Geri Dön

Yatırım ve Foreks Haberleri

Bloomberght.com'unhaberine göre, ekonomi alanında önemli düzenlemeler getiren kanun teklifi TCMB'nin zorunlu karşılıklar politikasına ilişkin değişiklikler içeriyor. Habere göre, düzenlemeyle birlikte zorunlu karşılıkların para politikası aracı olarak daha etkin kullanılması amaçlanıyor. Düzenlemenin, bankaların bilanço içi veya dışı kalemlerindeki değişikliklerin zorunlu karşılığa tabi tutulmasını mümkün hale getirmesi bekleniyor.

Bankacılık Sektörü: Merkez Bankası verileri 9 Kasım haftasında sistemdeki döviz mevduatının 0,4 milyar dolar artarak 189,2 milyar dolara ulaştığını ortaya koydu. Aynı hafta içerisinde TL mevduatlar da 8,1 milyar TL artarak 1.039 milyar TL'ye geldi. Kredi tarafında daralmalar sürdüğü görüldü. Söz konusu hafta içerisinde TL krediler %0,2 ve döviz krediler (dolar bazında) %1,7 azaldı. Böylece yıl başına göre kredi artışı nominal bazda %16,4 ve kur etkisinden arındırılmış bazda %0,6 oldu. Banka grupları bazında kur etkisinden arındırılmış kredi hacminin kamu bankalarında %7,6 arttığı, ancak özel bankalarda %6,4 ve yabancı bankalarda %1,9 daralmalar olduğu dikkat çekti. Takipteki alacaklar ise ilgili hafta içerisinde 0,6 milyar TL artarak 89,5 milyar TL'ye ulaştı. Buna göe haziran sonu itibarıyla sorunlu kredi stoğundaki artış 17,0 milyar TL'yi buldu (yılın ilk yarısında 8,8 milyar TL olmuştu).

Bankacılık Sektörü: Merkez Bankası verilerine göre bankalardaki döviz mevduatı, 5 Ekim haftasında 1,8 milyar dolar azalarak 184,38 milyar dolar oldu. Aynı hafta içerisinde TL mevduat ise, 2,3 milyar TL artışla 1.037 milyar TL oldu. 5 Ekim haftasında TL krediler %0,5 daralırken, döviz krediler dolar bazında %0,8 geriledi. Böylece kredi hacmi yılbaşına göre nominal %24,6 ve kur etkisinden arındırılmış bazda sadece %2,1 artış gösterdi. Kur etkisinden arındırılmış kredi artışı yıl başına göre kamu bankalarında %10,3 olurken, yabancı bankalarda %0,5 geriledi. Yerli özel bankaların kredi hacmi ise %5,1 azaldı. Haftalık Bülten verilerine göre takipteki alacaklar ise aynı hafta 1,2 milyar TL artarak 85,3 milyar TL’ye ulaştı. Buna göre Haziran sonundan bu yana takipteki alacaklardaki artış 12,8 milyar TL’yi buldu (İlk iki çeyrek artışları sırasıyla 3,0 ve 8,0 milyar TL).

BANKACILIK SEKTÖRÜ: Türkiye Bankalar Birliği (TBB) belli şartların sağlanmasına bağlı olarak kredi borçlusu işletmelerin borçlarının vadelendirilmesi için bankalara yönelik bir tavsiye kararı aldı. Buna göre, risk grubu bazında, bankalar ve diğer finansal kuruluşlara toplam nakit kredi borcu 15 milyon TL'nin altında olan işletmelerden (gayri nakdi riskleri ile birlikte 25 milyon TL'ye ulaşan) hakkında yasal takip işlemi başlatılmamış ve iflas kararı bulunmayan, ve kredileri 30 Haziran 2018 tarihinden sonra ilgili bankada yapılandırılmamış olanların 30 Nisan 2019'a kadar vadesi dolacak kredileri 6 ayı anapara ödemesiz olarak toplam 24 aya kadar vadelendirilebilecek. TBB Başkanı Hüseyin Aydın bu kararı küçük işletmeleri desteklemeye yönelik olarak aldıklarını ve bu kategorideki kredilerin toplam tutarının 400 milyar TL'nin üzerinde olduğunu söyledi. 

Bankacılık Sektörü: BDDK, bankaların yurtdışındaki finansal ortaklıkları ile yapacakları swap işlemlerinin geçtiğimiz haftalarda ilan edilen swap işlemlerinin özkaynakların %25'i geçmeyeceği şeklindeki uygulamadan istisna tutulmasına karar verdi. Uygulama bankalara swap işlemlerinde bir miktar esneklik sağlayabilir. 

ANALİZ- 1.Çeyrek 2026 Kar Tahminleri (Ziraat Yatırım)

Tahminlerimizde Etkili Olan Faktörler

BDDK'nın açıklamış olduğu aylık verilere göre Bankacılık sektörü karı 2026 yılı Ocak - Şubat döneminde, bir önceki çeyreğin Ekim - Kasım dönemine göre hafif düşüş kaydederek 169,4 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Öte yandan, yılın ilk iki ayındaki net dönem karı bir önceki yılın aynı dönemine göre %43 oranında artış kaydetmiştir.

Mevsimsel etkilerle yılın ilk ayındaki görece yüksek enflasyona karşın enflasyon beklentilerindeki eğilim ile birlikte TCMB ocak ayında politika faizini 100 baz puan indirerek %37'ye çekmiştir. Şubat sonunda Orta Doğu kaynaklı artan gerilim ve petrol fiyatlarındaki sert yükselişle birlikte 1 hafta vadeli repo ihalelerine bir süreliğine ara veren TCMB, mart ayındaki toplantıyı pas geçmiştir. Devreye alınan eşel mobil sistemiyle akaryakıt fiyatlarının enflasyona yansıması sınırlanırken, yıllık enflasyon mart ayında %30,9 olarak gerçekleşmiştir. Mart ayında ortama fonlama faizi yaklaşık 3 puan artarak %40 olurken, mevduat maliyetlerinde de baskı görülmüştür. Sonuç olarak etki alanı dışındaki gelişmelerle Merkez Bankası ilk çeyrek sonunda sıkı duruş sergilemiştir. Sektörde 2026 yılının ilk çeyreğinde (26 Aralık 2025 - 27 Mart 2026 haftalık BDDK verileri) bir önceki çeyreğe göre, TL cinsi kredilerde %9'a yakın büyüme yaşanmıştır. YP kredilerde ise Dolar bazında hafif artış gözlenmiştir. TL mevduatlarda önemli bir değişim gözlenirken, YP mevduatlarda düşük tek haneye yakın büyümeler gözlenmiştir. Yılın ilk iki ayında TL kredi mevduat makasının genişlemesiyle takip ettiğimiz çoğu bankanın net faiz gelirlerinde yükseliş bekliyoruz. Bankaların enflasyon tahmini, gerçekleşen Ekim - Ekim yılıık enflasyonun altında olduğu için TÜFE endeksli menkul kıymet getirilerinde düşüş gözlenebilir. Öte yandan, net ücret ve komisyon gelirlerinde yavaşlama öngörürken, swap maliyetlerinde önemli bir baskı beklemiyoruz. Operasyonel giderlerin kontrol edildiği ilk çeyrekte, karşılık giderlerinde genel olarak artışlar olabilir.

İlk çeyrekte kredi mevduat makasındaki olumlu görüntüye karşın TÜFE endeksli tahvil getirilerindeki katkıda yaşanan azalma marjlar üzerinde etkili olmuştur. TÜFE endeksli tahvil getirilerinde kullandığı enflasyon tahmini %20,9 olan Vakıfbank'ta bu kalemden elde edilen gelirde önemli düşüş yaşanabilir. Garanti Bankası'nın TÜFE (%23 enflasyon tahmini kullanıldı) gelirlerinde de düşüş öngörüyoruz. Net faiz gelirlerinden en fazla artışı Halkbank'tan bekliyoruz.

Güçlü seyreden net ücret ve komisyon gelirleri ilk çeyrekte yavaşlama göstermiştir. Garanti Bankası'nın ilk çeyrekte daha iyi bir performans sergilediği öngörülürken, Akbank'da orta tek haneli daralma yaşandığı tahmin edilmiştir.

Diğer faaliyet gelirlerinde, tahsilatlar, sorunlu kredi satışı, karşılık iptalleri vs. ile bankalar arasında ayrışmalar yaşanabilir. Vakıfbak'ta bu çeyrekte önemli bir artış gözlenebilir. Yılın ilk çeyreğinde swap maliyetlerinde önemli bir baskı gözlenmemiştir. İlk çeyrekte Yapı Kredi'nin ticari zararı yüksek kalmaya devam edebilir. Tahminlerimiz kapsamındaki bütün bankaların ticari zarar yazmasını bekliyoruz. En düşük ticari zararın Vakıfbank'ta gerçekleşebileceğini öngörüyoruz.

Son çeyrekte karşılık giderlerinde artışlar gözlenirken, Vakıfbank'da görece yüksek karşılık gideri yazılabilir.

Operasyonel giderlerin genel olarak kontrol altında olduğu bir çeyrek tahmin ediyoruz. İş Bankası'nın operasyonel giderleri görece yüksek gerçekleşebilir. İştirak gelirleri ve diğer faaliyet gelirlerinin ise banka karlılıklarını desteklemeye devam etmesini öngörüyoruz.

Takibimizdeki bankalar arasında en yüksek kar artışının Yapı Kredi Bankası'nda gerçekleşmesini bekliyoruz. Bazın önemli etkisiyle Vakıfbank'ta ve İş Bankası'nda (iştirak gelirindeki azalma ve artan operasyonel giderlere bağlı olarak) kar daralması öngörüyoruz. Nominal anlamda en yüksek karın ise Garanti Bankası tarafından açıklanacağını tahmin ediyoruz.

Tüm bu gelişmelere bağlı olarak, 2026 yılının 1. çeyreğinde takibimizdeki bankaların toplam karlarının bir önceki çeyreğe göre %7,2 oranında daralarak 104,5 milyar TL'ye düşmesini öngörüyoruz. Söz konusu kar rakamı, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise %16,2'lik artışa işaret etmektedir.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- 1Ç26 Kar Tahminleri (Deniz Yatırım)

 

Önemli yönetici notu: Halka açık şirketler nezdinde 1Ç26 finansalları 20 Nisan akşamı ile birlikte TURSG ile başladı. 28 Nisan akşamı da bankacılık sektörü açısından AKBNK ile devam edecek. Son rapor gönderim tarihi olarak konsolide olmayanlar için 30 Nisan, konsolide rakamlarda ise 11 Mayıs tarihlerini takip edeceğimiz bu dönem, diğer finansal takvimlere kıyasla çok daha sıkışık ve yoğun geçecek. Bir süredir Araştırma kapsamımızda yer alan ve dışında kaldığı halde yakından izlemeye değer bulduğumuz sektör ve şirketlerle yakın temas kurarak geride kalan 3 aylık dönemi anlamaya ve yılın sonraki kısmı için fikir yürütmeye çalışıyoruz. 1Ç26 dönemi, farklı başlıkların farklı takvimler ile karşımıza çıkması ve daha önceden tasarlanan senaryoların yol üzerinde sapmaya neden olma riski taşıması ile tanımlanabilir. Temas kurduğumuz birçok sektör temsilcisinden aldığımız geri bildirimlerin ilk sırasında, yıla, nispeten iyi başlanması ve ocak ayında oluşan görüntünün bütçelenen rakamların üzerinde seyretmesine rağmen, Ramazan etkisi ve devamındaki Orta Doğu süreci ile farklı bir noktaya evrildiği yer alıyor. ‘Siyah Kuğu’ olarak çok rahat şekilde nitelendirilebilecek bu süreç, globalde oluşan etkilerinin yanı sıra bölge ülkesi olmamız nedeniyle jeopolitik risklerin yanında makro beklentilerde yarattığı/yaratacağı revizeler ile de farklı çıktılara neden olacak. Aldığımız birçok geri dönüşün ortak buluştuğu payda ise, henüz yıl başlangıcındaki bütçe senaryolarında revizyon için çok erken bir zamanlamada olunduğu, ancak, yıl ortası ile birlikte gidişatın kapsamlı değerlendirilmesinin ardından daha önce kamuoyu ile paylaşılan şirket beklentilerinde güncellemeler olabileceği. ABD/İsrail-İran arasında başlayan çatışma süreci geniş çerçevede farklı birçok girdi maliyetinde yukarı yönlü baskıya neden olurken, hasar alan tesisler ve lojistikte beliren problemler paralelinde, orta vadeli farklı sorun başlıklarının belirmesine zemin hazırladı. Bu süreçte dış maliyetlerdeki artışın yanında aksayan taşıma süreçleri ve talep kanalında beliren zayıflık, global risk primini yukarı yönde zorlarken, merkez bankaları da dengeleme unsuru misyonuyla tepki kanallarını devreye aldılar. Nitekim TCMB’nin henüz savaşın ilk günlerinde beklemeksizin devreye aldığı adımlar ile birlikte finansal koşullarda gittiği ek sıkılaşma, fonlama maliyetini %40 seviyesine taşırken, finansal piyasalarda belirmesi muhtemel hasarın da boyutunu ciddi anlamda sınırladı. Ancak, sürecin ilerlemesi ile birlikte piyasa işlemcilerinde enflasyon ve cari işlemler hesabında yukarı, büyümede ise aşağı yönlü beklenti değişimleri kaçınılmaz oldu. Biz de bu kapsamda, şirket değerlemelerinde dikkate aldığımız ve yıl başlangıcında yayımladığımız Strateji Raporumuzda yer verdiğimiz düşüncelerde zorunlu güncellemeler gerçekleştirdik. Bu noktada önemli gördüğümüz bir detaya değinmekte fayda olduğu kanaatindeyiz: normal koşullar altında, Araştırma kapsamımız dahilindeki şirketlerde, açıklanan finansalları takiben, yeni rakamlar ile modellerimizi güncelliyor ve gerekmesi durumunda öneri ve hedef fiyat seviyelerimizde değişiklik gerçekleştiriyorduk. Ancak, 1 ayı aşkın süredir bölge ve global cephede içerisinden geçilen sürecin son derece belirsiz ve öngörülebilir olmaması nedeniyle 1Ç26 finansallarını takip ederken geçmişe kıyasla çok daha temkinli yaklaşmayı ve olası revizyonlar için 2Ç26 rakamlarını beklemeyi değerlendirdiğimizi ifade etmek isteriz. Gerekçemiz ise, devam eden ateşkes müzakereleri ile birlikte sürecin biraz daha denge noktasına ne ölçekte ulaşacağını görmek istemek ve şirketler cephesinde gelmesi yüksek ihtimal olan ‘yönlendirme’ (guidance) revizyonlarını beklemek istememiz. Bu sayede sektör/şirket bazında gelişmelerden doğrudan veya dolaylı etkilenenlerle birlikte makro görünümün de nasıl şekilleneceğini biraz daha net şekilde tahminleyebilme şansını elde edeceğimize inanıyoruz. Öte yandan yıl başlangıcındaki makro beklentilerimizi mecburi güncellememiz kaynaklı majör güncelleme ihtiyacı doğan şirketlerde ise gerekli adımları atmaktan çekinmeyeceğimizin bilinmesini isteriz. Yavaş yavaş karşılamaya başladığımız bu dönemde öne çıkan gelişmeler ise: i. Temasta bulunduğumuz hemen hemen tüm şirketlerde, Enflasyon Muhasebesi uygulamasının getirdiği zorlukla birlikte, 2025’in son çeyrek finansallarında ek baskı unsuru olarak beliren ‘vergi’ başlığının bir kez daha çift yönlü ‘net kar kalemi tahmin belirsizliği’ yaratabileceği geri dönüşünü aldık. Bu nedenle gerek meslektaşlarımızın gerekse bizlerin yayımladığı şirket beklentilerinde ciro ve FAVÖK kalemlerinin aksine net kar kaleminin her türlü belirsizlik ihtimali taşıdığını bir kez daha hatırlatmak gerekiyor. ii. Bir diğer husus, sektör/şirket bazlı ayrışmalar olmakla birlikte, genellikle büyümelerin düşük ivmede seyrettiği. Bu nedenle, çeyrek-çeyrek karşılaştırmalar genel gidişat konusunda tam anlamıyla açıklayıcı pozisyonda yer almayabilir. Düşüncemiz, finansal analizleri gerçekleştirirken, ‘reel büyüme’ arayışından hareketle, yıllık değişimlerin bir adım öne çıkarılmasının daha sağlıklı bir yaklaşım olacağı. iii. Değinmeye değer bulduğumuz diğer konu ise, 4Ç25 finansallarında etkisinin nispeten azalmaya başladığını gördüğümüz ve düşündüğümüz parasal kazanç/kayıp kaleminin %10 seviyesindeki kümülatif TÜFE seviyesi ile birlikte yeniden finansallar üzerinde çift yönlü etki yaratabileceği ve dipte net kar kaleminin tahminini daha da güçleştireceği. Bu da bizi son 2 yıldır sıklıkla hatırlatmaya çalıştığımız, sektör/şirket bazlı ayrımı dikkatli şekilde gerçekleştirme zaruretine ve reel büyüme arayışıyla orta-uzun vadeli hikayelere odaklanma ihtiyacı noktasına taşıyor. iv. 1Ç26 finansallarına yönelik yaptığımız değerlendirmeler sonucunda öne çıkmasını beklediğimiz şirketler; bankacılık sektörü tarafında, YKBNK, ISCTR, GARAN; sigortada AGESA; finans dışı tarafta ise; CCOLA, BRISA, KORDS, BIMAS, SOKM, EBEBK, DOHOL, ASELS, TUPRS, BIGCH, MPARK, INDES, PETKM, ENKAI, TCELL.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

HİSSE DEĞERLENDİRMESİ- Destek Yatırım model portföyünde 6 hisseye yer verdi

Destek Yatırım, yayımladığı Model Portföy Raporu'nda küresel rekabetin tedarik zincirleri üzerinden yürütülen daha sert bir mücadeleye dönüşmesi ve Türkiye'de ateşkes sonrası hızlı toparlanma beklentisi çerçevesinde model portföyüne 6 hisseye yer verdi.
Raporda bankacılık sektöründe yılın geri kalanında toparlanma beklendiği belirtildi.

TCMB'nin yaklaşık 50 milyar dolar döviz satışı gerçekleştirmesinin ardından ateşkesin ilk haftasında 20 milyar doların yeniden sisteme döndüğüne dikkat çekilen raporda, 2026 yılının ikinci yarısında Türkiye'nin kademeli bir faiz indirimi sürecine girme olasılığının güçlendiği değerlendirildi. Enflasyon ve faiz beklentilerinin dengelenmesinin ardından 11 Haziran itibarıyla sınırlı bir faiz indirimi sürecinin başlayabileceği öngörüldü. Fonlama kanallarının normalleşmesi ve olası faiz indirimi sürecinin özellikle Akbank ve Yapı Kredi Bankası üzerinde daha belirgin olumlu etkiler yaratacağı değerlendirilerek iki banka model portföye dahil edildi.

Enflasyonun üzerinde büyüyen güçlü prim üretimi ve yılın ilk yarısında yüksek seyreden faiz ortamının yatırım gelirleri üzerindeki destekleyici etkileri nedeniyle Anadolu Sigorta model portföye eklendi. SEDDK'nın sigorta şirketlerinin Muallak Tazminat Karşılığı iskonto oranını dört ay önce yüzde 29 seviyesine çekmiş olmasının ardından, yıl sonu enflasyon beklentilerindeki artışın sektörde ilave bir iskonto indirimi ihtimalini sınırladığı, olası bir artışın ise sektör açısından pozitif bir sürpriz yaratabileceği belirtildi.

Turizm sezonunun yüksek dönemine denk gelmeyen savaş senaryosunun ulaştırma sektöründeki kayıpların telafisini destekleyebileceği ifade edildi. Ancak Türk Hava Yolları ve Pegasus açısından petrol fiyatlarının hedge seviyelerinin üzerinde seyretmesi ve jet yakıtı maliyetlerindeki normalleşmenin zaman alması nedeniyle toparlanma sürecinin kademeli gerçekleşebileceğine dikkat çekildi. Bu çerçevede büyük ölçekli yatırımlarının önemli ölçüde tamamlanmış olması ve coğrafi olarak çeşitlendirilmiş havalimanı portföyü ile faaliyet gösteren TAV Havalimanları'nın daha güçlü ve dengeli bir toparlanma sergilemesi beklenerek model portföye dahil edildi.

ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın Ortadoğu ve Körfez bölgesinde önemli tahribatlara yol açtığı ve kritik enerji altyapıları ile lojistik hatlarının hedef alındığı belirtilen raporda, tahribatların onarılması ve yeni alternatif enerji yollarına olan ihtiyacın önümüzdeki yıllarda büyük ölçekli mühendislik, tedarik ve inşaat (EPC) projelerine olan talebi artıracağı değerlendirildi. Avrasya, Avrupa ve Orta Doğu bölgelerinde yoğunlaşan Enka İnşaat'ın; elektrik üretim tesisleri, rafineri ve enerji altyapıları, köprü ve otoyol projeleri, endüstriyel tesisler, deniz suyu arıtma ve liman projeleri gibi geniş bir alanda faaliyet gösterdiği vurgulandı. Enka'nın yeni büyüme alanı olarak veri merkezlerini stratejik öncelikleri arasına dahil ettiği ve Türkiye ile yurt dışında toplam 1,5 milyar euro büyüklüğünde veri merkezi yatırımı planladığı belirtildi. Bölgede artması beklenen yeniden imar faaliyetleri ve veri merkezi gibi yüksek büyüme potansiyeline sahip yeni iş alanları dikkate alınarak Enka İnşaat model portföye eklendi.

Türkiye'de 5G teknolojisinin devreye alınmasının mobil telekom sektörü lideri Turkcell için önemli bir kilometre taşı olması bekleniyor. Raporda, şirketin yalnızca iletişim hizmetlerinde değil veri transferi alanında da lider konumunu güçlendirmesi; veri merkezi yatırımlarıyla gelir tabanını çeşitlendirmesi ve yeni nesil teknoloji ürünlerini devreye almasıyla birlikte abone başına gelirini enflasyonun üzerinde artırmayı sürdüreceği öngörüldü. Bu çerçevede Turkcell de model portföye dahil edildi.


ForInvest Haber

ANALİZ- 1Ç26 Bankalar Kar Beklentileri (Şeker Yatırım)

 

Bankaların 1Ç26 finansal sonuçlarını 28 Nisan’da Akbank ile birlikte açıklamaya başlaması bekleniyor. Takip ettiğimiz bankalar için 1Ç26 döneminde çeyreksel bazda %7 daralma, yıllık bazda ise %9 oranında kar artışı öngörüyoruz.

Çeyreğin öne çıkan başlıkları;

1) Baz etkileri ve operasyonel dinamiklerle ayrışan karlılık görünümü

2) Faaliyet giderlerinde dönemsel artış,

3) Komisyon gelirlerinde yatay-negatif seyir,

Takip ettiğimiz bankalar arasında, çeyreksel bazda en güçlü net kar artışını Yapı Kredi’de beklerken, sektör genelinde karlılık görünümünde belirgin bir ayrışmanın öne çıktığı bir çeyrek olacağını düşünüyoruz.

Akbank’ın net karının, net faiz marjındaki iyileşmeye paralel olarak net faiz gelirlerindeki artış ve trading gelirlerindeki güçlü performansın desteğiyle çeyreksel bazda %4,2 artarak 19,095 milyar TL seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Diğer tarafta, komisyon gelirlerindeki çeyreksel daralma ve faaliyet giderlerindeki artış, karlılığı baskılayan temel unsurlar olarak öne çıkmaktadır.

Garanti Bankası’nın net karının, sınırlı net faiz marjı genişlemesine paralel olarak net faiz gelirlerindeki artış ve trading gelirlerindeki güçlü seyrin desteğiyle çeyreksel bazda %16,9 artarak 31,043 milyar TL seviyesine yükselmesini bekliyoruz.

Halkbank’ın sektöre kıyasla geride kalan net faiz marjının bu çeyrekte rakiplerine göre daha hızlı toparlanmasını bekliyoruz. Bu doğrultuda, net faiz gelirlerindeki güçlü artışın net karda beklediğimiz %25,5’lik artışın temel belirleyicisi olacağını öngörüyoruz.

İş Bankası’nın net karının, çeyreksel bazda %35 gerileyerek 15,174 milyar TL seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Net faiz gelirlerinde orta tek haneli büyüme öngörürken, komisyon gelirlerinde sınırlı bir daralma bekliyoruz. Öte yandan, faaliyet giderlerinde birinci çeyreğe özgü personel gideri artışına bağlı olarak yükseliş yaşanacağını tahmin ediyoruz.

TSKB’nin net faiz gelirleri ve trading gelirlerindeki gerilemeye karşın, zarar karşılıklarındaki düşüşün desteğiyle net karının çeyreksel bazda %36,2 artarak 2,858 milyar TL seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz.

VakıfBank’ın net karının çeyreksel bazda %48,2 gerilemesini bekliyoruz. TÜFE’ye endeksli menkul kıymet değerlemesinden kaynaklanan net faiz geliri düşüşünün yanı sıra, faaliyet giderleri ile beklenen zarar karşılıklarındaki artışın net karı baskılayacağını düşünüyoruz.

Yapı Kredi’nin net karının, net faiz gelirleri ve trading gelirlerindeki güçlü performansın desteğiyle çeyreksel bazda %89 artarak 17,49 milyar TL seviyesine yükselmesini bekliyoruz.

Albaraka Türk’ün önceki çeyrekte tek seferlik gelirlerin etkisiyle yüksek gerçekleşen net karın normalleşmesi, çeyreksel bazda net karda gerilemeye neden olacağını bekliyoruz.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Günlük Hisse Senedi Piyasası Görünümü (Ak Yatırım)

Piyasa ve Teknik Görünüm

● Basra Körfezi’ndeki belirsizliği sonlandırmaya dönük diplomasi kısa vadede sonuç vermedi. Ancak ateşkesin süreceği yönünde açıklamalar piyasaların daha ılımlı kalmasına yardımcı oluyor. Dün, ABD ve Avrupa borsalarındaki satışların ardından bu sabah endeks vadelilerde genel bir toparlanma çabası var. Yurt içinde ise bugün TCMB’nin faiz kararı takip edilecek. Son anketlerde piyasa katılımcıları ağırlıkla faizin değişmeyeceği yönünde görüş belirtti.

Karar öncesi dün yurt dışının da etkisiyle BIST-100 %1’e yakın geriledi. Endekse negatif yönlü en çok etki eden hisseler Aselsan, Akbank ve Ford Otosan oldu. Endekse katkı veren başlıca hisseler arasında ise Destek Faktöring, Katılımevim ve Astor bulunuyor. Yarın piyasa 23 Nisan Bayramı nedeniyle kapalı olacak. BIST-100 endeksi geçtiğimiz hafta ortasından bu yana daha önce şubat ortasında test edip gerilediği 14.500 seviyelerinde yatay seyrediyor. Yurt dışı piyasalara bağlı olarak borsada bugün bir miktar yukarı eğilim görülebilir.

● Teknik Yorum: Endeks sınırlı satış baskısı dün de etkiliydi. Gün içinde 14375 – 14616 bandında hareket eden endeks, günü 14375 seviyesinde %0,76 düşüşle tamamladı. Kapanışın gün içi işlem aralığının en alt seviyesinde (%0) gerçekleşmesi kısa vadeli görünümde zayıflamanın devam ettiğini gösteriyor. İşlem hacminin 20 günlük ortalamanın %130’u seviyesinde gerçekleşmesi de geri çekilmenin belirli bir katılımla devam ettiğini ortaya koyuyor. Teknik görünümde endeks halen 20 (13779) ve 50 (13396) günlük ortalamalar üzerinde kalmaya devam ediyor.

Bu da ana trendin güçlü yapısının geçerli olduğuna işaret ediyor. Endekste uzun süredir kritik direnç olarak izlenen 14339 seviyesinin üzerindeki hareketin korunması yönlü beklentinin güçlü kaldığını gösteriyor. BIST100 için 14743 - 14993 bandı kısa vadeli hedef bölgeler olarak izlenebilir. Sonrasında 15397 direnci mevcut. Olası geri çekilmelerde 14339 seviyesi ilk önemli destek olarak öne çıkarken, bu seviyenin altında 14200 ve devamında 13935 seviyeleri daha güçlü destek ve denge bölgeleri olarak takip edilebilir.

Piyasa geneline bakıldığında XU030 tarafında 7 hissenin yükselmesi ve 23 hissenin düşmesi (%23 yükselen), satışların geniş tabana yayıldığını ve zayıflığın devam ettiğini gösteriyor. DSTKF (%+5,35), ASTOR (%+4,28) ve PETKM (%+1,96) sınırlı pozitif ayrışan hisseler olurken; FROTO (%-3,72), ASELS (%-2,82) ve VAKBN (%-2,71) negatif ayrışmanın öne çıktığı hisseler arasında yer aldı. Genel görünümde ana trend güçlü kalmaya devam etse de kısa vadede sınırlı zayıflamanın geliştiği bir yapı öne çıkıyor. BIST100 için 14339-14200-13935 destek, 14743-14993-15397 direnç olarak izlenebilir.

● Detaylı Teknik Analiz Bülteni için tıklayın

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.