Gryphus İtibar Araştırması sonucuna göre, Türkiye'nin en itibarlı şirketleri açıklandı
Gryphus İtibar Araştırması sonucuna göre, Türkiye'nin en itibarlı şirketleri açıklandı. Shell, Türkiye İş Bankası, Trendyol, Turkcell, Orzax/Ocean, Migros, Koç Holding, Yurtiçi Kargo, Mercedes-Benz, Allianz Sigorta kendi sektörlerinde önce çıkan firmalar oldu.
ForInvest Haber'e gönderilen açıklama şöyle:
"MediaCat ve Veri Enstitüsü tarafından geliştirilen araştırma, markaları hazır listeler üzerinden değerlendirmek yerine toplumun zihnindeki marka evreninden yola çıkarak, itibarı oluşturan unsurları ve aralarındaki ilişkiyi görünür kılıyor.
Altı bin 400 kişinin iki bağımsız aşamada verdiği yanıtların sonunda, 10 kategoride öne çıkan Türkiye'nin en itibarlı markaları şöyle sıralandı:
Türkiye'nin en itibarlı markaları
Akaryakıt - Shell (86,3)
Bankacılık - Türkiye İş Bankası (82,1)
E-ticaret - Trendyol (85,1)
Gıda Takviyesi - Orzax/Ocean (79,4)
GSM - Turkcell (79,6)
Holding - Koç Holding (82,9)
Kargo - Yurtiçi Kargo (78,4)
Market - Migros (84,5)
Otomotiv - Mercedes-Benz (90,5)
Sigortacılık - Allianz Sigorta (82,0)
İtibar, Türkiye'de iş dünyasının en sık kullandığı kavramlardan biri. Markalar güveni, kaliteyi, toplumsal faydayı ve değerlerini anlatıyor; kurumlar itibarlarını ölçüyor, yönetiyor, korumaya çalışıyor. Ancak bütün bu anlatıların sonunda daha basit bir soru kalıyor: Toplum gerçekten neye itibar ediyor?
Bu sorunun cevabı, markaların kendileri hakkında ne söylediğinde değil, toplumun onları kendi zihninde nereye koyduğunda saklı. Üstelik bu kanaat, çoğu zaman büyük kampanyalardan çok daha sıradan anlarda oluşuyor: alınan ürünün kalitesinde, verilen sözün tutulmasında, ödenen paranın karşılığında, yaşanan bir müşteri deneyiminde.
KISA LİSTEYİ TOPLUM SEÇTİ
MediaCat ve Veri Enstitüsü işbirliğiyle bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Gryphus İtibar Araştırması, Türkiye'de itibarın nasıl oluştuğunu yalnızca markaların kendileri hakkında söylediklerinden değil, toplumun kendiliğinden verdiği yanıtlardan hareketle iki aşamada ölçümledi.
Nisan 2026'da yürütülen birinci aşamada, Türkiye'nin 18 yaş üstü nüfusunu temsil eden iki bin 400 kişiye hiçbir marka listesi gösterilmeden, her sektörde en itibarlı buldukları ilk üç marka açık uçlu olarak soruldu. Yanıtlar yalnızca kaç kişinin markayı andığına göre değil, kaçıncı sırada andığına göre de ağırlıklandırıldı. Böylece araştırmanın kısa listesini araştırmacılar değil, toplum oluşturdu. Temmuz 2026'da gerçekleştirilen ikinci aşamada, birinci aşamadan çıkan 40 finalist marka bu kez tamamen ayrı ve bağımsız bir dört bin kişilik örneklem tarafından güven, saygı, kalite ve sosyal sorumluluk boyutlarında, 0-10 aralığında değerlendirildi.
SOSYAL SORUMLULUK İLETİŞİMİ, TEK BAŞINA İTİBAR ÜRETMİYOR
Ortaya çıkan tablo, Türkiye'de itibarın nasıl kurulduğuna ilişkin ezberleri sorguluyor: Markaların toplum nezdindeki itibarı, anlattıkları hikâyeden çok, teslim ettikleri iş üzerinden şekilleniyor.
Araştırmada 40 marka içinde en yüksek puanı alan boyut 31 markada kalite olurken, en düşük puanı alan boyut çoğunlukla sosyal sorumluluk oldu. Markalar genelinde kalite ortalaması 10 üzerinden 7,28'e ulaşırken sosyal sorumluluk 6,94'te kaldı. Bu sonuç, toplumun markalardan toplumsal fayda beklemediğini değil; sosyal fayda söyleminin, markanın temel işindeki performansla desteklenmediğinde itibara aynı ölçüde dönüşmediğini gösteriyor.
Başka bir ifadeyle, itibarın taşıyıcı kolonu verilen söz değil, teslim edilen iş. Kalite, güven ve saygı günlük deneyimin içinde karşılık bulmadığında, iletişim yoluyla kurulan itibar anlatısının tek başına yeterli olmadığı görülüyor.
Araştırmanın ortaya koyduğu bir diğer dikkat çekici sonuç ise marka ile temas sıklığının itibar değerlendirmesini değiştirmesi. Tüketicinin markayla daha sık, daha rutin ve daha doğrudan fiyat üzerinden karşılaştığı kategoriler, itibar açısından daha zorlu bir sınavdan geçiyor. Otomotivde seyrek ve yüksek bedelli bir deneyim üzerinden kurulan marka ilişkisi ile markette haftada birkaç kez raf ve etiket üzerinden kurulan ilişki aynı itibar dinamiklerini üretmiyor.
Bu nedenle Gryphus sonuçları, kategoriler arasında basit bir "en itibarlı marka" sıralaması sunmuyor. Her kategorinin rekabet yoğunluğu, marka sayısı ve toplumla temas biçimi farklı. Dolayısıyla araştırmanın asıl sorusu, hangi markanın daha yüksek puan aldığı kadar, toplumun o markaya neden itibar ettiği.
İTİBARIN SİMGELERİ 24 EYLÜL'DE GRYPHUS SUMMIT'TE
Araştırmaya adını veren Gryphus, Anadolu'dan Orta Asya'ya uzanan geniş bir coğrafyada farklı kültürlerde karşılık bulan; kartalın başı ve kanatlarıyla aslanın gövdesini bir araya getiren mitolojik figürden geliyor. Aslan yeryüzünün gücünü, kuvveti ve hâkimiyeti; kartal ise gökyüzünü, görüşü ve yüksekten bakabilme yetisini temsil ediyor. Bu birleşim, araştırmanın itibar yaklaşımını da yansıtıyor. Çünkü itibar, tek bir özelliğin ya da tek bir anlatının sonucu değil; farklı güçlerin birleşiminden doğan, zaman içinde biriken ve toplumun gözünde karşılık bulan bir değer.
Araştırmanın tüm bulguları ve kategori bazındaki detaylı kırılımları MediaCat Eylül sayısında yayımlandı. Araştırmanın ortaya koyduğu verilerin arkasındaki hikâyeler ise 24 Eylül'de Hilton Istanbul Bosphorus'ta düzenlenecek Gryphus Summit'te ele alınacak.
İş dünyasına yol gösterecek içgörülerin paylaşılacağı zirvede, marka dünyasının yanı sıra sanattan bilime, spordan ekonomiye Türkiye'nin farklı alanlarda itibar kazanmış isimleri bir araya gelecek. Gryphus Summit, itibarı yalnızca markaların değil, farklı alanlarda iz bırakan kişi ve kurumların deneyimleri üzerinden tartışmaya açacak.
ForInvest Haber