Geri Dön

Yatırım ve Foreks Haberleri

​BDDK, kredi kartı ile yapılan alışverişlerde, basılı ve külçe halinde olmayan kuyumla ilgili harcamalarda taksit sayısı 8'den 6'ya, fiyatı 3 bin 500 TL'ye kadar olan televizyon alımları hariç elektronik eşya alımlarında taksit sayısını 6 aydan 4 aya, mobilya ve elektrikli eşya alımında ise 18 aydan 12 aya indirdi. Ayrıca 300 bin liranın üzerindeki taşıt alımlarında kullanılan kredilerin vade üst sınırı 48 aydan 36 aya, 750 bin liranın üzerindeki araç için kullanılan kredilerde ise 48 aydan 24 aya indirildi. Taşıt teminatlı kredilerde ise vade 48 aydan 36 aya indirildi. Bu sınırlamalar zaten Covid salgınından olumsuz etkilenen sektörler için ilave olumsuz etki yapması beklenebilir. Borsada olumsuz etkilenebilecek şirketler arasında elektronik perakendeci Teknosa, elektronik ürün dağıtıcıları Arena Bilgisayarİndeks Bilgisayar ve grup şirketleri Datagate ve Despec ve. Mobilya üreticisi Yataş ve Doğtaş Kelebek. Otomotiv şirketleri arasından Doğuş Otomotiv ve bir miktar Ford Otosan'ın olumsuz etkilenebileceğini düşünüyoruz. Tofaş'ın ise 300 bin TL üzerinde araç satışının toplam içindeki payının çok düşük olması nedeniyle yeni düzenlemeden etkilenmesini beklemiyoruz.

Mobilya ve Beyaz Eşya Sektörleri: Sabah gazetesi haberine göre ÖTV ve KDV'de uygulanan indirimlerin Haziran sonuna kadar uzatılması 1Ç19'un ardından şirket cirolarına 2Ç19'da da olumlu katkı sağlayacak: Haberde Mobilya Dernekleri Federasyonu'nun ilk indirimde satışların geçen yıla oranla %10 arttığı ve 30 Haziran'a kadarki süreçte de %30'luk bir artış beklendiği değerlendirmesi yer alıyor. Haberin Dogtas Kelebek (DGKLB TI) ve Yatas (YATAS TI) gibi BIST şirketleri açısından olumlu beklenti doğurması beklenebilir. Ayrıca aynı haberde ilk çeyrekte yıllık %25 büyüyen küçük ev aletleri segmentinin de ikinci çeyrekte aynı büyümeyi korumasının beklendiği bilgisi yer alıyor. Bu beklentinin de Arçelik (ARCLK TI) ve Vestel Beyaz Eşya (VESB TI) şirketlerinde olumlu yansıması olabilir.

Doğtaş Kelebek'e şirket ziyareti gerçekleştirdik. Şirket 2016 yılının ortasından itibaren yeniden yapılandırma ve satış kanallarının optimizasyonu faaliyetlerini yürütüyor. Şirket yönetimi bu çalışmaların olumlu etkisini önümüzdeki dönemde görmeyi bekliyor. Yönetim 2017 yılında cironun yıllık %52 artışla 600 milyon TL, FAVÖK'ün yıllık bazda yaklaşık 4 kat artışla 100 milyon TL seviyesine ulaşmasını bekliyor. Şirketin 2018 yılı hedefleri ise 1 milyar TL ciro (yıllık %67 artış) ve 150-200 milyon TL FAVÖK elde etmek. Planlanan hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak 2017 yılı FD/FAVÖK çarpanı 10.6x ve 2018 yılı FD/FAVÖK çarpanını 7.0-5.3x hesaplıyoruz.

Doğtaş Kelebek'e kısa bir bakış

Tarihçe: Doğtaş 1972 yılında, Doğan ailesi tarafından kuruldu. 2012 yılında halka açık olan Kelebek Mobilya'yı satın aldı, 2013 yılında bu iki kuruluş Doğtaş Kelebek adı altında  birleştirildi ve Doğtaş birleşme ile halka açılmış oldu. Doğtaş Kelebek, mobilya sektörünün öncü oyuncularından biri konumundadır. Doğtaş Kelebek'in toplam piyasa değeri 803 milyon TL ve halka açık kısmının piyasa değeri 63 milyon TL'dir.

Hissedarlık yapısı: Doğan ailesi üyeleri ve Türkven (özel sermaye fonu) Doğtaş Kelebek'te sırasıyla %46,08 ve %46,05 paya sahipken, halka açıklık oranı %7,89'dur.

Son 3 aylık günlük ortalama işlem hacmi: 8 milyon TL

Faaliyetler

Doğtaş Kelebek'in üretim tesisleri Çanakkale-Biga'da ve Düzce'de bulunmaktadır. Fabrikalar şu anda yaklaşık %85 kapasite kullanım oranıyla çalışmakta ve Doğtaş Kelebek 2017 ve 2018 yıllarında yapacağı yatırımlarla toplam kapasitesini kademeli olarak arttırmayı planlamaktadır. Doğtaş Kelebek, Mart sonu 2017 itibariyle yurtiçinde toplam 297 ve yurtdışında toplam 55 frençayz mağazayla satışlarını yapmaktadır.  

Yeniden yapılanma: Doğtaş Kelebek, 2016 ortasında yeni yönetim ile (şimdiki genel müdür Yataş'tan gelmiştir) ciddi bir yeniden yapılanma sürecine girdi. Şirket yönetimi öncelikle tedarik tarafında iyileştirme yaptı. Ayrıca, hem Biga hem de Düzce'deki üretim tesislerinde maliyetleri düşürücü önlemler aldı, faaliyet giderleri optimize edildi (zarar eden mağazalar kapandı ve AVM'de bulunan mağazalar caddelere taşınarak aylık 250 bin TL kira giderlerinde tasarruf sağlandı) ve bütçe hedeflerine uygun bütün giderler kontrol altına alındı. Yeniden yapılandırma planı 2017 yılı başından itibaren tamamıyla uygulamaya geçti.

Yurtiçi faaliyetler: Yeniden yapılandırmanın yanı sıra, mobilya ve yataktan alınan KDV'nin Şubat başından Eylül sonuna kadar %18'den %8'e düşmesi ve sektörün güçlü büyüme göstermesi Şirketin 2017 yılı satışlarına olumlu etki yapacak. 2017 yılından itibaren Doğtaş Kelebek rekabet açısından daha iyi bir ortama sahip olurken, şirket sektörde pazar payını arttırdı. Dolayısıyla Doğtaş Kelebek'in 1Ç17 cirosu yıllık %25 büyüdü.

Şirket 2017 yılında 20 tanesi kendine ait ve 65 tanesi acentelik (frençayz) olmak üzere yurtiçinde toplam 85 tane mağaza açmayı, önümüzdeki dönemlerde de acente (frençayz) mağazalarla büyümeyi planlıyor. Ortalama olarak Doğtaş mağazası açmak stok dahil 2-2,5 milyon TL'ye mâl olurken, Kelebek mağazası açmanın toplam maliyeti stok dahil 1,5 milyon TL. Mağazaların ortalama geri dönüş süresi 1,5-2 yıldır. Ortalama olarak Doğtaş mağazalarının büyüklüğü 1.500 metrekare, Kelebek mağazalarının ortalama büyüklüğü 1.000 metrekaredir.

Uluslararası faaliyetler: Doğtaş Kelebek uluslararası piyasalarda ürünlerini acentelik (françayz) sistemi ile satmaktadır. Şirket 2016 yılında 32 ülkeye ihracat yaparken, yurtdışında toplam 54 satış noktası bulunmaktadır. 2016 yılı ana ihracat pazarları Irak, İngiltere, Suudi Arabistan, Azerbaycan ve Almanya'dır. İhracat gelirleri yıllık %27 artarak 2016'da 46.6 milyon TL olurken, ihracatın toplam cirodaki payı %11,8 oldu (2015 yılında %9,8 idi). Şirket 2018 yılı sonuna kadar ihracatını yaklaşık 120 milyon TL'ye çıkarmayı hedeflerken, 2017 yılında toplam 15 adet acente (frençayz) mağaza açmayı planlamaktadır. Belirtmek gerekirse, Doğtaş Kelebek 2007 yılından beri Turquality kapsamında olduğundan yurtdışı faaliyetlerinde devletten kira ve reklam desteği almaktadır.

Bilanço: Doğtaş Kelebek'in 1Ç17 sonu itibarıyla 254 milyon TL net borcu (1Ç17 özsermayesinin 4,7 katı) var. Şirket bilançosunda 165 milyon TL karşılığı döviz kısa pozisyonu (175.6 milyon euro kısa pozisyonu, 10.5 milyon dolar uzun pozisyonu). Yönetim 5 milyon TL'lik aylık ödemelerle döviz pozisyonunu azaltmayı hedeflerken, net borcu 2017 sonu için 210 milyon TL'ye ve 2018 sonu için 150 milyon TL'ye düşürmeyi planlıyor.

1Ç17 finansal performans: Şirketin 1Ç17'de gelirleri yıllık bazda %25, çeyreksel bazda %28 artışla 105 milyon TL'ye ulaştı. Benzer mağaza satışlarındaki büyüme, mağaza trafiğindeki artış ve uygun ürün çeşitliliği brüt marjı desteklerken büyümenin arkasındaki etkenler olarak belirtilebilir. Kârlılık tarafında ise Kasım ve Şubat aylarında gerçekleştirilen yaklaşık %6'lık fiyat artışları ile brüt kâr marjı 1.8 puan artışla %39,7'ye ulaştı. Yeniden yapılanma çalışmaları sonucu pazarlama ve genel yönetim giderleri yıllık bazda %19 ve %37 gerilerken, VAFÖK marjı 14.5 puan artarak %21 seviyesine ulaştı. Şirketin operasyonel gider/ciro oranı 1Ç16'daki %35,7'den 1Ç17'de %21,9'a geriledi. Bununla birlikte net kâr açık döviz pozisyonu nedeniyle baskı altında kaldı.

2017 – 2018 hedefleri: Şirket Yönetimi 2016 itibarıyla 289 olan mağaza sayısının üzerine 2017 ve 2018 yıllarında her yıl 100'e yakın (yurt içi – yurt dışı) yeni mağaza açmayı hedefliyor. Konut geliştiricilere yapılan satışların (yeni konutlar için mutfak, dolap, kapı) 2017'de 60 milyon TL, 2018'de ise 100 milyon TL'ye ulaşması bekleniyor. Konut geliştiricilere yapılan satışlar yıllık bazda konsolide cironun yaklaşık %10'una karşılık gelmektedir. Yönetim Nisan-Mayıs ayları satış performansının yıl sonu için 600 milyon TL ciro, 100 milyon FAVÖK bütçesiyle uyumlu olduğunu belirtiyor. Şirket 2017 yılı Ekim ayında %6 civarında bir fiyat artışı daha öngörürken böylece 2017 yılı fiyat artışı %18'e ulaşmış olacak. Bu da ciro büyümesi ve marjları destekleyecek.

Yatırım bütçesi: Yönetim 2017 için 15 milyon TL makine ve kapasite,  20 milyon TL de yeni mağaza finansmanı olmak üzere 35 milyon TL yatırım maliyeti planlıyor. 2018 için ise planan 50 milyon TL yatırımın 30 milyon TL'lik kısmı kapasite artırımı, 20 milyon TL'si ise yeni mağaza açılışı için kullanılacak.

Değerleme: 1Ç17 operasyonel marjlarda kaydedilen güçlü iyileşmeye bağlı olarak hisse son üç ayda BIST-100 endeksinin %98 üzerinde (%123 nominal) getiri sağladı. Yönetimin 2017 öngörüleri ışığı altında 600 milyon TL ciro (yıllık bazda %52 büyüme), 100 milyon TL FAVÖK (%16,7 VAFÖK marjı), 40 milyon TL net kâr ve 254 milyon TL net borçla (1Ç17 itibariyle), şirket için 2017T 10,6 FD/FAVÖK ve 2017T 20,1 F/K hesaplıyoruz. Bu çarpanları cazip bulmamakla birlikte, 2018 öngörüleri olan 1 milyar TL ciro (%67 yıllık büyüme), 150-200 milyon TL FAVÖK (%15-%20 FAVÖK marjı) ile 7,0-5,3x 2018T FD/FAVÖK çarpanı hesaplıyoruz. 

Riskler: i) ekonomik koşullarda gelişebilecek bir olumsuzluğun mobilya talebini düşürmesi, ii) büyüme planının sekteye uğraması, iii) TL'nin Euro'ya karşı değer kaybı, iv) işletme sermayesinin yönetiminin kötüleşmesi, v) artan rekabet hedeflerin ulaşılması konusunda aşağı yönlü risk unsurları olarak belirtilebilir. 


Doğanlar Holding SAP Dijital Dönüşüm Ödülünün Sahibi oldu

Doğanlar Holding, önde gelen teknoloji etkinliklerinden SAP Türkiye’de “Yılın Dijital Dönüşüm Ödülü”nün sahibi oldu. Doğanlar Holding’in tüm iştiraklerini kapsayan, dijital dönüşümün orta ve uzun vadedeki tüm stratejilere yansımasıyla kazanılan bu ödülü Bilişim Teknolojileri Grup Direktörü Fatih Özengin aldı. 
 
SAP teknolojilerinin kullanımındaki inovasyon, amaçlanan iş süreç transformasyonundaki yenilik ve katma değer, çalışan deneyiminde iyileşme inisiyatifi, müşteri deneyiminde iyileşme inisiyatifi ve projenin insan hayatına katkısı gibi alanlarda değerlendirilen projeler arasından seçilen Doğanlar Holding, 2021 senesini yeni bir ödülle daha taçlandırdı.
 
Fatih Özengin: “Yenilikçi teknoloji kullanımları ve dijital yatırımlarımızla, tüm iştiraklerimizin dijital dönüşüm yolculuklarını her gün geliştiriyoruz.”
 
Özengin konuyla ilgili; “Dünyanın önde gelen şirketleriyle iş birliği yaparak şirketlerimizin ulusal ve uluslararası alanda rekabet gücünü artırmak için uçtan uca dijitalleşmeye büyük önem veriyoruz. SAP ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğimiz sayesinde Holding bünyesindeki tüm iştiraklerimizde, özellikle müşteriye dokunduğumuz noktalarda tüm süreci uçtan uca dijitalleştirmeye büyük önem veriyoruz”dedi. 


Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com
http://www.metalsmarket.net
https://www.montelnews.com/tr
http://twitter.com/ForeksTurkey

ANALİZ-BIST100, VİOP ve Forex Teknik Analiz(A1 Capital Yatırım)

 

 


Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com
http://www.metalsmarket.net
https://www.montelnews.com/tr
http://twitter.com/ForeksTurkey

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Doğtaş Kelebek Mobilya Grubu, 40 ülkedeki 70 mağazasıyla global pazarlardaki yatırımlarına devam ediyor

Türkiye'de faaliyet gösteren farklı sektörlerdeki firmaların üst düzey yöneticilerinin yer aldığı "Globalde Büyüyenler" panelinde, Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan; Doğtaş Kelebek Mobilya Grubu'nun yurtiçi ve yurtdışı büyümesinin yanı sıra, Biotrend Enerji ve Doğyap firmalarının global yatırımlarına da değindi. 
 
Doğtaş Kelebek Mobilya Grubu; 40 ülkedeki 70 mağazasıyla global pazarlardaki yatırımlarına devam ediyor. Türkiye'de ise %75 oranında büyüme hedefleniyor. 

Konuşmasına Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden mobilya ile başlayan Doğan; Türkiye'nin yapılan yatırımlarla birlikte bugün dünyanın 7. en büyük mobilya ihracatçısı konumunda ve toplam sektörünün ise 10 Milyar$ değerinde olduğunun altını çizdi.
 
Türkiye'nin sektör liderlerinin katılımıyla kurulan Türkiye Mobilya ve Yatak Sanayicileri Derneği'nin (MOYSAD) ve F-TR firmasının kurulmasının, sadece üreticileri değil aynı zamanda global mobilya sektörünü de hedefleyen yaklaşımlarıyla, bu sektörün daha da büyüyeceğine dikkat çekti. 
 
Mobilya grubunun, Amerika ve İngiltere'nin yanı sıra büyük bir Afrika yatırımı dikkat çekiyor. 
Grup bünyesinde, Amerika'da ve İngiltere'de kurulan şirketler aracılığıyla bu ülkelerdeki büyümenin kendi perakende mağazalarıyla olacağını duyuran Doğan, stratejiler kapsamında yatırım yapılan diğer ülkelerin; Fransa, Hollanda, Çin, Afrika, Orta Doğu, Kıbrıs, Balkan ve Türk Cumhuriyetleri olduğunu belirtti.
 
Doğanlar Holding yeni mobilya fabrikası için Senegal'de 10 Milyon$ tutarında bir yatırım yapmaya hazırlanıyor.
Senegal'de Şubat ayında kurulumu tamamlanacak olan Mobilya fabrikasının BİGA Home markası ile Mayıs ayında çalışmaya başlamasını hedeflediklerini belirten Doğan, Afrika birliğinin liderlik görevini üstelenen Senegal'de kurulan bu fabrikanın stratejik yaklaşımına da değinerek, Afrika'daki yaygınlaşmanın temelinde bu tutumun yer aldığını iletti. 
 
Davut Doğan: "Biyogaz ve Biyokütle" sektörlerinde, Biotrend Enerji ile sektör lideri konumuzdayız."
Doğanlar Holding iştiraklerinden Biotrend Enerji'nin yatırımlarına da değinen Doğan, konuşması kapsamında; "Biotrend Enerji, çöpten elektrik üreten 15 biyogaz ve 2 biyokütle tesisiyle Türkiye'nin lider pozisyonundayız. Buradaki yatırımlarımızı yurtdışına taşımak amacıyla Türk Cumhuriyetlerinde ve Balkan ülkelerinde görüşmelerimizi başlattık. Afrika'da da görüşmelerimiz da var. Avrupa yatırım bankasının yatırımı da elbette çok değerli oldu."dedi.
 


Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com
http://www.metalsmarket.net
https://www.montelnews.com/tr
http://twitter.com/ForeksTurkey

BASIN BÜLTENİ-Simon-Kucher & Partners: Her 10 kişiden 9'u yarın alışveriş yapacak

Bu yıl 26 Kasım’da gerçekleşecek yılın en büyük indirim günü Black Friday için geri sayım başladı. Türkiye’de “Efsane Cuma”, “Şahane Cuma”, “Beklenen Cuma” gibi isimlerle düzenlenen “Black Friday”, Amerika Birleşik Devletleri’nde Şükran Günü’nü takip eden cuma gününün gayri resmi ismi. Noel öncesi alışveriş döneminin başlangıcı olarak da kabul edilen Black Friday, bugün Türkiye de dahil olmak üzere tüm dünyada bilinen bir alışveriş günü olarak varlığını sürdürüyor. Hem fiziksel hem online mağazalarda cazip tekliflerin sunulduğu Black Friday, bu yıl da geçtiğimiz yıl olduğu gibi COVID-19 pandemisinin etkisi altında gerçekleşecek. 

26 Kasım tarihinde gerçekleşecek Black Friday’den tüketicilerin beklentilerine dair araştırma yapan Küresel strateji ve pazarlama danışmanlığı şirketi Simon-Kucher & Partners her yıl olduğu gibi bu yıl da araştırma sonuçlarını açıkladı. “Black Friday, Tüketici Alışveriş Davranışları” araştırmasıyla, pandeminin tüketici davranışları üzerindeki etkisini sorgularken, tüketicilerin yılın en büyük indirim gününden beklentilerini ve bugün nasıl hareket edeceklerinin detaylarını gözler önüne serdi. 

Bilinirlik yüzde 100’e ulaştı

Araştırmaya göre Türkiye’de Black Friday’in bilinirliği yüzde 100’e ulaştı. Black Friday konusunda farkındalığı yüksek olan Türkiye’deki tüketicilerin yüzde 88’i indirim döneminde kesinlikle alışveriş yapacağını söylüyor. Geçtiğimiz yıl araştırmaya katılanların yüzde 69’u alışveriş yapacağını belirtmişti. Araştırma sadece Black Friday değil, Black Friday’in hemen sonrasında gelen pazartesi günü gerçekleştirilen indirim günü olan Siber Pazartesi’ye ilginin de giderek arttığını ortaya koyuyor. 2020 yılında katılımcıların yüzde 34’ü Siber Pazartesi hakkında bilgisi olduğunu belirtirken 2021 yılında bu oran yüzde 49’a ulaşmış durumda. 


İndirim dönemi için bütçeler arttı

Black Friday’de tüketicilerin en çok hangi kategorilerde alışveriş yapacaklarına da tercihleri kadın ve erkekler özelinde ortaya koyan araştırmaya göre kadınlar tarafından indirim fırsatlarının en çok değerlendirileceği kategorilerin başında güzellik ve bakımın yanı sıra moda ve aksesuarlar geliyor. Erkeklerin tercihlerinde ise ilk üçte elektronik, küçük ev aletleri ve moda ürünleri var. 

Alışverişe ayrılan bütçe de çoğu kategoride yarı yarıya artmış durumda

Black Friday için ayrılan bütçe de bu yıl önemli bir artış yaşamış görünüyor. Araştırma, 2020 yılına kıyasla, kategori bazında ayrışacak şekilde, yüzde 35 ila 75 arasında arttığını ortaya koyuyor. Türkiye’de tüketicilerin promosyonlara olan ilgisi yükselen bir trend olarak devam ediyor ve tüketiciler bütçelerini en doğru fırsatlara kaydırıp harcamaları karşısında en yüksek değeri elde etmeyi hedefliyor. Kategori kırılımına baktığımızda elektronik eşyalar için yüzde 75, güzellik bakım ürünlerinde yüzde 70, çocuk ürünleri ve oyuncaklarında yüzde 58, moda ürünlerinde yüzde 53 ve moda ve yaşam tarzı aksesuarlarında yüzde 50’lik bütçe artışları söz konusu. 

Tüketici davranışındaki kritik değişim

Araştırmanın bir başka çarpıcı sonucu da tüketicilerin yüzde 84’ünün alışveriş alışkanlıklarının COVID-19 sebebiyle değiştiğini açıklaması. Bu kapsamda tüketiciler artık daha çok online alışveriş yaptıklarını ve alışverişlerinin ev içi tüketime yöneldiğini açıklıyor. 

Katılımcıların yüzde 60’ı market alışverişlerini, yüzde 54’ü market alışverişi dışındaki diğer alışverişlerini online kanaldan yapmayı tercih eder hale geldiğini, ifade ediyor. Global ölçekte baktığımızda, örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nde katılımcıların yüzde 66’sı, Birleşik Krallık’ta ise katılımcıların yüzde 65’i market alışverişlerinde online kanala yöneldiklerini belirtiyor. Oranlar incelediğinde Türkiye’nin de online kanal tercihleri artan ülkeler arasında kendine yer bulduğu söyleniyor. Pandemide tüketim alışkanlıkları değişirken tüketicinin online alışverişe yönelişi de hızlanıyor. 

“İyi fiyatlandırmayla gelir artırılabilir”

Araştırmanın özellikle tüketicilerin indirimlere bakışı ve indirimden beklentilerine ilişkin değerli veriler sunduğunu belirten Simon-Kucher & Partners İstanbul Ofisi Direktörü Okan Çetintürk, günümüzde birçok markanın sık indirim günleri yaptığının altını çizerek bu konuda dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Çetintürk özellikle fiyatlama konusunda nasıl hareket etmek gerektiğiyle ilgili görüşlerini şöyle paylaşıyor: “Şirketlerin bu dönemde tüketicilerine çok daha yakın olması, kanal, marka tercihleri ile birlikte satın alım sırasında önem verdiği kriterleri dikkatle ele alması ve ödeme istekliliklerini sık aralıklarla ölçümlemesi hiç olmadığı kadar önemli. Black Friday gibi indirim beklentisinin yüksek olduğu dönemlerde dahi markaların net kar odaklı bir promosyon stratejisi ve fiyatlandırma politikasını hedeflemesi gerekiyor. Bunun için de artan talebi dipteki karlılığı yukarı çekecek ürünlere kaydırması, indirim oranları ve indirim tiplerini pazar payı, sepet büyütme, bilinirlik vs. gibi stratejik hedefleri doğrultusunda belirlemesi gerekiyor. Her promosyon döneminde detaylı performans ölçümü yapıp iyi çalışan promosyon senaryoları çoklayarak kurumsal hafızaya aktarması oldukça kritik.”

“Fiyat savaşlarına girmekten kaçının”

Simon-Kucher & Partners İstanbul Ofisi Kıdemli Danışmanı Pırıl Öncel de markaların Black Friday gibi büyük indirim dönemlerinde alması gereken diğer aksiyonları şöyle anlatıyor: “Çok kanallı mükemmel bir müşteri deneyimine odaklanarak birçok marka müşteri başına gelirini artırabilir. Kanallar arası promosyon yoğunluğunu yönetmek önemli. Yukarı yönlü ve çapraz satışlarla gelir çeşitlendirilebilir. Tüketicilerin ödeme istekliliği değerlendirilerek, ödeme istekliliğine uygun yeni ürün kategorileri yaratılabilir. Promosyonlar akıllıca hayata geçirilmeli. Özellikle tüketicilerin giderek daha fazla indirim beklentisi içinde olduğu bu dönemde promosyonları hazırlarken, promosyonların kârlılığa etkisi iyi hesaplanmalı. Şirketler fiyat savaşlarına girmekten kaçınmalı. Fiyat savaşlarında uzun dönemde maliyetin çok büyük olacağı unutulmamalı.”

Simon-Kucher & Partners hakkında

Simon-Kucher & Partners, strateji, pazarlama, fiyatlandırma ve satış odaklı TopLine Power®'da uzmanlaşmış bir global danışmanlık firmasıdır. Müşterilerine pratik, kanıta dayalı stratejiler uygulayarak büyüme ve kar hedeflerini gerçekleştirmelerinde yardımcı olmaktadır. Dünyanın önde gelen fiyatlandırma danışmanı ve düşünce lideri olarak kabul edilen Simon-Kucher & Partners'ın dünya çapında Türkiye dahil 41 ofisinde yaklaşık 1500 çalışanı bulunmaktadır.


Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com
http://www.metalsmarket.net
https://www.montelnews.com/tr
http://twitter.com/ForeksTurkey

Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde “İşte Daha Fazla Kadın ve Eşitlik” tartışıldı

Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde ikinci gün öğle arasından sonra ilk konuşmayı, Columbia Üniversitesi Ekonomi Profesörü Prof. Dr. Xavier Sala-i Martin yaptı. Martin’in konuşmasının ardından Dell’in sponsorluğunda gerçekleşen “İşte Daha Fazla Kadın ve Eşitlik” oturumunda ise kadınların iş gücü piyasasına daha fazla katılımı konuşuldu.

Capital, Ekonomist ve StartUp dergileri tarafından düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi’ndeDell sponsorluğunda gerçekleştirilen, Yönetim Kurulunda Kadın Derneği Başkanı Hande Yaşargil’in moderatörlüğündeki panele Sabri Ülker Vakfı Genel Müdürü ve Yıldız Holding Kadın Platformu Elçisi Begüm Mutuş, Kagider Başkanı Emine Erdem, Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz ve Memorial Sağlık Grubu CEO’su Uğur Genç katıldı.

Mutuş: “Kurum içi fırsat eşitliği için kadın ve erkek çalışanlarımızdan destek aldık”

Sabri Ülker Vakfı Genel Müdürü ve Yıldız Holding Kadın Platformu Elçisi Begüm Mutuş, “130’dan fazla ülkeye ihracat yapıyoruz ve 300 markaya etki ediyoruz. Pandemi nedeniyle işimizin geleceği dünyada olduğu gibi bizde de değişti. Teknoloji ve dijital dönüşüm hayatımıza girince gördük ki odakta insan olmayınca başarılarımız sürdürülebilir olmayacak. Kadın ve erkek çalışanlarımızın desteğiyle Kadın Platformu oluşturarak sürdürülebilir süreçler oluşturduk. Sürdürülebilir büyümeye katkı sağlayacak hedeflerle yola çıktık ve daha iyi bir gelecek için fırsat eşitliği sağlamak üzere yola koyulduk. Odağımızda her zaman kadınların ihtiyaç ve beklentilerini karşılamak var ve birbirimizden öğrenerek birlikte güçlenmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Erdem: “Türkiye’deki kadın girişimci oranı yüzde 13’e ulaştı”

Kagider Başkanı Emine Erdem, “Dernek olarak önceliğimiz kadın girişimcilerin geliştirilmesi ve 19 yıl önceki kuruluşumuzdan bugüne bu konuda çok büyük yol kat ettiğimizi gördük zira bugün Türkiye’deki kadın girişimci oranı yüzde 13’e ulaştı. Faaliyetlerimizi stratejik çalışma gruplarımızla desteklemekle birlikte uluslararası arenalarda iyi örneklerimizi paylaşıyoruz. Kadın girişimcileri dahil ederek kadınlar arasında dayanışma ortamı yaratıyoruz. Bu sene 15’inci yılını kutladığımız kadın girişimci ödülleri bizi heyecanlandırıyor” dedi.

Yılmaz: “Fırsat eşitliğini kurumun kimyasına işlemek gerekiyor”

Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz, “Koton olarak 28 ülkede 500 mağazada operasyon yürütüyoruz ve çalışanlarımızın yüzde 60’ı kadın. Kadın yönetici oranımız ise yüzde 50 seviyesinde. Yine de konuyla ilgili daha gidecek çok yolumuz olduğunun bilincindeyiz. Kadınlarla birlikte kadınlar için çalışan ve kadınlarımızın çalışmak için tercih ettikleri bir markayız. Kadın dostu şirket olmak bize daha yüksek sorumluluklar getiriyor ve bu sorumluluğu ben şahsen de sahiplendim. Buna uygun bir kurum kültürü oluşturmaya gayret ettim ve şirketin kimyasına işlemek gerektiği bilinciyle tepeden başlayarak alta doğru işlenmesini sağlamak üzere çalışmalarımı sürdürüyorum.” dedi.

Genç: “Pozitif ayrımcılık değil fırsat eşitliğini önemsiyoruz”

Memorial Sağlık Grubu CEO’su Uğur Genç, “20 aydır pandemiyle mücadele ediliyor ve sağlık çalışanları büyük savaş veriyorlar. Grubumuzda bugün 7 bin 500 çalışanımız var ve bunların yaklaşık 5 bini kadın. Bunlar içerisinde yüzde 61’i şef üstü, yüzde 44’ü de yönetici pozisyonunda ki bizler halen bu oranları daha da geliştirmek için gayret ediyoruz. Kurum olarak pozitif ayrımcılık değil de fırsat eşitliğine inanıyoruz ve bu nedenle kurum içerisindeki tüm süreçleri bu doğrultuda planlıyoruz. Örneğin işe alım süreçlerinde kadınların handikaplarını giderecek şekilde alımlar yapmayı önemsiyoruz. Ayrıca annelik, eş olma gibi durumları dikkate alarak kreş imkânı, annelik izinlerini uzatabilme gibi imkanlarımız bulunuyor. Farklı şehirlerden gelerek İstanbul’da çalışmak zorunda kalan kadın çalışanlarımıza lojmanlar da sağlayabiliyoruz. Bir de genelde erkek rol modeller sunulan iş hayatında, kadın rol modeller yaratıyoruz” dedi. 

Martin: “Batıya kayan tedarik zinciri süreçleri Türkiye için bir fırsata dönüşebilir”

Columbia Üniversitesi Ekonomi Profesörü Prof. Dr. Xavier Sala-i Martin, “Önümüzdeki dönemde en önemli gündemimiz enflasyon ve hala tüm dünyada artarak devam ediyor. Enflasyon ortamının 1970 dönemindekine gittiğini düşünenler var ama tartışmalar devam ediyor. Çoğu devlet ve merkez bankası işletme ve aileleri desteklemek üzere para basarak karşılamak istedi ve bu hesaplanmamış bir durumdu.  Haliyle enflasyona sebep oldu. Ayrıca hem talepte hem de arzda büyük değişimler yaşandı. Tedarik zincirinde aksamalar oldu. Kapanmalar nedeniyle evinde kalan insanlar, konser veya sinema gibi harcamalar yerine çoğunlukla mallara harcama yapmaya başladılar. Bu ise daha büyük ve beklenmedik bir talep oluşturdu. Ancak bunların sağlanma sürecinin de zarar gördüğü unutulmamalı. Özellikle Berlin Duvarı’nın yıkılması sonrası küresel bir tedarik zinciri oluşturulmuştu ve gerçek zamanlı üretim modeline geçilmişti. Aniden liman kapatmaları başlayınca üretim sürecindeki hayati ürünler gemilerden inemez oldu ve zamanında inmedikleri için tüm tedarik zinciri bozulmuş oldu. Yaklaşık 2 yılda tedarik zinciri büyük ölçüde zarar gördü diyebiliriz. En iyi örnek olarak ise bugün mikroçip üretiminde yaşanan büyük tedarik sorunu gösterilebilir. Özetlersek, talebin karşılanmaması fiyatları artıyor. Eskiye dönmek için en kayda değer öngörü ne yazık ki pandeminin sona ermesi olacak ve süreç kendi kendine normala dönecek. Dünyadaki çoğu ülkenin merkez bankası, bu global bozulmanın zamanla yok olacağı görüşündeler. Ancak yine de piyasalarda artan bir korku da merkez bankalarının er ya da geç faizi artıracağı yönünde. Bu da yine bir başka baskı unsuru ki o da bir başka senaryoya yol açıyor: Politika bozuklukları. Kamusal borçlara bakıldığında patlama yapmış durumda olduğunu ve pandemi nedeniyle devletlerin geliri azalsa da harcamalarının artırıldığı görülüyor. Yeni oluşan bu borçlara karşın önceden gelen borçlar da ödenemediği için baskı daha da artıyor. Kamu borcunu kapatmak isteyen devletler, borcu karşılamak adına yeni vergiler ve mevcutların oranını artırmak isteseler de buna halk çok olumlu bakmadı ve pek çok ülkede protestolar gerçekleştirildi. Vatandaşların borçlarına baktığımızda, pandemi ilerledikçe çok problem olmadı zira mevcut birikimler ve gelirler eğlence gibi alanlara değil, borçların kapanmasına harcandı. Dünya ekonomi camiasında jeopolitik siyaset döngüleri de her yıl yeni problemlere eden oluyor. Burada hiper küreselleşme konusuna dikkat çekmek istiyorum. Çin ve ABD arasındaki mücadeleler, küreselleşen düzene büyük darbe vuracak güçte. Pandemide de görüldüğü üzere bu mücadele, tedarik sürecinde yaşanan sıkıntılara neden olabilecek düzeydeydi ve artık görüyoruz ki özellikle ABD ve Avrupalı şirketler üretim süreçlerini batıya taşımaya çalışıyorlar. Bu ise Türkiye için büyük bir fırsat anlamına geliyor. Eğer Türkiye ödevini iyi yapar ve batının beklenti içerisinde olduğu yapısal dönüşümleri gerçekleştirirse, uluslararası yatırımcıları daha kolay çekerek büyük başarı elde edilebilir. Türkiye, iş dünyası tarafından dikkatle izleniyor ve cazibe merkezi haline getirilmeli” dedi. 

İş ve ekonomi dünyasının önemli aktörlerini bu yıl ikinci kez buluşturan Uludağ Ekonomi Zirvesi’nin tamamı iki gün boyunca herkese açık ücretsiz olarak http://www.uludagekonomizirvesi.org adresinden canlı takip edilebiliyor.

Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından 2012 yılından bu yana düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi’nin ana sponsorluğunu Vodafone Business ve co-sponsorluğunu Coca-Cola Company üstleniyor. Uludağ Ekonomi Zirvesi’nin gold sponsorları arasında Aytemiz Petrol, BSH, Dell Technologies, Doğan Yatırım Bankası, Doğanlar Holding, Fairy, Glasshouse, HepsiBurada, Orkid, Papara ve Türkiye İş Bankası yer alıyor. Zirve’nin etkinlik sponsorluğunu sahibinden.com üstlenirken, destek sponsorları Accor Grubu, Arçelik, Citi Group, NGN Cloud Bulut Teknolojileri ve TBWA, Digital Signage sponsoru ise Sistem 9 oldu.


Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com
http://www.metalsmarket.net
https://www.montelnews.com/tr
http://twitter.com/ForeksTurkey