Geri Dön

Yatırım ve Foreks Haberleri

BIST-100 endeksi dün %3,2 yükselişle 13.831 seviyesinde kapanırken, bankacılık sektörü %4,8 artış gösterdi. Banka dışı ağırlığı yüksek hisseler arasında Kiler Holding, BİM, Aselsan ve Şişecam endeksin üzerinde performans gösterdi. İşlem hacminde ise tarihsel zirve görüldü. Bugün yurt içinde dış denge ve yabancı turist girişleri verileri açıklanacak. Arçelik bugün sonuç açıklayacak. Endeksin bu haftayı pozitif momentumla kapatmasını bekleriz. ​

BIST-100 endeksi dün %2,3 yükselişle 13.107 seviyesinde kapanırken, bankacılık sektörü %3,5 artış gösterdi. Endekse diğer olumlu katkı sağlayan hisseler Tüpraş, Kiler Holding, BİM, Sabancı Holding ve Enka İnşaat oldu. Blackrock’un Frontiers Invesment Trust Fonu’nun içerisindeki Türkiye hisse ağırlığını %10’a yükseltmesi haberinin yükselişe katkı sağladığını gözlemledik. Bilanço sezonunda bugün Anadolu Sigorta ve Cuma günü Arçelik sonuç açıklayacak. BIST’teki pozitif momentumun sürmesini bekleriz.​

BIST100 önceki günkü sınırlı zayıf kapanışın ardından güne yüksek açılışla başlayıp gün içerisinde 13.512 seviyesine kadar ivmelenerek güçlü bir yukarı hareket sergiledi. Günlük bazda %2.29’luk yükseliş, 368 puanlık geniş hareket alanı ve kapanışın gün içi bandın üst yarısında (%71) gerçekleşmesi, alıcıların gün boyunca kontrolü elinde tuttuğunu gösteriyor. Bugünü önceki günlerden ayıran temel unsur hacim davranışı oldu. İşlem hacmi 20 günlük ortalamanın %70 üzerinde (Vol/Vol20: 1.72) gerçekleşirken, bu yükselişin katılımlı ve teyitli olduğunu gösteriyor. Bu görünüm, son günlerde izlenen yatay/denge sürecinin yukarı yönlü kırılma ile sonuçlandığına işaret ediyor. Trend yapısında EMA20 (12523) > EMA50 (11889) > EMA200 (10896) sıralaması korunurken, fiyatın EMA20’nin belirgin şekilde üzerine yerleşmesi kısa vadeli momentumun hızlandığını gösteriyor. Endekste 13300-13250 bandı artık kısa vadeli ilk destek konumuna geçerken, bu bölge üzerinde kalındığı sürece geri çekilmeler trend içi düzeltme olarak değerlendirilebilir. Yukarı yönlü hareketin devamında 13500–13650 bandı ilk direnç bölgesi olarak izlenirken, bu alanın hacimle aşılması halinde endeksin yukarı yönde yeni bir hareket alanı oluşturması beklenebilir. BIST100 için 13250-12990-12825–12670 destek, 13500-13650-13860-14137 direnç.

BIST-100 endeksi dün %0,5 düşüşle 13.107 seviyesinde kapanırken, Aselsan, bankacılık, perakende ve havacılık sektörü hisseleri olumsuz ayrıştı. Tofaş, Tüpraş, Sabancı Holding, Coca-Cola İçecek ve MLP Sağlık ise olumlu ayrışan hisseler arasındaydı. Aselsan’da yılbaşından bu yana görülen yükseliş sonrası kar realizasyonu görüldü. Migros’ta toplam işgücünün %12’sini temsil eden depo personelinin grup bünyesine katılması sonrası hissede %3 geri çekilme gerçekleşti. Makro tarafta haberlerin sınırlı olduğu bugün bilanço sezonu Anadolu Hayat ile devam edecek. Yarın Anadolu Sigorta ve Cuma günü Arçelik sonuç açıklayacak. BIST-100 endeksinin bugün denge arayışında olmasını bekleriz. ​

BIST100 dün yüksek açılışla test ettiği 13263 seviyesinden geri çekilme yaşadı. Günün genelindeki yatay hareket sonrasında kapanış 13107 seviyesinde gerçekleşti. Kapanışın gün içi fiyat aralığının alt bölgesinde (%25) gerçekleşmiş olması kısa vade için ivme kaybına işaret ediyor. İşlem hacmi 20 günlük ortalamanın hafif üzerinde (Vol/Vol20: 1.05) seyrediyor. Trend yapısı tarafında EMA20 (12 430) > EMA50 (11 827) > EMA200 (10 870) sıralaması korunuyor. Bu yapı, kısa vadeli dalgalanmalara rağmen ana eğilimin hâlen yukarı olduğunu teyit ediyor.  Endekste gün içerisinde de test edilen 13054-12825 seviyesi yakın destek olarak dikkate alınabilir. Bu bölge üzerindeki tutunma yukarı yönlü hareketin güçlü kaldığına işaret ediyor. 13263 yakın direnç konumunda. Bu seviyenin aşılması halinde 13400–13530 bölgesi yeniden gündeme gelebilir. BIST100 için 13054–12825–12748 destek, 13263–13400–13530 direnç.

2025’te 4,7 Milyar Dolara Ulaşan İhracat, IIFF 2026 ile Yeni Pazar Hedeflerini Güçlendiriyor

Türk mobilya sektörü, 4,7 milyar dolarlık ihracat hacmini katma değer, tasarım ve markalaşma odaklı büyüme stratejisiyle orta vadede yeni pazarlara taşımayı hedefliyor.

ForInvest Haber'e gönderilen açıklama şöyle:

Türkiye mobilya sektörünün en kapsamlı uluslararası organizasyonu olan Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF 2026), tüm hızıyla devam ederken yabancı ziyaretçiler, uluslararası satın alma heyetleri ve yoğun iş görüşmeleriyle Türk mobilya sektörünün küresel ticaretteki konumunu güçlendiriyor.

27–31 Ocak 2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi ile İstanbul Fuar Merkezi’nde eş zamanlı olarak düzenlenen IIFF 2026; sektörün ihracat odaklı büyüme stratejilerine katkı sunan önemli bir buluşma noktası olarak öne çıkıyor.

MOSDER Başkanı Davut Karaçak: “İhracatta Katma Değeri Artırarak Yeni Pazarlara Açılmayı Hedefliyoruz”

MOSDER Başkanı Davut Karaçak, fuarın sektörün ihracat vizyonu açısından taşıdığı önemi şu sözlerle değerlendirdi:

“Türk mobilya sektörü, 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 4,7 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşarak istikrarlı bir büyüme performansı ortaya koymuştur. Orta vadede önceliğimiz; katma değeri yüksek, tasarım ve markalaşma gücü güçlü ürünlerin ihracattaki payını artırmak ve mevcut pazarlarımızın yanı sıra Orta Doğu, Avrupa, Amerika ve Afrika başta olmak üzere yeni pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmektir. IIFF, bu hedeflere ulaşma yolunda sektörümüzü uluslararası alıcılarla buluşturan en önemli platformlardan biridir.”

“MOSDER olarak, sektörü temsil eden güçlü üye yapımız ve fuara yoğun katılım gösteren üyelerimizle Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’nda yer alıyoruz. Üyelerimiz, IIFF 2026 kapsamında sergiledikleri koleksiyonlar ve gerçekleştirdikleri ticari görüşmelerle Türk mobilya sektörünün üretim gücünü, tasarım yetkinliğini ve ihracat vizyonunu uluslararası ziyaretçilerle buluşturuyor. Dernek olarak fuardaki bu güçlü varlığımız, sektörümüzün ihracat odaklı büyüme hedeflerini ortak bir vizyonla sahiplendiğimizi ortaya koyuyor.”

Uluslararası Satın Alma Heyetleriyle Somut Ticari Görüşmeler

Fuar kapsamında gerçekleştirilen ikili iş görüşmeleri ve sektörel temaslar, Türk mobilya sektörünün ihracat potansiyelini desteklerken, firmalar açısından yeni iş birlikleri ve uzun vadeli ticari ilişkiler için önemli fırsatlar sunuyor.

İhracatta Tasarım, Katma Değer ve Markalaşma Odaklı Strateji

Türk mobilya sektörünün ihracat yaklaşımı, yalnızca üretim hacmini artırmanın ötesinde; ürün başına yaratılan değeri yükseltmeye odaklanıyor. Tasarım gücü yüksek, fonksiyonel ve sürdürülebilir ürünler, Türk mobilyasının uluslararası pazarlarda rekabetçi ve kalıcı bir konum elde etmesini sağlıyor.

IIFF 2026, firmalara yeni pazarlara açılma, marka bilinirliğini artırma ve ihracat ağlarını genişletme imkanı sunarak, sektörün orta vadeli ihracat hedeflerini destekleyen stratejik bir vitrin işlevi görüyor.


ForInvest Haber

*İran/Arakçi: Tehditle birlikte müzakere olmaz, İran bu tür bir müzakereye girmez, füzelerimiz ve savunma sistemlerimiz müzakere konusu değildir - Haber Türk
Küresel ölçekte ticari iflasların 2026 yılında yüzde 2,8 artması bekleniyor

Coface 2026 İflas Riski ve Sektörel Görünüm değerlendirmesine göre 2026 yılında küresel ticari iflasların yüzde 2,8 artması bekleniyor. Coface Kuzeybatı Avrupa Ekonomisti Jonathan Steenberg’e göre bu artış kalıcı bir toparlanmaya değil, geçici bir duraklamaya işaret ediyor. İşletme kredilerinde yalnızca 25 baz puanlık olası bir faiz artışı ise küresel iflas artışını yeniden yüzde 4–5 bandına taşıyabilecek kritik bir eşik olarak öne çıkıyor.

ForInvest Haber'e gönderilen açıklama şöyle:

Ticari alacak sigortası ve ticari risk yönetimi alanında dünyada ve Türkiye’de lider konumda bulunan Coface, 2026 yılına ilişkin iflas görünümünde kalıcı bir toparlanmadan çok temkinli ve kırılgan bir dengeye işaret etti. Coface’in Kuzeybatı Avrupa (Birleşik Krallık ve İrlanda, Benelüks ve Nordik ülkeler) Ekonomisti Jonathan Steenberg’in değerlendirmelerine göre, 2026 yılında küresel ölçekte ticari iflasların yüzde 2,8 artması bekleniyor ancak bu tablo gerçek bir toparlanmadan çok geçici bir duraklamaya işaret ediyor.

Steenberg’in değerlendirmelerine göre; Fransa ve Birleşik Krallık’ta iflas artışı yüzde 2 seviyesinde gerçekleşirken, ABD’de gümrük vergileri gibi son politika adımlarından etkilenen sektörlerin etkisiyle bu oran yüzde 4’e ulaşabilir. Almanya’da kamu teşviklerine rağmen özel sektör faaliyetlerindeki zayıflık nedeniyle artışın yüzde 1 ile sınırlı kalması öngörülürken, aktif şirket sayısındaki düşüşün etkisiyle İtalya’da yüzde 2 oranında artış, güçlenen makroekonomik ivmenin desteğiyle İspanya’da ise yüzde 3 oranında gerileme bekleniyor.

“2026’da iflaslar azalmayacak, sadece artış hızı yavaşlayacak”

2026’nın bir iyileşme yılından ziyade, geçici bir nefes alma dönemi olacağını vurgulayan Coface’in Kuzeybatı Avrupa Ekonomisti Jonathan Steenberg, iflas sayısının düşmeyeceğini, sadece artış hızının duracağını, faizlerin beklenenden daha yavaş gevşemesi halinde ise bu istikrarın hızla ortadan kalkacağını belirtti. Üç yıl süren güçlü artışların ardından, 2026’nın bir sakinleşme dönemi olmasının beklendiğini söyleyen Jonathan Steenberg, şöyle devam etti: “İflaslar artmaya devam edecek, ancak daha yavaş bir hızda; bunu faiz oranları ve kredi koşullarındaki kademeli gevşeme destekleyecek. Ancak bu istikrar kırılganlığını koruyor, borç seviyeleri yüksek kalmaya devam ediyor, kâr marjları baskı altında ve en fazla risk altındaki sektörler gerilim belirtileri göstermeyi sürdürüyor” dedi.

“Avrupa’da istikrar finansman maliyetlerine bağlı”

Avrupa’da 2026 görünümünün ülkeden ülkeye farklılık gösterse de ortak noktada finansman maliyetlerine yüksek bağımlılık taşıdığını vurgulayan Jonathan Steenberg, Almanya’da iflasların yüzde 1 artmasının, Fransa ve Birleşik Krallık’ta bu oranın yüzde 2 seviyesinde kalmasının beklendiğini, İspanya’nın ise daha güçlü makroekonomik ivme sayesinde yüzde 3’lük bir gerilemeden faydalanacağını belirtti. İtalya’da yüzde 2’lik düşüşün ağırlıklı olarak usul reformlarının yarattığı istatistiksel etkilerden kaynaklandığını ifade eden Jonathan Steenberg, Hollanda’da beklenen yüzde 4’lük artışın pandemi öncesi seviyelere kademeli bir dönüşü yansıttığını söyledi. Kıtanın kredi maliyetine son derece duyarlı olmaya devam ettiğini vurgulayan Steenberg, 2026’daki gidişatın büyük ölçüde finansman koşulları tarafından belirleneceğini belirterek şöyle devam etti: “Bu tablo, Avrupa’nın kredi maliyetlerine ne kadar hassas olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Finansman koşullarındaki en küçük değişim bile ülkeler ve sektörler arasındaki dengeleri kısa sürede yeniden şekillendirebilecek bir etkiye sahip.”

“Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik’te tek bir tablo yok: İflas eğilimleri ayrışıyor”

Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik’te 2026 görünümünün yüzeyde bir rahatlama hissi yaratsa da bölgesel dinamiklerin belirgin biçimde ayrıştığını ifade eden Jonathan Steenberg, ABD’de iflasların yüzde 4 artmasının yavaşlayan ekonomi ve yükselen gümrük tarifelerinin şirketler üzerindeki baskısını yansıttığını, Kanada’da ise uzun süren büyüme döngüsünün ardından yüzde 5’lik bir gerilemeyle daha belirgin bir düşüş sürecine girileceğini belirtti. Asya-Pasifik tarafında Japonya’nın yüzde 7’lik artışla kalıcı biçimde yüksek seyreden faiz oranları ve kırılgan sektörlerin etkisini hissetmeye devam edeceğini, Avustralya’nın ise pandemi sonrası güçlü normalleşmenin ardından yüzde 0,5 ile daha yatay bir seyir izlemesinin beklendiğini söyleyen Steenberg, bu tabloyu şöyle değerlendirdi: “Bu dinamikler, 2026 yılında iflasların seyrinin küresel bir trendden çok, yerel şoklar tarafından belirleneceğini açıkça ortaya koyuyor. Parasal, sektörel ya da düzenleyici nitelikteki her gelişme, ülkelerin risk görünümünü farklı yönlerde şekillendirmeye devam edecek.”

“25 baz puanlık bir artış, tüm dengeleri tersine çevirebilir”

2026 için öngörülen görece istikrarın, faiz oranlarında kesintisiz bir gevşemeye bağlı olduğunu vurgulayan Coface Kuzeybatı Avrupa Ekonomisti Jonathan Steenberg, şirketlerin uzun süredir devam eden yüksek borçluluk nedeniyle kredi maliyetlerine son derece hassas hale geldiğine dikkat çekti. Steenberg, borçlanma faizlerinde yalnızca 25 baz puanlık olası bir artışın küresel iflas oranlarını yeniden yüzde 4–5 bandına taşıyabilecek kritik bir eşik olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu tablo, 2026 yılında iflasların seyrinin büyümeden çok parasal uyumun hızına bağlı olacağını açıkça gösteriyor. Finansman maliyeti, gelecek yılın gerçek belirleyicisi olacak ve en küçük faiz hareketi bile küresel dengeleri hızla değiştirebilecek bir dinamiğe sahip olacak.”

Çalışmanın tamamını buradan okuyabilirsiniz


ForInvest Haber

*İran/Arakçi: Umarım ABD bir an önce akıl ve mantıklı bir tavır içine girerler, ABD'nin doğrudan saldırması iki ülke arasında kalmayıp, bölgeyi savaşa sürükleme riski taşıyor - Haber Türk
Trump Warsh’ı Fed başkanlığına aday gösterdi

ABD Başkanı Donald Trump, eski Fed Yönetim Kurulu Kevin Warsh’ı ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu Başkanlığına aday gösterdiğini açıkladı.


ForInvest Haber