Endekse Zirve Seviyelerden Gelen Kar Satışı...
* ABD-İran arasında müzakere sürecine ilişkin çalkantılı haber akışı sürerken, hafta başında küresel piyasalarda temkinli bir görünüm öne çıktı. ABD Başkanı Trump'ın Umman Körfezi'nde İran bandıralı bir gemiye el konulduğunu açıklaması ve sert söylemleri jeopolitik riskleri artırırken, buna karşın piyasalarda satışların sınırlı kaldığı görüldü. Trump'ın ayrıca İran ile anlaşma sağlanamaması halinde ateşkesi uzatmanın düşük ihtimal olduğunu ifade etmesi, sürecin kırılganlığına işaret ederken jeopolitik risk priminin tamamen ortadan kalkmadığını ortaya koyuyor. Bu çerçevede S&P 500 %0,24, Nasdaq %0,26 ve Dow Jones yataya yakın değer kaybederken, küçük ölçekli hisseleri temsil eden Russell 2000 endeksinde rekor kapanış gerçekleştirdi. Sektörel tarafta yazılım hisselerinde alımlar öne çıkarken, enerji tarafında jeopolitik gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatlarında sert yükselişler izlendi. ABD Ham Petrolü %6,9 artışla 90 dolar, Brent petrol ise %5,6 yükselişle 96 dolar seviyesine ulaştı.
* Haftanın ilk işlem gününde jeopolitik riskler ekseninde kar satışları gözlendi. %0,71 düşüş kaydeden BIST 100 endeksi, 14,485 puan seviyesinden seansı tamamladı. Bankacılık endeksi %1,54 değer kaybıyla endeksin hareketinde belirleyici olurken, Katılım 100 endeksi %0,07 artış göstererek pozitif ayrıştı. Endekste %11 ağırlığa sahip Aselsan ve %7 ağırlığa sahip Bim'in sırasıyla %1,45 ve %1,18'lik düşüşleri de endeksin negatif tarafta kapanışında etkili oldu. Geride bıraktığımız günde endekse 35 milyon TL para girişi gerçekleşti. Türkiye'nin kredi risk primi (CDS) ise, yatay bir seyirle 230 puan seviyesinde kaydedildi. Diğer yandan satış baskısı tahvil piyasalarına da yansıdı. Kısa, orta ve uzun vadeli tahvil faizleri sırasıyla %0,48, %0,67 ve %0,60 artış gösterdi. TLREF %39,99 ve fonlama maliyeti %40,00 seviyelerinde gerçekleşirken, net fonlama 634,5 milyar TL fazla verdi.
* Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre merkezi yönetim borç stoku, Şubat ayında 14,446 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Borç stokunun 6,887 milyar TL'lik dilimi TL cinsinden oluşurken, 7,559 milyar TL'lik dilimi döviz cinsi borç olarak kaydedildi.
Ne Bekliyoruz...
* ABD-İran hattında hafta sonu yeniden tırmanan jeopolitik gerilim ve Trump'ın bugün başlayacak müzakerelerde anlaşma sağlanamaması halinde iki haftalık geçici ateşkesin uzatılmasının düşük bir ihtimal olduğunu belirtmesi, küresel risk iştahı üzerinde baskı oluşturdu. Hürmüz Boğazı'na yönelik belirsizlikler sürerken, ABD'nin İran'a ait bir kargo gemisini ele geçirmesi de bölgeden petrol ihracatının kısa vadede yeniden başlayabileceğine yönelik beklentileri zayıflattı. Bu gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatlarında 90 doların üzerindeki seyir korunuyor. Yurt içinde ise Orta Doğu kaynaklı haber akışı kar satışlarını beraberinde getirirken, haftanın gündemi oldukça yoğun. Dün itibarıyla 1Ç26 bilanço dönemi başlarken, konsolide finansallar için son tarih 11 Mayıs olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki yaklaşık iki haftalık süreçte bilanço sezonunun tamamlanması beklenirken, sektör ve hisse bazlı ayrışmaların daha belirgin hale geleceğini düşünüyoruz. Haftanın en kritik başlığı ise 22 Nisan'da gerçekleştirilecek Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı olacak. Kuveyt Türk Yatırım ve piyasa beklentileri politika faizinin %37 seviyesinde sabit tutulacağı yönünde. Ancak ankete katılan 28 ekonomistin 12'si gecelik borç verme faiz oranı ve yaklaşık bir aydır fonlamanın geçtiği %40'a çıkarılmasını bekliyor. Bu nedenle TCMB'nin karar metni ve vereceği yönlendirmeler, piyasa fiyatlamaları açısından kritik öneme sahip. Enflasyon tarafında ise Nisan ayına ilişkin öncü göstergeler aylık %3,2-%3,5 bandında bir artışa işaret ediyor. Bugün yurt içinde açıklanacak kapasite kullanım oranı, iktisadi yönelim istatistikleri ve reel kesim güven endeksi verileri, Orta Doğu'daki gelişmelerin ekonomik aktivite üzerindeki etkilerini değerlendirmek açısından yakından izlenecek.
* Teknik görünümde 14.350-14.000 bandı üzerindeki kapanışları kritik buluyoruz. Bu bölge üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 14.600 ve 14.700 seviyeleri direnç olarak öne çıkarken, olası geri çekilmelerde 14.400 ve 14.250 seviyeleri destek konumunda izlenebilir.
* Yeni güne başlarken, bugün ABD ile İran arasında İslamabad'da gerçekleştirilmesi beklenen müzakerelerin ikinci ayağına ilişkin beklentiler küresel risk iştahını desteklerken, ABD ve Avrupa vadeli endekslerinde hafif pozitif, Asya borsalarında ise genel olarak temkinli ama alıcılı bir görünüm öne çıkıyor. Ancak burada iyimserliği abartmamak gerekiyor. Zira, ABD heyetinin görüşmeler için Pakistan'a gitmesi beklenirken, İran cephesi henüz resmi katılım kararını netleştirmiş olmamakla beraber Tahran tarafı Washington'ın taleplerini hala sert ve tutarsız bulduğunu açıkça söylüyor. Bu nedenle piyasa şu aşamada kesin bir diplomatik ilerlemeyi değil, daha çok görüşme ihtimalinin masada kalmasını fiyatlıyor. Piyasalar bir yandan olası müzakerenin petrolde arz risklerini sınırlayabileceğini düşünürken, diğer yandan ateşkes süresinin bu hafta dolacak olması ve Hürmüz hattındaki kırılganlık nedeniyle temkinli duruşunu koruyor. Bizim değerlendirmemize göre somut ve kalıcı bir anlaşma işareti alınmadıkça piyasalarda tam anlamıyla güçlü bir rahatlama beklemek erken olur. Kısa vadede fiyatlamalar haber akışına son derece duyarlı kalmaya devam ederken, özellikle enerji fiyatları ve güvenli liman talebi üzerinden oynaklığın yüksek seyretmesi olası görünüyor. Günün ajandasında ana başlığı ABD-İran heyetleri arasındaki temaslardan gelecek mesajlar oluştururken, makro veri tarafında ise ABD'de açıklanacak ADP istihdam değişimi ve perakende satışlar verileri yakından takip edilecek.
Ekonomik Takvim
* 10:00 - Türkiye Kapasite Kullanım Oranı & İmalat Güveni
* 15:30- ABD Perakende Satışlar
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.