Geri Dön

Yatırım ve Foreks Haberleri

​​Hürriyet gazetesinin haberine göre, zorunlu trafik sigortasında tavan fiyat uygulaması birkaç gün içerisinde açıklanacak. Kesin olmamakla birlikte, tavan fiyat uygulamasının ardından ortalama primlerin %18-%20 arasında düşmesi bekleniyor. Tavan fiyatın şehir bazında, araç sınıfı ve risk sınıfı bazında değişiklik göstermesi bekleniyor. Her ne kadar ortalama primde ilk başta telaffuz edilen %30 indirimden daha düşük %18-%20 seviyelerinde indirim olması beklense de, tavan fiyat düzenlemesinin zorunlu trafik sigortası sınıfında marjları önemli ölçüde olumsuz etkileyebileceğini tahmin ediyoruz. 

Anadolu Sigorta ve ILO Türkiye Ofisi iş birliği için anlaşma sağladı

Anadolu Sigorta ve ILO Türkiye Ofisi'nden eşitlikçi ve bakım dostu işyerleri için iş birliği yaptı.

ForInvest Haber'e gönderilen açıklama şöyle:

"Anadolu Sigorta ile Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi, işyerinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi ve çalışanların bakım sorumluluklarının desteklenmesi amacıyla önemli bir iş birliğine imza attı.

İş birliği; ILO'nun uluslararası çalışma standartları ile eşitlik, bakım ve insana yakışır iş alanlarındaki uzmanlığını, Anadolu Sigorta'nın kurumsal deneyimi ve insan odaklı çalışma yaklaşımıyla buluşturuyor. Süreç boyunca sosyal diyalog ve çalışan katılımını merkeze alan uygulamaların geliştirilmesi, elde edilecek deneyim ve iyi uygulama örneklerinin ise daha geniş ölçekte paylaşılması hedefleniyor.

Beş temel alanda kapsamlı çalışma

Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli, çalışma yaşamında eşitliğin farklı boyutlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Model; eşit söz ve katılım hakkı, kapsayıcı istihdam, eşit değerde işe eşit ücret, bakım destekleri ile şiddetten arınmış, sağlıklı ve elverişli çalışma ortamı olmak üzere beş temel alana odaklanıyor.

Bu doğrultuda ILO Türkiye Ofisi ve Anadolu Sigorta, ilk aşamada şirketin mevcut politika ve uygulamalarını birlikte değerlendirecek. Çalışanların ihtiyaç ve deneyimleri analiz edilerek öncelikli gelişim alanları belirlenecek. Elde edilen bulgular doğrultusunda hazırlanacak Eşitliği Geliştirme Planı ışığında somut uygulamalar hayata geçirilerek kaydedilen ilerleme düzenli olarak izlenecek.

Uygulama sürecinin temel unsurlarından birini ise çalışanların aktif katılımı ve sosyal diyalog oluşturacak. Bu kapsamda Anadolu Sigorta'da örgütlü Banka ve Sigorta İşçileri Sendikası (BASİSEN) ile yakın iş birliği içinde çalışanların görüş ve deneyimlerinin mevcut durum analizine ve geliştirilecek politika ve uygulamalara yansıtılması desteklenecek.

Füsun Tümsavaş: "Sigorta sektöründen bu projede yer alan tek şirket olmamız, bizim için ayrıca gurur verici"

Anadolu Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Füsun Tümsavaş, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Uluslararası Çalışma Örgütü'nün Care@Work Projesi kapsamında geliştirdiği Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli'nin Türkiye'deki üç pilot işletmesinden biri olarak Anadolu Sigorta'nın seçilmiş olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Üstelik sigorta sektöründen bu projede yer alan tek şirket olmamız, bizim için ayrıca gurur verici. Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli kapsamında, önümüzdeki 8 aylık süreçte mevcut uygulamalarımızı uluslararası standartlar çerçevesinde değerlendirecek, çalışanlarımızın görüşlerini alacak, gelişim alanlarımızı belirleyecek ve somut aksiyonlardan oluşan bir Eşitlik Eylem Planı ve sürdürülebilir bir yol haritası oluşturacağız. Bu çalışmaların Haziran 2027'de tamamlanmasıyla birlikte, elde edeceğimiz çıktıların kurumsal süreçlerimize entegre edilmesini ve bakım dostu iş yeri uygulamalarımızı daha da geliştirmeyi hedefliyoruz."

Yasser Ahmed Hassan: "Bakım konusu ele alınmadan toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcı işyerleri sağlanamaz."

ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan da iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu: "Care@Work Türkiye Projemiz aracılığıyla, insana yakışır iş ve toplumsal cinsiyet eşitliği çerçevesinde eşitlik odaklı ve bakım destekleyici işyerlerinin geliştirilmesini amaçlıyoruz. BASİSEN'in aktif katılımıyla Anadolu Sigorta ile yürüttüğümüz iş birliği, sosyal diyaloğun bu ilkeleri işyeri uygulamalarına nasıl dönüştürebileceğinin güçlü bir örneğini oluşturuyor. Nihayetinde toplumsal cinsiyet eşitliği, bakım, kapsayıcılık ve sosyal diyalog, çalışma yaşamının günlük gerçekliklerini iyileştirdiklerinde anlam kazanır. Burada elde edilen deneyim ve kanıtlar, yalnızca çalışanlar ve aileleri için daha iyi sonuçlara değil, aynı zamanda daha üretken, dayanıklı ve sürdürülebilir işletmelere de katkı sağlayabilir; bunun yanı sıra Türkiye genelinde eşitlik odaklı ve bakım destekleyici işyeri uygulamalarının daha geniş ölçekte yaygınlaştırılması için değerli bir temel oluşturabilir."

Elde edilen deneyim Türkiye'deki uygulamalara katkı sağlayacak

Care@Work Türkiye Projesi, başta 2024 yılında kabul edilen İnsana Yakışır İş ve Bakım Ekonomisine İlişkin ILO Kararı olmak üzere uluslararası çalışma standartları doğrultusunda, eşitlikçi ve bakım dostu işyeri politika ve uygulamalarının geliştirilmesini, uygulanmasını ve daha geniş ölçekte yaygınlaştırılmasını teşvik etmeyi amaçlıyor.

Anadolu Sigorta'da yürütülecek uygulamanın da şirket sınırlarını aşarak Türkiye genelindeki çalışma ortamlarına ilham vermesi hedefleniyor. Süreç boyunca elde edilecek deneyimlerin, bulguların ve iyi uygulamaların paylaşılmasıyla Türkiye'de eşitlikçi ve bakım dostu işyeri uygulamalarının daha geniş ölçekte yaygınlaştırılmasına katkı sağlanması amaçlanıyor. İş birliğinin aynı zamanda kadınların işgücüne eşit katılımının desteklenmesine ve bakım alanındaki politika geliştirme süreçlerinin kanıta dayalı biçimde güçlendirilmesine katkıda bulunması öngörülüyor."


ForInvest Haber

Anadolu Sigorta: Oto sigortalarında yeni düzenlemeler hasar süreçlerini hızlandırıyor

Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Nurdan Türkdemir, yeni uygulamaların hasar hizmet kalitesini artırırken sigortaya duyulan güveni de güçlendireceğini belirtti.

ForInvest Haber'e gönderilen açıklama şöyle:

"Oto sigortalarında 2026 yılında hayata geçirilen düzenlemeler, hasar süreçlerinin hızlanması ve hak sahiplerinin tazminatlarına daha kolay ulaşması açısından önemli yenilikler getiriyor.

Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Nurdan Türkdemir'in değerlendirmelerini içeren basın bültenini ve görseli bilginize sunarız.

Oto sigortalarında 2026 yılında hayata geçirilen düzenlemeler, hasar süreçlerinin hızlanması ve hak sahiplerinin tazminatlarına daha kolay ulaşması açısından önemli yenilikler getiriyor. Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Nurdan Türkdemir, yeni uygulamaların hasar hizmet kalitesini artırırken sigortaya duyulan güveni de güçlendireceğini belirtti.

Trafik ve kasko sigortalarında 2026 yılında hayata geçirilen düzenlemeler, hasar süreçlerinin daha hızlı ve hak sahibi odaklı yürütülmesinin önünü açıyor. Eksper atamalarının merkezi sisteme taşınması, araç değer kaybının ayrıca başvuru gerekmeksizin değerlendirilmesi ve 1 Eylül'de devreye girecek Ortak Hasar İhbar Merkezi ile sigortalıların haklarına daha kolay ulaşması hedefleniyor. Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Nurdan Türkdemir, yeni dönemin hasar hizmet kalitesini artırırken sigortaya duyulan güvenin güçlenmesine de katkı sağlayacağını belirtti.

Sigorta sektöründe 2026 yılında hayata geçirilen düzenlemeler, özellikle oto sigortalarında hasar yönetimini önemli ölçüde yeniden şekillendiriyor. Yılın ilk aylarında eksper atama sisteminde yapılan değişiklikler ve 1 Temmuz'da yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartları'ndaki yeni uygulamaların ardından, 22 Temmuz'da yayımlanan 2026/22 sayılı Genelge ile hasar başvurularında yeni bir adım daha atıldı.

Anadolu Sigorta, birbirini tamamlayan bu düzenlemelerin hak sahiplerinin poliçelerinden doğan haklara daha kolay ve hızlı ulaşması, hasar süreçlerinin kısalması ve sigorta şirketleriyle doğrudan iletişimin güçlenmesi açısından önemli olduğunu değerlendiriyor.

Nurdan Türkdemir: "Sigortalıların haklarına daha hızlı ulaşmasını sağlayan bir yapı kuruluyor"

Düzenlemelerle ilgili görüşlerini aktaran Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Nurdan Türkdemir, şunları söyledi: "2026, sektörümüz açısından önemli yapısal değişikliklerin hayata geçirildiği bir yıl oluyor. Eksper atamalarının merkezi bir yapıya kavuşturulması, değer kaybının maddi hasarla birlikte değerlendirilmesi ve Ortak Hasar İhbar Merkezi'nin devreye alınması birbirini tamamlayan önemli adımlar. Bu düzenlemelerle, hak sahiplerinin zararlarının daha hızlı tespit edilmesi ve tazminatlarına doğrudan ulaşabilmeleri kolaylaşıyor. Özellikle değer kaybı için ayrıca başvuru gerekliliğinin ortadan kalkmasını çok kıymetli buluyoruz. Poliçeden doğan bir hakkın, vatandaşımız bu hakkın farkında olmasa dahi değerlendirmeye alınması, sigortanın koruyucu rolünü güçlendiren önemli bir gelişme. Anadolu Sigorta olarak bu dönüşün hasar hizmet kalitesini artıracağına, sigortaya duyulan güveni ve sigorta bilincini güçlendireceğine inanıyoruz."

Türkdemir, "Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun ve değerli yöneticilerinin sektörümüzün gelişimi adına ortaya koyduğu kararlılığı çok kıymetli buluyoruz. Anadolu Sigorta olarak sigortalılarımızın haklarına daha kolay ulaşmasını sağlayan, hasar süreçlerini iyileştiren ve sektörümüze duyulan güveni güçlendiren bu dönüşüme aktif katkı sunmaya devam edeceğiz" dedi.

Eksper atamalarında merkezi sistem Türkiye geneline yayıldı

Yılın başında yapılan mevzuat değişikliğiyle trafik sigortası kapsamında hasar tespiti için gerçekleştirilen eksper atamalarının Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) üzerinden sıralı olarak yapılmasına yönelik yeni sisteme geçildi. Nisan ayında Bursa ve Ordu'da pilot olarak başlayan ve temmuz ayında yedi il daha eklenerek genişletilen uygulama, 1 Ağustos itibarıyla Türkiye geneline yayıldı. Kasko poliçeleri kapsamında tam ve ağır hasara uğrayan araçlar için gerçekleştirilecek eksper atamalarının da SBM üzerinden yapılması zorunlu hale geldi.

Pilot uygulama döneminde SEDDK, TOBB, SBM, Türkiye Sigorta Birliği ve sigorta şirketleri temsilcisinin yer aldığı bir komite oluşturulurken, Anadolu Sigorta da sistemin geliştirilmesine yönelik çalışmalara aktif katkı sağladı.

Değer kaybı için ayrıca başvuru gerekmiyor

Oto sigortalarında hak sahiplerini doğrudan ilgilendiren bir diğer önemli değişiklik ise 1 Temmuz'da yürürlüğe girdi. Yeni uygulamayla trafik kazasında maddi hasara uğrayan hak sahiplerinin araçlarındaki değer kaybı için ayrıca başvuruda bulunmasına gerek kalmadı.

Maddi hasar dosyasını değerlendiren eksper, aynı süreçte araçta değer kaybı oluşup oluşmadığını da inceliyor. Değer kaybının tespit edilmesi halinde maddi hasar ve değer kaybı aynı rapor kapsamında değerlendirilebiliyor. Böylece hak sahiplerinin maddi hasar sürecinin tamamlanmasını bekleyerek değer kaybı için yeniden başvurması ve ikinci bir ekspertiz sürecini takip etmesi gerekmiyor.

Anadolu Sigorta, uygulamanın özellikle poliçeden doğan hakları konusunda yeterli bilgiye sahip olmayan kişilerin de haklarına eksiksiz ve zamanında ulaşmasına katkı sağlayacağını öngörüyor. Değer kaybı hesaplamalarının standartlaşmasının ise yetkisiz aracılık faaliyetlerinin ve uyuşmazlıkların azalmasını desteklemesi bekleniyor.

1 Eylül'de Ortak Hasar İhbar Merkezi devreye giriyor

Hasar yönetimindeki yeni dönemin bir diğer adımı 1 Eylül'de atılacak. SEDDK tarafından 22 Temmuz'da yayımlanan 2026/22 sayılı Genelge ile motorlu araç sigortalarında hak sahiplerinin hasar ve tazminat başvurularının, sigorta şirketlerinin mevcut doğrudan başvuru kanallarına ek olarak Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM) üzerinden alınmasının esasları belirlendi. Genelgeyle başvuruların daha kolay, etkin, izlenebilir ve denetlenebilir şekilde SBM aracılığıyla işlenmesi hedefleniyor.

OHİM üzerinden yapılan geçerli başvurular, SBM veri tabanına ulaştığı tarih ve saat itibarıyla ilgili sigorta şirketine veya ilgili kuruluşa yapılmış sayılacak. Sigorta şirketi ise başvurunun kendisine iletilmesini takip eden iş günü içerisinde hak sahibiyle iletişime geçerek gerekli belgeler, ekspertiz işlemleri, tahmini onarım süresi ve değer kaybı hesaplaması hakkında bilgi verecek.

Yeni dönemde sigorta şirketlerinin poliçe ve bilgilendirme metinlerinde OHİM üzerinden başvuru yapılabileceğine ilişkin bilgiye yer vermesi de zorunlu olacak. Alo 193 Sigorta Hasar İhbar ve Şikâyet Hattı poliçelerin ön yüzünde görünür şekilde yer alacak.

Anadolu Sigorta, yıl boyunca hayata geçirilen düzenlemelerin hasarın gerçekleşmesinden tazminatın ödenmesine kadar uzanan süreci daha hızlı ve bütünlüklü hale getireceğini öngörüyor. Doğrudan başvuru imkanlarının güçlenmesinin, hak sahiplerinin yetkisiz aracılara ihtiyaç duymadan sigorta şirketlerine ulaşmasını kolaylaştırması da bekleniyor."


ForInvest Haber

HİSSE DEĞERLENDİRMESİ- Alnus Yatırım model portföyünden TUPRS ve SISE'yi çıkardı, TAVHL ve TTKOM'u ekledi

Alnus Yatırım, TÜPRAŞ ve Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları'nı model portföyünden çıkarırken, yerlerine Tav Havalimanları'nı ve Türk Telekomünikasyon'u ekledi.

- 30 Mart 2026 tarihinden itibaren model portföyümüzde dahil ettiğimiz TÜPRAŞ-Türkiye Petrol Rafinerileri(TUPRS)'ni, yüzde 44,60 oranında nominal getiri ve yüzde 29,40 oranında rölatif getiri performanslarıyla 355,00 TL fiyat ile bugün itibariyle portföyümüzden çıkartıp, yerine Tav Havalimanları(TAVHL)'nı 279,00 TL fiyattan portföyümüze eklemiş bulunmaktayız. TAVHL'nın portföyümüzdeki ağırlığı yüzde 10,00 olup, hedef fiyatımız 426,79 TL ve tavsiyemiz AL'dır.

- 27 Aralık 2024 tarihinden itibaren model portföyümüzde dahil ettiğimiz Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları(SISE)'nı, yüzde -2,64 oranında nominal getiri(götürü) ve yüzde - 30,82 oranında rölatif getiri(götürü) performanslarıyla 41,20 TL fiyat ile bugün itibariyle portföyümüzden çıkartıp, yerine Türk Telekomünikasyon(TTKOM)'u 57,00 TL fiyattan portföyümüze eklemiş bulunmaktayız. TTKOM'nın portföyümüzdeki ağırlığı yüzde 10,00 olup, hedef fiyatımız 91,07 TL ve tavsiyemiz AL'dır.

Revizelerimizin Sebepleri:

- TUPRS'ı model portföyümüzden çıkartmamızın sebebi; jeopolitik risklerin ürün marjları ve finansallarında oluşturduğu desteğin, kısa vadede hisse fiyatında oluşturduğu ralliyi doğal karşılamakla birlikte, hızlı yükselişin olası teknik düzeltmesine karşın kâr alma isteğimizden kaynaklanmaktadır.

- TAVHL'nı model portföyümüze eklememizin sebebi; jeopolitik risklerden dolayı kırılganlık taşıyan bir sektörde iş yapan şirketin, buna karşın sektördeki diğer firmalara nazaran daha korunaklı bir iş koluna sahip olması ve şirket hisseleri üzerinde gördüğümüzileriye dönük potansiyel fırsatlardan kaynaklanmaktadır.

- SISE'ı model portföyümüzden çıkartmamızın sebebi; uluslararası çapta iş yapan şirketin finansallarının, son yıllarda Dünya'nın içinden geçtiği siyasi, ticari ve jeopolitik risklerin yansıması olarak olumsuz yönde etkilenmesi ve ileriye dönük risklere dair belirsizliğin devamından kaynaklanmaktadır.

- TTKOM'u model portföyümüze eklememizin sebebi; enflasyona karşı korunaklı bir iş yapısına sahip olan şirketin, mobil faturalı ve fiber abone bazının giderek güçlenmesinin, yatırım dönemine rağmen şirket finansallarında dirençli bir yapı oluşturmasından kaynaklanmaktadır.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

ANALİZ- Sigorta Sektörü Hızlı Bakış (Deniz Yatırım)

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

KPMG: Türkiye sigorta sektörünün aktif büyüklüğü 4 trilyon TL'ye yaklaştı

KPMG'nin yayımladığı 2026 yılı "Sigorta Sektörel Bakış" raporuna göre Türkiye sigortacılık sektörü 2025 yılında, brüt prim üretimini bir önceki yıla göre yüzde 46 artırarak 1,2 trilyon TL'ye çıkardı. Sektörün aktif büyüklüğü ise 3,8 trilyon TL'ye yükseldi. Raporda aktif varlıklarına göre ülkemizdeki en büyük 10 sigorta şirketinin sıralamasına da yer veriliyor.

ForInvest Haber'e gönderilen açıklama şöyle: 
 
KPMG'nin dünyada ve Türkiye'de sigorta sektörünü değerlendirdiği ve geleceğe ilişkin öngörülerde bulunduğu 2026 yılı "Sigorta Sektörel Bakış" raporuna göre Türkiye sigortacılık sektörü, 2025 yılında brüt prim üretiminde nominal bazda yüzde 45,8, enflasyondan arındırılmış reel bazda ise yüzde 11,4 büyüme kaydetti. Bu artışla birlikte sektörün toplam prim üretimi 1,223 trilyon TL'ye ulaştı. Sektörün aktif büyüklüğü 3,8 trilyon TL'ye, özsermayesi ise 435 milyar TL'ye yükseldi. Genel bir artış eğilimi gösteren sigorta sektöründe, hayat sigortası primleri yüzde 79,1, hayat dışı sigorta primleri ise yüzde 41,4 oranında büyüme gösterdi.
 
Konuyla ilgili açıklama yapan KPMG Türkiye Sigortacılık Sektör Lideri Ali Tuğrul Uzun, "Türk sigorta sektörü 2025 yılında hem prim üretimi hem de kârlılık açısından güçlü bir performans ortaya koydu. Brüt prim üretiminin 1,2 trilyon TL'yi aşması ve reel olarak da büyümenin devam etmesi, sektörün yalnızca enflasyon kaynaklı değil gerçek anlamda büyüyen bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte Türkiye'de 340 dolar olan kişi başı prim üretiminin 970 dolar olan küresel ortalamanın oldukça altında kalması, sektörün hâlâ önemli bir penetrasyon ve büyüme potansiyeli taşıdığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde bu potansiyelin hayata geçirilmesinde müşteri ihtiyaçlarına daha uygun ürünlerin geliştirilmesi, dijitalleşme, veri ve yapay zekâ kullanımının yaygınlaşması, sağlık ve hayat sigortaları ile emeklilik ürünlerinin daha geniş kitlelere ulaşması belirleyici olacak. Sektörün güçlü sermaye ve kârlılık yapısını korurken teknolojik dönüşümü hızlandırması ve sigortalılık oranını artırması, sürdürülebilir büyüme açısından önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddeleri arasında yer alacak." dedi.
 
Sektörün net kârı yüzde 63 arttı
Türkiye sigortacılık sektörünün net dönem kârı 2025 yılında yüzde 63 nominal artışla 168 milyar TL'ye yükselirken reel artış yüzde 25 düzeyinde gerçekleşti. Bu performans, sektörün son üç yılda yaşadığı kârlılık dönüşümünü açıkça ortaya koyuyor: 2022 yılında 19,7 milyar TL olan net kâr, 2023'te 71 milyar TL'ye, 2024'te 112 milyar TL'ye ve nihayet 2025'te 168 milyar TL'ye ulaştı. Hayat dışı segment, 2015 yılında 856 milyon TL'lik zarar yaşamasına rağmen, sonraki dönemde tutarlı bir büyüme patikasına girdi ve 2023'te 47,6 milyar TL'ye, 2024'te 69,5 milyar TL'ye ve 2025'te 115,1 milyar TL net kâr elde etti.
 
Teknik kârlılık tarafında ise sektör 2025 yılında 192,5 milyar TL teknik kâr üretti, bu yüzde 86'lık bir artışa karşılık geliyor. Branş bazında değerlendirildiğinde; hayat dışı branşlar yüzde 84 artışla 154,7 milyar TL, hayat branşı yüzde 103 artışla 37 milyar TL teknik kâr sağladı. Buna karşılık emeklilik branşında teknik kâr yüzde 44 gerileyerek yaklaşık 800 milyon TL seviyesine düştü.
 
Türkiye'de en fazla sigorta yapılan branşlar
2025 yılı verilerine göre, Türkiye'de üretilen 1,223 trilyon TL'lik toplam prim hacminin 1,044 trilyon TL'lik kısmı hayat dışı sigorta branşlarından sağlandı. Branş bazında, Kara Araçları Sorumluluk (zorunlu trafik dahil) 310,2 milyar TL ile en büyük kalem konumundayken, Hastalık-Sağlık 211,9 milyar TL, Yangın ve Doğal Afetler 166,2 milyar TL, Kara Araçları (Kasko) 147,6 milyar TL, Genel Zararlar 112,1 milyar TL ile öne çıkan diğer kalemler oldu. Reel büyüme açısından Hukuksal Koruma (yüzde 52), Destek (yüzde 35,5) ve Hastalık- Sağlık (yüzde 18,5) branşları en güçlü performansı sergilerken, Kefalet (yüzde -23,4), Hava Araçları Sorumluluk (yüzde -15,8), Finansal Kayıplar (yüzde -17,2) ve Hava Araçları (yüzde -17,6) branşları reel olarak gerileme yaşadı.
 
BES ve OKS büyümeye devam ediyor
Diğer yandan Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS), 2025 yılında etkileyici büyümesini sürdürdü. Devlet katkısı dahil toplam fon büyüklüğü 2025 sonu itibarıyla 2,163 trilyon TL'ye yükseldi. BES'teki katılımcı sayısı 10,156 milyon kişiye, OKS'deki katılımcı sayısı ise 7,779 milyon kişiye ulaşarak toplam katılımcı sayısı 17,935 milyon oldu. Toplam sözleşme sayısı ise 12,68 milyon adede ulaştı. Ayrıca 18 yaş altı çocuk katılımcı sayısı 2025 sonunda 1,64 milyona ve 85 milyar TL fon büyüklüğüne ulaştı.
 
Türkiye sigortacılık sektöründe 71 şirket faaliyet gösteriyor
Rapora göre Türkiye sigortacılık sektöründe 2025 yıl sonu itibarıyla toplam 71 şirket faaliyet gösteriyor. Bu şirketlerin dağılımına bakıldığında, yaklaşık yüzde 68'inin Hayat Dışı branşında, yüzde 27'sinin Hayat ve Emeklilik branşında, kalan yüzde 5'inin ise Reasürans branşında hizmet verdiği görülüyor. Sektörde faaliyet gösteren şirketlerin yaklaşık yarısında yabancı ortakların payı yüzde 50'nin üzerinde bulunuyor.
 
Aktif varlıklarına göre Türkiye'deki sigorta şirketleri
KPMG'nin raporuna göre aktif varlıklarına göre ülkemizdeki en büyük sigorta şirketlerinin sıralaması ise şu şekilde oldu (Milyar TL):
 

Şirket Aktif Varlıklar Pay
Türkiye Hayat ve Emeklilik AŞ 548,66 %14,26
AgeSA Emeklilik ve Hayat AŞ 462,47 %12,02
Anadolu Hayat Emeklilik AŞ 442,88 %11,51
Garanti Emeklilik ve Hayat AŞ 350,38 %9,11
Allianz Yaşam ve Emeklilik AŞ 328,58 %8,54
Allianz Sigorta AŞ 160,30 %4,17
Türkiye Sigorta AŞ 156,98 %4,08
Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi 134,41 %3,49
Axa Sigorta AŞ 115,90 %3,01
Quick Sigorta AŞ 78,91 %2,05
Genel Toplam (Tüm Şirketler) 3.846,26 %100


ForInvest Haber