Geri Dön

Yatırım ve Foreks Haberleri

Listelenecek haber bulunamadı.

ANALİZ- Günlük Bülten (Ata Yatırım)

Zirve Aşılırsa Momentum Güçlenebilir.

Borsa İstanbul'da güç kaybının etkili olduğu bir haftayı geride bıraktık. Önceki haftalarda yaşanan güçlü yükselişlerin ardından, geçtiğimiz hafta kâr satışlarının daha fazla ön plana çıktığını gördük. Etkili olan satışlarla birlikte BIST 100 endeksi haftayı %1,23 oranında değer kaybıyla 14,409 seviyesinden tamamladı.

Banka hisselerinde etkili olan satışlar endeks üzerinde baskı yaratırken, bankacılık endeksi haftayı %1,31 oranında değer kaybıyla kapattı. Sanayi endeksi ise daha güçlü bir seyir izleyerek pozitif ayrıştı ve haftayı %1,23 oranında değer kazanımıyla tamamladı. Bu görünüm, endeks genelindeki düzeltmeye rağmen sektör bazlı ayrışmanın sürdüğünü göstermesi açısından önemliydi.

Yurt içi tarafta haftanın en kritik gündem başlığını TCMB'nin faiz kararı oluşturdu. Kurul, politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda %37 seviyesinde sabit bırakırken, karar metninde enflasyonun ana eğiliminde mart ayında gerileme görülmesine karşın nisan ayına ilişkin öncü verilerin sınırlı bir yukarı risk barındırdığına dikkat çekildi. Bu mesajları sıkı para politikasının korunması açısından olumlu değerlendiriyoruz.

Küresel tarafta ise fiyatlamaların odağında yeniden Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gelişmeler yer aldı. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran limanlarına yönelik deniz ablukasına ilişkin açıklamaları bölgedeki tansiyonu artırırken, küresel risk iştahı üzerinde de kısa vadeli baskı yarattığını izliyoruz.

Haftanın ilk işlem günü veri takvimine baktığımızda haftanın ilk iki gününde görece sakin bir gündemle başladığımızı söyleyebiliriz. Bu nedenle hisse bazlı fiyat hareketlerinin ve bilanço beklentilerinin ön planda olmasını bekliyoruz. İlk çeyrek finansallarının fiyatlandığı bu haftada, özellikle güçlü sonuç açıklaması beklenen hisselerde pozitif ayrışmaların daha belirgin hale gelebileceğini düşünüyoruz.

Küresel piyasalara baktığımızda ise ABD borsalarının cuma günü bizim kapanış saatimize yakın seviyelerde dengeli seyrettiğini gözlemliyoruz. Asya piyasalarında karışık ancak pozitif ağırlıklı görünüm korunurken, Brent petrolde yaklaşık %1'e yakın yükselişle 101 dolar seviyeleri izleniyor. Ons altın ise 4,718 dolar seviyelerinde yatay bir seyir sürdürüyor.

Haftanın ilk işlem gününe alıcılı başlamasını beklediğimiz endekste 14,200 ile 14,532 seviyelerini gün içi destek ve direnç bölgeleri olarak takip edeceğiz. Bir önceki tarihi zirve olan 14,532 seviyesinin üzerinde oluşabilecek kalıcılığın yükseliş hareketine yeniden ivme kazandırabileceğini düşünüyoruz. Bu seviyenin aşılması halinde yukarı yönlü momentumun belirgin şekilde güç kazanması mümkün görünüyor.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Destek Direnç Tablosu (Ahlatcı Yatırım)

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Günlük Bülten (ICBC Yatırım)

 

BIST100 endeksinin güne yatay bir başlangıç yapmasını bekliyoruz. Nisan vadeli BIST30 kontratı, Çarşamba akşam seansında 59 puan artıda kapanmıştır. BIST100 endeksinde 14.183 ve 14.124 seviyeleri destek olarak öne çıkarken, 14.058 seviyesi önemli bir boşluk (gap) olarak takip edilmektedir. 13.842 seviyesi bir sonraki destek, 13.689 ise diğer önemli boşluk seviyesidir. Yukarı yönlü hareketlerde ise daha önce tepkinin sınırlı kaldığı 14.501, 14.563 ve 14.616 seviyelerinde satış baskısı gözlenebilir. Yeni zirve arayışında ise 14.739-14.911 (USD 332,1) bandı gündeme gelebilir. Beyaz Saray Sözcüsü Leavitt, Trump'ın İran'a anlaşma için süre verdiği yönündeki iddiaları yalanlarken, ateşkese ilişkin takvimin Trump tarafından belirleneceğini ifade etti. İsrail-Lübnan ateşkesi üç hafta uzatılırken, iki ülke arasında büyükelçi düzeyindeki görüşmelerin Beyaz Saray'da gerçekleştirilmesi planlanıyor. ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack, S-400 konusunun diplomasi yoluyla çözülebileceğini ve Türkiye'nin F-35 programına yeniden katılımının NATO'nun birlikte çalışabilirliğini güçlendirebileceğini belirtti. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Rusya ile savaşın sona erdirilmesine yönelik üçlü müzakerelerin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Para Politikası Kurulu, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını %37 seviyesinde sabit tutarken, gecelik borç verme faiz oranını %40, borçlanma faiz oranını ise %35,5 seviyesinde korumuştur. Açıklamada, enflasyonun ana eğiliminin Mart ayında gerilediği, öncü verilerin ise Nisan ayında sınırlı bir artışa işaret ettiği belirtilmektedir. Mart ayında tüketici enflasyonu %1,94 artarak beklentilerin (%2,35) altında gerçekleşirken, yıllık enflasyon %30,87 seviyesine ulaşmıştır. Nisan ayında aylık enflasyonun yaklaşık %3,5 civarında gerçekleşmesini ve yıllık enflasyonun %31,5 seviyesine yükselmesini bekliyoruz. Bu görünüm çerçevesinde, faiz ile enflasyon arasındaki farkın son dönemin en düşük seviyelerine yaklaşıp yaklaşmayacağını değerlendiriyoruz. Öte yandan, TCMB'nin piyasayı bir süredir %40 seviyesinden fonladığı dikkate alındığında, politika faizinin %37 seviyesinde kalmasının piyasa etkisinin görece sınırlı olabileceğini düşünüyoruz. TCMB'nin enflasyon hedeflerinde olası bir güncellemenin 14 Mayıs'ta yayımlanacak Enflasyon Raporu'nda paylaşılmasını bekliyoruz. 12 Şubat tarihli raporda 2026 yıl sonu enflasyon hedefinin orta noktası %16 olarak korunurken, belirsizlik aralığı %15-21 olarak belirlenmişti. Ancak raporda ortalama petrol fiyatı varsayımı 61 dolar seviyesindeyken, yıl başından bu yana Brent petrol ortalaması yaklaşık 81 dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu durum, TCMB hesaplamalarına göre enflasyon üzerinde yaklaşık 3 puanlık yukarı yönlü risk oluşturmaktadır. Bilanço sezonu önümüzdeki hafta yoğunlaşacaktır. BIST30 şirketlerinden AKBNK, GARAN, YKBNK, ASELS, EREGL, TAVHL ve THYAO finansallarını açıklayacaktır. Bu hisselerin toplam ağırlığı BIST30'da %39, BIST100'de ise %29 seviyesindedir. Diğer taraftan, CIMSA, EBEBK, LILAK, TSKB ve TTRAK da bilanço açıklayacak şirketler arasında yer almaktadır. Takip ettiğimiz bankaların toplam net kârının 1Ç26'da çeyreklik bazda %2 daralmasını, yıllık bazda ise %19 artmasını bekliyoruz. YKBNK, TSKB ve HALKB'ın ortalamanın üzerinde çeyreklik net kâr artışı açıklayacağını tahmin ediyoruz. GARAN'ın ise %5 çeyreklik artışla en yüksek net kâr üreten banka olmaya devam etmesini bekliyoruz. Tahminlerimiz, swap maliyetine göre düzeltilmiş net faiz marjının genel olarak yatay seyredeceğine ve toplam net kârın çeyreklik bazda sınırlı bir gerileme göstereceğine işaret etmektedir. Bu görünüm yaklaşık %22 seviyesinde bir özkaynak kârlılığına karşılık gelmektedir. ARCLK, 1Ç26 döneminde 1,8 milyar TL net zarar açıklamıştır (beklenti: 390 milyon TL zarar; 1Ç25: 2,1 milyar TL zarar). Net satışlar yıllık bazda %9 gerilemiştir. Yurt içinde ürün karması, yurt dışında ise yoğun rekabet ve zayıf talep fiyatlama üzerinde baskı yaratmıştır. Hasılat hem yurt içinde hem yurt dışında %12 oranında azalmıştır. Buna karşın, hammadde anlaşmaları ve euro/dolar paritesinin katkısıyla brüt kâr marjı 110 baz puan artarak %29,8'e yükselmiştir. Artan operasyonel giderlere rağmen FAVÖK marjı da 90 baz puan artışla %6,4 seviyesine ulaşmıştır. Finansman gelirlerindeki artış vergi öncesi kârlılığı desteklerken, ertelenmiş vergi etkisi net zarar oluşmasına neden olmuştur. Net borç çeyreklik bazda 55 milyar TL artarak 170 milyar TL'ye yükselmiş, net borç/FAVÖK oranı 4,9 seviyesine çıkmıştır. Yönetim, 2026 yılı için hem yurt içinde TL bazında hem de yurt dışında yabancı para bazında yatay bir hasılat ve %6,25-6,50 aralığında bir FAVÖK marjı öngörmektedir.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- 1Ç26 Kar Tahminleri (Deniz Yatırım)

 

Önemli yönetici notu: Halka açık şirketler nezdinde 1Ç26 finansalları 20 Nisan akşamı ile birlikte TURSG ile başladı. 28 Nisan akşamı da bankacılık sektörü açısından AKBNK ile devam edecek. Son rapor gönderim tarihi olarak konsolide olmayanlar için 30 Nisan, konsolide rakamlarda ise 11 Mayıs tarihlerini takip edeceğimiz bu dönem, diğer finansal takvimlere kıyasla çok daha sıkışık ve yoğun geçecek. Bir süredir Araştırma kapsamımızda yer alan ve dışında kaldığı halde yakından izlemeye değer bulduğumuz sektör ve şirketlerle yakın temas kurarak geride kalan 3 aylık dönemi anlamaya ve yılın sonraki kısmı için fikir yürütmeye çalışıyoruz. 1Ç26 dönemi, farklı başlıkların farklı takvimler ile karşımıza çıkması ve daha önceden tasarlanan senaryoların yol üzerinde sapmaya neden olma riski taşıması ile tanımlanabilir. Temas kurduğumuz birçok sektör temsilcisinden aldığımız geri bildirimlerin ilk sırasında, yıla, nispeten iyi başlanması ve ocak ayında oluşan görüntünün bütçelenen rakamların üzerinde seyretmesine rağmen, Ramazan etkisi ve devamındaki Orta Doğu süreci ile farklı bir noktaya evrildiği yer alıyor. ‘Siyah Kuğu’ olarak çok rahat şekilde nitelendirilebilecek bu süreç, globalde oluşan etkilerinin yanı sıra bölge ülkesi olmamız nedeniyle jeopolitik risklerin yanında makro beklentilerde yarattığı/yaratacağı revizeler ile de farklı çıktılara neden olacak. Aldığımız birçok geri dönüşün ortak buluştuğu payda ise, henüz yıl başlangıcındaki bütçe senaryolarında revizyon için çok erken bir zamanlamada olunduğu, ancak, yıl ortası ile birlikte gidişatın kapsamlı değerlendirilmesinin ardından daha önce kamuoyu ile paylaşılan şirket beklentilerinde güncellemeler olabileceği. ABD/İsrail-İran arasında başlayan çatışma süreci geniş çerçevede farklı birçok girdi maliyetinde yukarı yönlü baskıya neden olurken, hasar alan tesisler ve lojistikte beliren problemler paralelinde, orta vadeli farklı sorun başlıklarının belirmesine zemin hazırladı. Bu süreçte dış maliyetlerdeki artışın yanında aksayan taşıma süreçleri ve talep kanalında beliren zayıflık, global risk primini yukarı yönde zorlarken, merkez bankaları da dengeleme unsuru misyonuyla tepki kanallarını devreye aldılar. Nitekim TCMB’nin henüz savaşın ilk günlerinde beklemeksizin devreye aldığı adımlar ile birlikte finansal koşullarda gittiği ek sıkılaşma, fonlama maliyetini %40 seviyesine taşırken, finansal piyasalarda belirmesi muhtemel hasarın da boyutunu ciddi anlamda sınırladı. Ancak, sürecin ilerlemesi ile birlikte piyasa işlemcilerinde enflasyon ve cari işlemler hesabında yukarı, büyümede ise aşağı yönlü beklenti değişimleri kaçınılmaz oldu. Biz de bu kapsamda, şirket değerlemelerinde dikkate aldığımız ve yıl başlangıcında yayımladığımız Strateji Raporumuzda yer verdiğimiz düşüncelerde zorunlu güncellemeler gerçekleştirdik. Bu noktada önemli gördüğümüz bir detaya değinmekte fayda olduğu kanaatindeyiz: normal koşullar altında, Araştırma kapsamımız dahilindeki şirketlerde, açıklanan finansalları takiben, yeni rakamlar ile modellerimizi güncelliyor ve gerekmesi durumunda öneri ve hedef fiyat seviyelerimizde değişiklik gerçekleştiriyorduk. Ancak, 1 ayı aşkın süredir bölge ve global cephede içerisinden geçilen sürecin son derece belirsiz ve öngörülebilir olmaması nedeniyle 1Ç26 finansallarını takip ederken geçmişe kıyasla çok daha temkinli yaklaşmayı ve olası revizyonlar için 2Ç26 rakamlarını beklemeyi değerlendirdiğimizi ifade etmek isteriz. Gerekçemiz ise, devam eden ateşkes müzakereleri ile birlikte sürecin biraz daha denge noktasına ne ölçekte ulaşacağını görmek istemek ve şirketler cephesinde gelmesi yüksek ihtimal olan ‘yönlendirme’ (guidance) revizyonlarını beklemek istememiz. Bu sayede sektör/şirket bazında gelişmelerden doğrudan veya dolaylı etkilenenlerle birlikte makro görünümün de nasıl şekilleneceğini biraz daha net şekilde tahminleyebilme şansını elde edeceğimize inanıyoruz. Öte yandan yıl başlangıcındaki makro beklentilerimizi mecburi güncellememiz kaynaklı majör güncelleme ihtiyacı doğan şirketlerde ise gerekli adımları atmaktan çekinmeyeceğimizin bilinmesini isteriz. Yavaş yavaş karşılamaya başladığımız bu dönemde öne çıkan gelişmeler ise: i. Temasta bulunduğumuz hemen hemen tüm şirketlerde, Enflasyon Muhasebesi uygulamasının getirdiği zorlukla birlikte, 2025’in son çeyrek finansallarında ek baskı unsuru olarak beliren ‘vergi’ başlığının bir kez daha çift yönlü ‘net kar kalemi tahmin belirsizliği’ yaratabileceği geri dönüşünü aldık. Bu nedenle gerek meslektaşlarımızın gerekse bizlerin yayımladığı şirket beklentilerinde ciro ve FAVÖK kalemlerinin aksine net kar kaleminin her türlü belirsizlik ihtimali taşıdığını bir kez daha hatırlatmak gerekiyor. ii. Bir diğer husus, sektör/şirket bazlı ayrışmalar olmakla birlikte, genellikle büyümelerin düşük ivmede seyrettiği. Bu nedenle, çeyrek-çeyrek karşılaştırmalar genel gidişat konusunda tam anlamıyla açıklayıcı pozisyonda yer almayabilir. Düşüncemiz, finansal analizleri gerçekleştirirken, ‘reel büyüme’ arayışından hareketle, yıllık değişimlerin bir adım öne çıkarılmasının daha sağlıklı bir yaklaşım olacağı. iii. Değinmeye değer bulduğumuz diğer konu ise, 4Ç25 finansallarında etkisinin nispeten azalmaya başladığını gördüğümüz ve düşündüğümüz parasal kazanç/kayıp kaleminin %10 seviyesindeki kümülatif TÜFE seviyesi ile birlikte yeniden finansallar üzerinde çift yönlü etki yaratabileceği ve dipte net kar kaleminin tahminini daha da güçleştireceği. Bu da bizi son 2 yıldır sıklıkla hatırlatmaya çalıştığımız, sektör/şirket bazlı ayrımı dikkatli şekilde gerçekleştirme zaruretine ve reel büyüme arayışıyla orta-uzun vadeli hikayelere odaklanma ihtiyacı noktasına taşıyor. iv. 1Ç26 finansallarına yönelik yaptığımız değerlendirmeler sonucunda öne çıkmasını beklediğimiz şirketler; bankacılık sektörü tarafında, YKBNK, ISCTR, GARAN; sigortada AGESA; finans dışı tarafta ise; CCOLA, BRISA, KORDS, BIMAS, SOKM, EBEBK, DOHOL, ASELS, TUPRS, BIGCH, MPARK, INDES, PETKM, ENKAI, TCELL.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Günlük Bülten (ICBC Yatırım)

BIST100 endeksinin güne negatif bir açılışla başlamasını bekliyoruz. Nisan vadeli BIST30 kontratı akşam seansında 137 puan ekside kapanmıştır. BIST100 endeksinde 14.183 ve 14.124 seviyeleri destek olarak öne çıkarken, 14.058 seviyesi önemli bir boşluk (gap) olarak izlenmekte olup, bu seviyenin fırsat yaratabileceğini düşünüyoruz.

Yukarı yönlü hareketlerde 14.501, 14.563 ve 14.616 seviyelerinde satış baskısı görülebilir. Yeni zirve arayışında ise 14.767-14.940 (USD 332,1) bandı gündeme gelebilir. ABD Başkanı Trump, Pakistan’ın talebi üzerine İran tarafının anlaşma önerisini sunmasına kadar ateşkesin süresiz uzatıldığını açıkladı.

İran’ın ise müzakere heyetinin Pakistan’a gitmeyeceği yönündeki kararını ABD’ye ilettiği bildirildi. ABD Başkanı Trump tarafından Fed başkanlığı için aday gösterilen Warsh, Senato Bankacılık Komitesi’ndeki onay oturumunda ifade verdi. Warsh, Fed’in farklı ve yeni bir enflasyon çerçevesine ihtiyaç duyduğunu belirtti. İsrail medyasına göre, İsrail ve Lübnan arasında ikinci tur görüşmelerin Perşembe günü Washington’da yapılması planlanmaktadır.

Bugünkü PPK toplantısına ilişkin anketlerde ekonomist görüşleri ikiye bölünmüş durumdadır. TCMB’nin politika faizini %37 seviyesinde sabit tutacağını öngörenler sınırlı farkla çoğunlukta olmakla birlikte, bizim de dahil olduğumuz diğer görüş, politika faizinin fiilen uygulanan %40 seviyesindeki gecelik borç verme oranına yakınsaması yönündedir. Bununla birlikte, finansal piyasaların ağırlıklı olarak faizin %37 seviyesinde korunacağını fiyatladığı görülmektedir.

12 Mart PPK toplantısında ABD-İran geriliminin yüksek seyrettiği bir dönemde faizlerde değişikliğe gitmeyen TCMB’nin, mevcut koşullarda da benzer bir yaklaşım sergilemesi piyasalar açısından sürpriz olmayacaktır. Bununla birlikte, repo faizinin %37 seviyesinde olduğu ancak piyasanın uzun süredir %40 seviyesinden fonlandığı bir ortamda, politika faizinde değişiklik yapılmamasının iletişim açısından sınırlı bir etki yaratabileceğini değerlendiriyoruz.

Son anketlere göre ekonomistler TCMB’den kısa vadede bir faiz artışı beklememekle birlikte, 2026 yıl sonu politika faizi beklentisi %30’dan %34’e, 2027 yıl sonu beklentisi ise %23’ten %27’ye yükselmiştir. Enerji ve gıda fiyatlarının yüksek seyretmeye devam edebileceği varsayımı bu beklentiler üzerinde etkili olmaktadır. Jeopolitik gelişmelerin kısa vadede nasıl sonuçlanacağından bağımsız olarak, Mart başından bu yana yaşanan sürecin etkilerinin bir süre daha devam edebileceğini düşünüyoruz.

Bu doğrultuda yıl sonu enflasyon tahminimizi %29, politika faizi beklentimizi ise %35 olarak koruyoruz. TCMB’nin enflasyon hedeflerinde olası bir güncellemenin 14 Mayıs’ta yayımlanacak Enflasyon Raporu’nda paylaşılması beklenmektedir. 12 Şubat tarihli raporda 2026 yıl sonu enflasyon hedefinin orta noktası %16 olarak korunurken, belirsizlik aralığı %15-21 olarak belirlenmişti.

Ancak raporda ortalama petrol fiyatı varsayımı 61 dolar seviyesindeyken, yıl başından bu yana Brent petrol ortalaması yaklaşık 81 dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu durum, TCMB hesaplamalarına göre enflasyon üzerinde yaklaşık 3 puanlık yukarı yönlü risk oluşturmaktadır. Yarın resmi tatil nedeniyle Borsa İstanbul’da işlem yapılmayacaktır. Dün gerçekleşen işlemlerin takası 24 Nisan Cuma günü, bugün gerçekleşecek işlemlerin takası ise 27 Nisan Pazartesi günü tamamlanacaktır.

Bu akşam ARCLK 1Ç26 finansallarını açıklayacaktır. Konsensüs beklenti 131 milyar TL hasılat, 7,9 milyar TL FAVÖK (%6,0 marj) ve 390 milyon TL net zarar yönündedir. Bilanço sezonu önümüzdeki hafta yoğunlaşacaktır. BIST30 şirketlerinden AKBNK, GARAN, YKBNK, ASELS, TAVHL ve THYAO finansallarını açıklayacaktır.

Bu hisselerin toplam ağırlığı BIST30’da %36, BIST100’de ise %27 seviyesindedir. Önümüzdeki hafta bilanço açıklayacak diğer şirketler arasında CIMSA, EBEBK, LILAK, TSKB ve TTRAK yer almaktadır. Takip ettiğimiz bankaların toplam net kârının 1Ç26’da çeyreklik bazda %2 daralmasını, yıllık bazda ise %19 artmasını bekliyoruz. Yapı Kredi, TSKB ve Halkbank’ın 1Ç26 döneminde ortalamanın üzerinde çeyreklik net kâr artışı açıklayacağını tahmin ediyoruz.

Garanti Bankası’nın ise çeyreklik bazda %5 artışla en yüksek net kâr üreten banka olmaya devam edeceğini öngörüyoruz. Tahminlerimiz, swap maliyetine göre düzeltilmiş net faiz marjının genel olarak yatay seyredeceğine ve bankaların toplam net kârının çeyreklik bazda sınırlı bir gerileme göstereceğine işaret etmektedir. Bu görünüm, ortalama %22 seviyesinde bir özkaynak kârlılığına karşılık gelmektedir.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.