akbank)

Piyasa ve Teknik Görünüm

● Geçen hafta bankacılık sektörü ve Aselsan'daki düşüşün etkisiyle BIST-100 hafif düşüş gösterdi. Körfez Bölgesi'ndeki gelişmelerin etkisiyle risk algısının değişmesiyle beraber Tüpraş ve BİM ise olumlu ayrıştı. Bugün hafta sonu açıklanan ithalata ilave gümrük vergilerinin ağırlıklı imalat sektörüne etkileri gözlemlenecek. Makro veri gündeminde bugün ödemeler dengesi verileri açıklanacak. 15 Temmuz'da Borsa İstanbul'un kapalı olması sebebiyle kısa bir hafta olacak. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin yurt dışı piyasalara olumsuz etkileriyle beraber BIST-100'de bugün zayıf performans bekleriz.

● Teknik Yorum: Endeks haftanın son işlem gününde önceki iki günde yaşanan satış baskısının ardından güçlü ve hacim destekli bir toparlanma gerçekleştirdi. Gün içinde 14093 – 14380 bandında hareket eden endeks, günü 14321 seviyesinde %1,53 yükselişle tamamladı. Açılışın önceki kapanışa oldukça yakın gerçekleşmesinin ardından alımların gün boyunca güç kazanması ve kapanışın gün içi işlem aralığının %80'inde oluşması, alıcıların günün genelinde belirgin şekilde etkili olduğunu gösteriyor. İşlem hacminin 20 günlük ortalamanın %118'ine yükselmesi ise tepki hareketinin güçlü katılımla gerçekleştiğine ve fiyat hareketinin hacim tarafından desteklendiğine işaret ediyor. Teknik görünümde endeks yeniden 20 günlük (14298), 50 günlük (14168) ve 200 günlük (12958) hareketli ortalamalarının tamamı üzerine çıkarak kısa vadede kaybettiği önemli seviyeleri geri kazanmış durumda. Özellikle önceki işlem gününde 20 ve 50 günlük ortalamaların altına gerileyen endeksin bu seviyelerin üzerine hızlı biçimde dönmesi, satış baskısının şimdilik karşılandığını ve teknik görünümün yeniden güç kazandığını gösteriyor. Piyasa geneline bakıldığında XU030 tarafında 25 hissenin yükselmesi ve yalnızca 5 hissenin düşmesi (%83 yükselen) güçlü ve geniş tabanlı bir alım görünümü oluşturdu. ASTOR (%+6,89), SASA (%+6,14) ve KCHOL (%+4,16) pozitif ayrışan hisseler olurken; AKBNK (%-2,07), YKBNK (%-2,01) ve ISCTR (%-0,86) negatif tarafta kalan hisseler olarak öne çıktı. Özellikle XU030 işlem hacminin 20 günlük ortalamanın %155'ine ulaşması ve yükselişin hisselerin büyük bölümüne yayılması, toparlanmanın piyasa içi görünüm tarafından da güçlü biçimde desteklendiğini gösteriyor. Buna karşın banka hisselerindeki negatif ayrışma, yükselişin sektörler arasında tam anlamıyla dengeli olmadığını ortaya koyuyor. Endekste kısa vadede yeniden üzerine çıkılan 14298-14168 bandı ilk önemli destek ve referans bölgesi konumunda bulunuyor. Bu bölge üzerinde kalındığı sürece son günlerdeki geri çekilmenin sınırlı düzeltme niteliğinde kaldığı ve yukarı yönlü eğilimin korunabileceği değerlendirilebilir. Bu bandın altında ise 13970/13916 seviyeleri yeniden gündeme gelebilir. Yukarı yönlü hareketlerde ilk önemli direnç, gün içerisinde test edilen 14380 seviyesi olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanması halinde 14611/14668 bandına doğru hareket alanı oluşabilir. Daha güçlü ve kalıcı bir yükselişten söz edilebilmesi için bu direnç bandının hacim desteğiyle aşılması önem taşıyor. Bölgenin üzerinde 14876 ve devamında 15133 seviyeleri üst direnç olarak izlenebilir. Genel görünümde önceki günlerde zayıflayan kısa vadeli teknik yapı, güçlü kapanış, artan işlem hacmi ve %83'e ulaşan yükselen hisse oranıyla birlikte belirgin şekilde toparlanmış durumda. Endeksin tüm önemli ortalamaların üzerine dönmesi ve yükselişin piyasa geneline yayılması olumlu sinyaller üretirken, banka hisselerindeki zayıflık ve haftalık görünümün halen sınırlı negatif bölgede bulunması nedeniyle teyit ihtiyacı devam ediyor. BIST100 için 14298/14168-14093/14053-13970/13916 destek, 14380-14611/14668-14876-15133 direnç olarak izlenebilir.

● Detaylı Teknik Analiz Bülteni için tıklayın

Portföy Seçimleri

● Temel Analize Dayalı En Çok Beğenilen Hisseler: Anadolu Hayat, Enka İnşaat, Garanti Bankası, Koç Holding, Medikal Park, Migros, Rönesans GYO, Tofaş, Yapı Kredi Bankası. Detaylar için tıklayın

Şirket Haberleri

● Sektör Notu – İthalatta İlave Gümrük Vergisi (İGV) Güncellemesi

11 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı (No: 11508) ile İthalatta İlave Gümrük Vergisi (İGV) Kararı'nda çok sayıda GTİP kalemini kapsayan değişiklik yapıldı. Düzenleme, ilgili ürün gruplarında genel olarak %5-30 aralığında ilave gümrük vergisi artışları öngörüyor. Sektörel değerlendirmemiz aşağıdadır:

● Demir-çelik (EREGL, KRDMD): Diğer alaşımlı çelik yarı mamullerinde uygulanan %10 İGV artışı, yurt içindeki özel/alaşımlı çelik üreticilerine ithalata karşı sınırlı koruma sağlıyor. Bununla birlikte, düzenleme sektörün ana ürün grupları olan inşaat çeliği, filmaşin ve yassı çelik ürünlerini doğrudan kapsamıyor. Bu nedenle BIST kapsamındaki büyük entegre üreticilere etkisinin sınırlı kalmasını bekliyoruz. Sınırlı olumlu.

● Beyaz eşya (ARCLK, VESBE): Kompresörlü soğutucu ve dondurucu ünitelerinde %15 İGV artışı, ilgili ürünlerin ithal ara malı olarak kullanılması halinde üretim maliyetleri üzerinde baskı oluşturabilir. Ancak şirketlerin bu spesifik GTİP kalemlerindeki ithalat yoğunluğu kamuya açık olarak bilinmediğinden etkinin büyüklüğünü değerlendirmek güç. Nötr / hafif olumsuz.

● Elektrik iletim ve dağıtım ekipmanları: Seramik izolatörlerdeki %7 İGV artışı, trafo, şalt ekipmanları, kesici ve ayırıcı gibi ürünlerde kullanılan yerli komponent üretimini ithalata karşı sınırlı ölçüde destekleyebilir. Etkinin, elektrik-elektronik sektörünün geneline kıyasla bu alt segmentte yoğunlaşmasını bekliyoruz. Hafif olumlu.

● Otomotiv: Yedek parçalara ilişkin kararın Ford Otosan, Tofaş ve Doğuş Otomotiv üzerindeki etkisinin hafif olumsuz olabileceğini düşünüyoruz. Belirli otomotiv parçalarına getirilen ilave gümrük vergileri, özellikle tercihli ticaret rejimi dışındaki ülkelerden yapılan tedariklerde satış sonrası hizmet ve yedek parça maliyetlerini artırabilir. Doğuş Otomotiv'in ithal araç ve yedek parça ağırlıklı faaliyet yapısı nedeniyle söz konusu maliyet artışlarına görece daha doğrudan maruz kalabileceğini, Ford Otosan ve Tofaş üzerindeki etkinin ise üretimde kullandıkları parçaların menşei ve yararlanılan muafiyetlere bağlı olarak daha sınırlı kalabileceğini düşünüyoruz. Ford Otosan ve Tofaş'ın ihracat faaliyetlerinde cost-plus fiyatlama mekanizması kullanması, ihracata yönelik üretim maliyetlerinde oluşabilecek artışların sözleşme güncelleme dönemlerinde müşterilere yansıtılmasına imkân sağlayabilir; ancak güncelleme tarihine kadar sınırlı bir marj baskısı görülebilir. Batarya tarafında ise bazı ülke grupları için yüzde 30'a kadar ilave vergi belirlenmesine rağmen, ilgili ürünlerde 31 Aralık 2026'ya kadar yüzde 0 oran uygulanacağından kısa vadede Çin menşeli markaların rekabet gücünü azaltacak doğrudan bir etki beklemiyoruz. İstisnanın 2027'de uzatılmaması halinde ise ithal bataryaya bağımlı üreticiler aleyhine, Türkiye'de üretim yapan ve yerel tedarik imkânı bulunan şirketler lehine sınırlı bir rekabet avantajı oluşabilir. Düzenleme, yerli otomotiv yan sanayi üreticileri açısından koruyucu nitelikte olmakla birlikte, ithal bileşen kullanım oranı yüksek üreticiler açısından maliyet baskısı oluşturabilir. Yerli parça üreticileri için hafif olumlu, ithal girdiye bağımlı üreticiler açısından hafif olumsuz.

● Makine-ekipman: Takım tezgâhı uçları, vana ve musluklar, makine aksamı ile püskürtme makinelerinde %10-30 arasında değişen İGV artışları bulunuyor. Düzenleme yerli komponent üreticileri açısından destekleyici olsa da, ithal ara malı kullanımının yüksek olduğu makine üreticileri için maliyet baskısı yaratabilir. Yerli komponent üreticileri için hafif olumlu, ithal girdiye bağımlı üreticiler için hafif olumsuz.

● Ağır vasıta ve iş makineleri: Transmisyon, kam mili, krank mili ve çeşitli taşıt aksamlarına yönelik İGV artışları, ağır ticari araç ve iş makinesi üreticilerini de etkileyebilir. Etkinin yönü, şirketlerin yerli tedarik oranına bağlı olarak değişecektir. Yerli tedarik zinciri açısından hafif olumlu, ithal bileşen kullanımının yüksek olduğu üreticiler açısından hafif olumsuz.

● Cam (SISE): Float cam, emniyet camı ve dikiz aynalarında %5 İGV artışı, yerli düzcam ve otomotiv camı üreticilerine ithalata karşı ilave koruma sağlıyor. Türkiye'nin bu ürün gruplarında güçlü yerli üretim kapasitesi dikkate alındığında sektör üzerindeki etkinin genel olarak olumlu olmasını bekliyoruz.

Genel değerlendirme: Düzenleme, sektörlerden ziyade belirli ürün gruplarını hedefleyen bir koruma mekanizması niteliği taşıyor. Dolayısıyla nihai etki, şirketlerin ilgili GTİP kalemlerinde net üretici mi yoksa net ithalatçı mı olduğuna bağlı olarak farklılaşacaktır. En belirgin etkinin otomotiv yan sanayi ile belirli makine komponenti üreticilerinde görülmesini beklerken, demir-çelik, elektrik iletim ve dağıtım ekipmanları ile cam sektörlerinde etkinin daha sınırlı ancak olumlu olacağını değerlendiriyoruz. Beyaz eşya sektöründe ithal ara malı kullanımına bağlı olarak sınırlı maliyet baskısı oluşabileceğini değerlendiriyoruz. Son olarak, gümrük vergisi muafiyetinden yararlanılarak gerçekleştirilen ithalatta ilave gümrük vergisi uygulanmadığından, ürünlerin belirli ülkelerden ithal edilmesinde veya girdi olarak kullanılması halinde doğabilecek vergi muafiyetlerinin ayrıca incelenmesi gerektiğini not ediyoruz.

● Ticaret Bakanlığı, PET reçinesi ithalatına ilave gümrük vergisi uygulanmasına karar verdi. Buna göre ilave gümrük vergisi 2026 yılında ton başına 120 USD, 2027 yılında ton başına 115 USD ve 2028 yılında ton başına 110 USD olarak uygulanacak. PET reçinesi satışları, 1Ç26 itibarıyla Sasa'nın toplam satış hacmi ve gelirlerinin yaklaşık %45'ini oluştururken, PET satışlarının yaklaşık %50'si ihracattan kaynaklanmaktadır. Haberi, iç pazardaki rekabet koşullarını desteklemesi nedeniyle Sasa (SASA TI, Tavsiye Yok) açısından sınırlı pozitif olarak değerlendiriyoruz. İlave gümrük vergisinin Coca-Cola İçecek'in (CCOLA, EÜG, 12A HF: 106TL) satılan malın maliyetinin %10-11'ini oluşturan PET reçinesi maliyetlerini artırmasını bekliyoruz. PET reçinesi alımlarının halihazırda %84'ü hedge edilmiş olduğundan, etkinin ağırlıklı olarak 2027 yılında hissedilmesini bekliyoruz.

● Türk Telekom (TTKOM TI; E.Ü.G.; 12A HF: 84TL) Yönetim Kurulu, kira sertifikası (sukuk) ihraçlarında kullanılmak üzere, tamamına sahip olacağı bir varlık kiralama şirketi (VKŞ) kurulmasına karar verdi. Nötr.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Smart Güneş Enerji Ekipmanları ve Arçelik Pazarlama arasında güneş paneli tedarik sözleşmesi imzalandı

Smart Güneş Enerji Ekipmanları ve Arçelik Pazarlama arasında güneş paneli tedarik sözleşmesi imzalandı.

Smart Güneş Enerjisi'nin KAP açıklaması şöyle:

Şirketimizin bağlı ortaklığı Smart Güneş Enerji Ekipmanları Pazarlama A.Ş. ile yenilenebilir enerji sektöründe de faaliyet gösteren Arçelik Pazarlama A.Ş. arasında 4.017.758 USD + KDV tutarında güneş paneli üretimi için tedarik sözleşmesi imzalanmıştır.

KAP Bildirimi için tıklayınız


ForInvest Haber

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: "Pandemide tüm dünya yoğun bakım solunum cihazı ararken, bizler Baykar, Arçelik ve Aselsan'ın destekleri İle yerli cihazı 14 günde seri üretime geçirdik"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ankara Yenilikçi Teşhis ve Tedavi Ürünleri Geliştirme Merkezi'nin (AnkaTheraHub) açılışında yaptığı konuşmada, merkezin Türkiye'nin sağlık teknolojileri alanındaki Ar-Ge ve inovasyon kapasitesine önemli katkı sunacağını söyledi.

ForInvest Haber'e gönderilen açıklama şöyle:

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında hayata geçirilen AnkaTheraHub: Ankara Yenilikçi Teşhis ve Tedavi Ürünleri Geliştirme Merkezi Açılış Etkinliği Bakan Kacır'ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Bakan Kacır, 13 milyon avro bütçeyle kurulan merkezin Türkiye'ye ve sağlık ekosistemine hayırlı olmasını temenni etti.

Kacır, Ankara Üniversitesi bünyesinde hayata geçirilen merkezin, girişimcilerin, araştırmacıların ve sanayicilerin yenilikçi sağlık teknolojilerini geliştirebileceği güçlü bir Ar-Ge ve inovasyon platformu olarak tasarlandığını belirtti. Merkezin küresel sağlık ekosisteminde yankı uyandıracak girişimlere ev sahipliği yapacağını ifade eden Kacır, konuşmasında şunları kaydetti:

TEKNOLOJİNİN TIBBIN HİZMETİNE GİRDİ:

İnsanoğlu, tarih boyunca sağlığını korumanın, hastalıkları yenmenin yollarını aradı. Şifa arayışı, zaman içinde yalnızca bireysel bir çaba olmaktan çıkarak; bilimsel bilgiye, kurumsal yapılara ve teknolojik gelişmelere dayanan ortak bir insanlık birikimine dönüştü. Özellikle son iki asırda; bilginin sistematik hale gelmesi, üretimin ölçeklenmesi ve teknolojinin tıbbın hizmetine girmesi, sağlığı sınırlı imkânlarla yürütülen bireysel bir uğraş olmaktan çıkararak toplumun tümünü kucaklayan kitlesel bir hizmet hâline getirdi.

HASTALIKLARI YENİLGİYE UĞRATTI:

Aşıların geliştirilmesinden antibiyotiğin keşfine, görüntüleme teknolojilerinden moleküler biyolojinin açtığı ufuklara kadar atılan her adım; bir zamanlar çaresiz kaldığımız hastalıkları teker teker yenilgiye uğrattı. Bakınız 19. asrın başında ortalama insan ömrü dünyanın hiçbir coğrafyasında 40'ı aşmıyordu. Doğan her dört bebekten biri, ilk yaş gününü göremeden hayatını kaybediyordu. Aşılamadan temiz suya, modern hekimlikten gelişmiş beslenme ve sanitasyon koşullarına kadar atılan adımların neticesinde; küresel ortalama yaşam beklentisi şimdilerde 73 yıla ulaştı, bebek ölüm oranı ise her bin canlı doğumda 25 seviyesine kadar geriledi. Bilimi ve teknolojiyi insanlığın hizmetine sunma yürüyüşü, insan bedenini, hastalıkların kaynağını ve tedavi süreçlerini çok daha başarılı biçimde kavrama imkânı sundu.

"İNSAN GENOM PROJESİ":

Kuşkusuz insan bedenini ve hastalıkların kaynağını daha derinden anlama yolculuğunda en önemli eşiklerden biri 1990'da başlatılan "İnsan Genom Projesi" oldu. 2,7 milyar dolar maliyetle 13 yıl sürede gerçekleştirilen bu tarihi çalışma; 3 milyar baz çiftinden oluşan insan DNA'sının dizilenmesini ve genetik haritamızın çıkarılmasını sağladı. Yeni nesil dizileme teknolojilerindeki olağanüstü ilerleme, hesaplama gücünün katlanarak artması, yapay zekâ ve büyük veri analitiğinin tıbla buluşması ile birlikte; gen haritamıza bugün 1000 doların altında maliyet ve bir gün kadar kısa süre içerisinde ulaşabiliyoruz. Bu gelişme de tıpta öngörücü ve kişiselleştirilmiş uygulamaların önünü açıyor. Özellikle kanser, kalıtsal hastalıklar ve nadir genetik bozukluklar gibi her hastada farklı seyreden durumlarda; daha erken tanı, daha isabetli tedavi seçimi ve hastaya gereksiz yük bindirmeyen daha etkin bir sağlık hizmeti anlamına geliyor.

İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN:

Diğer yandan, yenilikçi teknolojilerin sağlık sistemlerine entegrasyonu ve dijital dönüşüm; sağlık hizmetlerinin erişilebilirliğini, etkinliğini ve sürdürülebilirliğini artıran yeni bir dönemi beraberinde getiriyor. Sağlıkta yaşanan bu dönüşümü milletimizin refahı ve insanlığın ortak iyiliği için bir fırsat penceresine dönüştürmeye inşallah hep birlikte hazırız. Zira Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 23 yılda; Millî Teknoloji Hamlesi'ni vizyondan gerçeğe dönüştürmek üzere çok güçlü bir Ar-ge ve inovasyon altyapısı kurduk.  "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışıyla; yüksek teknolojiye sahip şehir hastaneleriyle, yaygın aile sağlığı merkezleriyle, dijital sağlık uygulamalarımızla ve nitelikli sağlık insan kaynağımızla muazzam bir sağlık altyapısı inşa ettik. Sağlıkta ülkemizin ihtiyaçlarını yerli ve millî çözümlerle karşılamaya imkân tanıyan bir teknoloji geliştirme altyapısını da eş zamanlı olarak ülkemize kazandırdık.

AR-GE EKOSİSTEMİMİZİ SEFERBER ETTİK:

Nitekim yakın geçmişte yaşadığımız pandemi süreci, sağlıkta attığımız bu adımların ne kadar isabetli, ne kadar stratejik olduğunu çok açık şekilde ortaya koydu. Bu dönemde Türkiye; sahip olduğu sağlık altyapısı, üretim kabiliyeti ve krizlere hızlı yanıt verme kapasitesiyle dünyadan pozitif şekilde ayrıştı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bu süreçte; sağlık sistemimizin ihtiyaç duyduğu kritik ürün ve teknolojiler için sanayi altyapımızı ve Ar-Ge ekosistemimizi seferber ettik. Tüm dünya çaresizce yoğun bakım solunum cihazı ararken; bizler BAYKAR, Arçelik ve ASELSAN'ın destekleri ile BİOSYS'in geliştirdiği yerli solunum cihazını sadece 14 günde seri üretime geçirdik.

YERLİ KALP AKCİĞER MAKİNESİ:

Savunma sanayii ve yüksek teknolojide elde ettiğimiz kazanımların, sağlık teknolojilerine transferini hızlandırıyor, adım adım başarılı neticeler alıyoruz. Geçtiğimiz hafta, ASELSAN tarafından üretilen yerli kalp akciğer makinesi kullanılarak ilk klinik ameliyat başarıyla tamamlandı. Biliyoruz ki, stratejik bir sektör olarak gördüğümüz sağlık endüstrilerinde atacağımız Millî Teknoloji Hamlesi adımlarıyla çok daha büyük başarılara erişmek mümkün.  Bu doğrultuda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, sektördeki özgün üretim kapasitemizi güçlendirecek yeni teşvik mekanizmalarını hayata geçiriyor, program ve projelerimizi devreye alıyoruz.

TEKNOLOJİ ODAKLI SANAYİ HAMLESİ PROGRAMI:

Nitekim sadece son 1 yılda sağlık endüstrisinde 161 yatırıma teşvik belgesi düzenleyerek 70 milyar lira yatırımı harekete geçirdik ve 5 binden fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. Katma değerli üretimi teşvik etmek ve cari açığı azaltmak üzere hayata geçirdiğimiz Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında; Biyobenzer ilaçlardan kanser ve otoimmün ilaçlara, ortopedik cihazlar ve protezlerden yenilikçi eşdeğer ilaçlara toplam büyüklüğü 23 milyar lirayı aşan 36 projeyi destekliyoruz. Bildiğiniz üzere Sayın Cumhurbaşkanımız, ülkemizi yüksek teknoloji yatırımlarının adresi hâline getirecek, tarihimizin en büyük ölçekli teşvik programı olan HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı'nı ilan etti.  Programla; biyoteknolojik ilaçlardan yenilikçi sağlık teknolojilerine, akıllı tıbbi cihazlardan teknolojik gıdalara uzanan geniş bir alanda sağlık ekosistemimize büyük ölçekli ve nitelikli yatırımlar kazandırma gayretindeyiz. Şunu çok iyi biliyoruz; Ar-Ge ile beslenmeyen bir üretim anlayışının sağlık sektöründe katma değer sunması, dünya ile rekabet edebilir ürün ve hizmetler ortaya çıkarması mümkün değildir.

AŞI VE İLAÇ GELİŞTİRME:

Sağlık gibi hata payının sıfır olduğu, doğrudan insan hayatına dokunan bir alanda; Ar-Ge ve üretim, birbirinden ayrı düşünülemez. Bu anlayışla; TÜBİTAK burs ve destek programlarında sağlık alanında teknoloji geliştirme kabiliyetimizi yükseltmek üzere son 23 yılda 14 bin 344 proje ve 18 bin den fazla bilim insanı ile gencimize 82 milyar lira destekte bulunduk. Ülkemizde ilaç ve aşı geliştirme çalışmalarına yönelik İyi Üretim Uygulamaları (GMP) standartlarında üretim ve İyi Laboratuvar Uygulamaları (GLP) koşullarında Ar-Ge çalışmalarının yapılabileceği TÜBİTAK Aşı ve İlaç Geliştirme Kampüsü'nü hizmete aldık.  Bugüne kadar 75 Ar-Ge merkezinin ve teknoparklarımız bünyesinde çalışmalarını yürüten 900'ün üzerinde teknoloji girişiminin araştırma projelerine destek sunduk. Ülkemizin biyoteknoloji araştırma üsleri arasında yer alan Boğaziçi Üniversitesi Hedefli Tedavi Teknolojileri Merkezine 6550 sayılı kanun kapsamında araştırma altyapısı statüsü kazandırdık.

TÜRKİYE İLAÇ PAZARI:

Sağlıkta yerli üretimi ve teknoloji geliştirme kabiliyetimizi büyüten bütüncül yaklaşımın meyvelerini yakın dönemde almaya başladık. Bakınız, 2016'da Türkiye ilaç pazarında imal ilaçların payı kutu bazında yüzde 79, değer bazında yüzde 44 seviyesindeyken; geçtiğimiz yıl kutu bazında yüzde 91'in değer bazında ise yüzde 56'nın üzerine çıktık. Tıbbi cihaz tarafında ise 2016 yılında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 19'ken, bugün yüzde 40'a ulaştık.

ANKATHERAHUB HİZMETE AÇILDI:

Bugün de ülkemizin biyomedikal teknolojilerinde sahip olduğu potansiyeli harekete geçirecek AnkaTheraHub'ın açılışındayız. Bakanlığımızın Avrupa Birliği destekli Rekabetçi Sektörler Programı ile hayata geçirilen bu altyapıyı; uluslararası standartlarda akredite laboratuvarları ve yetkin insan kaynağıyla girişimcilerimizin ve sanayicilerimizin yenilikçi sağlık teknolojilerini geliştirebilecekleri bir platform olarak kurguladık. İleri teknoloji alanında uzmanlaşmış 10 birimiyle hizmet verecek bu büyük merkez; hassas tıp alanında ülkemizin Ar-Ge ve inovasyon kapasitesini bir üst lige taşıyacak. Yeni Nesil Dizileme, gelişmiş klinik analiz sistemleri, antikor ve aşı süreç optimizasyon teknolojileri, mikro-radyasyon altyapıları ile ileri hücresel görüntüleme ve analiz çözümleriyle de araştırma, test ve ürün geliştirme faaliyetlerini güçlendirecek. KOBİ'lerin ileri teknolojilere erişimini kolaylaştırarak rekabet güçlerini yükseltecek.

HASSAS TIP ALANLARINDA YÜKSEK DÜZEYDE UZMANLAŞMA:

Teknoloji transferi, patentleme, mentorluk, eğitim ve kapasite geliştirme çalışmalarıyla araştırmacılarımız ve girişimcilerimizin yenilikçi fikirlerini ticarileşebilir ürünlere dönüştürmelerine rehberlik edecek. Böylece AnkaTheraHub; yalnızca bir araştırma altyapısı olarak değil, aynı zamanda bilimsel bilginin sanayiyle buluştuğu, girişimlerin güçlendiği ve yüksek katma değerli sağlık teknolojilerinin geliştirildiği stratejik bir yenilik platformu olarak faaliyetlerini sürdürecek. Merkezin özellikle tanı ve tedaviyi aynı hedefte buluşturan teranostik yaklaşım ile kişiye özgü sağlık çözümlerini odağına alan hassas tıp alanlarında yüksek düzeyde uzmanlaşmış olması; ülkemizin biyomedikal teknolojilerde özgün ürün geliştirme ve küresel düzeyde rekabet kapasitesine  katkılar sunacak.

DÜNYADA YANKI UYANDIRACAK GİRİŞİMLERİN ADRESİ OLACAK:

Biyoteknoloji alanında dünyada öne çıkan en önemli eğilimlerden biri de sözleşmeli araştırma, geliştirme ve üretim hizmetleri. Bu yapılar; araştırma fikrinin laboratuvar ölçeğinden klinik doğrulamaya, ürün geliştirmeden üretim hazırlık süreçlerine uzanan geniş bir hatta firmalara kritik kabiliyetler sunuyor. AnkaTheraHub'ın araştırmadan üretime kadar uzanan kritik kabiliyetleri firmalarımıza tek bir merkezde sunabilecek altyapıya sahip olması; ülkemizin biyoteknoloji ekosistemi için önemli bir kazanım. Kuşkusuz Merkezin Ankara Üniversitesi ile bütünleşik çalışıyor olması; akademik bilgi birikiminin ve klinik tecrübenin doğrudan hasta yararına ve yenilikçi teknolojilere dönüşmesi bakımından da çok değer. AnkaTheraHub inanıyorum ki ülkemiz ve küresel sağlık ekosistemi adına dünyada yankı uyandıracak girişimlere ev sahipliği yapacak.

DESTEKLERİ ÖNEMLİ ÖLÇÜDE ARTIRACAĞIZ:

Peki tüm bu hamleler, yeterli mi? Şüphesiz yetmez… Zira ülkemizin potansiyelini ve istikrarını düşündüğümüzde önümüzdeki dönemde sağlık alanında kararlılıkla atacağımız daha pek çok adımın, erişilecek daha nice hedefin olduğunu biliyoruz. Çok kısa bir sürede biyoteknolojik ve genomik araştırmalara tahsis ettiğimiz destekleri önemli ölçüde artıracağız. Sağlık alanındaki büyük verinin ülke sınırları içerisinde güvenilir ve sistematik bir biçimde depolanmasını teminat altına alacak, sahip olduğumuz verinin yeni buluşların önünü açmasını sağlayacak Ulusal Omiks Platformunu araştırmacılarımızın hizmetine sunacağız. Etken madde, ilaç ve tıbbî cihazda yerli üretim kapasitesinde sıçrama sağlayacak, kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltacağız. Ayrıca Biyoteknoloji Üretim Programı ile; TÜBİTAK, üniversiteler ve Sağlık Bakanlığımızın eşgüdümünde araştırma altyapılarını güçlendirecek, kamu alımlarını kaldıraç olarak değerlendirerek yerli biyoteknolojik ilaç üretimini kararlılıkla destekleyeceğiz.

DAHA AYDINLIK YARINLARA:

Türkiye olarak Millî Teknoloji Hamlesi'ni sadece ülkemizin kalkınma yolculuğu adına değil, insanlık ailesinin daha aydınlık yarınlara erişmesi için de önemli bir stratejik yolculuk addediyoruz. Bakınız, tüm bilimsel ve teknolojik gelişmelere rağmen insanlık ailesinin önemli bir kısmı halen en temel insani yaşam koşullarından mahrum.  İlaca ve temel sağlık hizmetlerine erişemediği için dünyada her gün 10 bine yakın insan yaşamını yitiriyor.  Umuyorum ki, Türk sağlık endüstrisi güçlendikçe, kazanımlarımızı ve imkânlarımızı yeryüzünde umut bekleyen tüm hastalara ve ihtiyaç sahiplerine şifa vesilesi olarak sunma imkânımız da artacaktır.


ForInvest Haber

ANALİZ- Açığa Satış İşlem Hacmi (İnfo Yatırım)

Kod

İşlem Hacmi

(mn TL)

Açığa Satış İşlem Hacmi (mn TL)

Açığa Satış / İşlem Hacmi

Açığa Satış Adet (mn)

İşlem Adeti / Açığa Satış Adeti

En Düşük Açığa Satış Fiyatı

En Yüksek Açığa Satış Fiyatı

Kapanış Fiyatı

Açığa Satış Ortalama Fiyatı

Günlük Değişim

BIST100

137.382,27

21.800,68

15,87%

821,99

-

-

-

14.183,21

-

-0,64%

BIST50

111.718,99

21.800,68

19,51%

821,99

-

-

-

12.742,37

-

-0,86%

KCHOL

3.505,96

1.312,97

37,45%

6,69

37,49%

194,80

198,60

195,70

196,23

-1,26%

DOAS

187,37

69,20

36,93%

0,38

36,94%

182,50

185,00

183,00

183,43

-0,49%

MGROS

969,23

339,94

35,07%

0,50

35,08%

670,00

690,00

672,00

676,62

-2,40%

TAVHL

602,60

192,21

31,90%

0,68

31,90%

279,25

284,25

280,00

281,03

-1,58%

CIMSA

439,00

130,18

29,65%

2,69

29,62%

47,44

49,54

47,94

48,32

-2,24%

MAVI

225,64

66,20

29,34%

1,69

29,32%

38,92

39,92

38,94

39,21

-2,36%

BIMAS

2.781,12

811,49

29,18%

2,19

29,21%

368,00

376,75

371,00

371,07

-0,93%

VAKBN

1.196,47

343,63

28,72%

10,54

28,72%

32,38

33,02

32,64

32,60

-0,97%

ARCLK

239,56

62,26

25,99%

0,60

25,95%

101,60

104,40

101,60

102,98

-2,40%

GARAN

2.634,99

680,10

25,81%

4,96

25,82%

136,20

138,60

137,30

137,24

-0,79%

SASA

4.531,63

1.118,15

24,67%

449,74

24,66%

2,45

2,53

2,45

2,49

-2,78%

ENKAI

810,95

198,61

24,49%

2,19

24,50%

89,65

91,40

91,40

90,49

0,61%

ASELS

9.939,52

2.343,09

23,57%

6,50

23,57%

354,00

367,50

357,50

360,32

-1,11%

OYAKC

268,61

60,72

22,60%

2,93

22,62%

20,64

20,92

20,84

20,74

0,10%

SAHOL

2.694,17

606,92

22,53%

6,21

22,53%

96,95

98,95

97,50

97,66

0,05%

TRMET

511,74

114,68

22,41%

1,06

22,43%

106,50

111,80

107,20

107,78

-4,20%

PGSUS

1.448,75

322,88

22,29%

1,82

22,28%

176,80

180,10

177,10

177,80

-1,67%

TRALT

2.727,77

604,54

22,16%

13,18

22,18%

45,30

46,80

45,50

45,86

-3,11%

TOASO

1.150,68

246,04

21,38%

0,78

21,39%

311,25

325,00

313,50

315,86

-3,54%

AKBNK

6.457,90

1.369,52

21,21%

17,71

21,22%

76,35

78,65

77,20

77,34

-0,06%

PETKM

983,55

203,14

20,65%

10,46

20,62%

19,16

19,75

19,20

19,42

-1,94%

ISCTR

4.755,16

943,50

19,84%

64,23

19,86%

14,57

14,89

14,69

14,69

-0,34%

KRDMD

1.977,74

386,29

19,53%

9,45

19,51%

40,08

41,48

40,12

40,87

-1,08%

HALKB

1.649,03

315,55

19,14%

7,25

19,13%

43,08

44,22

43,22

43,52

-1,86%

AEFES

726,92

134,97

18,57%

6,32

18,57%

21,18

21,56

21,34

21,37

0,38%

TURSG

294,38

53,64

18,22%

8,66

18,15%

6,11

6,35

6,14

6,19

-2,54%

ALARK

619,85

110,34

17,80%

1,03

17,83%

104,60

108,60

107,50

106,95

2,19%

SISE

2.322,92

410,24

17,66%

9,06

17,66%

44,94

45,64

44,94

45,27

-0,84%

EKGYO

1.540,03

269,25

17,48%

12,99

17,49%

20,54

20,94

20,80

20,72

-0,76%

TUPRS

3.532,33

615,30

17,42%

2,80

17,43%

217,30

222,60

219,30

219,69

0,05%

AKSEN

356,07

61,67

17,32%

0,74

17,35%

82,35

84,30

83,40

83,33

0,97%

TCELL

2.124,26

366,73

17,26%

3,32

17,25%

108,60

112,00

109,60

110,32

-1,17%

THYAO

14.045,43

2.409,77

17,16%

7,36

17,17%

325,25

331,00

329,00

327,46

-0,53%

ASTOR

4.805,95

814,71

16,95%

2,86

16,91%

277,25

290,50

278,00

284,91

-4,06%

YKBNK

5.178,33

867,46

16,75%

21,54

16,75%

39,88

40,92

40,08

40,28

-1,43%

EREGL

5.981,67

954,20

15,95%

22,89

15,94%

40,82

42,66

41,20

41,68

-2,18%

FROTO

1.596,07

241,93

15,16%

2,82

15,15%

85,25

86,60

85,45

85,79

-0,93%

DSTKF

2.311,81

338,20

14,63%

0,10

14,67%

3.407,50

3.570,00

3.550,00

3.477,04

2,45%

TTKOM

1.634,84

236,85

14,49%

3,79

14,51%

62,00

63,15

62,50

62,46

0,40%

MIATK

1.778,60

251,21

14,12%

6,26

14,15%

38,86

41,12

40,52

40,11

2,17%

ULKER

426,71

52,23

12,24%

0,51

12,24%

101,10

103,20

102,00

101,88

-0,39%

GUBRF

1.382,58

169,15

12,23%

0,36

12,13%

449,50

486,50

451,00

464,94

-5,99%

CCOLA

418,31

48,70

11,64%

0,59

11,66%

82,00

83,75

82,95

82,87

2,09%

BRSAN

1.276,86

145,46

11,39%

0,26

11,40%

546,00

574,50

570,00

566,05

4,78%

TSKB

235,35

25,68

10,91%

2,12

10,90%

11,99

12,28

12,05

12,11

-1,31%

HEKTS

1.908,39

197,50

10,35%

59,27

10,27%

3,22

3,44

3,27

3,33

-4,11%

CANTE

227,03

22,34

9,84%

16,18

9,88%

1,37

1,40

1,38

1,38

-1,43%

KUYAS

491,98

41,09

8,35%

0,60

8,34

66,40

70,50

66,50

68,39

-2,21%

BTCIM

384,88

26,35

6,85%

4,36

6,83%

5,98

6,15

5,98

6,05

-0,66%

PASEU

3.428,32

93,89

2,74%

0,75

2,67%

114,90

130,20

114,80

124,64

-9,96%

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Sektör Raporu: Beyaz Eşya Sektörü (Deniz Yatırım)

ARCLK / AL – Hedef Fiyat: 152,00 TL (12-ay)

VESBE / TUT – Hedef Fiyat: 8,90 TL (12-ay)

VESTL / TUT – Hedef Fiyat: 31,50 TL (12-ay)

Sektörde şu ana kadar açıklanan veriler ve finansallar zorlu 2025 yılının ardından 2026 yılının daha da çetin geçeceğine işaret ederken, bu raporumuz ile birlikte sektörün son durumu ve Araştırma kapsamımızdaki sektör şirketlerine yönelik düşüncelerimizi paylaştık.

Çin'den sonra dünyanın en büyük ikinci, Avrupa'nın ise en büyük üreticisi konumunda bulunan Türk beyaz eşya sektörünün üretimi 2025 yılındaki %9'luk azalışın ardından 2026 yılının ilk 5 ayında da %17 daralma kaydetti. İhracat ve iç satışlarda da benzer şekilde daralmalar olduğunu takip ediyoruz. Yılın geri kalanı için ihracat açısından başta Avrupa olmak üzere merkez bankası politikaları ve halihazırda yumuşayan Asyalı rakiplerin dış pazarlardaki satış politikaları, içeride ise maliyet ve talep baskısının gelişimi önemli olacak.

Riskler. i) ham madde fiyatlarındaki hızlı yükseliş ii) EURUSD paritesinde USD lehine güçlenme iii) beklenenden yavaş büyüme ve tüketim iv) beklentimizin altında satış hacmi ve karlılık değerlemelerimiz açısından başlıca risk unsurları konumunda bulunuyor.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.