BIST100 endeksinin güne pozitif bir açılışla başlamasını bekliyoruz. Ancak gün içinde, küresel jeopolitik belirsizlikler de göz önünde bulundurularak, yatırımcıların hafta sonu riskini taşımak isteyip istemeyeceği yakından izlenecektir.
Şubat vadeli BIST30 kontratı, akşam seansında %0,02-%0,30 aralığında işlem görmüştür. BIST100 endeksinde 12.472 seviyesi yeni zirve konumunda bulunurken, 12.669-12.838 bandı bir sonraki direnç seviyeleri olarak öne çıkmaktadır. Bu seviyelerin, 2025 yılı Mart ayında dolar bazında 293,3 ve 297,2 seviyelerine karşılık gelmesi nedeniyle önemli olduğunu düşünüyoruz.
Aşağı yönlü hareketlerde ise 12.300 destek seviyesi, 12.200 seviyesindeki boşluk ve 12.065 destekleri takip edilecektir. Bugün yurt içinde TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi, ABD’de ise Sanayi Üretimi verisi izlenecektir. TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre, Kasım ayında %23,49 olan 12 ay sonrası enflasyon beklentisi Aralık ayında %23,25’e gerilemişti.
Bizim açımızdan asıl önemli olan konu, %27’lik asgari ücret artışı sonrasında piyasanın Ocak ve Şubat aylarına ilişkin enflasyon beklentilerinde bir değişim olup olmayacağıdır. Son ankette Ocak enflasyon beklentisi %3,44, Şubat beklentisi ise %2,01 seviyesindeydi. Merkez Bankası Başkanı Karahan’ın Londra ve New York’ta gerçekleştirdiği sunumlarda, önümüzdeki iki aylık dönemde enflasyon verilerinin karışık sinyaller verebileceği ifade edilmiştir.
Sunumda gıda fiyatlarının yüksek seyrini koruduğu, ancak kira ve eğitim kalemlerindeki yavaşlama ile bunun dengelenebileceği belirtilmiştir. Ayrıca yılbaşı itibarıyla sepet ağırlıklarında yapılacak revizyonun da enflasyon verilerinde sürpriz yaratabileceğini düşünüyoruz.
Küresel piyasalarda risk algısı jeopolitik gelişmelerin etkisi altında kalmaya devam etmektedir. ABD yönetimi, İran’daki göstericilere yönelik şiddetin sorumlusu oldukları gerekçesiyle bazı İranlı güvenlik yetkililerine yaptırım uygularken, Beyaz Saray tüm seçeneklerin masada olduğunu belirtmiştir.
Öte yandan Tayvanlı teknoloji ve çip şirketlerinin ABD’de en az 250 milyar dolarlık yatırım yapacağı açıklanmış; Goldman Sachs hisseleri %4, Morgan Stanley hisseleri ise %6 yükselmiştir. Ayrıca bazı NATO ülkeleri, Grönland çevresinde sınırlı asker konuşlandırma kararı almıştır.
Önümüzdeki hafta Pazartesi günü ABD piyasaları kapalı olacaktır. Salı günü yurt içinde Merkezi Hükümet Borç Stoku, Perşembe günü ise Kapasite Kullanım Oranı ve TCMB Faiz Kararı takip edilecektir. ABD’de ise 3. çeyrek büyüme verisi açıklanacaktır. Asgari ücretteki %27’lik artışın özellikle Ocak ve Şubat ayı enflasyonu üzerinde doğrudan etkili olmasını bekliyoruz.
Ocak 2024’te yapılan %49’luk artış sonrasında Ocak-Şubat döneminde kümülatif enflasyon %11,5 olurken, Ocak 2025’teki %30’luk artışın ardından aynı dönemde kümülatif enflasyon %7,4 olarak gerçekleşmiştir. TCMB’nin Aralık ayı anketine göre piyasanın Ocak-Şubat dönemi için kümülatif enflasyon beklentisi %5,5 seviyesindedir. Ekonomistlerin 2026 yılı enflasyon beklentisi %23 seviyesindeyken, TCMB’nin hedefi %16’dır.
2024 yıl sonunda TCMB’nin 2025 yıl sonu enflasyon hedefi %21 iken, asgari ücret artışı %30 olarak belirlenmiş ve yıl sonu enflasyon %31 seviyesinde gerçekleşmiştir. Piyasada yıl sonu politika faizi beklentisi ise %28 düzeyindedir. Genel olarak piyasada, 2026 yılında yapılacak sekiz PPK toplantısının her birinde faiz indirimi olacağı beklentisi hâkimdir ve bu durum risk iştahını desteklemektedir.
Başkan Karahan’ın sunumlarındaki karışık mesajlara rağmen, Aralık ayı enflasyonunun düşük gerçekleşmesi ve Şubat ayında PPK toplantısı olmaması nedeniyle, TCMB’nin Ocak ayı toplantısında faiz indirimi beklentisinin sürdüğünü düşünüyoruz. Konsensüs beklenti, 22 Ocak tarihli toplantıda politika faizinin 150 baz puan indirilerek %36,5 seviyesine çekilmesi yönündedir.
Ancak faiz indirimlerinin sürdürülebilirliği açısından, TCMB hedefleri ile hanehalkı ve reel sektör enflasyon beklentilerinin yakınsamasının kritik olduğunu düşünüyoruz. Hanehalkının %75’i önümüzdeki 12 ayda enflasyonun düşmesini beklemezken; reel sektörün girdi maliyetlerini yansıtan ve fiyatlama davranışları açısından öncü kabul edilen beklentisi %35 seviyesinde olup, mevcut %31’lik yıllık enflasyonun üzerindedir.
Fitch ve Moody’s, Türkiye’ye ilişkin kredi notu değerlendirmelerini 23 Ocak tarihinde yapacaktır. Bu değerlendirmelerde bir not ya da görünüm değişikliği beklemiyoruz. Mevcut durumda Fitch, Moody’s ve S&P Türkiye’yi yatırım yapılabilir seviyenin üç kademe altında değerlendirirken, görünümü durağan olarak korumaktadır. TAVHL, Tiflis Havalimanı’nın işletme imtiyaz süresinin uzatımı için Gürcistan hükümeti ile bir sözleşme imzalamıştır.
Yeni anlaşma ile imtiyaz süresi Ocak 2027’den Aralık 2031’e uzatılmıştır. Şirket, 2027-2031 döneminde toplam 150 milyon ABD doları yatırım taahhüdünde bulunmuştur. Mevcut ücret yapısında bir değişiklik olmayacaktır. Şirket 25 milyon ABD doları peşin ödeme yapacak olup, 2027’den itibaren imtiyaz kirası yolcu hizmet bedelinin %30’u olarak uygulanacaktır (önceki: iniş ve yer hizmetleri brüt gelirlerinin %10’u).
PGSUS, 2025 yılını %15 yolcu artışı ile tamamlamış; uluslararası segment %18 büyüme ile (yurtiçi trafikte %11 artışa kıyasla) öne çıkmıştır. Doluluk oranı, yurtiçi hatlarda 60 baz puanlık iyileşmenin uluslararası hatlardaki 20 baz puanlık gerileme ile dengelenmesi sonucu %87,7 seviyesinde yatay seyretmiştir. Şirketin toplam kapasitesi yıllık bazda %17 artmıştır. Bankalarda 2025 yılı bilanço sezonu 2 Şubat’ta Akbank ile başlayacaktır. Garanti 4 Şubat, Yapı Kredi 5 Şubat ve İş Bankası 6 Şubat’ta 4Ç25 finansal sonuçlarını açıklayacaktır.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.